Greenpeace Akdeniz ofisinden bu kounda yapılan açıklama şöyle:
Uluslararası Kuzey Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu’nun (ICCAT) yıllık toplantısı başlarken, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu pek çok üye ülkenin 2010 sezonunda yine kurallara uymadığı ortaya çıktı. ICCAT kurallarına aykırı davrandığı tespit edilen teknelerin çoğunluğu Fransız, İspanyol ve Türk teknelerinden oluşuyor.
Greenpeace’in yayınladığı rapor, ICCAT Sekretaryası’nın 18 Ekim’de üye ülkelerin bilgisine açtığı denetleme verilerine dayalı. Burada belirtilen vakalar arasında, Türk teknelerinin bu yaz Malta açıklarında ve Kıbrıs civarında orkinos avlarken, ICCAT kurallarını çiğnediğini, kayıtlarda usulsüzlük yaptığını ve raporlama eksikliklerinin olduğunu gözler önüne serdi. Türkiye yıllardır sürekli olarak yasadışı faaliyetlerini reddetmekte ve mavi yüzgeçli orkinosların soyunun tükenmek üzere olduğunu gözardı etmektedir.
Türkiye’nin de katılacağı ve 17-27 Kasım tarihleri arasında Paris’te toplanan Atlantik Orkinoslarını Koruma Konvansyionu’nda (ICCAT) orkinosların yumurtlama alanı KIBRIS KANALI’nın avlanmaya kapatılmasını istiyor.

Greenpeace’in yayınladığı rapor, ICCAT’e bağlı teknelerin denizde yaptıkları denetimler sırasında gözlemlediği örnek bazı vakalarda, Türk teknelerinin kayıtları nasıl değiştirdiğini ya da eksik tutarak yetkilileri yanıltmaya çalıştığını gösteriyor. Kayıtlarda kaptanların ve gözlemcilerin bildirdikleri yakalanmış orkinos adedi ve kilosu birbirini tutmuyor, aynı evrakların birkaç av için kullanıldığı görülüyor. Rapordaki bir vaka, Türk teknesinin 18 tonluk bir orkinos avını yanlış raporlayarak, tamamen ICCAT belgelerinden sakladığını kanıtlıyor.
Greenpeace Akdeniz, Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı “Bu vakalar bize açıkça gösteriyor ki, hızla azalan orkinos stoklarının ardında, balıkçı filolarından, semirtme çiftlikleri ve dağıtımcılara kadar uzanan, suistimaller ve ihmaller zinciri haline gelmiş bir endüstri olduğunu gösteriyor. Bu yılki toplantıda ICCAT’e üye ülkeler bilimsel verilere dayalı bir plan oluşturmazlarsa orkinos türü tükenecek” dedi.
Bunun yanı sıra, geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) tarafından yapılan başka bir bir araştırma da, Doğu Atlantik mavi yüzgeçli orkinoslarının hızla yokoluşunun nedeninin, 4 milyar dolarlık karaborsa ve 10 yıldır artan dolandırıcılık ve orkinos endüstrisinin resmi denetim eksiklikleri olduğunu ortaya çıkarmıştı. Araştırmanın en önemli bulgularından birisi de, AB yetkililerin sıkı önlemler almaya başlarken, kayıt dışı gemilerin Kuzey Afrika ve Türkiye’deki faaliyetlerini artırması oldu.
Dökmecibaşı, ”Türkiye de dahil olmak üzere bütün avcı ülkeler bugüne dek kuralları çiğneyerek ve kotalarının üzerinde avlanarak bilimsel gerçekleri görmezden geldiler ve orkinosların sonunu getirdiler. Artık 2010 orkinosların ve ICCAT’in son şansı. Greenpeace, bu türün kurtarılması için ICCAT’ten, kotayı sıfıra indirmesini, bilim komitesinin belirlediği yumurtlama alanlarının avlanmaya tamamen kapatılmasını ve gırgır tekneleri ile orkinos avcılığının yasaklanmasını talep ediyor” dedi.

Bu yıl, 200 kişi istihdam eden 17 büyük Fransız teknesi Fransızlara ayrılan kotanın yüzde 80’ini yakaladı. Fransa’da balıkçılık yetkilileri mavi yüzgeçli orkinos endüstrisinin yakaladığı balık oranlarını değiştirilmesine göz yumdu ve uluslararası eleştirileri önledi. İspanyol, Fransız ve İtalyanlar’ın başını çektiği Akdeniz balıkçı filoları, resmi kotaları ihlal edip, bir dizi yasadışı uygulama yaptı: Yasak olan gözcü uçakları kiralama, yakalanan miktarı yanlış bildirmek, olgunluk seviyesine gelmemiş balıklar yakalamak gibi…
Greenpeace Denizler Kampanyası Politik Danışmanı Sebastian Loasada “Bu araştırma kötü yönetim ve yolsuzluk olayları nedeniyle mavi yüzgeçli orkinos avcılığının hız kesmeden devam ettiğini ortaya koyuyor. Orkinos endüstrisinin kontrol dışı olduğu son derece açıktır. ICCAT artık buna bir son vermeli ve acilen yeni bir iyileştirme planı hazırlmalıdır” dedi.