Sayfa 1/2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: maramara salyadan batıyor

  1. #1
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Yaş
    38
    Mesajlar
    24
    Tecrübe Puanı
    12

    1 maramara salyadan batıyor

    maramara denizi salaydan batıyor bu yılda çok salya bubun bir çaresi yokmu maramara denizinde avcılık yapılmıyor denize ağ atanlar sabahlara kadar ağlarını alamıyorlar bi çaresine bakılmalı

  2. #2
    Reİs tolgakertik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Yaş
    42
    Mesajlar
    241
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Aynen arkadaşım nerede avlanıyorsun bilmiyorum ama bizim burası (Gemlik kurşunlu) son 10 gündür berbat durumda yıldız poyraz bizim kıyılara bütün salya kaykayı yasladı 2 gündürde imbat var içerisi çöplük gibi ne ararsan var
    Dolayısıylada balık falan yok oldu gitti.
    Bence balıklarda haksız değiller.

    Çareden bahsetmişsin Bana göre bu konu başına gelen kişilerden başka kimse için hiçbirşey ifade etmiyor kimse bunu sallamıyor sadece burada yazıyoruz denizde de eziyetini çilesini çekiyoruz.
    Bu işin sonu geçen bir büyüğümüzün yazdığı gibi deniz kendi önlemini kendi alıyor.
    Sonunda avlanılamaz denize girilemez noktaya gelince eğer ki balıklarada yaşamaya bir alan kalırsa belki doğa kendi döngüsünü sağlar.

  3. #3
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Denizlerdeki salya sorununun nedeni denizlere verilen kirliliktir. Marmara Denizine "derin deşarj" adı altında altında tüm pislikler Marmara Denizinin dibine basılmaktadır.

    Derin deşarj yöntemi ile evsel ve endüstriyel atıkların dip akıntıları sayesinde kaybolacağını düşündüler ama yanıldılar. Çünkü verilen atıksu miktarı çok yüksek bu da denizde salya oluşumunu artırıyor.

    Marmara bu konuda can çekişiyor.
    Salya sorunu çok basit bir hadise değildir.
    Bu sorunun reel çözümüne bakılacak olursa, Karadeniz'den Marmara'ya kadar olan tüm ülkelerin atıksularının ileri biyolojik arıtmaya tabi tutulması gerekmektedir.

    derin deşarj methodu Marmara denizinin dip yapısını mahvetti. pislik yığıldı. balık bu pisliğin içine yumurta dökse ne olacak

    2 Yıl kadar önce Levent Artüz Marmara denizinde yaptığı çalışma sonuçlarının İbb başkanı Kadir Topbaşa aktarınca belediye ileri biyolojik arıtma tesisi yapmaya başladı. ancak yapılan ileri biyolojik arıtma tesisi de 1,5 milyon kişinin atıksularını artmaya yönelik

    Bu tesis tamamlansa bile istanbul'un atıksularının sadece %10 u gerçek anlamda arıtılabilecek

    Marmara'nın kendi pisliğinden kurtulması için bu arıtma tesisinde en az 10 adet yapılması gerekli bu da büyük maliyet
    Ancak bunun yanısıra kirlilikle mücadelede bazı biyolojik sistemlerde var. sorunun çözümü buradan geçiyor. yani belediyeden daha fazla ileri biyolojik arıtma tesisini yapmasını belirtmek lazım.
    Yoksa bu sorun sonsuza kadar devam eder.
    Bünyamin

  4. #4
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Yaş
    38
    Mesajlar
    24
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    ben daha çok kara denizde avlanıyorum geçmiş yıllarda marmarada avlanıyorduk kaykaya bi çare bulunmalı ben çaresini biliyorum bunu kısa zamanda paylaşıcam

  5. #5
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    272
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    2002-2004-Av dönemine ait bizim hazırladığımız sirkülerde (minik taslak) Adalarda (Kınalı, Burgaz gibi) dağınık yüzeyden akan kanalizasyonlar hiçbir arıtmaya tabi olmadan kıyıdan belli bir açıklığa verildi. Nasıl olsa göz görmüyor gibisinden balıkların esas yaşam alanı olan 20-50 mt. derinlikteki etkisi facia olur. Bu işin ekonomik boyutuna bir şey diyemeyiz. Bize göre adaların tüm kanalizasyonu bir yerde birleşip kıyıya en yakın noktadan ( Anadolu sahil şeridinde toplanmalı, diğer kollektörlere bağlanmalı. ANCAK: İstanbul Boğazı'nın dip akıntısına (57 mt. derinliğe) verilen dip akıntısı Karadeniz'e götürür diye düşünülen (sadece katı atık tutulan) arıtılmadan verilmesi bütün balıklarımızın yatak ve geçiş yaptığı İstanbul Boğazı'nın kışı bu derinliklerde geçirmek isteyen balıklar açısından şelale gibi toplu halde gelen pis su denizdeki canlılar için tam bir FACİADIR. Teknolojik parasal boyutuna bir şey diyemeyiz ama doğru olduğunu düşündüğümüz kıyılardaki tüm fabrikalar dahil tüm atık sular (BAHÇE SULUYABİLECEK HALE GELDİKTEN SONRA bazı devremülkler,oteller gibi) Karadeniz'in İstanbul Boğazı'na en yakın derinliği 2000mt. olan yere verilmelidir. 2 Km. de açığa doğalgaz borusunun geçtiği gibi verilirse herhalde bu sorun kısmen çözüme kavuşur. Arıtmalar hiç bir şekilde Marmara'da dibe verilmemelidir.TV'de Marmara'daki fay hattı görüntüleri verilirken 1300 mt. derinlikte fay kırığının yanında kameraya yansıyan balıkları gördüğümüze göre demekki o derinlikte bile oksijen var.Bu iş ancak ozaman belli ölçüde bir kerede düzene girer. Karadeniz'deki hidrojen sülfürsüz yaşam alanı satıhtan 200mt. derinliğe kadardı. II. Dünya savaşından sonra gerek nüfus gerek sanayıleşme sonrası v.s. Nato gemisinin son araştırması 90'lı yıllar ortasında bu yaşam alanının satıhla 80-100mt. ortalama 90mt. olduğunu söyler. Birde görüş alanı berrak sularda bile 40-50mt'nin altından sonra gün ışığı yeteri kadar ulaşmaz.Balıklara hiç yaşam alanı kalmaz ise kötü sonuçları yaşarız. Buna birde daralan yaşam alanlarında endüstriyel balıkçılığın hunharca balık soykırımını eklerseniz,sonuç bellidir.2002'de böyle yazmışız,diğer balıkçılık konusunda acil yapılması gerekenlerle birlikte,esnaftan,halktan,olta malzemesi, dalış malzemesi, satanlardan,velhasıl denize aşık tüm gönüllülerden yüzlerce imzayla birlikte bütün yetkililere ilettik sonuç SIFIR değil daha kötü oldu.Bağır bağır kulak sağır.Sonra tüpgeçit yapılmadan önce devlet demir yolları binasında (FB) 2,5 saat birifing verdik gene bu konuyu dilimiz döndüğünce anlattık,yapımcı firmadan gelenlerde ordaydı.İstanbul'a vize koyalım diyordunuz,iki tane 7lik deprem olacak diyorsunuz bunu yapmayın bu yapacağınız işin 1000 katını yapsanız bu arıtmaların,denizi kurtarmanın yanında esamesi okunmaz dedik. Balık Islak Altındır, bu ülkede 50 yıldır ıslak altın hortumu var. Arıtmalarla birlikte şu balıkçılığın Anayasasini birlikte inşa edelim dedik dilimizde tüy bitti. Tık yok, maşallah tın tın.Saygılar.
    Baba Yalçın

  6. #6
    Balıkçının Dostu
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    201
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    dğerli arkadaşlar : lütfen beni yanlış anlamayın BALIKÇI/KOOP-TEKNİK/UZMAN-AKADEMİSYEN-TÜKETİCİ/STK paydaşlığı/birlikteliği sağlanmadan,zemini oluşturulmadan sucul kaynakların üzerindeki olumsuz/yıkıcı baskılara birkaç duyarlı insan'ın cılız çığlığı ölçüsünde karşı durulur...sonuçta karşı durmuş olmanın vicdanen rahatlığı yaşanır...ilgili kesimler arasında paydaşlığı hayata geçiremezsek : BALIKÇILIK/KAYNAK YÖNETİMİNİ (bakanlık,il/bölge kamu/yerel vb.) denetleyemeyiz proje önerip yaptırım uygulayamayız....saygılarımla
    Halit KONANÇ
    balıkçınındostu.....

  7. #7
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    272
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Değerli insan, Halit Konanç daha önceki methiyenize teşekkür etme fırsatı bulamamıştım. Balıkçılıktan bilgisayara bulaşma fırsatım olmadı, 60 yaşından sonra kızımla bilgisayar yüzünden köşekapmaca oynadık adeta sınavlar v.s. daha önceki methiyeleriniz için çok teşekkür ederim. Ben eğer denizde değilsem burda yazı yazıyorsam eğer durum vahim demektir tanıyanlar bilir. 1990 yılından bu yana
    katıldığım toplantıların sayısını bilmiyorum. O toplantılara gitme sebebim ordan hiçbirşey çıkmayacağını adım gibi bilerek gidiyordum işin acı yanı onların yüzüne baktımmı içlerini okurum konuya vakıf olan bürokrat yetkili siyasiler medya ayağı olursa diye, bugüne kadar esaslı birisine konuya vakıf olan kafasında ışık yakabileceğim birisine maalesef rastlamadım, rastladım diyelim beşibiyerdeler herdevrin milletvekillerini,başbakan bakanlarını anında yakın markaja alıp işi bitiriyorlar,50 yıldır bu sistemi çeşitli palavralarla çok güzel işlettiler,benim kendime vazife edindiğim konu denize şükran borcumu ödemek gelecek nesillerede birşeyler kalmasını sağlıyabilmek,balıkçılık konusunda neler yapılması nerelerde ne şekilde yapılması gerektiği konusu.Birde ekmek davası, ekmek derken bazıları gibi deveyi hamuduyla götürmek değil, bir fırın ekmek değil.Niye Baba Yalçın, balıkçı esnafının, balıkların koruyucusu, diğer bir anlamıda denizlerin bu durumundan dolayı ayvayı yedi anlamında. Beni yanlış anlamayın demişsin sizi asla yanlış anlamam tersine yazılarından altın gibi bir kalbe sahip olduğunu zannediyorum.Bir kere Rumuzunmu diyeyim,refaransınmı Balıkçının Dostu demişsin daha ne olsun.Paydaşlık AB bültenlerinde rastladığım bir konu bazıları sadece internette paylaşıyor ama denizde maalesef öyle değil. Mutlaka çok iyi akademisyenler vardır ülkemizde bizim bilmediğimiz. Peşin söyliyeyim Taramalı Sonarları (İç deniz statüsünde bulunan, Özellikli, Duyarlı, Deniz Alanlarında) serbest bırakıp, sonrada bunların gücünü 60 Khz'den, 20 Khz'e indirenleri asla kabul etmiyoruz affetmiyoruz.Trollere methiye düzen Prof.ları asla kabul etmiyoruz. Gırgırın ışıkla avına izin verenleri lanetliyoruz.Yumurta zamanı, Dalyana,uluslararası sularda avcılığa onayı asla kabul etmiyoruz.Cılız çığlık yerine isimler vermiyorum, tek kişilik ordular diyebilirsin. Karşı durmanın vicdanen rahatlığı
    benimle tanıştıktan sonra pişman olacağın birşey söylemişsin.Ben geceleri uyku uyuyamıyorum neredeyse 24 saat bu konuya kafa yoruyorum. Damardan her konuda neler yapılacağını, sonuçlarının neler olacağını bildirmek benden.Sizlerde o delikanlı siyasetçiyi bulun, o kişi bana sorular sorsun sonuçlarını ve notunu alsın. Kiminle isterseniz konuşur anlatırım. Sadece trol, gırgır,balık çiftliği sahipleriyle bu konuları konuşmam. Birde gene trol, gırgır ağzıyla konuşan akademisyenlerde var, bunlarda kapsama alanı dışında. Aynı ağzı kanıksamış siyasetçilerde bu guruba dahil. Şu Ağustos başında teknenin bakımı boya işlerini hayırlısıyla bir bitireyim(sıcakta Ramazanda canımıza okunacak) Sizde dahil burdan birçok isimle bir araya gelmeyi düşünüyorum. Yüzyüze size tek bir cümle söyleseydim o satırları yazmaya eliniz varmazdı,hemde haklısın aynen öyle diyerek burda yazamadığım konu işin bamteli. Bazılarının ne söyleyeceğini biliyorum ancak genede söyliyeyim. Sirküler toplantılarında, Kıyı ve Geleneksel Balıkçılık ayrı, Endüstriyel Balıkçılık (Trol, Gırgır, Balık Çiftlikleri) ayrı toplanacak,
    Kıyı ve Geleneksel Balıkçılık Yapanlar, bir araya gelemiyor, bir araya geldiğindede her kafadan ayrı ses çıkıyor, toplantıya gidecek, mazot alacak paraları dahi yok durum facia boyutunda, buda kulis yapan cukkası sağlam tatlı su kurnazlarının işine yarıyor, tabiki denizlerin, balık stoklarının,balıkçı esnafının aleyhine bir durum tüm Kıyı Ve Geleneksel Balıkçılık yapanlar bir araya gelecek, Mavi Devrim hazır önünüze gelecek tek ses halinde yürürlüğe konacak. Başka yolu yok. Şu işlerimi bir kolaylayayım başta Müfit kardeşim olmak üzere sizler ve Sayın Defne Koryürek olmak üzere bir araya gelmeyi düşünüyorum. İtiraf etmem gerekirse yukarda yazdığım aradığım kişi Sayın Defne Koryürek tarzında (mesleği ne olursa olsun) Mesleği balıkçı olanlar ne yaptıki bugüne kadar. Ses duyurma açısından,kızcağız ekmeğini paylaştı o işe Lüfer aşkına diyerek kalbini ana yüreğini açtı daha ne yapsın bazılarına genede yaranamadı (bazı yazıları okuyunca ben utandım ) Bazıları bilmezse kadrinizi Lüfer, Çinakop bilsin diyor.Bu siteyi açanlarada canı gönülden teşekkür ediyorum, emeği geçen herkesede teşekkür ediyorum. 25-30 yıldır yılmadan tek başına mücadele ediyordum,bu site sayesinde yalnız olmadığımı gördüm. Sizede yorumlarınızdan dolayı tekrar teşekkür ederim, görüşmek ümidiyle.Saygılar.
    Baba Yalçın

  8. #8
    Balıkçının Dostu
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    201
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Değerli dost BABA YALÇIN : sizinde vurguladığınız gibi henüz fiziki temas kuramadık ama FİKRİ TEMAS ın; ilişkilerin/paydaşlığın yaşam alanlarımızdaki sorunları ortak çözüm ve karalılık zemini oluşturma adına ÖNCELİKLE ÖNEM taşıdığına inanıyorum...şahsım adına bir duruşun, bir görüşün,bir eylemin arkasında/önünde kararlılıkla şevkatle durulabilirliği sahiplenenleri tanımaktan, onlarla birlikte yol arkadaşlığı yapmaktan onur duyuyorum...ve bundan dolayıdır ki bu gün dünden daha çok heyecanlı ve kararlıyım...en kısa zamanda görüşmek üzere....saygılarımla
    Halit KONANÇ
    balıkçınındostu.....

  9. #9
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart

    Marmara Denizi’nde, “2008 Yaz Dönemi Oşinografik Değişimlerin İzlenmesi ve Etkileri”Projesinin Yaz ayağı çalışmasının 1. bölümünü oluşturan ve geçtiğimiz sezon kamuoyuna “salya” veya “denizde beyaz köpüklenme” olarak yansıyan olgunun olası sonuçlarının izlendiği periyot 02. Temmuz. 2008 tarihinde başlatılmış, çalışma ve etütler 22. Temmuz. 2008 tarihine kadar sürdürülmüştür.
    MAREM projesinin tüm Marmara Denizi çalışması ise 1. Ağustos. 2008 günü başlatılmış ve 14. Ağustos. 2008 günü fiilen sonlandırılmıştır.
    Buna göre:
    1- Marmara Denizi’nde geçtiğimiz dönem oluşan ve balıkçıların “salya” adını verdikleri bitkisel plankton patlamasına bağlı musilaj agregat yapının Marmara Denizine çok ciddi zararlar verdiği sonucuna varılmıştır;
    a- Söz konusu yapının çökerek özellikle midye, istiridye, yumuşak mercanlar gibi yer değiştiremeyen çanlıları neredeyse tümü ile yok ettiği,
    b- Bu yok oluşa bağlı olarak Marmara Denizi’nin dip yapısında köklü bir değişimin gerçekleştiği ve buna bağlı olarak deniz yıldızı, deniz kestanesi, deniz hıyarı gibi derisidikenlilerde anormal artışların yaşandığı,
    c- Değişim kapsamında ekonomik öneme sahip “yerli” olarak nitelendirilebilecek türlerin neredeyse tamamen yok oldukları,
    d- Tür çeşitliliğinin vahim ölçülerde tahribata uğradığı,
    2- Salya oluşumunun tüm Marmara Denizi genelinde 20m. derinlikte ve 10-15m kalınlıkta bir tabaka olarak mevcut bulunduğu ve bu tabakanın birçok noktada yeni oluşan materyalden olduğu,
    3- Salya oluşumu ve geçen sezon oluşmuş salyanın efektlerinin yanı sıra; Tür çeşitliliğinin azalmasına bağlı olarak mevcut türlerin fert adetlerindeki artışın tipik bir göstergesi şeklinde taraklı medüzlerde (kay-kay) çok ciddi patlamalar şeklinde artışlar tespit edilmiştir.
    4- “Marmara Denizi’nin Değişen Oşinografik Şartlarının İzlenmesi” MAREM projesi kapsamında, Marmara Denizi’nin başta en önemli gösterge olan suda erimiş oksijen eğerlerinde geçmiş seneler baz alındığında çok düşük, hatta sıfıra yakın değerlere rastlanmıştır,
    5- Marmara Denizi’nin alt su tabakasında sürekli 14.2°C ortalama değere sahip Akdeniz kökenli su kütlesinin sıcaklığının ortalama değerinin 14.8-15.0°C yükseldiği saptanmıştır,
    6- Özellikle 1000m. derinliğin altında yürütülen çalışmalarda 9 adet Marmara Denizi için yeni ve 1 adet de tamamen yeni bir türe rastlanmıştır. Tahminimiz, halihazırda süren örneklerin tasnif ve değerlendirme çalışmaları bittiğinde, bu sayının özellikle mikroskobik formlar ve 1000m. derinliğin altında alınan çamur numunelerinde artacağı yönündedir.
    7- Proje kapsamında yapılan ölçümlerde, özellikle Marmara Denizi’nin doğu kesiminde besleyici materyalde ciddi artışlar tespit edilmiş, ancak ön çalışmalara göre bitkisel plankton tür çeşitliliği ve genel toplam miktarlarında ciddi düşüşler saptanmıştır. Bu da Marmara Denizi’nin birincil üretime bağlı olarak ciddi bir verim düşüklüğü göstereceğinin anlamlı bir sinyali olarak algılanmalıdır.
    8- Marmara Denizi genelinde, geçmiş senelere oranla ciddi bir bulanıklılık saptanmıştır. İlk bulgulara bulanıklılığın başlıca nedeni olarak askıda partiküller (sarı madde) saptanmıştır.
    9- Marmara Denizi batısında, Karabiga Burnu – Şahmelek Limanı’ndaki fok mağaralarında her şeye rağmen hayatiyetin devam ettiği saptanmış, 2 adet Akdeniz foku (Monachus monachus) görsel olarak tespit edilmiş, (teknik imkanlar ve tecrübeli personel olmadığından görüntü alınamamış) Doğanaslan Bankı – Kazanağzı mevkiinde ise son kalan Marmara Denizi deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta) bütün olumsuzluklara rağmen soyunun tükenmediği saptanmıştır.

    Sonuç:
    Yapılan çalışmaların ön değerlendirmesine göre; ne yazıktır ki Marmara Denizi genelinde tarafımızdan ölçülen parametrelere bağlı ciddi ve gerçek anlamda önlem alınmasını gerektiren vahim bir durum ile karşılaşılmıştır.
    Marmara Denizi kaldıramayacağı kadar yoğun bir kirlilik baskısı ile karşı karşıyadır. Zaten gecikmiş olan önlemlerin ivedilikle, belki de bir afet bölgesi statüsü içinde, bir an evvel devreye sokulması gerekmektedir






    ................
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  10. #10
    dkoryurek dkoryurek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    2.398
    Tecrübe Puanı
    548

    Standart

    baba Yalcin, iltifatlarin otesinde sayarim cagrinizi, ne varsa katabilecegimiz biz buradayiz. baliklar, balikcimiz ve biz, ayni teknedeyiz! cikisimiz da, batisimiz da beraberdir.

    hurmetlerimle,
    D.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Balıkcı motoru nasıl batıyor balıktan
    By LüFerCi in forum Balık Videoları
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 12.06.10, 06:28

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM