Radar Teknolojisinde Devrim SHARPEYE

08 Haziran 2011 Çarşamba Saat 23:09

Radar teknolojisindeki devrime geçmeden önce radarın tarihsel gelişimine değinelim.




Radar yani uzun ismi ile RAdio Detection And Ranging cihazları, uzaktaki nesneleri radyo dalgalarının yansıması yardımıyla tespit eden cihazdır. Radyo dalgaları ile taşınan enerji nesneye ulaşır ve tekrar nesneden yansıyarak geri döner. Enerjinin buradan küçük bir kısmı yansır ve radara geri gelir. Dönen bu bölüme aynen ses terminolojisinde olduğu gibi "yankı" adı verilir. Radar seti yankıyı yansıtan nesnenin yön ve mesafesini tespit etmek için kullanır. 1904 yılında Alman yüksek frekans teknisyeni Christian Hülsmeyer su üzerinde ki trafiği denetlemek için „telemobiloskopu” icat etti. Bu alet metal bir nesneden çarparak dönen elektromanyetik dalgaların süresini ölçüyor ve böylece menzil hesaplanabiliyordu. Bu ilk pratik radar denemesi için Hülsmeyer patent başvurusunda bulundu. 1921 yılına gelindiğinde ise Albert Wallace Hull tarafından güçlü gönderici tüpü magnetron icat edildi. Fakat radarlar için asıl dönüm noktası 1939 yılında İngiltere Birmingham Üniversitesinden John Randall ve Henry Boot adlı iki fizikçi hafif fakat güçlü mikrodalga radarını geliştirdiler ve bu radar B-17 bombardıman uçaklarına takıldı. Bu denizaltı savaşlarında bir dönüm noktası oldu. Ardından patlak veren ikinci dünya savaşı ile silah sistemlerinin gelişmesi ile Radar sistemleri de olağanüstü gelişmeler yaşadı.




Bu gelişmeler sonucunda 60 yıldır radarlar hiç değişmedi. Deniz üzerindeki objeleri tespit etmek için yüksek güç kullanılarak oluşturulan mikro dalga enerjinin gönderilmesi gerekiyor. İngiltere’de Kelvin Hughes firmasının geliştirdiği SHARP EYE radar sistemi bu konudaki tüm kelimeleri değiştirdi. Sharp Eye teknolojisi ile radarlarda kullanılan magnetron ve yüksek voltaj modülatörünü elemine edilmiştir. Bu teknoloji normalde askeri radar sistemleri için geliştirildi ancak maliyetlerin düşmesi ile beraber ticari sektöre pazarlanmaya başladı. Bu sayede geliştirilen radarlar ile tespit etme performansı ve güvenilirliği diğer radarlara göre bir üst seviyeye çıkmıştır. Bugün kullanılan I band askeri radarlar güvenli seyir için kötü hava koşullarında izlenemeyen küçük hedefler, hızlı saldırı botları ve küçük helikopter temaslarını tespit etmeye olanak sağlamaktadır. Sharp eye teknolojisi bu taktiksel gereklilikler sebebi ile bu tehditlere karşı radar güvenilirliğini ve performansını arttırmak üzere geliştirilmiştir. Mevcut magnetron teknolojisini kullanan geleneksel radarlar IMO’nun yeni radar kurallarını devreye sokması ile iyi bir seviyeye ulaşmıştır. Ancak maalesef bir çok kullanıcıya göre bu performans ağır deniz koşullarında yetersiz kalmaktadır. Sharp eye radarların görüntüleme sistemi üzerinde bir değişiklik yapmamıştır esas olan devrim transceiver dediğimiz alıcı verici bölümündedir. Magnetron ve yüksek voltaj modülatörünün yerine mono static pulse doppler ve solid state transceiver kullanmaktadır. Doppler etkisi ile hedef hızlarına göre oluşturduğu sinyali, sıkıştırma metodunu kullanarak en iyi resimleri elde etmenize olanak sağlamaktadır. Aldığı sinyaller üzerinde dar band filtreleme sistemi kullanarak sinyallerin geliş hızlarına göre hedef, deniz veya kara olarak sınıflandırmaktadır, bu sayede deniz üzerinden gelen yansımaları, hedef üzerinden gelen yansımalardan kolaylıkla ayırır bu da kullanıcıya en küçük hedefleri bile yüksek performansta tespit etme olanağı sağlar. Geleneksel S band radarlar 30kW çıkış gücüne sahiptir ve bu güçten geri aldığı verim %0.05 tir. Sharp Eye ise 170W çıkış gücüne sahiptir ancak bu güçten geri aldığı verim %10’dur.




Sharp Eye ile normalde milyon dolarlık askeri radarlar ile elde edebileceğiniz performansı ticari radar olarak elde etmek mümkündür.
















Saygılarımla
Mutlu YELTEN
Başkan
Karamürsel Denizcilik Meslek Yüksekokulu Mezunlar Derneği