9 sonuçtan 1 ile 9 arası

Konu: Karadeniz’in demersal balıkları

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.697
    Tecrübe Puanı
    934

    Standart Karadeniz’in demersal balıkları

    KARADENİZ’İN DEMERSAL BALIKLARI

    Doğu Karadeniz bölgesinde demersalolarak yaşayan başlıca kemikli balıklar; mezgit, kalkan, barbunya, dil, pisi, izmarit, kayabalıkları, kırlangıç, horozbina, gelincik, iskorpit,kurbağa balığı, kıkırdaklı balıklar; mersin balıkları, köpekbalığı, vatoz, tırpana ve diğerdeniz canlıları ise denizatı,deniziğnesi ve denizsalyangozudur.

    Doğu Karadeniz’de bulunan ve ekonomik öneme sahip bazı balık türleri:


    MEZGİT
    Familya : Gadidae
    Cins : Merlangius
    Tür : Merlangius merlangus
    Alt tür : Merlangius merlangus euxinus(Nord.,1840)

    Eklenti 7436

    Mezgit balıklarının Karadeniz'deki temsilcisi olan Merlangius merlangus euxinus bir soğuk su türüdür. Ergin bireyler 5 ile 16°C arasındaki suları tercih ederler. Genç bireyler daha çok sıcak mevsimlerde sahile yakın sularda bulunurlar. Genellikle 30 - 100 m derinliklerdeki yakın sahil sularında ve çamurlu dip yapısının üstünde dağılım gösterirler. 85 m’ den daha derin sularda fazla bulunmazlar. Karadeniz'de uzun göç yapmazlar. İlkbaharda beslenmek için 15 - 30 m’deki sığ sulara, sonbaharda ise yumurtlamak üzere 80 - 100 m gibi daha derin sulara göç ederler (Slastenenko, 1956; Svetovidov, 1964, Fisher vd., 1987). Karadeniz'deki mezgit balıkları bütün yıl boyunca yumurta bırakır. Çeşitli araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalarda yumurtlamanın yıl içerisinde yoğun olarak gerçekleştiği dönemlerin farklı olarak bildirilmiştir. Mezgit balıklarının genel olarak eşeysel olgunluğa 1 ve 2 yaşlar arasında ulaştığı, büyük bireylerin yumurtlama mevsiminde küçüklerden daha erken olgunlaştığı ve ilk eşeysel olgunluğa erişme boyunun erkekler için 12.5 cm, dişiler için 14.7 cm olduğu bilinmektedir. Mezgit balığının boyu 50 cm’ye kadar büyür. Genellikle 15-20 cm’dir. Yumurtlama kasımdan mayısa kadar, suyun üst tabakalarında meydana gelir. Suyun ısınmasından sonra, yumurtlama daha derin tabakalarda azami 30 m derinlikte gerçekleşir. 25-45 m derinliklerde daha fazla dağılım göstermektedir. Yumurtası pelajik olup çapı 0.9- 1.2 mm arasında değişir (Slastenenko, 1956). Şekil 1. Mezgit balığı ( SUMAE, 2006). Genç vd. (1998) 1991-1996 yılları arasında Trabzon karasularında yaptıklarıçalışmada, mezgitin yıl boyunca ürediğini, ilkbahar ve sonbahar döneminde üremenin iki defa pik gösterdiğini, yazın ise üremenin minimuma düştüğünü, üreme faaliyetinin dişilerde 2 yaşında başladığını ve üremenin 7- 15°C arasında gerçekleştiğini bildirmektedir.Dişiler populasyonda daha fazla temsil edilmekte olup, yaş arttıkça bu oran yükselmekte ve belirli boy grubundan itibaren populasyon tamamen dişilerden oluşmaktadır. Büyüme, dişilerde daha fazladır.





    BARBUNYA
    Familya : Mullidae
    Cins : Mullus
    Tür : Mullus barbatus
    Alt tür : Mullus barbatus ponticus (Essipov, 1927)


    Eklenti 7432

    Türkiye kıyıları dışında Karadeniz’in diğer bölgelerinde barbunya balığı üzerindeki çalışmalar, 20. yüzyılın ilk yıllarından itibaren başlamıştır. Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında yapılan çalışmalar, Karadeniz’in kuzey kıyılarıyla Akdeniz ve Ege Denizinde yapılan çalışmalara göre oldukça azdır. 1960’lı yıllardan sonra eski Sovyetler Birliği kıyıları ile Batı Karadeniz kıyıları boyunca (Bulgaristan ve Romanya) barbunya stoklarının aşırı yıpratılması buradaki çalışmaları azaltmıştır
    Essipov (1927), Kerç ve Tuzla sahillerinde yaptığı çalışmalarda, bu balığın taksonomik olarak Akdeniz formundan farklı olduğunu bildirmiş, barbunyanın bir alt türü olarak nitelendirmiş, Karadeniz’deki barbunyanın taksonomisi, dağılımı ve beslenmesi hakkında detaylı bilgiler vermiştir Kaneva-Abadzhieva ve Marinov (1960)’un yaptığı çalışmalarda barbunya balığının cinsi olgunluğa 1. yaşın sonunda 2. yaz, nadiren 2. yaşına ulaştığı, hazirandan eylüle kadar, (temmuz ayı maksimum olmak üzere) yumurta bıraktığı, 1–1.5 ay sonra yavru bireylerin stoka katıldıkları ve pelajik olan genç bireylerin zooplanktonla, erginlerin ise poliketler, küçük krustaselar, mollusklar ve daha küçük boyutta balıklada beslendikleri saptanmıştır (Ivanov ve Beverton, 1985). Ivanov (1960) ile Danilevsky ve Vyskrebentzeva (1966), barbunyanın Karadeniz’deki göç yolları, beslenme ve üreme özellikleri hakkında bilgiler vermektedir. Bu araştırıcılara göre, Kuzey Karadeniz kıyılarında çok soğuk kışlarda toplu ölümler olmaktadır. Özellikle 1954 yılında meydana gelen olumsuz kış şartları, Karadeniz’in kuzey ve kuzey-batı kıyılarındaki barbunya stoklarında ani düşüşler neden olmuş ve bu tarihten önceki stokların düzeylerine daha sonra ulaşılamamıştır (Ivanov, 1960; Danilevsky ve Vyskrebentzeva, 1966; Ivanov ve Beverton, 1985). Aynı araştırıcılara göre, barbunya balıkları üreme ve beslenme amacıyla muhtelif göçler yapmaktadır. Genç (2000), Doğu Karadeniz kıyılarında yaptığı çalışmada, barbunya balığının sıcaklığa bağlı olarak yıl boyunca farklı derinliklerde bulunduğunu, yazın ilk 20 m derinlik tabakasında yoğunlaştığını, kışın 50–100 m’ler arasında bulunduğunu bildirmektedir. İlk bireyler 2-3 aylıkken demersale inmekte ve stoğa katılmaktadır. Maksimum boydaki balık 23.5 cm olarak bulunmuştur. Yaş artışıyla dişilerin oranı artmaktadır. Mezgitten sonra trol av kompozisyonunda en fazla av veren türdür. Barbunyada ilk eşeysel olgunluk boyu erkek bireyler için 10.17 cm, dişiler için 11.28 cm olarak hesaplanmıştır. Bu boylara karşılık gelen bireylerin genel olarak 1 yaşında olduğu belirlenmiştir. Güneydoğu Karadeniz kıyılarında dağılım gösteren barbunya, mayıs ayı sonlarından başlayarak ağustos başlarına kadar üremektedir. Üremenin, ilk 20 m derinlik tabakasında, 18–25 °C de, ‰17–18 tuzlulukta, 6–9 mg/L çözünmüş oksijen sınırlarında olduğu belirlenmiştir.


    KALKAN
    Familya : Scophthalmidae
    Cins : Psetta
    Tür : Psetta maxima
    Alt tür : Psetta maxima maeotica(Pallas,1811)

    Eklenti 7434
    Kalkan balığı, Atlantik’in Avrupa ve Kuzey-Batı Afrika kıyı1arı boyunca ve özellikle Kuzey Denizi'nde Scopthalmus maximus ve Scopthalmus rhombus olmak üzere iki alt türle anılırken (Wheeler, 1969; Fisher vd, 1987), Akdeniz Sular Sistemi'nin KaradenizBölgesi’nde Psetta maxima maeotica, ve Scopthalmus rhombus adı altında iki alt türle temsil edilmektedir (Kutaygil ve Bilecik, 1979). Karadeniz'de bulunanlardan Psetta maxima maeotica, diğer iki alt türe oranla daha yoğun olarak bulunmaktadır. Kalkan balıkları Pleuronectiformes takımına dahildir. Vücut rhomboidal şekilli ve sağa yatıktır. Boyları 1 m’yi, ağırlıkları 20 kg’ı aşabilir. Renk değişken olup bulundukları zeminin rengine uyar, fakat genelde çeşitli kahverengi tonlarındadır (Slastenenko, 1956). Vücudun sol tarafı renkli sağ tarafı ise renksizdir. Çoğunlukla vücudun tamamında “çivi” denilen büyük pullar bulunur. Daha çok kumlu-çamurlu ve midyeli zeminlerde yaşamakta fakat midyelik zonları tercih etmektedir (Slastenenko, 1956; Campbell,1983). Yüksek ekonomik değere sahip olan kalkan balığı, Karadeniz'in en önemli demersal balığıdır. Yumurtlama mart ayında başlar ve temmuzun ikinci yarısına kadar devam eder. Yumurtalar ve ilk evredeki larvalar pelajiktir. Fekondite (yumurta verimi) çok yüksek olup balık ağırlığına bağlı olarak 300 bin ile 13 milyon adet arasında değişir. Larval evrenin ilk iki ayında pelajik olan larvalar zooplanktonla beslenir; metamorfozdan sonra bentik yaşama dönen larvalar sığ kıyı sularına inerler. Genellikle 15-30 m derinliklerdeki gruplar henüz cinsi olgunluğa ulaşmamış 1 ve 2, bazen de 3 ve 4 yaşındaki balıklardan oluşur. Ergin ve eşeysel olgunluğa erişmiş balık mevsime ve fizyolojik durumlarına bağlı olarak kıyı şeridinden 140 metreye kadar değişen derinliklerde bulunur (Ivanov ve Beverton, 1985). Kalkan, crustasea, balık ve mollusklarla beslenen karnivor bir türdür. Beslenme, özellikle sonbahar-kış aylarında ve yumurtlama mevsiminde yoğunlaşır. Yazın suların çok sıcak olduğu zamanlarda beslenme azalmaktadır. Kış aylarında beslendikleri balıkların yoğunluğuna bağlı olarak 50 ile 140 m derinlikteki sahalara göç ederler. Yaz mevsiminde 40-90 m derinliklerde bulunmakla beraber, sonbaharda beslendikleri balık sürülerinin peşinden çok sığ sulara göç ederler (Ivanov ve Beverton, 1985). Bulgaristan ve Anadolu kıyılarında kalkan balıklarının az bir kısmı 2 yaşında cinsel olgunluğa ulaşırken büyük bir kısmı 3, 4 ve 5 yaşlarında erginleşir. Bulgaristan kıyılarında 3 yaşındaki kalkan balıklarının %40’ı, 5 yaşındakilerin ise %75’i cinsel olgunluğa ulaşır. Sovyetler Birliği kıyılarında 3 ve 4 yaşındaki balıkların %3-5’i ve 5 ve 6 yaşındaki çoğu erkek balıkların ise sadece %60-70’i erginleşmektedir. Dişilerin cinsi olgunluğa erişmeleri ise ancak 6- 8 yaşında yoğunlaşmaktadır (Ivanov ve Beverton, 1985).Zengin (2000), kalkan balığının 3 yaşında üremeye başladığını, üremenin nisanhaziran ayları arasında gerçekleştiğini, ilk üreme boyunun dişilerde 38.8 cm olduğunu bildirmektedir. 1990–1995 yılları arasında bu balığın avcılığına ilişkin yürütülen çalışmalarda, yıl boyunca avlanan kalkanın %72’ inin 345 mm ağ göz açıklığına sahip uzatma ağları ile avlanıldığını, üreme dönemindeki avcılığın kalkan avcılığının %64’üne tekabül ettiği bildirilmektedir.




    PİSİ
    Familya : Pleuronectidae
    Cins : Pleuronectes
    Tür : Platichtys flesus luscus (Linnaeus, 1758)
    Eklenti 7437

    Slastenenko (1956), bu balığın boyunun 30-40 cm’ye ulaştığını, avlananların büyük kısmının ise 30 cm’den küçük olduğunu, 23 cm uzunlukta olan fertlerin ağırlığının 200 g yakın olduğunu, dişilerin büyümesinin çoğunlukla erkeklerden daha hızlı olduğunu, eşeysel olgunlaşmanın 3 yaşında başladığını bildirmektedir. Samsun (1995), Orta Karadeniz’de avlanan pisi balığı üzerine yaptığı çalışmada, bu balıkların yumurtalı dönemlerinin aralıkşubat ayları arasında olduğunu ve üreme olgunluğuna 21 cm boydan sonra ulaştığını saptamıştır. %71.35 oranında pisi balıklarının üreme olgunluğuna gelmeden avlandığı bulunmuştur. Araştırmada cinsiyet oranları %49.4 dişi, %50.6 erkek olarak saptanmıştır. Orta Karadeniz’de pisilerin cinsi olgunlaşma zamanının tam olarak 3 yaşını bitirdikten sonra olduğu tespit edilmiştir. Genç vd. (1998), 1991-1996 yılları arasında Trabzon karasularında yaptıkları çalışmada, bu balığın 2 yaşında, aralık-ocak aylarında daha yoğun olmak üzere kasım-şubat ayları arasında, deniz suyu sıcaklığının 7-13°C olduğu zaman ürediğini tespit etmişlerdir. Aynı çalışmada dişilerin populasyonda erkeklerden daha hızlı büyüdüğü, yaşın artışıyla dişilerin populasyondaki oranının yükseldiği ve belirli boy grubundan itibaren populasyonun tamamen dişilerden oluştuğu bildirilmektedir.


    İZMARİT
    Familya : Centraconthidae
    Cins : Spicara
    Tür : Spicara smaris (Linnaeus, 1758)

    Eklenti 7433


    Ilıman ve sıcak deniz balığı olan izmarit,Karadeniz’in her yerinde, Akdeniz havzasında ve Atlas Okyanusu’nun 200 m derinliğine kadar olan geniş bir sahada dağılım göstermektedir. Genellikle çamurlu, yosunlu ve kayalıklı dip yapısının üstünde yaşarlar. Su sıcaklığına bağlı olarak kıyıya veya derin sulara doğru göç ederler. Üreme, Akdeniz'de şubattan mayısa, Karadeniz’de temmuzdan eylüle kadar devam eder. Cinsi olgunluğa dişilerin 2, erkeklerin 3 yaşında ulaştıkları bildirilmektedir (Fisher vd, 1987). Slastenenko (1956), izmaritlerde ömrün, erkeklerde 10, dişilerde 7-8 yıl, maksimum boy un 20 cm olduğunu, üremenin ise dişilerde 3, erkeklerde 4 yaşında gerçekleştiğini bildirmektedir.Genç vd.(1998), 1991–1993 yılları arasında Trabzon karasularında 6627 adet izmarit örneği üzerinde yaptıkları çalışmada, bu balığın 1 yaşında, haziran-ağustos arasında, deniz suyu sıcaklığının 18-25°C olduğu zaman ürediğini tespit etmişlerdir. Dişiler populasyonda erkeklerden daha fazla temsil edilirler.




    MERSİN BALIKLARI

    Eklenti 7435
    Acipenseriformes grubunun (mersin balıkları ve paddlefish) bugün yaşayan 27 türü mevcuttur ve Jurassic dönemden günümüze kadar ulaşan balıkların antik bir grubudur (Grande and Bemis, 1991). Mersin balıkları belki de en dramatik ve anlaşılması en güç tatlı su balıklarıdır. Tatlı su balıkları içerisindeki en büyük balıklardır. Beyaz Mersin Balığı Acipenser transmontanus, Kuzey Amerika’nın en büyük tatlı su balığı, kolon balığı Huso huso ise Avrupa ve Asya’nın en büyük tatlı su balığıdır. Mersin balıkları uzun yaşam süresine sahiptirler ve ortalama olarak 30-40 yaş, bazı kaynaklara göre 100 yaşına kadar yaşamaktadırlar. Çok büyük cüsseye ulaşabilecek büyüme potansiyeline sahiptirler. Mersin balıkları ekonomik balıklar içerisinde en büyük balıklardır. Bazı türlerde uzunluk 4 m’ye ve ağırlık ise 1.0-1.5 tona ulaşabilmektedir. Cinsi olgunluğa ulaşmak için 10–20 yıla ihtiyaç duyarlar. Bununla birlikte mersin türlerinin bir çoğu her yıl yumurta vermemekte ve ayrıca bu uzun ömür boyunca sürekli döl verip vermedikleri de bilinmemektedir. Mersin balıklarının birçok türü dere ve nehirlerden deniz ve okyanuslara akıntı ile göç ederler. Okyanus ve denizlerde beslenir ve büyüdükten sonra üreme göçü süresince yumurtlayacağı dere ve nehirlere dönerler (diadrom). Mersin balıkları anodrom ve yarıanadrom balıklar grubundandır. Bazı türleri bütün hayatını tatlı sularda geçirirken, bazı türler belli boya ulaştıktan sonra acısu veya denizlere göç ederler ve genellikle kıta sahanlığında kalırlar. Tuzlu okyanus sularından nehirlere, serin göllere ve ırmaklara kadar, çok değişik su koşullarına girebilmekte ve adapte olabilmektedirler (Bemis and Kynard, 1997). Yüksek derecede kıkırdaklı iskelet yapısı, gutda bir spiral kapakçık, heteroserk kuyruk, inferior ağız ve iyi gelişmiş bir rotsum ile karakterize edilir (Sokolov and Berdichevskii, 1989). Burun uzamış, ağız yuvarlak, dişsiz, aşağı bakışlı ve bir nevi hortum seklindedir. Mersin balıklarında vücut köpek balığına benzemektedir. Yüzgeçler kıkırdak ışınlarla desteklenmiştir. Genellikle sırt tarafları koyu esmer, boz veya siyaha yakın olup, yan tarafları biraz daha açık renktedir. Karın tarafları ise beyaz ve yer yer gümüş parlaklığı gösterir. Ağız önünde ve burun uzantısının altında, enine bir çizgi üzerinde aşağıya sarkık dört adet bıyık bulunur. Bıyıklar bazı türlerde düz, yuvarlak, bazı türlerde üzerlerinde küçük püsküller (ince kıllar) taşırlar. Gerek bu özellikleri gerekse bıyıkların yönleri türlerin ayırımında bir kıstastır. Baş kemiksi bir deriyle zırh şeklinde kaplanmıştır. Kuyruk yüzgecinin
    üst parçası uzamıştır. Sırtta ve yanlarda birer, karında iki sıra olmak üzere beş sıra kemik plakaları bulunur. Mersin balıklarının besinlerini çoğunlukla omurgasızlar (sinek larvaları, kurtlar, çeşitli yumuşakçalar ve kabuklular) ve küçük balıklar (hamsi, ringa gibi) oluşturmaktadır. Avını ağız etrafındaki bıyıklar ile ararlar ve uzatılabilir ağız yapısı ile toplarlar ya da solungaç dikenleri ile zooplanktonları toplayarak beslenirler (Bemis and Kynard, 1997).
    Karadeniz’in Türkiye suları ve akarsu sistemlerinde (Kızılırmak, Yesilırmak, Sakarya, Çoruh) Acipenseriformes’in 5-6 türü yerli türdür. Bunlar: Huso huso ( mersin morinası ), A. sturio (kolan balığı), A.nudiventris (şip balığı), A. ruthenus (çoka balığı), A. güldenstaedtii (karaca balık), A. steliatus (sivrişka) dır. Demersal Türlerin Ekonomik Önemi Türkiye balıkçılığı yıllar itibariyle incelendiğinde, av teknesi, balıkçılık sektöründeki nüfus ve üretim açısından Karadeniz Bölgesi’nin diğer bölgelerden üstün olduğu görülmektedir. Deniz balıkları üretimi dikkate alındığında, Karadeniz Bölgesi’nin, Türkiye üretiminin ortalama %75’ ini karşıladığı görülmektedir. Demersal balıklar, gerek ülkemizde gerekse dünyada pelajik stoklara nazaran daha az av vermelerine karşın ticari değeri çok daha fazla olan türlerdir. Bu bakımdan dünyada yetiştiricilik daha çok demersal türler üzerine yoğunlaşmıştır. Demersal türler içinde mezgit, barbunya ve kalkan balıkları hem üretim miktarı hem de ekonomik değerinin yüksek olmasından dolayı en önemli türleri oluşturmakta ve bu türler Karadeniz’de yaşamaktadır.dır. Avlanan diğer demersal türler (barbunya, izmarit, dil ve pisi) miktar ve tüketim açısından fazla rağbet görmeyen balıklardır. Son yıllardabölgedekidemersal balık avcılığında düşüş görülmektedir.



    İlhan AYDIN, Oğuzhan EROĞLU, Ercan KÜÇÜK
    SUMAE YUNUS Araştırma Bülteni, 8:2, Haziran 2008
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    Balıkçı izbarço 28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Yaş
    39
    Mesajlar
    601
    Tecrübe Puanı
    161

    Standart

    mezgiti tek geçerim)..bu taraflarda izmaritin ekonomik değeri yok para etmiyor yenilicek balık bu ama zevkler tartışılmaz...mersin balığına gelince adını bile unutmuşum,pisi desen hiç yok gibi.....kalkan oluyor.....ege ve akdenizdeki balık türleriyle karadenizi bir tutmak zaten hata olur.karadeniz bitti kivi üretmeye devam
    ''Dost ile içilen şarap helaldir
    puşt ile içilen su bile haramdır''



    SEDAT ELEVLİ
    GİRESUN/TİREBOLU
    ANTALYA/KEMER

  3. #3
    Balıkçı VATOZ28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    279
    Tecrübe Puanı
    40

    B (46)

    kivii :))) arıyı unutmuşsun abi fındıkta para etmiyor balık yok kivi arı
    Artık Kaçan balık küçük olur çünkü büyükleri öldü...

    Selim/GİRESUN


  4. #4
    Balıkçı izbarço 28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Yaş
    39
    Mesajlar
    601
    Tecrübe Puanı
    161

    Standart

    aç kalırsak pazarda don,çorap satarız çalışana allah her zaman verir
    ''Dost ile içilen şarap helaldir
    puşt ile içilen su bile haramdır''



    SEDAT ELEVLİ
    GİRESUN/TİREBOLU
    ANTALYA/KEMER

  5. #5
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Milliyette en az 15 yıl önce okumuştum en çok ağır metal bulunan balık mezgit diye okumuştum. Buna karşın her ortamda yaşamasına rağmen ağır metal açısından en temizi istavrit diye okumuştum. Ben yazanların yalancısıyım, elçiye zeval olmaz aynen böyle yazıyordu çok iyi hatırlıyorum nedenine gelince çocuğuna balık yedirmek isteyen annelere o yazıyı anlatıyordum araştırma sonucu rapora dayanarak yazmışlardı, üzgünüm. Mıntıka yok sadece balığın adı vardı. Saygılar.
    Baba Yalçın

  6. #6
    Balıkçı izbarço 28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Yaş
    39
    Mesajlar
    601
    Tecrübe Puanı
    161

    Standart

    güzel diyorsunda abi bana bir tane gdo suz,kansorejensiz,ağır metalsiz bir ürün söylermisin..çin susamı,çin tuzu,zeytine katılan pas suyu,kırmızı bibere katılan kiremit tozu,gıda boyaları vs......hele şu içtiğiniz kola ben ağzıma sürmüyorum.nasıl bu rengi aldığını araştırırsanız tövbe edersiniz.bu böyle alır başını gider..türkiye bir çok meyve ve sebze tohumlarını amerikadan ve israilden alıyor yani kendi kullanmadıklarını bize iteliyorlar..savaş sadece silahla olmuyor..benim için buda bir savaş örneği.dikkat ederseniz türkiyede kısırlık oranı ve kanser vakalarında çok artış var...rusyaya yolladığımız domates ve mandalinalar geri gelmişti hatırlarsanız...
    millet ağını 2 günden beri ancak alabildi,çöpü yüklenen koyuldu yola.neyseki ben ağ kurmadım ağdakileri söylüyorum 50 kilo odun,5 bira tenekesi,4 adet çuval ve bir yumurta topuk ayakkabı....sakın sormayın balık varmı diye...........
    SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN..............
    ''Dost ile içilen şarap helaldir
    puşt ile içilen su bile haramdır''



    SEDAT ELEVLİ
    GİRESUN/TİREBOLU
    ANTALYA/KEMER

  7. #7
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Sedat'çım teşekkür ederim. Savaş sadece silahla olmuyor. Benim kullandığımı bana söylemişsin. Domuz gribi, kuş gribi (H5N1) keneleri unutmuşsun. Söylediğin herşeyden haberim var keşke o kadarla kalsa. Yazmamdaki sebep belki haberin yoktur en azından bir tanesinden yırtarsın diye düşünmüştüm.
    Baba Yalçın

  8. #8
    Balıkçı izbarço 28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Yaş
    39
    Mesajlar
    601
    Tecrübe Puanı
    161

    Standart

    beni düşündüğün için sağol abi yazdığından haberim yok ama bunlar hep bilinen ve göz ardı edilen şeyler...önce sağlık benim dedem defne kekikle besleniyor 95 yaşında vallahi ağaç tepelerinde geziniyor....yakında izdivaç proğramına çıkıcak
    ''Dost ile içilen şarap helaldir
    puşt ile içilen su bile haramdır''



    SEDAT ELEVLİ
    GİRESUN/TİREBOLU
    ANTALYA/KEMER

  9. #9
    Balıkçı VATOZ28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    279
    Tecrübe Puanı
    40

    B (46)

    millet ağını 2 günden beri ancak alabildi,çöpü yüklenen koyuldu yola.neyseki ben ağ kurmadım ağdakileri söylüyorum 50 kilo odun,5 bira tenekesi,4 adet çuval ve bir yumurta topuk ayakkabı....sakın sormayın balık varmı diye...........


    bu yumurta topuk ayakkabıyı tuta tuta bitiremedik ya balıkların nesli bitti bu bitmedi bizim ağlardada vardı bu ayakkabıdan belkide onun diğer eşidir karayelle buraya gelmiştir:)) araba lastiğide var yarı yanmış ve 50 kilo odun varsa azmış bizde 2 kök 2 dallı budaklı kızıl ağaç vardı
    Artık Kaçan balık küçük olur çünkü büyükleri öldü...

    Selim/GİRESUN


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Karadeniz'in Pelajik Balıkları
    By Burhan Reis in forum Balıkçılık Hakkında Genel Bilgiler
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 08.01.11, 06:54
  2. Yılan Balığı Hakkında
    By Hıcaz in forum Göller - Barajlar - Akarsular
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 26.11.09, 13:52
  3. Yılan Balığı Yaşamı
    By Hıcaz in forum Deniz Balıkları
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 23.10.09, 17:13
  4. Akvaryum Balıkları Yetiştiriciliği hakkında genel bilgiler
    By kenane in forum Akvaryum Balıkları
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 09.09.09, 13:36
  5. Yılan Balığının Yaşamı
    By Hıcaz in forum Deniz Balıkları
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 12.07.09, 01:56

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM