+ Yeni Konu aç
9 sonuçtan 1 ile 9 arası

Konu: Kurbaga Yetiştiriciliği Projesi

  1. #1
    Hıcaz

    Post -

    EKSTANSİF KURBAĞA YETİŞTİRİCİLİĞİ PROJESİ


    Yatırımın konusu; ekonomik değere haiz olan Amphibian türlerinin yetiştiriciliğidir. Kapsamı ise; Rana cinsi kurbağaların, bu amaca uygun olarak hazırlanacak alanlarda yetiştirilmesidir. Projemiz kapsamında yetiştirilecek olan ekonomik değere haiz kurbağalardan Rana cinsinin ülkemizde beş türü yaşamaktadır. Kurbağaların ekonomik değeri göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Ülkemiz insanının tüketim alışkanlıklarına tamamen ters olan bu su canlısı, dünya sofralarında baş yemek olarak tercih edilmektedir. Besin değeri çok yüksek olan bu canlının yetiştiriciliği ise ülkemizde yoktur. Ancak uzun yıllardan beri ülkemiz göl ve akarsularından avlanarak dış pazarlara ihraç edilmektedir. Ülkemiz yaklaşık 50 yıldır Avrupa’ya salyangoz ve kurbağa bacağı ithal etmektedir. Türk firmaları Fransa’daki kurbağa bacağı pazarının neredeyse tamamını ellerinde tutmaktadır. Ülkemizin 2005 yılı kurbağa bacağı ihracatı 507 ton (2.5 milyon dolar) dur ve bu rakamla dünyada Çin’den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde halen doğal ortamlardan toplanan kurbağalar, beş bine yakın avcı tarafından avlanmaktadır. Doğal ortamlarından avlanan kurbağaların 10 tanesi yaklaşık bir kilo gelmektedir ve bu kurbağaların satış fiyatı ortalama 5 ytl/kg’dır. Ülkemizde gerek iklim şartları gerekse doğal su kaynakları bakımından kurbağa yetiştiriciliği başarıyla uygulanabilir. Bu amaçla kurulacak kurbağa çiftlikleri hem atıl su kaynaklarının değerlendirilerek yöre ve ülke ekonomisine kazandırılmasını sağlayacak, hem de ülkemiz su ürünleri sektörüne yeni bakış açıları getirerek yurtdışı pazarlardaki ürün çeşitliliğimizi arttıracak ve böylelikle yurtdışında rekabet gücümüzü yükseltecektir.
    Tüm bu ekonomik faydalarının yanı sıra, kurbağaların ekolojik önemleri de göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Kurbağalar yaşamlarını ilk evrelerinde besin zincirinin alt katmanlarında bulunan birincil üreticileri tüketerek besin zincirine katkı sağlarken, yaşamlarının ileri devrelerinde de besin zincirinin üst katmanlarında ikincil üreticileri tüketerek ekolojik dengenin devamına büyük fayda sağlamaktadırlar. Yani hem birincil hem de ikincil tüketicilerdir ki bu özellik her canlıda görülmez. Bu özellikleri sayesinde kurbağalar dünyada bataklık alanlarında yaşayan ve çoğalarak bölgeye zarar veren böcek ve sineklerin kontrol altına alınmasında kullanılmıştır. Kurbağalar yaşamlarının ilk devrelerinde herbivor (otçul) beslenen organizmalar olmalarına karşın, geçirdikleri metamorfoz sonucu yaşamlarının ileriki devrelerinde omnivor (hem etçil hem otçul) beslenirler. Bu canlıların en önemli besinlerini ise hareketli sinek ve böcekler oluşturur. Bu canlıları hareketli dilleri sayesinde avlayarak tüketirler. Özellikle bataklık alanlarda yerleşim gösteren ve üreyen sivrisineklerin yok edilmesinde en etkili biyolojik silahlardan biri de kurbağalardır. Bunun yanı sıra çürümüş hayvan artıklarını da tüketen bu canlılar, çürüme ve bozulmayla ortamda oluşan biyolojik kirliliğin ortadan kaldırılmasında da en etkili silahtır.

    5. PROJE KAPASİTESİ:

    Projemiz kapsamında, ekstansif yetiştiricilik yöntemiyle, 30–80 gr pazar ağırlığına ulaşmış, 300 ton / yıl kurbağa (Rana sp.) üretimi planlanmaktadır.

    6. PROJE UYGULAMA YERİ

    İl : Antalya
    İlçe: Serik- Gebiz
    Mevkii : Yukarıçatma Köyü, Akçaağaç Mevkii




    7. PROJE SÜRESİ:

    Projenin başlama tarihi: Haziran 2006
    Projenin bitiş tarihi : Haziran 2009


    8. YETİŞTİRİLECEK ÜRÜN HAKKINDA BİLGİLER :

    Bu kapsamda yetiştiriciliği ele alınacak türlerin biyolojisi hakkında literatür bilgileri aşağıda verilmiştir.

    BİYOLOJİSİ

    Kurbağaların Türkiye’de 11 türü bulunmakta, bunlardan bazıları; Rana, Hyla, Bufo, Pelabotes, Bombina ve Palodytes tir. Bu türler içerisinde ekonomik değeri olan ve ihracaatı yapılan Rana cinsinin ülkemizde 5 türü yaşamaktadır.
    Kurbağalar, omurgalılar hayvanlar grubuna girip, bu hayvanlar arasındaki yerlerini şu şekilde belirlemek mümkündür:

    Şube (Phylum) : Chordata
    Alt-Şube (Subphylum) : Vertebrata
    Sınıf (Classis) : Amphibia
    Takım (Ordo) : Anura
    Aile (Familia) : Ranidae
    Cins (Genus) : Rana
    Tür (Species) : Rana ridibunda (Ova K.)
    Rana dalmatına (Çevik K.)
    Rana macrocnemis (Uludağ K.)
    Rana cameranoi (Şerit K.)
    Rana holtzi (Toros K.)



    ÜREMELERİ

    Kurbağaların cinsi olgunluğa gelmeleri dişilerde 1-2, erkeklerde 3-4 yaşları sonunda ulaşırlar. Eşeysel olgunluğa ulaşan kurbağalar üreme zamanı geldiğinde suya girerler ve larva safhalarının sonuna kadar da suda kalırlar. Daha sonraları kurbağalar karasal yaşama geçerler.
    Erkek kurbağaların vücut yapıları dişilerden oldukça iri (büyük) olduğundan ayırt etmek zor değildir. Erkeklerin kulak zarı daha büyük ve gözler daha iridir. Erkeklerin gırtlakları parlak sarı renkli dişilerinki ise beyaz ve kahverengi beneklidir. Yetişkin erkek kurbağalar üreme mevsiminde bazı sesler çıkartırlar ses çıkartma üreme zamanları Şubat ayı sonu ile Ağustos ayı sonuna kadar devam etmektedir ve bu sayede erkekler kolayca ayırt edilir.
    Kurbağalarda gerçek bir çiftleşme yoktur. Bunun için bu çiftleşmeye kucaklaşma (amplexus) denilmektedir. Kurbağaların çiftleşmeleri genelde geceleri olur ve senede 3-4 dönem yumurtlama olmaktadır. Her dönemde 5.000-10.000 adet arasında yumurta bırakmaktadırlar.
    Kurbağalar ayrı eşeylidirler. Erkek ve dişi üreme organları ayrı fertte bulunur. Erkeklerdeki testislerde olgunlaşan spermatozoonlar bir kanal ile böbreklere oradanda dışarıya atılırlar. Testisler üzerinde sarı renkli bir çift yağ cisimciği vardır. Bunlar kurbağaların kış uykularında beslenmelerini sağlar.
    Dişi kurbağalarda bir çift ovaryum bulunur. Ovaryumların büyüklükleri yaşa ve mevsime göre değişiklik göstermektedir. Ovaryumların üzerinde erkeklerde olduğu gibi bir çift yağ cisimciği bulunur. Bu yağ cisimleri kış aylarında dişi kurbağanın kış uykusunda beslenmesini sağlar.

    Yumurta ve Larvalar

    Ovaryumda olgunlaşan yumurtalar vücut boşluğuna dökülürler. Buradan yumurta kanalına geçer oradan uterusa ve daha sonra kloak yoluyla dışarıya atılırlar. Yumurta , yumurtlama borusundan geçerken etrafı jelatin bir kılıfla sarılır. Yumurta suya düşünce bir kılıf şiştikten sonraki halidir. Bu jelatin madde yapışkan olduğunda yumurtalar bir grup teşkil eder.
    Jelatin içindeki embriyo geliºerek larva meydana gelir. Bu larvalar kılftan hareketli bir halde çıkar ve serbest yüzmeye başlar. Bunlara iribaş veya tetar denir. İribaşların ilk safhasında dış solungaçlar gelişir ve solunumu bunlarla yapar. Kurbağa yumurtaları küreseldir. Yumurta çapı 7-10mm civarındadır. Bir dişi kurbağa ortalama olarak 9.000 yumurta yumurtlamaktadır. Yaşlı kurbağalar 12.000 adete kadar da yumurtlayabilirler. Yumurtalar yaklaşık 3 gün içerisinde açılır. 1-1.5 ay sonra iç solungaçlarla yüzgeçler gelişir. İribaşlar 2-2.5 aylık olunca arka bacaklar, 4 aylık olunca ön bacaklar gelişir. 6-6.5 aylık olunca metamorfoz (başkalaşım) geçirerek kuyruk, solungaç ve solungaç yarıkları tamamiyle yok olur. Yerine alkciğerler gelişir ve böylece kurbağalar karasal yaşama başlarlar. Bu safhada kurbağalar herbivordur (bitkiyle beslenirler).
    Kurbağalarda başkalaşım sonucu şekil değiştirme kuyruğun tamamen yok olmasıdır. Şekil değiştirmede önemli olan su ısısıdır. Su ısısı 16 C0 nin altına düştüğü zaman yavrular şekil değiştirmeyi yapamazlar. Bunun için yavrular güneş ışığında belirli zamanlarda tutularak şekil değiştirmelerine yardımcı olunmalıdır. Eğer yavrular şekil değiştirmeyi gerçekleştiremezlerse ölüm kaçınılmaz olur.

    Beslenmelerİ

    Ergin kurbağalar (Anura) yalnız canlı ve hareketli böcek, solucan ve küçük yumuşakçalarla beslenirler. Sucul formlardan büyük formda olanları küçük balık ve kuş gibi hayvanlarla da geçinebilirler. Hatta bazı türler kendi larvalarını da yiyebilirler (kanibalizm). Kuyruksuz kurbağada (Anura’da) olduğu gibi dil öne doğru fırlatılarak dilin yapışkan uçları ile avlarının yakalanmasını sağlar. Bir çok su kurbağasında (Ranidae) ava nişan alınarak dil fırlatılır.
    Kuyruksuz kurbağa larvaları ise sudaki alglerle ve ölü hayvan kırıntılarıyla geçinirler. Çünkü bunların ağızları büyük besinleri yutmaya elverişli değildir. Larvalar ile erginler birbirlerine rakip olmamak için aynı tür besinlerle beslenmezler. Besinleri protein açısından oldukça zengindir. Soğuk kanlı hayvanlar olduklarından vücütlarında çok fazla miktarda yağ ve glikojen depo etmeye gerek duymazlar. Çünkü bunların metabolizması oldukça düşük düzeydedir.Uygun sıcaklıklarda ve besin sunumunda kurbağalar çok miktarda besin alabilme yeteneğindedirler. Bunun yanısıra bir aydan fazla açlığa dayanabilirler.
    Yumurtadan çıkan yavrularda başın altında vitellüs (besin) kesesi vardır. Yavrular ilk bir hafta bu besinleri kullanırlar. Besin kesesi kullanımı bittikten sonra (asorbe olduktan sonra) dışarıdan besin almak zorundadırlar. Soğuk kanlı olmaları ve ince olan derileriyle fazla miktarda su kaybettiklerinden , aşırı sıcaklık ve kuraklığa karşı dayanıklı değillerdir. Sucul iki yaşamlılar kış uykusu için göl ve nehirlerin donmayan dip kısımlarına çekilirler.

    DüşmanlarI

    Kurbağa larvaları Rhynchota (Hortumlular), Coleoptera (Kin kanatlılar) gibi sucul böcekler tarafından yenir. Aynı zamanda Odonata (Tayyare böcekleri) larvalarıda genç evrelerinde kurbağa larvaları ile beslenmektedir. Lucilia adı verilen bir sinek yumurtalarını Bufo ve Rana türleri üzerine bırakır. Birkaç gün içinde çıkan larvalar bu kurbağalarda doku bozuklukları, daha sonrada ölümler meydana getirirler.

    B – PİYASA ETÜDÜ

    1. SEKTÖRÜN DURUMU:
    Ülkemizde su ürünleri kültürüne uygun özellikler taşıyan çok sayıda su kaynakları mevcuttur. Fakat su ürünleri üretiminin arttırılması için teorik, pratik ve endüstriyel olarak gerekli önem verilmemektedir. Ülkemizde tatlı su yetiştiriciliği denildiğinde akla genellikle alabalık ve sazan yetiştiriciliği gelmektedir. Oysa ki kurbağalar iç sularımızın ekonomik değer bakımından önde gelen canlılarından biridir. Hem doğal sularda yapılan avcılığı hem de havuzlarda yapılan yetiştiriciliği önemlidir. Türkiye’de doğal ortamdan toplanan kurbağaların ihracaatı yapıldığı için standart bir ağırlık yoktur. Canlı, donmuş bacak, taze bacak ve konserve şeklinde ihracattaları yapılmaktadır. Türkiye’nin ihracaatının %80’ ini canlı ve donmuş bacak şeklindeki kurbağalar teşkil etmektedir. Konserve şeklindeki ihracaat toplam ihracaatın çok az bir kısmını oluşturur.
    Ülkemizde kurbağa üreten işletme yoktur. Bunun sebebi de ülkemiz halkının beslenme alışkanlıklarına dayanmaktadır. Ancak yaptığımız araştırmalar, bölgemizde kurbağa yetiştiriciliğine uygun bir çok alan bulunduğunu göstermektedir. Biz bu yetiştiricilikle bölgemizde bir ilk olmayı ve diğer yatırımcılara da örnek olarak bölgemizde bulunan çok sayıdaki doğal kaynağı mevcut atıl durumundan kurtararak, ekonomimize kazandırmayı planlıyoruz.


    2. REKABET GÜCÜ:

    Açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler kriterlerine göre Türkiye’nin sektör ve madde bazında rekabet gücüne bakıldığında, su ürünleri sektörünün rekabet gücü yüksek sektörler arasında 2. ve 3. sırada yer aldığı görülmüştür. Bölgede bu yetiştiriciliği yapan ilk işletme olmamızın getireceği avantajlar sayesinde ve ekstansif yetiştiricilik sisteminin düşük maliyetli yetiştiricilik prensiplerini de uygulayarak, sektöre yeni bir bakış açısı kazandırmayı ve de gün geçtikçe sektörde ilerlemeyi hedefliyoruz. Bunun için de AR-GE çalışmalarımızı sürekli olarak devam ettirmeyi planlıyoruz.

    3. PİYASA KOŞULLARI:

    Devlet İstatistik Enstitüsü (D.İ.E.) 2000 verilerine göre, ticari boydaki (30-80 gr) canlı kurbağanın birim fiyatı 5 YTL / kg’dır. Ülkemizde genellikle akarsu, göl ve çeltik tarlalarından toplanan kurbağaların tam olarak oturmuş bir piyasası mevcuttur. Bölgemizde bu yetiştiriciliği uygulayarak, İzmir, Bandırma ve Isparta gibi illerdeki işleme fabrikalarına canlı kurbağa arzı konusunda pazarlama sorunu yaşamamız da söz konusu değildir. Bununla birlikte doğadan toplanan kurbağaların aksine işletmemizde talep edilen zamanda ve talep edildiği kadar canlı kurbağa stoklayabilecek olmamız piyasada zaten tek olarak çalışan işletmemize pazarlama konusunda büyük artılar sağlayacaktır.

    4. GİRDİ TEMİNİ:

    Kültür balıkçılığında giderlerin ortalama % 45 – 55’ini yem masrafları oluşturmaktadır. Yapacağımız ekstansif yetiştiricilikte kubağaların doğal ortamda yine doğal olarak beslenmeleri söz konusu olduğundan, diğer yetiştiriciliklerdeki gibi bir yem masrafı bulunmamaktadır. İribaş yavruları ilk ay içerisinde balık ve yer fıstığı unu daha sonra tatlı patates unu, pirinç kepeği, mutfak artıkları ve değersiz yiyeceklerle beslenirler. Havuza bırakılan genç yavrulara toprak solucanları, sinek larvaları, küçük balıklar, küçük karidesler ile diğer canlı hayvansal besinler verilmelidir. Sinek larvalarının havuzların içinde çoğalmaları için balık artıkları konmalıdır. Çünkü bu artıklar sinekleri cezbeder ve sinek yumurtalarının çoğalmaları için uygun ortam sağlanmış olur. Buda ucuz bir şekilde yavruların ihtiyacının karşılanması demektir. Yetişkin kurbağaların maliyetini düşürmek için iri salyangozların eti kıyılarak yem haline getirilerek verilmelidir. Tamamen doğal yöntemlerle hazırlanan bu yemlerin yüksek bir maliyeti yoktur. Buda yetiştiriciliğini çok daha cazip hale getirmektedir. Projede kurbağa anaçlarının doğadan toplanarak üremeleri ve bu şekilde yavru temini amaçlanmaktadır. Ayrıca yetiştiriciliği planlanan kurbağaların yavru temini konusunda da herhangi bir sıkıntı yaşamamız söz konusu değildir. Çünkü ülkemiz akarsularında bol miktarda kurbağa yaşamaktadır.

    C – PROJE SAHASININ ÖZELLİKLERİ

    1.MÜLKİYET ÖZELLİĞİ:

    Planlanan proje sahası, tapulu şahıs arazisidir. Toplam 56 dönüm olan bu saha şirketimiz tarafından 15 yıllığına kiralanacaktır.

    2. ARAZİNİN ÖZELLİĞİ :

    Kiralanacak arazi toplam 56 dönüm olup, sulak ve geçirgen olmayan bir yapıya sahiptir. Yılın büyük bir döneminde bataklık olan bu arazide tarım faaliyetleri yapılamamaktadır. Bu yüzden de atıl olarak durmaktadır. Arazinin tabanında yılın hemen hemen her ayı su bulunması, bu araziye yapacağımız havuzların su geçirgenliğini azaltacağından yatırım maliyetlerimizi düşürecektir. Bununla birlikte bölgede su sıkıntısı yaşamamız da söz konusu değildir. İklimsel özelliklerin uygunluğunun yanı sıra arazinin de özellikleri yapacağımız yetiştiriciliğe oldukça elverişidir.

    3.SUYUN ÖZELLİĞİ :

    Üretim Tesisinin kurulacağı alandaki suyun fiziko-kimyasal parametrelerini belirlemek amacıyla yapılan analiz sonuçları, kültüre alınması açısından oldukça uygun bulunmuştur. Bu sonuçlar projemiz ekinde bulunmaktadır.




    4.ULAŞIM ÖZELLİĞİ :

    Yetiştiricilik yapılması planlanan arazi, Yukarıçatma Köyü’ne 6 km stabilize yolla bağlanmaktadır. Köyden itibaren başlayan karayolu vasıtasıyla da Antalya iline 35 km uzaklıkta olan yetiştiricilik alanından herhangi bir ulaşım sorunu bulunmamaktadır.



    D. PROJENİN TEKNİK YÖNÜ

    1. PROJENİN TANIMI:

    Bu projede pazar boyuna ulaşmış kurbağa üretimi esas alınmıştır. Projenin faaliyete geçmesiyle bölgede yapılacak değişik ebatlarda toprak havuzlara koyulacak kurbağa anaçlarından elde edilen yavruların pazar boyuna kadar büyütülmesi sağlanacaktır.

    2. ÜRETİM TEKNİĞİ:
    Diğer su canlılarında ( balıklar, kabuklular v.s.) olduğu gibi kurbağalarında suni üretiminde son yıllarda büyük başarı sağlanmıştır. Kurbağa kültüründe kullanılan yetiştirme havuzları ve özellikleri şu şekildedir.
    Yetİştİrme HavuzlarI
    Kurbağa yetiştirciliğinde kullanılan havuzların her birinin alanı değişik olabileceği gibi 50-60m2 olanlar tavsiye edilir. Bir kurbağa yetiştirme çiftliğinin kurulması için toplam 5-6 bin m2’lik bir alan yeterlidir. Böyle bir çiftlikte 5 çeşit havuz yapılması gerekmektedir. Bu havuzlar;
    · Yumurtlama havuzları
    · Kuluçka havuzları
    · Yavru ( iribaş ) havuzları
    · Genç yavru havuzları
    · Yetişkin havuzları
    Yumurtlama Havuzları
    Genel olarak bu havuzlar 10-15m2 arasında değişen büyüklüklerde yapılmaktadır. Bu havuzlar toprak olduğu için, etrafına ağaçlar ve yüksek bitkiler dikilmek suretiyle tabi bir ortam şekli yaratılmalıdır. Havuzların derinliği değişik olmakla birlikte herbir havuzda 1/3’lük kısmının derinliği 10cm. olmalıdır.
    Yumurtlama havuzlarına konacak anaç seçiminde kuvvetli olanlar seçilir ve bir erkeğe 3 yada 4 dişi gelecek şekilde seçilmeli ve yumurtlama havuzlarına bırakılırlar ve bekletilirler. Bu sırada havuzlarda bulunan anaçlar rahatsız edilmemelidirler.
    Kuluçka Havuzları
    Anaç havuzlarından elde edilen yumurtalar geniş bir kepçe yardımıyla toplanır ve bu yumurtaların %10-15’inden iribaş elde edilir. Yumurtaları havuzlara aktarılmasından sonra su hiç karıştırılmamalıdır.
    Yumurtaların açılmasında su, ısı ve zaman önemli bir faktördür. Yumurtalar 24-27Co arasında 72 saatte açılırlar. Bu devrede havuzlara suyun giriş- çıkışı sağlanmalıdır.
    Kuluçka havuzları 40 cm. derinlikte olmalıdır. Havuzlarda bu devrede su akımı önemlidir. Bu nedenle havuzların su giriş ve çıkışı uygun şekilde yapılmalıdır.
    Larva (İribaş) Havuzları
    Yumurtadan çıkan larvalar bir hafta boyunca besin kesesini kullanırlar, daha sonra dışarıdan besin almak zorundadırlar. Bu aşamada yumurta sarısı ile beslenmeleri gerekir.
    İribaş yavruları ilk ay içerisinde balık ve yer fıstığı unu daha sonra tatlı patates unu, pirinç kepeği, mutfak artıkları ve değersiz yiyeceklerle beslenirler. Yiyecekler su yüzeyinde yüzecek şekilde altları delik kaplarla verilmelidir. Günde iki öğün yem verilmelidir.
    Çıkan yumurtalardan yaklaşık %10-15’inden iribaş elde edilir. Yumurtalar geniş bir kepçe ile su içinde alınarak kuluçka havuzlarına konulurlar. Yumurtalar havuza nakledilikten sonra havuzlar hiç karıştırılmamalıdır.
    Yumurtaların açılmasında su ısısı ve zaman önemli bir faktördür. Yumurtalar 24-27C0 arasında 72 saatte açılırlar. Bu devrede havuzlara suyun giriş çıkışı sağlanmalıdır.
    Kuluçka havuzlarının; derinliği 30-40 cm. arasında ve zeminleri çamur olmalıdır. Böylece havuzların su ısısının sabit tutulması ile yavruların büyüme güvenliği sağlanmış olur. Larva havuzların dikdörtgen şeklinde olması tavsiye edilir.
    Uygulamada 1m2 ye 1.000 adet olacak şekilde kurbağa larvaları larva havuzlarına konulur. Bu arada yavruları boylama eleklerinden geçirerek sınıflandırma yapılır ve ayrı havuzlara koymak gerekir.
    Genç Yavru Havuzları
    Genç yavru havuzlarının su derinliği 15-35 cm. arasında olmalı ve her bir havuzun 1/4 kadarlık kısmı sudan daha yüksekte olmalıdır. Yani yavrular gerektiğinde çıkabilmeleri için havuzda susuz bir sahaya gereksinimleri vardır. Yavrular bu havuzlara ancak 3. Aylarını doldurduktan sonra nakledilmelidirler.
    Genç havuzlarının 1 m2sine 100-120 arasında yavru konulmalıdır. Fakat yavrular 6-7 cm uzunluğunda iseler bu sayı 60-80 arasında olmalıdır.Bütün yavrulara şekil değiştirene kadar yem verilmez. Şekil değiştiren kurbağalar arasında yine bir seleksiyon uygulanır ve aynı büyüklükte olanlar seçilerek aynı havuzlara bırakılırlar. Bu işlem yavrular büyüyünceye kadar devam eder. Şekil bozukluğu gösterenler ve kuyruk atamayanlar ortamdan uzaklaştırılır.Çünkü kanibalizm olayı meydana gelir.
    Havuza bırakılan genç yavrulara toprak solucanları, sinek larvaları, küçük balıklar, küçük karidesler ile diğer canlı hayvansal besinler verilmelidir. Sinek larvalarının havuzların içinde çoğalmaları için balık artıkları konmalıdır. Çünkü bu artıklar sinekleri cezbeder ve sinek yumurtalarının çoğalmaları için uygun ortam sağlanmış olur. Buda ucuz bir şekilde yavruların ihtiyacının karşılanması demektir.
    Hava sıcaklığı 20-26 C0 olduğu zaman daha fazla besin verilmelidir ve verilen besin miktarı yüksek ve düşük ısıda azaltılmalıdır. Ortalama verilen besin miktarı %10 kadar olmalıdır. Günde iki defa beleme yapılmalıdır. Besinin kurbağalara eşit olarak verilmesi gerekir bunun içinde yem toprak yüzeyine dağıtılmalıdır. Daha sonra yem küçük tepsilere konulur, tepsinin yarısına toprak solucanı, kurtçuk diğer yarısına da küçük balık, karides, v.s. konur. Tepsi kısmen suya batırılır. Bu işlemde amaç kurbağaların doğadan yem yeme alışkanlığını geliştirebilmelerini sağlamaktır. Bu arada ölen kurbağalar ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Yavrular doğal besinlerden alabilecekleri zamana kadar bu işleme devam edilir.

    Yetişkin Havuzları
    Yetişkin kurbağa havuzları genç yavru havuzlarına benzer. Yalnız havuzlardaki su derinliği 30 ile 40 cm. de devamlı korunmalıdır. Bu havuzlarda genç yavru havuzlarındaki gibi kara kısmı yoktur. Yalnız bunun yerine yüzen yem platformları yapılmalıdır. Havuzların etrafı kurbağaların kaçmamaları düşmanları tarafından yenmemeleri için çitle çevrilmelidir. Bu çitler naylondon olabileceği gibi ağaç veya demirden de olabilir. Havuzun yüzeyi de yine böyle bir çitle kaplanmalıdır.
    Kurbağalar üçüncü aylarını doldurduktan sonra yetişkin havuzlarına nakledilirler. Yetişkin havuzlarında bazen larva veya genç yavrular bulunabilir. Bunları bir-iki haftada bir seçerek havuzdan ayırmak gerekir. Bu havuzların 1 m2sine 12 cm. boyundakilerden 50 adet, 15 cm. boyundakilerden 20-30 adet hesabıyla konulmalıdır. Yetişkin kurbağaların maliyetini düşürmek için iri salyangozların eti kıyılarak yem haline getirilerek verilmelidir.
    Burada anlatılan yetiştiricilik sistemi yurtdışında uygulanan tam kontrollü yetştiriciliktir. Biz bu projeyle anlatılan yetiştiricilik sistemine benzer şekilde fakat tam kontrollü olmayan bir yetiştiricilik planlıyoruz.
    Kurbağalar soğuk kanlı hayvanlar oldukları için kış uykusuna yatarlar. Isı çok düştüğü zaman aktiviteleri ve beslenmeleri durma noktasına gelir, ısı yükseldiğinde ise tekrar aktif hale geçip yem alabilmektedirler. Isının fazla düşmediği kış aylarında bütün yıl beslenebilirler. Kurbağalar şekil değiştirmeyi (metamorfoz) tamamladıktan aşağı yukarı 7-8 ay sonra pazar ağırlığına ulaşırlar.
    Kurbağaların doğadan toplanmalarında çeşitli kepçeler kullanılmaktadır. Şekil- Kurbağalar avlanma zamanlarında suya bağımlı oldukları için, kullanılan kepçelerin sudan etkilenmeyen ve suyu geçiren ince ağlardan yapılmalıdır. Bunun için ergin kurbağa avlanma kepçesi daha uzun ve büyüktür. İstenilen uzunluğa getirilebilen bir seyyar sap vardır.Larvalar için kullanılan kepçeler daha küçük ve göz açıklıkları daha sıktır. Kurbağalar ellede yakalanabilir Bunun için gece tercih edilir. Işığının kuvvetli olması sonucu kurbağalar ışık etrafında toplanırlar rahatlıkla yakalanırlar.Yalnız derileri kısmen zehirli olduğundan, elle temastan sonra, göz ve dudak gibi ince derili ve nemli kısımlara, suyla yıkamadan ellerin sürülmemesi gerekir.
    Canlı olarak taşınmaları kısa mesafelerdeki nakilleri naylon torba, çuval bez çanta ve buna benzer bir kap içinde yapılabilir. Uzak mesafelerdeki nakiller ise gemi ambarlarında, kara taşımacılığında frigo-frig tırlarda ısı yalıtımı olan kutular içine konulmalı ve bunlarla nakledilmelidir. Nakil esnasında ortamın serin ve nemli olmasına dikkat edilmelidir.kyn:ranasuürünleri
    Konu Hıcaz tarafından (05.08.12 Saat 01:43 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    1
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    merhaba nuri bey bu konu hakkında sizinle görüşmek istiyorum bilgi almak istiyorum mümkünse. bana msj atarsanız sevinirim. 0506 676 28 40

  3. #3
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    1
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    merhaba kurbayetıştırmecılıgı hanında bılgı almak ısıyoruz bu işi yapmayı dusunuyoruz yardımcı olabılırmısınız yada tlf ulasa bılırsenız 05066310002

  4. #4
    Dostlar gulden kara15 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar
    1
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    nuri bey kurbağa yetiştiriciliği projeniz hakkında bilgi almak istiyorum bu konuda yardımcı olabilirmisiniz

  5. #5
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesajlar
    1
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Kurbağa üretimi,projelendirme,tesis inşaası ve ticareti konusunda ilgilenen kişiler bizimle irtibata geçebilir.
    2011 yılında inşaa ettiğimiz kurbağa üretim tesisimiz, Hatay ilinde bulunmakta olup, şuan 150ton/yıl kapasite ile faaliyettedir.
    Kuzey Su Ürünleri
    Tesis Müdürü
    Mustafa ERİNMEZ
    5436139590
    ankara.mustafa@hotmail.com

  6. #6
    Balıkçı Adayı turna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yaş
    66
    Mesajlar
    160
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    40

    Standart

    Nuri abi ilginç bir konuya değinmişsiniz, ellerinize sağlık,
    F.Mehmet KORAY 1948 / Ankara
    http://i29.tinypic.com/24az5mo.gif

  7. #7
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Mesajlar
    2
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0

    B (37) teşekkürler mustafa bey.

    Selamlar Mustafa Bey,
    Desteğiniz için teşekkürler,adresinize mail attım cevaplarsanız sevinirim

  8. #8
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Mesajlar
    2
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Teşekkürler Nuri Bey,
    güzel anlatmışsınız.

  9. #9
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Jun 2013
    Mesajlar
    2
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    ayrın
    tılı bilgi almak isteyen olursa tlf yardımcı olabılırım,05326987157 tolga

+ Yeni Konu aç

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •