6 sonuçtan 1 ile 6 arası

Konu: Lüfer,Lüfer,Lüfer

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.697
    Tecrübe Puanı
    934

    ::br:d Lüfer,Lüfer,Lüfer

    Lüfer................


    Resimler netten alıntı


    LÜFER.....


    Lüfer lezzeti başına bela olan Pelajik (göçmen) balıklarımızdandır. Göçmendir ama önemli bir kısmı Marmara’da ve Boğazlarda yatak yapar. Eskiden Karadeniz ve Marmara’da miktarı çoktu. (Trol ve gırgırlar bu işide halletmek üzere, bizden uyarması) Sahil bölgesi balığı sayılır, sürü halinde dolaşır. Karadeniz, Marmara’dan sonra Ege Denizi’yle Akdeniz’de , Atlantik Okyanusu’nun ılıman sahillerinde, Hint Okyanusu, Endonezya Adaları ve Afrika’nın Güneydoğu’su ve Madagaskar Adası kıyılarında, Pasifik’te Avustralya civarında yaşarlar.Bir metre boya ,14kg ağırlığa,12 sene ömre sahip olduğu bilinir. İstavrit, İzmarit, Gümüş (Aterina), Çamuka, Hamsi, Çaça, Sardalya, İstrangilos, Uskumru, Kolyoz, Zargana, Kefal, Barbun, Tekir, Mezgit, Karides,yer, mavi ormanın yamyamı, bazen kendisini (Çinakop’uda) yer. Dişine uygun ne bulursa yer. Ancak yemli ile Lüfer avcılığında o anda ne yiyorsa o yemin aynısını bulup canlı olarak ya da canlı yemi kesip yakalamak zorundasınız. Cürum zamanları da her türlü yakalarsınız. Üremeleri Nisan ortalarından Haziran nihayetine kadar devam eder. Ancak kış ılıman geçtiyse Nisan başında başlar. Burada en önemli husus yumurta, sperm oluşumu için av yasağını bir ay öne çekmelidir. (Endüstriyel için) İnsan da 9 ay değil mi? Lüfer’de 1 Mart başlangıç olmalıdır. Bunu yaparlarsa, Eylül’de mükafatını alırlar. Marmara’da bulunanlar Karadeniz’e çıkış esnasında muhtelif sahalara yumurta bırakırlar. Bir dişi 60.000-80.000 arası yumurta döker. Yumurtalar pelajiktir (su sütununda serbest gezer) ve 1-1.2 mm çapında olup 20 derece su sıcaklığında 2 günde açılır. Su sıcaklığı düşükse süre uzar. Yumurtadan çıkan bireyler planktonla beslenir. Yaz mevsiminde 2 cm boyunda olan yavrularına, kıyı rıhtım kenarlarında, mendirek içlerinde, sığlık mahallerinde sürüler halinde rastlanır. Daha o boyda liman içlerinde kendi boyundan büyük Gümüşlerin sırtından, kuyruk ucundan et koparıp iz bırakmaya başlar. Yüzüşü bile farklıdır. Sırtındaki yeşil rengin yanında beyaz yaldızlı deseninden ve yüzüşünden hemen asaleti farkedilir. Nisan ayındaki farklılık liman içlerinde çoğu zaman 2 cm’lik ve 4.5 cm’lik boyları da oluşturur. Sonbaharda da Çinakop,Sarıkanat gibi görürüz. Pelajik olan Lüfer yavruları etçil olduğu için Karadeniz’de Zooplankton (etçil) beslenir. Marmara’da Fitoplankton (bitkisel) beslenenler daha cılız, Karadeniz’dekiler daha gürbüz olur. Yavrular açısından. Ayrıca Zooplankton olmayıp Fitoplankton olan denizlere etçil beslenen Pelajik balıkların gelmeme veya terketme tehlikesi mevcut. Bütün yaz mevsiminde Karadeniz’in bol gıdalı sularında beslenen Lüfer Ağustos’un 2. haftasında, gece ayazlarınında etkisiyle İstanbul Boğazı’na doğru harekete geçer. Göç esnasında yem için koyları dolaşır. Bazen baştankara kıyılara sokulur. Dipteki kayalık, kırmalık mahalleri bilhassa yoklar; çünkü buralarda yem olmaya elverişli küçük balıklar vardır (gırgır bıraktıysa). İlk akış yapan Lüfer’lere koruk Lüfer’i veya otlak balığı deriz. Süratle boğaz içine yayılırlar. Koruk Lüfer’ini takiben tam boy harbi Lüfer’ler ve Kofana’lar. Eylül ortasından itibaren boğaza girmeye başlar. En son Çinakop gelir, bazı zamanlar hariç. Fenerbahçe Dragos arası Çinakop görünmesi 26 Ekim’dir. Bir hafta önü, bir hafta arkası olabiliyor. Geç kalmaktaki sebebi daha büyüklerine yem olma korkusundandır. Zira Lüfer hem cinsinin küçüklerini de yer. İnişte boğazda uzun müddet oyalanır. Daha sonra Haliç’e de girer, bir taraftan Marmara’ya sarkarlar. Çoğunluk burada kalır (ama yemi varsa trol ve gırgır beraberce yatakları bozmazsa). Bazı sürüler Çanakkale Boğazı’nı geçerek Ege Denizi, Saros Körfezi, az bir kısmı da Akdeniz’e geçer. Marmara’da boğazlar haricinde İstanbul adalarının tümü, İzmit, Gemlik Körfezi, Kapıdağ, Armutlu, Bandırma, Mudanya, Silivri, Çekmece önleri, tüm Marmara adaları, Marmara Denizi’nin tamamına yayılırlar. Göç, Aralık sonuna kadar devam eder. Sürekli lodoslar dolayısıyla hava ılıman giderse Paşabahçe’den Dike’ye kadar olan muhtelif kanal bölgesinde bir kısım kış hayatını geçirirler. Şubat sonlarında ve Mart başlarında kuvvetli gündoğusu rüzgarları eserse kanal sularına boğazın soğuk olan üst akıntısının karışması neticesi kırılırlar. 10 Mart 1970’de olduğu gibi (bir gün önü arkası olabilir) gökyüzü masmavi, güneşli, pırıl pırıl, ertesi gün kar, fırtına ve Torik, Kofana kırgını (büyük kırgın) kış hayatını Marmara ve boğazda geçirenler Mart’ta yumurta spermlerini oluşturup, Nisan boyunca yumurtalarını döküp, Mayıs başında Karadeniz’e çıkışa başlarlar. Çıkış iniş gibi aheste değildir. Ancak Haziran’ın 15’ine kadar devam eder (4-5 yılda bir Haziran’ın 20’sine kadar sürer). Eskiden İstanbul Boğazı’nda Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında uzun olta, çapari, seğirtme, çarpma yapardık. Yemli oltada, Mayıs 15’ine kadar Zargana’yla sonra Haziran başına kadar İstavrit, İzmarit’le uzun olta, 1 Haziran’dan sonra 15 günde seğirtmeyle Kofana yakalardık. Hepsi hayal oldu....


    Kaynak Alıntı.Baba Yalçın,dan.

    Lüfere kofana demeye başladık,yakında lüferide bulamayacağız. One Munite
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    Reİs Haşim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1.907
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bu güzel paylaşıma teşekkürler bir gün gelecek eski istanbul resimleri gibi lüferide netten izleyeceğiz.
    Haşim
    Yalova 1966

  3. #3
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.353
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    paylaşım için teşekkürler. inşallah yine bollaşırda lüfere hasret kalmayız.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  4. #4
    Hıcaz

    Standart

    Evet aynı fikirdeyim...inşallah en son alınan karar doğrultusunda balık pazarlarında 20 cm'den aşağı boylarda Çinekoplar satılmaz...

  5. #5
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Sadece Lüfere odaklandık oysa Uskumru,torik,palamut,orkinosta vardı geçmişimizde,belki Lüferin bir simge olarak kullanılması diğerlerinide kurtaracak ama onlarında unutulmasına fırsat verilmemeli.Güzel bir yazı paylaştınız Baba Yalçınada sizede sonsuz teşekkür.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  6. #6
    vip
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    353
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart

    Alıntı özgürdeniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sadece Lüfere odaklandık oysa Uskumru,torik,palamut,orkinosta vardı geçmişimizde,belki Lüferin bir simge olarak kullanılması diğerlerinide kurtaracak ama onlarında unutulmasına fırsat verilmemeli.Güzel bir yazı paylaştınız Baba Yalçınada sizede sonsuz teşekkür.
    .uluslar arası izin ile kara sularımızda avlanan torik.palamut.lüfer ana facaları avlarsanız,yavru balığı nerde bulupda büyümesini bekliyeceksiniz dalyanlarda bunları tutmaya başlayacak ege den kurtulan boğazdaki dalyanlarla tutulacak karadenizede ne cıkıpta yumurta dökeçek boğazda kılıç,pisi,dil,karagöz eşkina,kalkan,kırlangıç,torik,palamut,uskumru,orki nos,neden yok oldu niye kimse öz eleştiri yapmıyor,her balığın özel avcısı varken özel takımı varken herkez para kazanırken bu günlere nasıl gelindi.balıkcı kadar bunda devletin,yerel yönetimlerin ve siyasilerin.tüketiçilerin,satıcıların,gazinoların suçları yokmu.lüfer bir simgedir.sürdürüle bilir balıkçılık için uğraşmak boynumuzun borcudur
    PROFESYONEL.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM