KILIÇ – ORKİNOS – AKYA – TURNA PARAKETESİ:

Bu parakete su yüzüne yüzer olarak bırakılır. Beden 150 no misinadan yapılır. Kollar yakalanmak istenen balığın büyüklüğüne ve cinsine göre 100 no ile 150 no misina arasından seçilir. İğneler 2330DT 5 no ile 4/0 arasında seçim yapılır. İğnelerin delikli ve galvanizli olarak seçilmesi bağlama kolaylığı ve performans açısından önemlidir. Kolların boyları 4 kulaç, kollar arası mesafe 6 kulaç yapılır.

100 no veya daha yukarı misinalar kiloluk çileler halinde satılır. Bunları açmak için en pratik yol plastik kovayı ters çevirip çileyi buna takmaktır. Bir ucundan açılmaya başlanan çilenin ucuna 6 no fırdöndü bağlanıp parakete sepeti üzerindeki mantarda açılmış olan yarıklardan birine takılır. (Bu yarıkların sayısı iğne sayısından 10 tane daha fazla olmalıdır.) fırdöndüden sonra 10 kulaç misina ölçülerek sepete kıvrımlarına uygun olarak yerleştirilir ve önceden hazırlanmış kollardan ilki bağlanır. Kollar bedene bağlanırken kısa kalan ucundan kargaburun, uzun kalan ucundan elle tutularak iyice sıkıştırılır. Sonra 6 kulaçta bir kollar bağlanarak devam edilir. Bağlanan kollar sıra ile mantarda açılmış yarıkların arasındaki boşluklara saplanır. Son iğneden 10 kulaç sonra tekrar 6 no fırdöndü bağlanarak parakete bedeni tamamlanır. Bağlanan her iki fırdöndüye de 4 mm. Yaka ipinden 50 şer cm ip bağlanır. Bu ipler paraketeyi şamandıralı ayak taşı ipine bağlamak için kullanılacaktır. Sıra ağırlık takımına gelmiştir. 4 -5 mm yaka ipinin bir ucu ana şamandıraya bağlanır ve su derinliğinden 50cm kadar daha fazlası şamandıra üzerine sarılır. Sarma işleminden önce şamandıradan 3 kulaç sonra ip üzerine 10cm. kadar çapına bir kasa gözü düğümü atılır. Şamandıra ipinin sonuna önceden hazırladığımız ağırlık bağlanır. Bu ağırlık paraketenin akıntı, rüzgar ve yakalanan balığın çekmesi ile sürüklenmeyeceği bir ağırlık olarak seçilmelidir. Küçük boydaki zincirli çapalar ideal ağırlık olarak tercih edilmelidir. Hazırlanan bu ağırlık takımından bir tane daha hazırlanır. Bu da paraketenin sonunda kullanılacaktır. Akıntının hafif olduğu son şamandıra sabit değil, bağlanan ağırlığı şamandıranın taşıyabileceği bir ağırlıktan seçip yüzer şekilde bırakabiliriz.

Kollar paraketeye doğrudan bağlanabildiği gibi ara beden de yapılarak bağlanabilir. Bu da şöyle yapılır.iki kulaç yaka ipi bedene bağlanır ve üzerine 70 – 100 gr lık delikli yaka kuşunu geçirilip ucuna 6 nıo fırdöndü bağlanır. Fırdöndüye iki kulaç boyunda kol, kol ucuna da iğne bağlanır. Bu sistem biraz emekli ve masraflı olmasına karşılık kurşun sayesinde kolun yukarı uçup bedene dolaşması fırdöndü sayesinde kolun bükülmemesi açısından en iyi sistemdir.



PARAKETENİN YEMLENMESİ:

Paraketeyi canlı yem ile yemleyebilirsek en iyi sonuç alınır. Ancak bu kadar canlı yemi bulabilmek zor olduğu için genellikle ölü yemler kullanılır. Sardalda, ismarit, kolyoz, istavrit, pupez, sübye, kalamar yem olarak kullanılır. Bunların hangisini daha kolay elde edebiliyorsak onu yem yapabiliriz. Takılan yemin taze olması gerekir. Eğer önceden yemleyip bekletirsek bilhassa sardalya çabuk bozulacağından netice almamız imkansız hale gelir. Parakete kullanmak büyük bir beceri ve tecrübe ister demiştik. İşte bu beceri ilk olarak yemlemekle başlar. Tekne rölanti (minimum hız) da giderken hem yemlenir, hem de parakete serilir (denize bırakılır). Tabii bu bir ekip çalışması ile olur. Bir kişi tekneyi kullanır, diğeri de iğnelere yem takıp denize atar. Burada paraketeyi yemleyen kadar tekneyi kullananında usta olması gerekir ki ne zaman tekneyi boşa alacağını, ne zaman manevra yapacağını paraketeyi yemleyenin durumuna bakarak tayin edebilsin.

Yemler bütün olarak iğneye takılır. Bunun için alınan yemin büyüklüğü iğne boyuna göre fazla olmayacak şekilde seçilmelidir.