Türkiye'nin üçüncü büyük balık üreticisi olan Yunan Selonda'nın Genel Koordinatörü Nikola Hacudi, Avrupa'da kültür balığı üretiminde Yunanistan ile Türkiye'nin başı çektiğini belirtti.

Nikola Hacudi, "Bir zamanlar pazarın hakimi olan İtalyanlar ve İspanyollar sektörden çekiliyor. Türkiye işlenmiş ürünlerde iş gücü maliyetleri açısından öne geçiyor. Yunanistan'ın ömrü de fazla değil. Sektörün hakimiyeti Türkiye'ye geçmek üzere" dedi.


Aynı zamanda yeni kurulan Ege Bölgesi Türk-Yunan Sanayici ve İşadamları Derneği'nin Başkan Yardımcısı olan Hacudi, Gökçeadalı bir Rum. Ailesinin Kurtuluş Savaşı sırasında Balıkesir'den Gökçeada'ya kaçtığını ve orada yerleştiğini belirten Hacudi, "Daha sonra Gökçeada Türkiye'ye bırakıldı. Dolayısıyla Türk vatandaşı olduk. Ailem ve ben Türkiye'den hiç ayrılmadık" diye konuştu.

"Destek İstiyoruz"
Yunan firmalarının Türkiye'de balık çiftliği satın almaya yöneldiğini dile getiren Hacudi, Selonda'nın hem Foça'da hem de Bodrum'da iki ayrı çiftliği olduğunu söyledi.

Hacudi, şu bilgileri verdi:
"300 ton üretime sahip Foça'daki çiftliği Yunan Koronis firmasından satın aldık. Ardından Norveçli Fyord Marin'e ait 6 bin 500 tonluk üretimi olan Bodrum'daki çiftliği alarak Türkiye'deki faaliyetlerimizi genişlettik. Şu an 20 milyon euroluk bir ciroya sahibiz. 200 çalışanımız var. Selonda'nın Türkiye üretimi 6-7 bin ton arasında değişirken, Yunanistan'daki üretimi 12-14 bin tona ulaşıyor. Firmamız Atina Borsası'nda işlem görüyor." Yunanistan'da kültür balıkçılığına hükümetin ve bankaların büyük destek verdiklerini kaydeden Hacudi, aynı desteği Türkiye'de göremediklerini belirtti.

Üretim Düştü, Fiyatlar Arttı
Çiftliklerin açığa taşınmasından dolayı üretim maliyetlerinin arttığına dikkat çeken Hacudi, bazı firmaların sermayelerini kaybettiğini vurguladı.

Hacudi, şunları söyledi:
"Açıkta üretim yapmak bizim için daha faydalı. Balığı daha kolay yemliyoruz. Hastalık problemi olmuyor. Balık kolay çoğalıyor. Sektörün kötü imajı düzeliyor. Ancak bu sefer de maliyetler artıyor. Küçük firmalar bu maliyeti karşılayamadığı için kapandı. Bu nedenle üretim de düştü. Dolayısıyla 6 ay öncesine kadar çok aşağı düşen fiyatlar, biraz arttı."


Tavukta ve kırmızı ette hormon söylentilerinin tüketimi düşürdüğünü de dile getiren Hacudi, bu açıdan balığın daha sağlıklı bir ürün olarak öne çıktığını söyledi. Hacudi, Türkiye'nin geleceğinin temizlenmiş ve dondurulmuş su ürünlerine geçmekte olduğunu sözlerine ekledi.

Ayrımcılık Yok
Yunan firması oldukları için herhangi bir ayrım ile karşılaşmadıklarını belirten Nikola Hacudi, "Herkes bize devletin çeşitli kurumları tarafından ayrımcılık yapılıp yapılmadığını merak ediyor. Biz de onlara 'Bizim Foça'daki çiftliğimiz askeri bölgenin hemen yanında. Hiçbir sorunumuz yok. Aksine destek bile var' yanıtını veriyoruz" diye konuştu.

Kaynak: Yeni Asır


------------------------------------------------------------


Yunan sermayesi bizi çok sevdi

Türkiye ile Yunanistan arasındaki gelişen ticari ilişkilerin bayrağını İzmir taşıyor. Ortak yatırımlar giderek artıyor...

Ekonomi Kulisi / Reşat Yörük

EGE'DE barış rüzgarları esmesi Türkiye ile Yunanistan arasındaki ticari ilişkilere de olumlu yansıdı. Atina Konsolosluğu Ticaret Ataşeliği'nin verilerine göre, İzmir'de Yunan sermayesinin katkısıyla şimdiye kadar 8 şirket kuruldu. Dış ticaretten tekstile, tütüncülükten turizme bir çok alanda İzmir, Türk - Yunan ortaklıklarında başı çekti.

Yenileri de kuruluyor
YENİ şirketler için de girişimlerin sürdüğü belirtildi. Hisar Balıkçılık'ın sahibi Rasim Saraçoğulları da 1999'dan bu yana bağlantı halinde olduğu Maroungas firmasıyla ortak misina üretimi için harekete geçti. Türkiye'nin 1.5 milyon dolarlık bu ilk misina fabrikasının Menderes'in Tekeli Köyü'nde bir yıl sonra üretim başlayacağı açıklandı.

Balık çiftliği de aldılar
FOÇA'DA da, yıllık 350 ton çipura ve levrek üretilen bölgenin önemli balık çiftliklerinden biri Yunan Koronis firması tarafından satın alındı. İç ve dış piyasaya "Elektrosan Deniz Ürünleri" adıyla 15 yıldır satış yapan çiftliğin genel müdürlüğünü Nikola Hacudi üstlendi.