Sayfa 1/2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Marmarada Gırgıra Lamba yakmasını İstemiyoruz

  1. #1
    Co Admin UMUT 10 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Yaş
    42
    Mesajlar
    186
    Tecrübe Puanı
    49

    Standart Marmarada Gırgıra Lamba yakmasını İstemiyoruz

    Sevgili Balıkçı dostları aldığım son duyumlara göre Gırgırlar saman altından su yürütüp marmarada lamba yasağını kaldırmanın peşinde yasa tasarısını Ankaraya sunmuşlar bu demektirki bizim havuzumuzun sonu gelmiştir Marmara gibi bir akvaryum serbest kalırsa Gırgırlar işte ozaman denizlerimizin tamamen balık neslinin yok olması anlamında yıllarca yasak olmasına rağmen kural tanımayıp balıkların neslini kurtulmalarına rağmen hala haklı olduklarını iddia ediyorlar bu na artık dur demenin zamanı geldi ben bir kampanya başlattım sizlerdende ricam geleceğimiz için gelecek nesiller için bu katliama dur demek için paylaş paylaştır,imzala https://www.change.org/p/tbmm-marmar...ention_variant


    Erdekli Dost Forum

    http://www.turankoy.com

  2. #2
    Reİs bangocu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.469
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Işıkla avcılık:
    Işıkla avlanma sıcak denizlerde örneğin; Ege, Akdeniz, Batı Afrika, Hint okyanusu vb. denizlerde çok eskilere dayanan ve yakılan ışığın veya aydınlatmanın etkinlik alanı içinde toplanan veya sürü oluşturan balığın avlanma yöntemidir. Bu nedenle sardalye balığına ateş balığı veya balıkçılığı denir. Bu yönteme gereksinim duyma, özellikle sardalye, hamsi gibi, bitkisel ve hayvansal planktonla beslenen küçük cüsseli pelajik balılar, sıcak denizlerde düşmanları veya yırtıcı balıklar (palamut,lüfer, orkinoz, yunus, köpek balığı vb.) tarafından taciz edilmedikçe sürü oluşturmazlar. Balıklar dağınık gezerler. Küçük cüsseli balıkları sürü oluşturmaya yönlendiren olaylar, suyun sıcaklığının balığın tolerans gösteremeyeceği sühunete düşmesi, yumurtlama dönemlerinde birkaç yüz veya bin adet balığın erkekli dişili, bir birlerinden birkaç yüz metre mesafede dağınık kümler şeklinde oluşan sürüler, yine yırtıcı balıklar tarafından saldırıya uğraması, sardalye, hamsi, çaça, gümüş vb. küçük cüsseli balıkların sürü oluşumlarında etkendir. Balığın sürü oluşumu, özellikle başta gırgır olmak üzere, orta su trolü ve sade ağ balıkçılığının ekonomik avlanmasını en üst noktaya taşır.
    Yukarda zikredilen ve sıcak deniz habitatlarında bol bulunan sardalye, hamsi, çaça, gümüş vb. türler genelde dağınık gezdiklerinden, bu balıkların küçük sürülerine ağ çevirmek bir gırgır için ekonomik olmaz. O zaman bu balıkların avının ekonomik olacak bir sürü boyutuna getirilmesi gerekir. İşte bu yöntemle; söz konusu balıkları denizde ışık kayığında veya av teknesinde, ışık yakarak sürü oluşumlarını gerçekleştirmek mümkündür. Burada, söz konusu balıklar genelde ışığa gelmez. Yakılan lambaya gelen, söz konusu balıkların yemini oluşturan planktonlardır. Bu bir nevi balığın yemini oluşturan planktonları lambanın ışık etkinlik alanı içine cezbetmektir. Yakılan lambanın lümen çinsinden ışık şiddetinin bir limitinin olması, avlanamayan veya ağdan kacan balıkların sağlığı veya biyolojileri açısından yararı vardır. Lamba yakım süreci, su içinde bulunan plankton yoğunluğuna ve mevcut balıkların ekonomik bir sürü oluşturma büyüklüğüne bağlı olarak 2-3 saat veya daha uzun bir süreçte olabilir. Burada bir diğer ilginç nokta, oluşturulan sürü tek bir tür olmayıp, planktonla beslenen bu balıkların içinde, bu balıklarla beslenen istavrit, uskumru, kolyoz, palamut, lüfer, bakolyora vb. türlerde az da olsa bulunur. Şayet, bu balıkları ışıkla toplamak için, lamba, sığ sularda 20-30m. gibi derinlerde yakılırsa, karnivor (yırtıcı) dip balıkları da, pelajik balıklarla birlikte avlanabilir. Bu nedenle, lamba yakma sığ sularda yakılmaması gerektiği gibi, Ege ve Akdeniz’ de ancak 60m. ve daha derindeki sularda ışık yakmaya müsaade edilmelidir. Marmara denizinde ışıkla avcılık yapılmamalıdır. Çünkü Marmara ve Karadeniz’de gerek hamsi ve gerekse sardalyenin ekonomik avcılığı için sürü oluşumunu oluşturan mevsimsel iklim şartları mevcuttur. Marmara bir iç denizdir. Türk balıkçısının tasarrufundadır. Ayni zamanda, Marmara denizi birçok göçmen ve yerli balığın yumurtlama ve konaklama ortamıdır. Marmara balıkçısı bu denizin bir kuluçkahane olduğunun bilincinde olmalı ve ekmek teknesini gözü gibi korumalıdır.
    Sevgi ve saygılarımla.

    Ömer Faruk Kara dan alıntıdır.

    http://www.balikcilar.net/showthread...vc%25FDl%25FDk
    https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...f3&oe=5C00E32D
    Körler Ülkesinde Görmek Suçtur.!

  3. #3
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Alıntı bangocu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Işıkla avcılık:
    lamba yakma sığ sularda yakılmaması gerektiği gibi, Ege ve Akdeniz’ de ancak 60m. ve daha derindeki sularda ışık yakmaya müsaade edilmelidir. Marmara denizinde ışıkla avcılık yapılmamalıdır. Çünkü Marmara ve Karadeniz’de gerek hamsi ve gerekse sardalyenin ekonomik avcılığı için sürü oluşumunu oluşturan mevsimsel iklim şartları mevcuttur. Marmara bir iç denizdir. Türk balıkçısının tasarrufundadır. Ayni zamanda, Marmara denizi birçok göçmen ve yerli balığın yumurtlama ve konaklama ortamıdır. Marmara balıkçısı bu denizin bir kuluçkahane olduğunun bilincinde olmalı ve ekmek teknesini gözü gibi korumalıdır.
    Sevgi ve saygılarımla.


    Ömer Faruk Kara dan alıntıdır.

    http://www.balikcilar.net/showthread...vc%25FDl%25FDk
    Hocamıza teşekkürlerimizle.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  4. #4
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    66
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Sayın İhtiyar atıfın için teşekkür ederim.
    Bu atıfla örtüşen bir bilgilendirme notu aşağıga verildiği gibidir.

    BALIKÇILIKTA LAMBA NİÇİN? NE ZAMAN? HANGİ DENİZLERDE, HANGİ ŞARTLARDA, GENELDE HANGİ BALIKLAR İÇİN YAKILIR.

    Lamba yakılan denizler genelde ekvator kuşağına yakın (ekvatorun 0-30 derece kuzey ve güney kuşağı arasında yer alan) deniz sularında, deniz suyu sıcaklığının yaz- kış 18 derecenin altına düşmeyen sularda genel olarak, clupeid türler olarak isimlendirilen pelajik balıklardan başta sardalye hamsi çaça, kıraça istavrit balıklarını toplayarak ve suni sürü oluşturmalarını sağlamak için, uygulanan bir yöntemdir.

    Adı geçen balıklar ve birçok pelajik türler, 18-28 derece sıcaklıklarda, her balık bağımsız bir şekilde yem peşinde yayılım gösterir. Bu şekildeki dağınık sürü oluşum şekli, özellikle gırgır balıkçılığı için ekonomik olmaz. Çünkü her balık arasındaki farklılıklar metre ile ifade edilebilir. Böyle bir balık sürüsüne gırgır ağı sarıldığında avlayacağı balık miktarının piyasa fiyatı yaktığı yakıtı dahi karşılayacak bir getiri sağlamaz. Sözün özü, yapılan avcılık ekonomik olmaz.

    Yukarda ifade ettiğim koşullarda izlenen balıkların ekonomik avcılığı için, balığın sürü oluşturması gırgır balıkçıları için olmasa olmazdır. Balığın yukarda belirtilen şartlarda sürü oluşturmasını sağlayan olay, balığın yemini oluşturan canlıların (fito ve zooplankton,) bir yöntemle toplanmasıdır. Bu da balığın yemini oluşturan bir hücreli canlıların ışığa duyarlı olması nedeniyle, güneş battıktan sonra lamba veya ışık yakarak bu bir hücreli canlıları ışığın etkili olduğu bir alan içinde toplamaktır. Şüphesiz böyle bir ortam oluştuğunda, balık yeminin biriktiği veya yoğunlaştığı ortama çağrılmış olacaktır. Dolayısıyla oluşan sürüde balıklar arasındaki mesafe küçüldüğü için, balık ışıksız ortamda oluşturduğu sürüden kat be kat üstün yoğun sürü oluşturacaktır. Muayyen bir zaman sürecinde oluşan bu sürü, gırgır avcılığını ekonomik kılacaktır.

    Dünya balıkçılığının en verimli bölgeleri, balıkların yemi açısından en verimli (upweling) bölgelerindedir. Genelde bu yerler ekvator kuşağı çevreleridir. Bu bölgelerde, su sıcaklıkları da, balığın dağınık dolaşmasına imkan sağladığından avcılığın ekonomik olması için, ışık balıkçılığı yöntemi genel olarak sahilin en az 60-70m derinlerinde uygulanır. Daha sığ sularda, yumurtadan yeni çıkmış balık türleri ve henüz yaşına gelmemiş balıklar olacağı için, bu uygulama söz konusu derinlikler ve bu derinliklerin üzerindeki sularda gerçekleşir.

    Bu ışık yakma yöntemini derinliği 18-30m.gibi, sığ sularda kullandığımızda ve kendimize hedef tür olarak seçtiğimiz Sardalye, hamsi, çaça, kıraça istavrit balığı yanında, bu balıkların henüz yumurtadan çıkmış küçük yavrularını ( sardalye kasım, ocak, şubat aylarında yumurta döker) 1 eylülde serbest olan av yasağından sonra avlayacağız demektir.

    Ayrıca, sığ sularda yakılan lamba ile bu suda bulunan kolyoz, uskumru, çinokop gibi peljik balık yavruları veya anaçları yanında, birçok dip balığı özellikle barbunya, tekir kalamar yavruları gibi, balıkların da av materyalli içinde olacağına şüphe yoktur. Bu türlü avcılığın seçiciliği olmaması ve sığ suda yavru türlerin geleceğini yok etmesi tartışmasız verdiği zararlar nedeniyle sürdürülebilir balıkçılıkla uzak yakın bir alakası yoktur.

    Balıkçılığın dibe vurduğu ülkemizde, ekonomik önemi olan hedef tür balıklarımızın konaklama ve yumurtlama yeri ve bir iç denizimiz olan Marmara’da gırgır gibi, yüksek av gücüne sahip balıkçıların ışıkla avlanma istekleri balıkçılık bilimi açısından balıkçılığı bitirme anlamına gelir.

    Denizlerimiz sularında Marmara ve Karadeniz’de Ekim ayından sonra, birçok hedef tür balığın suların soğuması (18 derecenin altı sıcaklık) ile sardalye, hamsi, kolyoz, uskumru, kıraca istavrit, palamut, lüfer gibi birçok pelajik tür balıklar gırgır balık avcılığı için, ekonomik boyutlu sürü oluşturduğu bilinmektedir.(eko sunder ve sonar kayıtları, sürü oluşumlarının ispatıdır.)

    Bu nedenle, Marmara ve Karadeniz de, av sezonunda gırgır balıkçıları tarafından lamba yakılması veya isteği, balıkçının ayağına kuşun sıkması veya ülke deniz balıkçılığını balıkçılık bilimi açısından ipotek altına almak demektir.

    Ülke denizlerimizden Ege ve Akdeniz’de, özellikle, yaz sezonu sonu ve sonbahar aylarında, genellikle akarsu ağızları, nehir deltaları ve dalyan açıklarında Sardalye (Ocak-şubat aylarında 0-90m. Derinliklerde yumurtlar) hamsi, kolyoz, tirsi, uskumru gibi clupeid türleri, deniz suyu sıcaklığının 18 derece ve üstünde olduğu süreçte, gırgır balıkçılığı için ekonomik boyut arz etmeyen dağınık sürü oluşumlarına sahiptirler.

    Bu ahvalde, gırgır balıkçılığının dağınık sürü arz eden bu tür balıkları, 60-70 metre derinliğe sahip sularda lamba yakarak gırgır için, ekonomik sürü oluşumu yaratmak ve balığı avlamak Ege ve Akdeniz balıkçılığının geleceği açısından havzanın büyüklüğü nedeniyle olumlu bir avlanma olarak kabul görebilir.

    Şayet bu avlanma, sahile yakın 18-30m.derinlikler arasında gerçekleşirse, şüphesiz, anaç balıkların yanında yavrularının da telef olacağı bir gerçektir. Ayrıca, birçok kıyı balıkçısının geçimini sağladığı demersal balık yavrularını da telef edeceği gerçeği göz ardı edilmemesi nedeniyle, Ege ve Akdeniz için lamba yakma müsaadesi, bu ve buna benzer tartışmaların ışığında noktalanmalıdır.

  5. #5
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar
    777
    Tecrübe Puanı
    138

    Standart

    marmarada lamba ile avcılık yapılmasını isteyenleri vatan hainli diye düşünüyorum,zaten ülkemizde balıkçılık bitti.kesinlikle yakılmamalı diyorum.marmarada hamsi balığı sitokları azaldı,bitirmekmi istiyorlar,ozaman tum avcılık serbest olsun da bitsin kaysın marmaraya,,kurtuluruz,illegal avcılardan,.tirole gelince yasak ,lambaya gelince serbest,bitsinde rahat edelim.Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  istavritin kilosu 10 paraya.jpg
Görüntüleme: 10
Büyüklüğü:  74.2 KB (Kilobyte)
ID:	15640
    Şaban BOSTAN

  6. #6
    Reİs bangocu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.469
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bu karar tepeden inme bir karardır ve balıkçıya dayatmadır.Bu alınan ve çıkması muhtemel kararın hiç bir bilimsel dayanağı yoktur.
    Bu uygulamayı savunanların öne sürdüğü gerekçe çok düşündürücü bir o kadarda komiktir. Madem ışık yakılmasına mani olamıyoruz serbest edelim.Şimdi bu bahaneye sığınanlara sorulacak o kadar çok soru geliyor ki insanın aklına.Her toplantıda açılış konuşmalarını duyar gibi oluyorum.Sürdürülebilr balıkçılık için ne yapabiliriz tarzında başlayan konuşmalar.Sürdürülebilir balıkçılık bu güne kadar hiç bir karar merciinin birinci maddesi olmamıştır hep ağızlarda içi boş cümleler oluşturmuştur.Birinci ve en önemli sürdürebilirlik çıkarları korumak olmuştur.mevki korumak arkadaş korumak ikili ilişkiler bu güne kadar balıkçılığın hep önünde yer almıştır.

    Madem ışık yakmayı engelleyemedik,buna engel olması gereken kolluk kuvvetleri yetersiz kaldı serbest edelim.Serbest edelim ama şu metreden aşşağı ışık yakılmasın,bir gırgır bir ışık kayığı kullansın.Bu ne tezattır anlamak mümkün değil siz değilmiydiniz yasadışı ışık yakılmasını engelleyemeyen?Stadyum aydıtlatması yaparmışçasına yanan ışıkları görmeyen göremeyen engelleyemeyenler kaç metrede avlandığını nasıl kontrol altında tutacaksınız?Yeni taktığınız takip sistemiylemi daha denenmemiş sonuçları nedir bilinmeyen sistemle unutmayın bizim balıkçılar cin gibidir bu konularda sizi gene alt edeceklerdir görürsünüz.



    Şu ışıklar bir yansında karar çıkarsa görelim bakalım Marmara gırgırcısını hali ne olacak balığı yakalayacak belki kaç gün sürerse avcılık bakalım kaç para satacak zannediyorlarmıki hiç kimse gelmeyecek Karadeniz'den Ege'den Akdeniz'den gene belki duyarız balık haline 400 kasa hamsi gönderdim şu kadar zarar pusulası geldi diye bunlar yazıldı bu forumda haberleride duruyordur sayfalarda

    Işıkla amaç hamsimi yakalamak yoksa katliam yapmakmıdır buda başka bir tartışma konusudur.İşin adı hamsiye ışık ışığa gelen istavriti sardalyası çinekopu sarıkanatı lüferi palamutu toriği vs yakalamayacaklarmıdır ağ göz açıklıklarıyla ilgili düzenlemeler getirilip yasal boyun altındaki balıklara özgürlüğü savunanlar ışıkla katliama nasıl izin verebilirler bunu ne bilimsel bir konuma oturtabilirler nede mantıkla açıklayabilirler bu olsa olsa birilerinin talimatıyla hayata geçirilecek bir katliam olur sürdürülemez balıkçılık adını alır.

    Türkiye'de balıkçılık deneme yanılma sistemiylemi yönetiliyor? Bir sene yakalım bakalım neye bakacaksınız? neye göre karar vereceksiniz? Geçmiş uygulamalar sizin yanlıştan dönmediğinizi gösterdi bizlere hurda tekne alımlarıyla denizlerdeki avcı baskısını azaltmayı planlamıştınız bunu sayısal azalmayla olabileceğini düşündünüz oysaki herkesin neredeyse ortak görüşü bunun sayıyla değil büyük teknelerin flodan çekilmesiyle olabileceğiydi bir kere yaptınız ikinci sefer yapılan yanlışın doğruluğunu savundunuz tekrar ettiniz bunu anlamak için çokta hesaba kitaba gerek yoktu aslında

    Madem ışıkla avcılığı kontrol edemediğiniz için yasal hale getirdiniz.
    Marmara'da Küllüyen yasak olan binlerce tekneyle hergece çalışan trol avcılığınıda serbest etmeyi düşünüyormusunuz?
    https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...f3&oe=5C00E32D
    Körler Ülkesinde Görmek Suçtur.!

  7. #7
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Bangocu

    Pes be birader, bu kadar mı oturaklı yazılır.

    Sadece şu yazıyı okuyan insaf sahipleri, insanların nasıl patlama haline geldiğini, getirildiğini anlar da oturup bir nefs muhasebesi yapar.
    Doğru yaptığına inandığı konularda, acaba yanlış mı yaptım diye sorar.

    Hatadan dönmek fazilettir demişler, yok mudur bir fazilet sahibi ki balığın %90'ını götüren azınlığın yerine % 10'la yetinmek zorunda bırakılan çoğunluğun sesini duysun da gereğini yapsın.

    Sahi, yok mudur acaba?
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  8. #8
    Reİs bangocu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.469
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Buda Marmara Gırgırcısı İlyas Torlak diyor ki!
    Son günlerde sosyal medyada marmarada ışıkla avcılık konusunda bir gündem oluşmuştur..Gerekçesi..Bu yıla kadarki geçen sürede marmarada , karadenizde ışıkla avcılı yasak statüsünde idi ve bu süreç bu yla kadar hazırlanan tebliğlerde yer alıyordu fakat bu avcılık türünün yasak olduğu halde marmara denizinde denetlenmesi yapılamıyor ve bir grup kesim bu durumdan haksız kazanç sağlıyordu..Bu yıl yapılan bir toplantıda sahil güvenlik komutanı " başa çıkamıyorum " diye bir ifade ile bu olayı geçiştirmişti..Evet doğru söylüyordu marmara denizi gibi bir gölette dönem boyu ışıkla avcılığın aynı trolde olduğu gibi marmara denizinde önüne geçilemiyordu ..Bu yıl yenisi hazırlanan 2016/2020 avlanma sirkülerinin ankaradaki istişare toplantısında şöyle bir karar öne çıktı..Madem denetlenemiyor , veya denetlemede sorun yaşanıyor o zaman denemek için bir yıl marmarada ışıkla avcılığı serbest bırakalım..Yani herkes değil ama belirli bir grup bu kararı gündeme getirmiş ve şimdi herkes gibi sonucunu bekliyor , her ne kadar zararlı olduğunu bilse dahi..O zaman sadece marmarada ışıkla avcılık değil denetlenemeyen yasadışı bütün a vcılık türlerini serbest bırakalım..Şimdi burda ışıkla avcılığın içeriğini uzun uzadıya anlatmak istemiyorum fakat açlımı konusunda şunu ifade edebilirim..Her ne kadar hamsi avcılığı için olduğu ön plana çıksa dahi bunu sadece hamsi ile sınırlı kalmayacağı ve sonucunun nerelere kadar gideceğni düşünmek dahi zor ..Devletin zararlı olduğu belgelenmiş bir avcılığı denetleyemiyorum serbest bırakalım diye bir zihniyetle yola çıkması halinde şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor..BU ÜLKEDE ÇIKARDIĞI AVLANMA SİRKÜLERİNDEKİ YASAK OLAN AVCILIK TÜRLERİNİN HİÇ BİRİNİ DENETLEYEMEYEN BİR DEVLET YÖNETİMİNDE AVLANMA SİRKÜLERİ YAPMANINDA HİÇ BİR ANLAMI YOKTUR..BU DURUMDA HERKESE BU DENEME KONUSUNDA BİR HAK DOĞUYOR..O ZAMAN BİZİ BU KADAR SIKIP DARBOĞAZ ETMENİNDE BİR ANLAMI KALMAMAKTADIR VE BÜTÜN AVCILIK TÜRLERİ , YERLERİ ,DERİNLİKLERİ HEPSİ NEVAR NE YOK SERBEST..BU NASIL BİR ADALET VE BU NASIL BİR MÜLKÜN TEMELİ..???
    https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...f3&oe=5C00E32D
    Körler Ülkesinde Görmek Suçtur.!

  9. #9
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Sadece tebliğ çıkarmaya mı ihtiyaç yok, yaptıkları çalışmalara bakılınca BSGM'ne de ihtiyaç yok, lağvetsinler, kurtulalım.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  10. #10
    Reİs
    Üyelik tarihi
    Nov 2014
    Mesajlar
    431
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı Ömer Faruk KARA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Şayet bu avlanma, sahile yakın 18-30m.derinlikler arasında gerçekleşirse, şüphesiz, anaç balıkların yanında yavrularının da telef olacağı bir gerçektir. Ayrıca, birçok kıyı balıkçısının geçimini sağladığı demersal balık yavrularını da telef edeceği gerçeği göz ardı edilmemesi nedeniyle, Ege ve Akdeniz için lamba yakma müsaadesi, bu ve buna benzer tartışmaların ışığında noktalanmalıdır.
    Gırgırcı palejiği bitirdiği için zaten demarsalin peşinde. Tekire, kalkana ağ sarıp 30 dakika boyunca ağır ağır istinga basanları görüyoruz. Koyverin gitsin!

Sayfa 1/2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Boğaz trole olduğu gibi gırgıra da yasak olsun
    By dkoryurek in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 185
    Son Mesaj: 14.12.13, 18:24
  2. Boğaz trole olduğu gibi gırgıra da yasak olsun
    By dkoryurek in forum Günlük Balık Hal Fiyatlari
    Cevap: 52
    Son Mesaj: 09.11.13, 09:52
  3. marmarada hamsiye lamba
    By ra vos in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 8
    Son Mesaj: 19.09.11, 00:24
  4. Sinarit Zıpkın Lamba
    By Baba Yalçın in forum Baba Yalçın
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 29.08.11, 01:04
  5. Giresunlu Balıkçılar: Üvey Evlat Muamelesi Görmek İstemiyoruz
    By kenane in forum Balıkçı Barınaklarımız & Balıkçı Koop'lar
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 19.09.10, 20:23

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM