3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Makro alg - Mikro alg Nedır ?

  1. #1
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    54
    Mesajlar
    2.690
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Makro alg - Mikro alg Nedir ?

    Makro alg - Mikro alg Nedır ?


    Bu konuda dikkati çeken husus Balık yetiştiriciliğinde MİKRO - MAKRO ALG Yemi denemeleri yazıyla ilgiliydi !?
    Bilmediğim bir konu olduğundan araştırınca enteresan bilgiler çıktı !??
    Balık yetiştirmede Balıkunu yemine alternatif olması vede ALG YETİŞTİRİCİLİĞİ ile kçk ölçekli balıkçılara yeni iş sahası açarmı !!

    Milliyet gazetesindeki haber ve video.

    Deniz levreklerinin yemine makro ve mikroalg dopingi

    Deniz levreklerinin yemine makro ve mikroalg dopingi Videosu

    Adana’da Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesiyle, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün ortak yürüttüğü COFASP ERA-net Avrupa Birliği projesi kapsamında makro ile mikroalglerin deniz levreklerinin yemine entegre edilmesi ve daha kaliteli balıkların ortaya çıkması hedefleniyor. Dünyada 8 ülkede 13 kuruluş tarafından yürütülen çalışmalarda başarıyla sonuç veren Avrupa Birliği projesi Türkiye’de de Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile Trabzon Merkez Araştırma Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliğinde Portekiz’in öncülüğünde yürütülüyor. İki makro ve iki mikro alglerin deniz levrekleri yemine entegre edilip daha kaliteli yem üretilmesi hedeflenen projeye ise Avrupa Birliği 6.7 milyon Euro destek veriyor. 18 aydır devam eden proje 2018’in sonunda sonuçlanacak. Yemler ile ilgili iş paketinden sorumlu Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Tufan Eroldoğan, konuyla ilgili İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği projesi ile makro ve mikroalgleri deniz levreğinde kullanmayı planladıklarını ve Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Tesisi ve Uygulama İstasyonu’nda yemlerin sindirilebilirliğiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını ifade etti. “Daha ucuz ve kaliteli yem hedefliyoruz” Prof. Dr. Tufan Eroldoğan, makro ve mikroalglerin deniz levreklerinde kaliteli bir protein kaynağı olduğunu belirterek, “Alternetif protein kaynağı olarak mikro ve makro algleri deniz levreğinde deneyerek daha kaliteli ve ucuz, sindirimi yüksek ve balık sağlığı açısından da önemli bir yem hammaddesi olarak bu ürünleri deniyoruz. Bu yemlerin sindirilebilirliği ve bağışıklık sistemine olan etkileri araştırılmaktadır" dedi.


    Mikro alg yetiştiriciliği.
    Prof. Dr. G. Atilla Alpbaz

    Spirulina helezon şeklinde bir alg olup kurutularak kullanılmakta ve hap gibi yapılarakta pazarlanabilmektedir


    SPİRULİNA YETİŞTİRİCİLİĞİ Mikro alg kültürleri içerisinde son yıllarda ülkemizde ilgi çeken ve yetiştiricilik çalışmalarına başlanan spirulina, bir çok ülkede yetiştiriciliği yapılan bir alg durumundadır. Spirulina zengin besin içeriği nedeni ile uzun yıllar önce insanların ilgisini çekmiştir. Afrika'da bazı kabilelerin Çad gölünden topladıkları algleri bir gıda olarak aldıklarını izleyen bilim adamları bu mikro algin içeriğini incelemişler ve gerçekten çok değerli bir yosun olduğunu saptamışlardır
    .
    Spirulina gerçekte mikroskobik boyutlu bir su bitkisidir. 5-10 mm boyutunda ve spiral yapılıdır. Mikro alg üretimi ve tüketimi ülkemiz için bilinen bir konu olduğunu söylemek zordur. Bu nedenle halk tarafından bilindiği söylenemez. Fakat bu konuda son yıllarda gazetelerde sık sık haber yapıldığı görülmektedir. Bu haberlerde ise spirulinanın bir çok konuda çok yararlı olduğu vurgulanarak ticari kaygı ile reklamının yapıldığı gözlenmektedir. Örneğin bir gazetede yarım kg kurutulmuş spirulinanın 500 milyon TL C350$) olduğu bildirilmektedir ki, bu kadar değerli bir madde olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Gerçekten Spirulina bir çok amaçla kullanılmak üzere pek çok araştırmaya konu olmuştur. Fakat piyasadaki fiyatlarına bakılır ise bahsedildiği kadar veya ödenen para kadar değerli olduğunu kabul etmek zordur. Çünkü bu kadar yüksek ücret karşılığı elde edilen yararın aynı değerde olduğu kanımızca tartışma konusudur. Fakat makul fiyatlarda olduğu taktirde bazı amaçlar için kullanılması elbetteki yararlı olabilecektir. Yüksek fiyat uygulaması da yetiştiriciliği cazip hale getiren bir konu olmaktadır. Unutulmamalı ki serbest piyasa arz ve talep dengesinde oluşmaktadır. Bu nedenle uygun bir fiyatla pazarlandığı ve bilgilendirildiği taktirde bir çok ülkede olduğu gibi kullanımının ülkemizde de yaygınlaşması olasıdır.



    Üst: Hasat edilmiş ve toz haline getirilmiş ürünlerAlt : Spirulina üretim havuzları


    Spirulina bir çok amaçla kullanılmaya çalışılmıştır. Bu konuda birinci konu insan gıdası olarak yararlanılmasıdır. Bu ancak çok bol olarak elde edilebilen göller kenarında yaşayan insanlar için söz konusu olabilecektir. Kuru ağırlığının %SO-70'i oranında protein içerir ki bu özelliği ile bitki dünyası içerisinde en fazla protein içeren bir alg olduğu belirtilebilir. İçerisinde pek çok vitamin ve mineral madde vardır. Bu nedenle gıda olarak çok değerli sayılır. Örneğin 20 gr spiruluna bir insanın günlük ihtiyacı olan B vitaminlerini karşılayabilir. Zengin içeriği nedeniyledir ki spirulina gıda dışında bir çok amaçla ve farklı alanlarda kullanılmıştır. Direkt kullanımı yanında ekmek, makarna ve çocukların severek tükettikleri pasta çikulata dondurma gibi gıda maddelerine katkı maddesi olarak katılarak çocukların beslenmesinde yararlanılmaya çalışılmıştır. Piyasada kurutulmuş ve hap haline getirilmiş olarak pazarlandığı görülmektedir. Fakat bir kaç tablet ile beklenen yararın sağlanması da zordur inancındayım. Bu nedenle günümüzde abartılı olarak belirtilen fiyatın düşürülmesi ve gerçek değerinde pazarlanması gerekmektedir. Bu fiyatında kg olarak 20-30 doları geçmemesi gerekir. Zaten Çinde toptan fiyatı 8- 10 dolar dolayındadır.
    Bol olduğu bölgelerde hayvan yemi olarak, tıpta beslenme bozukluklarında, mide rahatsızlıklarında rahatlayıcı olarak, vitamin eksiklerinde ve bazı hastalıklarda iyileştirici veya zengin bir besleyici olarak önerildiği de görülmektedir.
    Bu tanıtımlar sonucudur ki doğadan toplama olanaklarının olmadığı bölgelerde yetiştincilik çalışmalarına girilmiş ve çok başarılı sonuçlara ulaşılmıştır
    YETİŞTİRME:
    Spiruluna kalsiyum miktarı fazla olan göller- de yaşayan bir algdir. Örneğin ülkemizde; Denizli Acı Göl'de var olduğu bildirilmiş olup gölün spirulana üreyen bölgelerinde tuzluluğun %0 80- %0200 oranlarında olduğu bildirilmektedir. . .. pH 8.6, suyun sertlik derecesi ise SBV olarak 50 bulunmuştur ki bu 10 fransız sertliğine eşit olup çok sert bit su ortamı olduğu anlaşılır. Bu nedenle yetiştiricilik ortamının algin ortam isteklerine göre ayarlaması gerekmektedir.

    Spirulina yetiştiriciliği havuzlar veya tank içerisinde yapılır. Su koşulları bakımından istekleri olarak su sıcaklığının oldukça yüksek olması istenir. Bu nedenle ülkemizde yapılacak yetiştirme çalışmalarında sera içi üretim tesisleri planlanmaktadır. Sıcaklık isteği 35-38 2C dir. Yetiştirmede tolerans gösterdiği en düşük sıcaklık 18 QC dir. En yüksek sıcaklıkta 39 QC geçmemelidir. Yetiştiricilik için nitrat miktarının 100 mg/lt den daha az olması ve üre miktarının 1.5 gr./lt den daha az olması istenir. Potasyum ve azot oranının 5'in üzerinde olması büyümeyi durdurur. Alkali açıdan pH'nın yüksek 8.3-10 arasında olması gerekir. Bu nedenle sodyum karbonatlı sular tercih edilir. Işık miktarı kültür yoğunluğuna bağlı olarak ayarlanır. Yüksek densitede yetiştirildiklerinde birbirlerini gölgeleme olasılığı nedeni ile daha fazla ışıklandırma yapılması planlanır. Bu nedenle iyi bir havalandırma yapılarak bütün alglerin dengeli ışık alması sağlanmış olur.
    Genel olarak elips ve kanal şeklinde olan çok büyük havuz ünitelerinde yetiştirilir. Havuzlarda su hafifçe döndürülürken su içerisine kimyasal besi maddeleri (kimyasal gübreler) ilave edilir. Güneşli günlerin fazla olduğu mevsimlerde yoğun bir şekilde üretim sağlanır. Havuzlarda üreyen spirulinalar motopomp ile hasat edilir ve püskütme yoluyla kurutulurlar. Bazı bölgelerde kurutma işleminde güneş ışığından yararlanılır.Pompa ile hasatta genel bir süzme işleminden geçirilen spirulina eğer insan gıdası olarak kullanılacaksa hijyen konularına çok dikkat edilir. Kurutmadan önce spirulanalar iyi bir şekilde temiz su ile yıkanırlar. Kurutma işlemi de özel bir dikkat gerektirir. Özel olarak yapılan makinalar- da usuluna göre kurutulan ürünlerde renk koyu yeşildir. Bu yöntemde kurutma süresi 3 saniye dolayındadır. Üretilen ürünlerin sağlam bir şekilde tutulabilmesi için özel paketleme yöntemleri geliştirilmiştir. Işık geçirmeyen fulya kağıtları içerisinde nemsiz olarak tutulacak şekilde pak etlenirler.




    Ülkemizde ilk spirulina yetiştiriciliği Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik bölümü ile özel bir firmanın işbirliği ile sağlanmıştır. Daha sonra bazı özel işletmeler kurulmuş olup bu konudaki iki örnek yukarıda sunulmuş bulunmaktadır. Bu örnekler ülkemizde de alg üretimlerinin başarılı şekilde yapılabileceğini göstermektedir.


    MAKRO ALG TEİŞTİRİCİLİĞİ
    KELP Nedir ? Kelp makroalg olan..

    Kelp yani Laminaria gurubu makroalgleri bizler genelde deniz yosunları olarak biliriz. Barındırdığı vitamin,minareller ile uzak doğuda insan beslenmesinde eskiden beri öğünleri oluşturmaktadır.
    Kaliteli yemlerin içeriğinede girmektedir.
    Kelpler okyanusların en büyük yosunları. Deniz tabanında kayalara tutunup, sarmaşık gibi okyanus yüzeyine kadar uzanıyorlar. Boyları 2 ila 30 metre arasında değişiyor. Dev kelpler (macrocystis pyrifera) 60 metreye kadar ulaşabiliyor. Bunlar yaz aylarında günde 30 ila 60 cm arasında boy atıyorlar. Koloniler oluşturduklarından, kelpleri tanımlarken orman tabiri kullanılıyor. Soğuk suları (4 ila 20 derece arasında) tercih ediyorlar. Büyümeleri fotosenteze bağlı. Temiz, planktonu zengin ve nispeten berrak suları seviyorlar. Kelplerin su altında dik bir şekilde durmalarını yapraklarının hemen altında tohuma benzer hava yastıkları (pneumatocysts) sağlıyor. Ömürleri türlerine ve okyanus koşullarına göre 1 ila 7 yıl arasında değişiyor. En meşhurları ABD`nin Batı sahillerinde olmakla birlikte, Batı Avrupa (özellikle İskoçya), Kuzeydoğu Asya, Güney Afrika, Güney Avustralya ve Yeni Zelanda ve Güney Amerika`nın Batı Sahillerinde de yaşıyorlar. Kelpler bulundukları ortamda, birçok canlıya ev sahipliği yaptıklarından, kendilerine özgü bir eko-sistem yaratıyorlar. (Bu kısım Ç.Erciyes ‘den alıntıdır )
    Yukardaki kısımla genel bilgileri edindikten sonra Kelp yani Laminaria türü yosunlara odaklanalım.
    https://aliselim66.wordpress.com/2010/02/14/kelp-nedir/




    Sucul ortamın ekonomik bitkileri; makro algler

    http://www.dunyagida.com.tr/haber/sucul-ortamin-ekonomik-bitkileri-makro-algler/5043
    Makro algler, denize veya okyanusa kıyısı olan bölgelere insanların yerleşmesinden itibaren önem kazanan bitkisel su canlılarıdır.
    İlknur AK
    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi,

    e-mail: ilknurak@gmail.com


    Özet
    Çok hücreli ökaryotik organizmalardan olan makro algler denizlerin önemli canlı kaynaklarından biridir. Deniz yosunu olarak da adlandırılan bu canlılar zengin içerikleri nedeniyle gıda, fikokolloid, ziraat, eczacılık, tıp ve enerji gibi birçok endüstriyel alanda değerlendirilmektedir. Dünya genelinde, 43 ülkede toplam 291 makro alg türü kullanılmaktadır. Üretilen 28 milyon ton deniz yosunun 800 bin tonluk kısmı doğadan toplanırken % 94’ü yetiştiricilik yoluyla elde edilmektedir. Deniz yosunları endüstrisi, dünya ekonomisine yaklaşık 5 milyar USD katkı sağlamaktadır. Ülkemizde ise, makro alglerle ilgili olarak akademik düzeyde üretim çalışmaları bulunmasına rağmen ticari üretime bir türlü geçiş yapılamamıştır. Alg üretimine yönelik üniversite – sanayi işbirliği projeleri oluşturularak ülkemizin de bu büyük pazarda bir an önce yer alması sağlanmalıdır.

    3. Sonuç

    İnsanlık tarihi boyunca birçok alanda kullanılan alglerin, günümüzde de birçok ülkede kullanımı devam etmektedir. 2014 yılı FAO verilerine göre makro algler, yetiştiricilik yoluyla elde edilen denizel ürünlerin toplamının % 28’ini oluşturmakta, üretimin ekonomik büyüklüğü ise 5 milyar doları bulmaktadır (FAO, 2015). Ülkemizde ise makro alglerle ilgili olarak akademik düzeyde üretim çalışmaları bulunmasına rağmen ticari üretime bir türlü geçiş yapılamamıştır. Su ürünleri yetiştiriciliği teşvik konuları içerisinde de yer alan alg üretimine yönelik üniversite – sanayi işbirliği projeleri oluşturularak ülkemizin de bu büyük pazarda bir an önce yer alması sağlanmalıdır.

    Yazının tamamını burdan okuyunuz : http://www.dunyagida.com.tr/haber/su...ro-algler/5043




    Makroalg ilgili görsellerden bilgiler alabilirsiniz.
    https://www.google.com.tr/search?new...HAFtTc#imgrc=_
    Konu cumhur gezen tarafından (24.02.18 Saat 15:42 ) değiştirilmiştir.
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  2. #2
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    54
    Mesajlar
    2.690
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: Makro alg - Mikro alg Nedýr ?




    Klekkeriet: SES, sekiz yıldır, denizde mümkün olduğunca etkili biçimde tarlar yetiştirmeyi ve en iyi tarestammayı bulmayı araştırdı. İşte Frøya'nın ötesinde denizdeki ana bitkilerden alınan tohumlar. (Fotoğraf: Deniz Yosunu Enerji Çözümleri)

    KAZANILAN ENERJİ ÇÖZÜMLERİ

    Beş ayda 1 santimetre ile 1.5 metre arasında büyürler. Şimdi yeni milyarder sanayiimiz olabilirler

    "Yeni ve büyük düşünmeye cesaret edelim.

    "Ocak ayında 1 santimetre uzunluğunda kesim çıkardık. Mayıs sonunda 1.5 metre uzunluğunda ve hasat edilmeye hazır. Deniz Biyolojisi uzmanı Kaia Kjølbo Red, Teknik Yönden Teknik Yeşilardan Enerji Çözümleri başlıklı yazıda tamamen hastalanıyor.
    2050 yılına gelindiğinde, Norveç 20 milyon ton deniz yosunu üretebilir ve dara toplamı 40 milyar dolara ulaşabilir. Bu, 2012 yılından itibaren okyanustaki değer yaratımı üzerine bir Sintef raporunun sonuçlarından biridir.
    "Zamanda öngörmek zor. Sintef'in Yosunlama ve Hedef Teknoloji Merkezi'nde buğday ekimi için araştırma grubu başkanı Aleksander Handå, yeşillik ve yosunların yeşil kaymanın merkezinde yer alacağına dikkat çekti.
    Sintef'in gelecek senaryosu bunun bir parçası olmak istiyorsa, bir üretim patlaması olmalı. 2014 yılında , 28.5 milyon ton makroalg üretildi - küresel. Üretimin yüzde 95'i Asya'daki su ürünleri yetiştiriciliğinden kaynaklanmaktadır. Ama daha sonra hakkında daha fazla.
    not: google çeviridir.

    -----------------------------------------------------------------------------------
    Norveç ALG konusunda epeyce gelişme göstermiş vede geleceğin sanayisi ve gıdası olarak görmektedir.
    Balıkçılar açısından bakarsanız ALG ile beraber birçok uygulamada yapılmaktadır !!?

    Buradan resim olarak bakarsını => 113 best Seaweed images on Pinterest | Seaweed, Seaweed wrap and Art nouveau

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  ALG.jpg
Görüntüleme: 58
Büyüklüğü:  54.6 KB (Kilobyte)
ID:	16248


    ALG'LERİN KULLANIM ALANLARI
    http://w3.gazi.edu.tr/~tahir/alg/kullanim.htm

    Ülkemiz balık yetiştiriciliği için Devlet destekli çok hızlı büyüme yaşamıştır,; 12.02.2015de yayınlamışız !!? Tahmini Su Ürünleri Üretim Değerleri
    2014-2023 yılları toplam su ürünleri ve yetiştiricilik üretim tahminleri



    Tahmini değerler (Yetiştiricilik : Doğrusal regresyon; Toplam Üretim Hareketli ortalamalar)
    BSGM 2016 yılı verisine bakarsak :
    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  üretim.jpg
Görüntüleme: 13
Büyüklüğü:  91.3 KB (Kilobyte)
ID:	16247

    2023 yılında 361.588 ton üretim tahmini verilirken, 22.01.2018 yılında Koruma alanı gerçeği Koruma Alani Gercegi Nedir !? konusundaki videoda Bayram hoca 1,5 milyon tona çıkacağız diyor !!? 5 Yılda hedefi 5 katına çıkarttılar !!? Buda 5 katı yem ihtiyacı demektir !!?
    Dünya Balık unu yağı sektörü;
    Dünyada toplam 33 milyon ton balık işlenerek, 6.3 milyon ton balık unu,
    1.1 milyon ton balık yağı elde edilmektedir. Yani kullanılan balın %19’u balık unu, %4’ünü balık yağı oluşturmaktadır.
    Diğer bir ifade ile, 1 ton balıktan 190 kg un, 33 lt yağ elde edilmektedir
    Kaynak: 10. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresi • 5-7 Eylül 2012 • Konya
    Türkiye’de Balık Unu ve Yağ ı Üretimi ve Ticareti: Mevcut Durum, Sorunlar ve Çözüm Önerileri Murat EMİR1 muratemir@omu.edu.tr Hasan Oğuz KARADAĞ2 hasanoguzkaradag@hotmail.com Fatih EGE3 Vedat CEYHAN1

    Türkiye
    Türkiye’de genel olarak hamsi balığının balık unu yağı üretilmektedir. Bunun için protein yağ miktarı açısından çok zengin ve besleme değeri yüksektir.
    Genel olarak 1 ton hamsi balığından 150-160 kg balık unu, 80-90 lt balık yağı elde edilmektedir.
    Kaynak 1. www.akuademi.net/da/DOGU2/d244.pdf
    Orta Karadeniz Bölgesindeki Balık Unu Fabrikalarında 1994-95 Av. Sezonunda İşlenen Balıkların Kompozisyonunun İncelenmesi. Emin Özdamar, Orhan Aral. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sinop Su Ürünleri Fakültesi.
    Kaynak 2. Fırat Üniv. Fen ve Müh. Bil. Der. Science and Eng. J of Fırat Univ. 18 (2), 197-203, 2006 18 (2), 197-203, 2006 Sinop İli Balık Unu-Yağı Fabrikalarının Mevcut Durumu ve Türkiye Balık Unu-Yağı Üretimindeki Yeri, Önder YILDIRIM Muğla Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, 48000 Muğla.


    Balık yetiştiriciliğinde her 1 kg canlı artışı için 2 kg yem hesaplanır. Fakat pratikte çipura ve levrek için, 2.5-3 kg yem harcayarak 1 kg balık ağırlığına ulaşılır.


    Su ürünleri yetiştiriciliğinde iyi tarım uygulamaları destek miktarı kilogram başına 25 kuruş olarak tespit edildi.
    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının "Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde İyi Tarım Uygulamaları Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak, 1 Ocak 2017'den geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.
    Geçen yılın haziran ayında 2017 yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Bakanlar Kurulu kararı ile su ürünleri yetiştiriciliğinde iyi tarım uygulamaları destekleme ödemesi yapılmasına karar verildi.
    Bu kapsamda hazırlanan ve bugün yayınlanan tebliğle bir yetiştiricinin bu desteklerden faydalanabileceği miktar, çipura, levrek ve alabalık türlerinin toplamı için en fazla 250 bin kilogram ile sınırlı tutuldu.
    NOT: konun detaylarına bakınız =>
    Koruma Alani Gercegi Nedir !?
    Denizlerimiz 1.5 milyon ton balık yetiştirmek için gerekli olan yemi karşılaması mümkün görünmüyor, dışarıdan alım maliyetleri yükseltiyor !! ALG yemi alternetif olarak görülmekte.
    ALG bazlı yemi dışarıdan mı alacağız yoksa kendi sularımızdamı yetiştireceğiz !!?
    ALG YETİŞTİRME: Anladığımız 2 tür alg var
    Mikro alg sıcak denizlerde yetişecek : AKDENİZ
    Makro alg serin denizlerde yetişecek MARMARA - KARADENİZ

    Ülkemizde ilk spirulina yetiştiriciliği Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik bölümü ile özel bir firmanın işbirliği ile sağlanmıştır. Daha sonra bazı özel işletmeler kurulmuş olup bu konudaki iki örnek yukarıda sunulmuş bulunmaktadır. Bu örnekler ülkemizde de alg üretimlerinin başarılı şekilde yapılabileceğini göstermektedir.
    ALG yetiştiriciliğinde kçk işletmeler şekli, ile balıkçılara alternatif iş sahası açılacak mı ? Yoksa '' OLİGARK '' şirketlere verilerek büyük ölçekli yetiştirme alanları tahsis edilip BALIKÇI madur mu edilecek !!? Deniz üstü HES-RES örneği gibi !?
    DENİZÜSTÜ HES RES Olacak mı ?

    Asıl merak ettiğimiz ise 1.5 milyon ton balık üretimi hedefi nerden kaynaklanıyor avrupa ülkeleri balık yetiştirme işinden çekiliyorlar mı !?

    Balıkçılık örgütlerinin bu tür konularda araştırması varmı !!?

    Makroalg yetiştiriciliğini sadece balık yemi yapınmı olarak düşünmemek lazım !! geleceğin gıdası = sektörü olacağı kesin.
    Konu cumhur gezen tarafından (25.02.18 Saat 19:53 ) değiştirilmiştir.
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  3. #3
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    54
    Mesajlar
    2.690
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: Makro alg - Mikro alg Nedır ?

    Gıdaların geleceğinde böcekler, yenilebilir paketler, deniz yosunları ve çok daha fazlası var.

    Böceklerden yapılmış yiyecekler, tüketilebilir paketler, deniz yosunları ve yüksek teknoloji ürünü çatı bahçeleri. Geleceğin gıdaları köşeden dönmek üzere.
    Dünyanın bugünkü nüfusu 7.2 milyar kadar ve Birleşmiş Milletler önümüzdeki 12 yıl içinde bu rakamın 1 milyar artmasını ve 2050 yılına dek ise 9.6 milyara ulaşmasını bekliyor. Günden güne artan insan popülasyonunun ihtiyaçlarını karşılamak için gıda sistemi bir geçiş aşamasında. Daha verimli üretmeye, taşımaya, satmaya ve daha fazla gıda üretimine ihtiyacımız var, fakat hangi gıdalar ve hangi taşıma metodları bizim için en uygun olanlar?
    Yeni bir yılın başındayız ve bir on yılın ise sonunda. Gıda sisteminin farklı uzmanları ile bir araya gelerek uzmanların mesleki kehanetlerinin neye benzediğini kendi cümleleriyle belirlendi. Her röportaj açık ve kısa olması için orijinal yayıncı tarafından düzenlendi fakat görüşler uzmanların kendi fikirlerini yansıtıyor.
    Koltuklarınıza yaslanın, bu vahşi bir gezinti olacak.
    Kevan Main
    Sarota Mato Aquaculture Araştırma Parkı, deniz ve tatlısu su ürünleri araştırma programı yöneticisi
    Büyük tahmin: daha fazla deniz sebzesi yiyeceğiz ve geleneksel sebzeleri daha tuzlu ortamlarda yetiştirmenin yollarını bulacağız.
    Gelecekteki en büyük yarış: Tatlı su bulunabilirliği
    Tüketiciler tükettikleri yiyeceklerin nereden geldiği konusundaki iyi bilgi kaynaklarına daha fazla ilgi duyuyor. Bu daha fazla niş yiyecek kaynağı ile birlikte gelecek. Çevremizdeki endişelerimizi karşılayan, aynı zamanda yerel yemekler sunan Amerika Birleşik Devletleri’nde çevresel endişelerimizle örtüşen ve aynı zamanda bölgesel deniz ürünleri üretmeye başlamanın yollarına bakıyoruz.
    Entegre bir su ürünleri yetiştiriciliği sistemi aslında birbirinden beslenen birden fazla ürünü birbirine bağladığınız bir gıda üretim sistemidir. Balığınızı beslersiniz ve balık da sistemin diğer bileşenlerini besler.
    Çalışmalarımın çoğu deniz kuşkonmazı ve deniz semizotu gibi balık ve bitki sistemlerine odaklandı. Deniz yosunu ile ilgili büyük bir potansiyel var. Meslektaşlarımın çoğu, deniz yosunları büyük deniz azotu tüketicisi olduğu için (denizdeki çözünmüş halde olan azotun ve fosforun seviyesini aşağı çektikleri için) onlarla çalışıyor. Henüz büyük bir üretim yok fakat zamanla artacak.
    Geleneksel olarak yetiştirilen sebzelerin geleceğinden endişeliyim. Bunların bir kısmının okyanuslar gibi daha tuzlu ortamlarda yetiştirilmeye adapte edilmesi kapıyı açacak olan anahtar. Zaten tuzluluğa karşı dayanımı olan domatesler ve turplar var ve hedef deniz tuzluğunun yarısına kadarki bir tuzluluğu tolere etmelerini sağlamak olacak.
    Rebecca Baldwin
    Florida Üniversitesi’nde profesör ve entomoloji lisans koordinatörü. Eklembacaklılar için bir hayvanat bahçesi programı sürdürüyor ve Etsy’den bir elektrikli hamamböceği takıyor. Onu roach brosh olarak tanımlıyor.
    Büyük tahmin: Gelecek entomofaji’de. Bu böcek yeme eylemi.
    Bu, dünyanın bir çok yerinde halihazırda olan bir şey, sadece Mexico’da 500’den fazla böcek türü tüketiliyor fakat Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO böcek türlerini bir gıda kaynağı olarak daha yeni teşvik ediyor. Mahsüllerde musibet mi var? Böcek yiyin.
    MgGill Üniversitesi’nden bir grum MBA öğrencisi bir kaç yıl önce ekmek ve ekmek ununun içine proteince zengin böcek ununu karıştırarak yoksul insanlara besleyici gıdalar ulaştırmak üzerine geliştirdikleri bir proje ile $ 1M’luk bir Hult ödülü kazandı. Yakın zamanda Livin Farm Hive’ın Kickstarter’da kurtçuklar üzerine bir kampanyası vardı. Bu, mutfağınızdaki kırıntılarla besleyebileceğiniz bir böcek grubu ile başlattığınız bir kittir. Böcekler büyüdükçe daha aşağı taşınırlar ve sonuçta, en aşağıda pişirip yiyebileceğiniz kurtçuklarınız olur. Bu ülkede muhtemelen kurtçuklar ve çekirgeler olacak, çünkü zaten evcil hayvan yemi için halihazırda bir sektör var ancak böcekler şu an için gıdalarda bir kusur olarak görülüyor. USDA’nın böcekler için tolere edilebilir seviye sınırları var; her 10 gramda 2500 yaprak biti yada her 50 gram tarçında 400 böcek parçacığı gibi. Fakat böceklerin yiyecek olarak yetiştirilmesi için daha çok lobicilik faaliyetleri yürütülecek. Bazı insanlar böcekleri “kara karidesleri” olarak adlandırmak istiyor ve muhtemelen “böcek mutfağı” ismini taşıyan ve manav benzeri bir segment oluşacak.

    Hudson Riehle
    Ulusal Restoranlar Derneği kıdemli araştırma başkan yardımcısı
    Büyük tahmin: Yiyecek servisleri, evde pişirilen yemekleri geçmeye devam edecek ve teknoloji yiyecek servisinin işleyişini değiştirmeye devam edecek. Restoran trafiğinin %60’ı teslimat ve dağıtımda ve bu sektör büyümeye devam ediyor.
    Restoran endüstrisi büyük bir güç haline geldi. 2017’de restoran endüstrisi çalışanları 1 milyar lokasyonda 14.7 milyon kişinin istihdam edildiği 799 milyar dolara ulaştı. Toplam gıda harcamalarına bakarsanız kabaca yarısı ev dışı tüketim pazarı; bu da demek oluyor ki gıda üretimini kendi üretimimizden daha çok dışarıya yaptırıyoruz. Bu eğilim önümüzdeki on yıl içinde artarak çoğalacak.
    Tipik bir müşteri restoranlar ve mutfak hakkında her zamankinden daha sofistike ve yemeğin arkasındaki hikayeyi bilmek konusunda daha istekli. Teknoloji giderek artan bir şekilde tüketicilerin menü öğeleri ve bunların tedariğiyle ilgili bilgilere erişime izin veriyor – tedarik menüleri ve online rezervasyon sistemleri kadar kaynak ve beslenme bilgilerini getirebilen hızlı entegrasyonlara da bakıyoruz ve akıllı telefonlar kişilerin nasıl sipariş verdiği ve ödediği üzerinde çarpıcı bir etki göstermeye devam edecek.
    Robotlar restoran çalışanlarının işlerini ellerinden alacak mı?
    Bankacılığa ve ATM’lerin gelişimini düşündüğümüzde otomasyonun katkısı oldu, yani ATM’ler nihayetinde veznecilere ve banka yöneticilerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmadı. Restoran işçiliğinin nasıl kullanıldığı halihazırda değişiyor ve personel yüksek düzeyde müşteri hizmetlerine yeniden tahsis edilmekte. Tüketicileri yiyecek servisi kullanmaya yönlendiren şey, iki yönlü: kolaylık ve sosyalleşme. Yiyeceklerimiz konusunda kolaylık ön planda tutulduğunda, bu kolaylığı geliştiren teknolojiye daha fazla önem verilmektedir.
    Jim Anderson
    Florida Üniversitesi Sürdürülebilir Gıda Sistemi Enstitüsü Müdürü ve daha önce WorldBank’ın Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Küresel Programı’nın lideri
    Büyük tahmin: Su ürünleri yetişticiliği vahşi balıkçılığı hakimiyeti altına alacak. Tüketilebilir balıkların üçte ikisi 2030 yılına kadar yetiştiricilikten gelecek.
    Amerika Birleşik Devletleri, su ürünlerinin %90’ını ithal ediyor ve 5 tür grubu – karides, somon, orkinos, tilapya ve yayın balığı – bu pazarın %76’sını oluşturuyor. Orkinos hariç çoğunlukla çiftlikten gelir.
    Su ürünleri, esasında balıkçılık yada kabuklu su ürünleri yetiştiriciliği, en hızlı büyüyen gıda sektörü fakat ülke son 30 yıldır hemen hemen hiç bir yere gitmedi. Vahşi balıkçılıkta ise göz ardı edilebilir bir büyüme var. Her vahşi balıkçılık operasyonu eğer iyi idare edilseydi dünya arzına biraz daha ekleyebilirdik. Eğer balık yiyeceksek, su ürünleri yetiştiriciliği bunun olacağı yer. 1990’ların başında Birleşik Devletler ve Norveç benzer su ürünleri üretimine sahipti. Şimdi Norveç, Birleşik Devletler’in 7 katı kadar bir üretim hacmine sahip.
    İnsanlar bilgi eksikliği yüzünden bu günlerde yanlış şeylerden endişe ediyorlar. Somon çiftlikleri gibi şeylerden korkuyorlar. Balıktan endişe etmek istiyorsanız, Çin ve Güneydoğu Asya’dan gelen tilapya ve karidesten endişelenmelisiniz. İthal ettiğimiz tüm yerlerde ne olduğunu gerçekten bilmiyoruz. Fakat Amerika Birleşik Devletleri bunu doğru yapacak ve en iyi uygulamaları belirleyebilecek durumda.
    Su ürünleri yetiştiriciliğinin yükselişine engel olan nedir?
    Tarımda, kara tabanlı üniversitelerin gösteri yaptıkları çiftlikler var. Peki konu su ürünleri yetiştiriciliğine geldiğinde neredeler? USDA geleneksel tarım üzerine yoğunlaşmakta ve üniversiteler bu hayvancılık bölgesinde yetersiz finanse edilmektedir. İstiridye ve tarak gibi çift kabukluların yetiştiriciliğinde Florida’da yapmak akıllıca fakat kabukluların tohum stoğu yalnızca bir – iki yerden geliyor ve bu, durumun üstesinden gelmek için bir engel.

    Dorota Haman
    Florida Üniversitesi Tarım ve Biyolojik Mühendislik Departmanı Başkanı
    Büyük tahmin: Haman’ın kendi araştırması sulama ve su yönetiminde, ve su yönetimi gıdaların geleceğinde daha önemli hale gelecek. Fakat büyük değişim robotlarla, dronlarla ve akıllı paketleme ile gelecek.
    İhtiyacımız olan gıdayı üretmenin tek yolu daha hassas ve üretken olmaktır. Optimizasyon bir çok otomasyonu içerecek (sahadaki her şey dronlar ve robotlar tarafından yapılacak) ve israf azaltılacak. Atıklar büyük bir problem. İhtiyacımız olanı 9 milyar insan için üretiyoruz ve sadece hata yapıyoruz. Sahada kalan kusurlu sebze ve meyvelerden bahsetmiyoruz.
    Gelecek, gıda lojistiği, gıda taşımacılığı ve gıda saklamacılığı ile ilgili olacak.
    Raf ömrünü “akıllı paketleme” yöntemleri ile uzatabileceğiz. Size bulaşan şeyin nereden geldiğini anlamanızı sağlayacak olan paket sensörleri, sıcaklık, nem ve kirleticilere maruz kalma gibi konularda daha fazla izlenebilirliğimiz olacak. Gıdaların ne kadar seyahat ettiğini gösteren basılabilir etiketler, yenilebilir ambalajlar ve gıdaların pH’ına göre renk değiştiren paketler olacak.
    Gıda üretimi kentsel alanların içine; muhtemelen dikey çiftliklere ve çatı bahçelerine taşınacak. Bu bölgeseldir ve taşıma – lojistik ihtiyaçlarını devre dışı bırakır. Ayrıca gıda atıklarını kullanılabilir enerjiye çeviren anaerobik tanklardan daha çok görmeye başlayacağız.
    Josh Sigel
    Evde yemeklerin planlanması, satın alınması, hazırlanması ve pişirilmesini birbirine entegre eden yeni bir gıda teknolojisi şirketi Innit’in CEO’su
    Büyük tahmin: Yapay zeka, geleneksel tarifleri ve yemek kitaplarını yok edecek, beğenilerinizden, sevmediklerinizden, alerjenlerinizden ve mutfağınızda o anda olan malzemelerden yola çıkarak otomatik tarifler önerecek.
    Bir düğmeye basarak kişiselleştirilmiş yemekler yapabileceksiniz, içeriklerini kapınıza kadar sipariş edebileceksiniz, akıllı yemek talimatları oluşturup akıllı aletinizi çalıştırabileceksiniz. Bu nerede olduğunuzu bildiğiniz kağıt harita ile nereye gideceğinizi bildiğiniz GPS arasındaki fark.
    Sensörlerin çoğalmasıyla birlikte birbiri ile bağlantısı olan daha fazla mutfak aleti göreceğiz ve bu aletlerin birbiri ile anlaştığını göreceğiz: buzdolabınız yediğiniz ve ona verdiğiniz pişirme talimatlarına uygun olarak sipariş verecek. Evinizi, yeme alışkanlıklarınızı ve mutfağınızı birbirine bağlamak için teknolojiden faydalanarak ailenizle daha fazla vakit geçirebileceksiniz.
    tampabay.com adresindeki yazıdan Türkçe’ye adapte edilmiştir.

    http://www.denizdenbabamciksa.com/gi...-paketler.html

    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. BALIK UNu NEDİR ?
    By cumhur gezen in forum Kültür Balıkçılığı
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 19.09.13, 10:15
  2. Cevap: 4
    Son Mesaj: 27.09.12, 17:01
  3. Mikro alğler resimler
    By Hıcaz in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 09.08.09, 14:41
  4. Mikro Algler
    By Hıcaz in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 27.04.09, 23:33
  5. Mikro Dünyanın Canlıları(Planktonlar)
    By Hıcaz in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 27.04.09, 23:24

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM