7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: Reisler konuşmuş haberimiz yok

  1. #1
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart Reisler konuşmuş haberimiz yok

    MARMARA TIMARHANESİ Adalar Belediyesi, balık avı sezonu öncesi Adalar çevresinde gırgır avına kapalı bölgenin sınırlarının genişletilmesi ve yasağı delenlerin engellenmesi için bastırıyor. Adalar Belediye Başkanı Farsakoğlu: Yasak bölgede gırgırlar 1 tonluk doğalgaz muhafaza betonlarını söküyor!
    Sait Faik, Hrant Dink ve Leon Troçki (soldan) farklı zamanda aynı denizçayırlarının, mercanların üzerinde avlandı. Bu çayırlar hızla ‘terk edilmiş köylere’ benziyor.

    “Eskiden burada ne balıklar vardı. Nasıl bir hayat vardı. Gorgonlar (yumuşak mercanlar) vardı. Şimdi aşağısı terk edilmiş köyler gibi...” Her gün bir parçası daha terk edilmiş köylere dönen bu yerler, bir zamanlar Sait Faik’in ‘Sinağrit Babası’nın dolandığı denizçayırları.

    Sergio Ekşiyan, yaşadığı yerin altını-üstünü karış karış merak edenlerden. Adada yaşıyor, 1973’ten beri Adalar etrafında dalıyor. ‘İstanbullu Denizine Hasret Kalmasın’ toplantısına da denizden çıkıp gelmiş. Gerçi cismen çıkmış, fikren kalmış. Kürsüye çıktığında sadece anlatmıyor, havada yüzer gibi hareketlerle, bütün bedeniyle konuşuyor. Bazen denizdibinde süzülen serseri bir ağ oluyor, bazen dibe güm diye vuran 6 ton kurşun ağırlık. Hayali ağını toplarken salondaki masa, sandalyeler hayali gözeneklere takılıp ona doğru sürükleniyor: Gırgır geliyor. Ağını salıyor. Ağın ucunda aralıklarla takılı 400 gramlık ağırlıklar var. 1-1.5 kilometrelik ağda toplam ağırlık 5-6 tonu buluyor. ‘Normalde’ ağın ve ağırlıkların denizdibine vurmaması, yüzeyden yukarıda süzülmesi gerekiyor. Ama ‘uyanık’ balıklar alttan kaçmasın diye bazen sığ suya bile uzun ağ atılıyor. 6 tonluk ağırlık, inşaat sahasına inen gülle gibi denizcanlıların arasına iniyor. Sonra çevirme ve büzme işlemi başlıyor. Dibe değmemesi gereken ama değen ağ ve kurşun ağırlıklar kaya, yuva, çayır, çimen önüne ne gelirse süpürüp alıyor. Alması sorun, alamaması daha büyük sorun. Kimi zaman ağlar, büyük kayalıklara takılıp kalabiliyor. O zaman metrelerce ağı kesip denize atmak gerekiyor. Kesilip atılan bu ağ, gelip geçen canlıların takılıp telef olduğu bir tuzağa dönüşüyor. Eskiden pamuk iplikten yapılan ağlar, artık sentetik malzemeden yapıldığı için çürümüyor da. Dipte kalan kurşun ağırlıklar da suyu ağır ağır zehirliyor.

    “Ben denizden çok ekmek yedim, borcumu ödüyorum” diyen Sergio Ekşiyan, yıllardır gönüllü olarak bu ağları denizden topluyor. En son 5 bin 300 metrekare ağ çıkarmış.
    Balık avı sezonunun başlamasına iki gün kala, Adalar’da bir kez daha gırgır avcılığına bağlı sorunlar ele alındı. Adalar Müzesi etkinlikleri kapsamında Adalar Belediyesi, TÜDAV ve Fikir Sahibi Damaklar grubu tarafından düzenlenen toplantıda, Adalar çevresinde gırgır avına yasak alanının genişletilmesi ve ‘zaten var olan yasakların da uygulanması’ isteği konuşuldu.

    Bu ilk deneme değil
    Sınırsız, sorumsuz gırgır avcılığı Adalar’da yeni bir sorun değil, çare arayışları da eskiye uzanıyor. Adalar çevresinde gırgırla av yasağını ilk kez gündeme getiren dönemin Adalar Kaymakamı, şimdinin Adalar Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Farsakoğlu.

    Adaların çevresi dil, pisi, tekir, barbunya, kalkan, kırlangıç, eşkina, mersin, orkinos, uskumru, deniz atı, ıstakoz yatağı. -Veya yatağıydı.- Palamut, torik, lüfer gibi göçmen balıklar da Ege’den Karadeniz’e Karadeniz’den Ege’ye göçlerini bu hattan yapıyorlar. Adalar’ın suyu, elektriği -artık doğalgazı da- sualtından geçen hatlarla karadan yollanıyor.
    Deniz Lisesi’nden AKTAŞ’a ve TÜDAV’a tüm ilgili kurumlarla iletişime geçen Farsakoğlu, 2001 yılında Adalar Kaymakamı olarak harekete geçti. 2872 sayılı Çevre Kanunu’na dayanarak Adalar çevresinde gırgır ile avlanma yasağı getirildi. Yasak nedeniyle bakanlıkların baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Farsakoğlu, bir süre sonra kaymakamlıktan ayrıldı.

    2009’da Adalar’a bu kez belediye başkanı olarak dönen Farsakoğlu, bunda 2001 yılında uygulamaya koyduğu gırgır yasağının ve o kısa dönem özellikle olta balıkçılığında yaşanan bolluğun etkisi olduğuna inanıyor. Bazı adalılar o dönemi, “İskeleden olta atardık, balık dolardı” diye hatırlıyor. Bakırköy Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Müfit Çıkrıkçıoğlu yasağın önce Adalar’a balık sonra Farsakoğlu’na oy getirdiği konusunda hemfikir. Çıkrıkçıoğlu ve Bostancı Su Ürünleri Kooperatifi Kooperatifi üyesi Yalçın Günay Çelik (Baba Yalçın) balıkçılığa bakıp aynı şeyi görüyor, ama biri iyimser diğeri kötümser.
    Tablo şu: Balıkçılığın mazottan, komisyoncuya, kaçak avdan arz kanallarının parsellenmesine kadar yumak gibi dolanmış pek çok sorunu var. Sonuç, Marmara balıkçılarının artık neredeyse yedi-sekiz ayı hiçbir şey avlayamadan öylece kıyıya bağlı olması.
    Eskiden yılın yedi ayı bereket fışkıran deniz, artık balıkçıya bir şey vermiyor. Bunun bir nedeni, denizde yaşayan, gelip geçen balık miktarının azalması olsa da ötesi var: Kimi yerleşik kimi birbirini sürüler halinde kovalayarak dolaşan balıklar için Boğaz ve Marmara bir zamanlar dünyanın en cazip yerlerinden biriydi. Boğaz’ın, Adalar’ın kayalıkları, çayırları buralarda takılan, yumurta bırakan balıklarla dolup taşıyordu. Bütün kayalıkları düzlenip otopark haline getirilmiş, denizçayırları dümdüz edilmiş, kirli, tepesinden geçen tankerlerle gürültülü sularda, kuvvetli ışıklar ve sonarlarla kovalanan balıklar için Marmara takılıp ürenecek değil can havliyle tüyülecek bir yer.

    Çıkrıkçıoğlu ‘iyimser’: Çünkü, sorunlar büyük de olsa giderek daha geniş bir kesimin balıkçılıkla ilgili yanlışlara uyandığını ve tepki verdiğini düşünüyor. Baba Yalçın ‘kötümser’ çünkü yıllardır aynı şeylerin konuşulduğunu, gerekli radikal adımlar atılmazsa yıllarca da konuşulacağını düşünüyor.

    Adalar ve çevresinde küçük de olsa bir ‘cennet’in açılması, bu dallı budaklı sorunun nasıl çözülebileceğini gösterecek olması açısından çok önemli. Adalar çevresinde halen gırgırlara hatta dalışa yasak olan bölgeler var. Ancak gırgır ağlarının elektrik ve su hatlarını hatta doğalgaz hattını sabitleyen 1 tonluk beton blokları koparıp sürüklemesi, bu yasağa pek de aldıran olmadığını gösteriyor.

    Adalar Belediye Başkanı Farsakoğlu ise denizdibindeki arkeolojik kalıntılar nedeniyle Adalar ile Kadıköy-Kartal sahili arasında kalan bölgede, gırgır ile avlanma yasağı uygulama alanının daha da genişletilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 5 Numaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na başvurdu. Farsakoğlu ayrıca ilgili bakanlıklardan yasağın ‘gerçekten’ uygulanmasını istiyor.

    Fosil lezzet
    Eylül ayında kapılarını açmaya hazırlanan Adalar Müzesi’nde bir de ‘yemek’ bölümü olacak. Müzenin yemek bölümünün sorumlusu Aylin Öney Tan, müzede Adalar’da tarih öncesi çağlarda yaşamış zırhlı balık fosilinin yanı sıra düzenleyecekleri sergilerle Adalar’ın ‘kaybolan’ lezzetlerine dair anılara da yer vereceklerini söylüyor. Zırhlı balıkla birlikte müzelik olacak bu anıların arasında çok değil 15 yıl öncesine kadar var olan, ancak artık Adalar’da bulunmayan, bulunsa da zahmet edilip pişirilmeyen balıklara, kabuklular da var.

  2. #2
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.353
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart Marmara bir tımarhane gibi...

    Marmara balığın girer girmez kaçmak istediği bir tımarhane gibi...Adalar çevresi balıkların yatak oluşturabildiği çok özel bölgeler arasında.
    Adalar Belediyesi, balık avı sezonu öncesi Adalar çevresinde gırgır avına kapalı bölgenin sınırlarının genişletilmesi ve yasağı delenlerin engellenmesi için bastırıyor. Adalar Belediye Başkanı Farsakoğlu: Yasak bölgede gırgırlar 1 tonluk doğalgaz muhafaza betonlarını söküyor!


    Sait Faik, Hrant Dink ve Leon Troçki (soldan) farklı zamanda aynı denizçayırlarının, mercanların üzerinde avlandı. Bu çayırlar hızla ‘terk edilmiş köylere’ benziyor.

    “Eskiden burada ne balıklar vardı. Nasıl bir hayat vardı. Gorgonlar (yumuşak mercanlar) vardı. Şimdi aşağısı terk edilmiş köyler gibi...” Her gün bir parçası daha terk edilmiş köylere dönen bu yerler, bir zamanlar Sait Faik’in ‘Sinağrit Babası’nın dolandığı denizçayırları.

    Sergio Ekşiyan, yaşadığı yerin altını-üstünü karış karış merak edenlerden.Adada yaşıyor, 1973’ten beri Adalar etrafında dalıyor. ‘İstanbullu Denizine Hasret Kalmasın’ toplantısına da denizden çıkıp gelmiş. Gerçi cismen çıkmış, fikren kalmış. Kürsüye çıktığında sadece anlatmıyor, havada yüzer gibi hareketlerle, bütün bedeniyle konuşuyor. Bazen denizdibinde süzülen serseri bir ağ oluyor, bazen dibe güm diye vuran 6 ton kurşun ağırlık. Hayali ağını toplarken salondaki masa, sandalyeler hayali gözeneklere takılıp ona doğru sürükleniyor:Gırgır geliyor. Ağını salıyor. Ağın ucunda aralıklarla takılı 400 gramlık ağırlıklar var. 1-1.5 kilometrelik ağda toplam ağırlık 5-6 tonu buluyor. ‘Normalde’ ağın ve ağırlıkların denizdibine vurmaması, yüzeyden yukarıda süzülmesi gerekiyor. Ama ‘uyanık’ balıklar alttan kaçmasın diye bazen sığ suya bile uzun ağ atılıyor. 6 tonluk ağırlık, inşaat sahasına inen gülle gibi denizcanlıların arasına iniyor. Sonra çevirme ve büzme işlemi başlıyor. Dibe değmemesi gereken ama değen ağ ve kurşun ağırlıklar kaya, yuva, çayır, çimen önüne ne gelirse süpürüp alıyor. Alması sorun, alamaması daha büyük sorun. Kimi zaman ağlar, büyük kayalıklara takılıp kalabiliyor. O zaman metrelerce ağı kesip denize atmak gerekiyor. Kesilip atılan bu ağ, gelip geçen canlıların takılıp telef olduğu bir tuzağa dönüşüyor. Eskiden pamuk iplikten yapılan ağlar, artık sentetik malzemeden yapıldığı için çürümüyor da. Dipte kalan kurşun ağırlıklar da suyu ağır ağır zehirliyor.

    “Ben denizden çok ekmek yedim, borcumu ödüyorum” diyen Sergio Ekşiyan, yıllardır gönüllü olarak bu ağları denizden topluyor. En son 5 bin 300 metrekare ağ çıkarmış.
    Balık avı sezonunun başlamasına iki gün kala, Adalar’da bir kez daha gırgır avcılığına bağlı sorunlar ele alındı. Adalar Müzesi etkinlikleri kapsamında Adalar Belediyesi, TÜDAV ve Fikir Sahibi Damaklar grubu tarafından düzenlenen toplantıda, Adalar çevresinde gırgır avına yasak alanının genişletilmesi ve ‘zaten var olan yasakların da uygulanması’ isteği konuşuldu.

    Bu ilk deneme değil
    Sınırsız, sorumsuz gırgır avcılığı Adalar’da yeni bir sorun değil, çare arayışları da eskiye uzanıyor. Adalar çevresinde gırgırla av yasağını ilk kez gündeme getiren dönemin Adalar Kaymakamı, şimdinin Adalar Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Farsakoğlu.

    Adaların çevresi dil, pisi, tekir, barbunya, kalkan, kırlangıç, eşkina, mersin, orkinos, uskumru, deniz atı, ıstakoz yatağı. -Veya yatağıydı.- Palamut, torik, lüfer gibi göçmen balıklar da Ege’den Karadeniz’e Karadeniz’den Ege’ye göçlerini bu hattan yapıyorlar. Adalar’ın suyu, elektriği -artık doğalgazı da- sualtından geçen hatlarla karadan yollanıyor.
    Deniz Lisesi’nden AKTAŞ’a ve TÜDAV’a tüm ilgili kurumlarla iletişime geçen Farsakoğlu,2001 yılında Adalar Kaymakamı olarak harekete geçti. 2872 sayılı Çevre Kanunu’na dayanarak Adalar çevresinde gırgır ile avlanma yasağı getirildi. Yasak nedeniyle bakanlıkların baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Farsakoğlu, bir süre sonra kaymakamlıktan ayrıldı.

    2009’da Adalar’a bu kez belediye başkanı olarak dönen Farsakoğlu, bunda 2001 yılında uygulamaya koyduğu gırgır yasağının ve o kısa dönem özellikle olta balıkçılığında yaşanan bolluğun etkisi olduğuna inanıyor. Bazı adalılar o dönemi, “İskeleden olta atardık, balık dolardı” diye hatırlıyor. Bakırköy Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Müfit Çıkrıkçıoğlu yasağın önce Adalar’a balık sonra Farsakoğlu’na oy getirdiği konusunda hemfikir.Çıkrıkçıoğlu ve Bostancı Su Ürünleri Kooperatifi Kooperatifi üyesi Yalçın Günay Çelik (Baba Yalçın) balıkçılığa bakıp aynı şeyi görüyor, ama biri iyimser diğeri kötümser.
    Tablo şu: Balıkçılığın mazottan, komisyoncuya, kaçak avdan arz kanallarının parsellenmesine kadar yumak gibi dolanmış pek çok sorunu var. Sonuç, Marmara balıkçılarının artık neredeyse yedi-sekiz ayı hiçbir şey avlayamadan öylece kıyıya bağlı olması.
    Eskiden yılın yedi ayı bereket fışkıran deniz, artık balıkçıya bir şey vermiyor. Bunun bir nedeni, denizde yaşayan, gelip geçen balık miktarının azalması olsa da ötesi var: Kimi yerleşik kimi birbirini sürüler halinde kovalayarak dolaşan balıklar için Boğaz ve Marmara bir zamanlar dünyanın en cazip yerlerinden biriydi. Boğaz’ın, Adalar’ın kayalıkları, çayırları buralarda takılan, yumurta bırakan balıklarla dolup taşıyordu. Bütün kayalıkları düzlenip otopark haline getirilmiş, denizçayırları dümdüz edilmiş, kirli, tepesinden geçen tankerlerle gürültülü sularda, kuvvetli ışıklar ve sonarlarla kovalanan balıklar için Marmara takılıp ürenecek değil can havliyle tüyülecek bir yer.

    Çıkrıkçıoğlu ‘iyimser’: Çünkü, sorunlar büyük de olsa giderek daha geniş bir kesimin balıkçılıkla ilgili yanlışlara uyandığını ve tepki verdiğini düşünüyor. Baba Yalçın ‘kötümser’ çünkü yıllardır aynı şeylerin konuşulduğunu, gerekli radikal adımlar atılmazsa yıllarca da konuşulacağını düşünüyor.

    Adalar ve çevresinde küçük de olsa bir ‘cennet’in açılması, bu dallı budaklı sorunun nasıl çözülebileceğini gösterecek olması açısından çok önemli. Adalar çevresinde halen gırgırlara hatta dalışa yasak olan bölgeler var. Ancak gırgır ağlarının elektrik ve su hatlarını hatta doğalgaz hattını sabitleyen 1 tonluk beton bloklarıkoparıp sürüklemesi, bu yasağa pek de aldıran olmadığını gösteriyor.

    Adalar Belediye Başkanı Farsakoğlu ise denizdibindeki arkeolojik kalıntılar nedeniyle Adalar ile Kadıköy-Kartal sahili arasında kalan bölgede, gırgır ile avlanma yasağı uygulama alanının daha da genişletilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 5 Numaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na başvurdu. Farsakoğlu ayrıca ilgili bakanlıklardan yasağın ‘gerçekten’ uygulanmasını istiyor.

    Fosil lezzet
    Eylül ayında kapılarını açmaya hazırlanan Adalar Müzesi’nde bir de ‘yemek’ bölümü olacak. Müzenin yemek bölümünün sorumlusu Aylin Öney Tan, müzede Adalar’da tarih öncesi çağlarda yaşamış zırhlı balık fosilinin yanı sıra düzenleyecekleri sergilerle Adalar’ın ‘kaybolan’ lezzetlerine dair anılara da yer vereceklerini söylüyor. Zırhlı balıkla birlikte müzelik olacak bu anıların arasında çok değil 15 yıl öncesine kadar var olan, ancak artık Adalar’da bulunmayan, bulunsa da zahmet edilip pişirilmeyen balıklara, kabuklular da var.



    Radikal

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  3. #3
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    mükerrer konu başlığı
    Bünyamin

  4. #4
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Evet çöpe taşındı

  5. #5
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.353
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    uzun bir aradan sonra geldiğim için için herhalde kaçırmışım konuyu, ama sizler gerekeni yapmışsınız. teşekkürler.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  6. #6
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Alıntı kristal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    uzun bir aradan sonra geldiğim için için herhalde kaçırmışım konuyu, ama sizler gerekeni yapmışsınız. teşekkürler.
    Problem yok abi sende kusuruma bakma taşıdığım için.Aslında konu o başlık altında yok forumdaki başlığı Reisler konuşmuş haberimiz yok.

  7. #7
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Günceldir.....

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. evet reisler sizinde fikrinizi alayım
    By ozi marin in forum Balık Bulucu / Pro
    Cevap: 39
    Son Mesaj: 04.08.11, 23:56
  2. Basından yasak ile ilgili haberimiz
    By dökülük in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 14
    Son Mesaj: 30.03.10, 07:24

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM