Sayfa 1/2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Salyaya Yakından Bakış

  1. #1
    __BALIKCI FORuM__ kenane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2.419
    Tecrübe Puanı
    352

    Angry Salyaya Yakından Bakış






    2007 temmuzunda başlayıp 2008 ocak ayında biten sümüksü yapılar.. 2008 in ekim ayında tekrar geri geldiler ve meralar rezil durumda.. Sümüksü yapının içine girip gördüklerimi sizinle paylaşmak istedim..

    Lokasyon: Değirmendere 13 mt
    Hüseyin ŞAHİN
    08/09/1973
    Değirmendere / KOCAELİ

    Bu videoyu yayımlayan Hüseyin Şahin'e binlerce Teşekkürler .
    .



    "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

    Kenan Haydan
    (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
    YENİKÖY-İSTANBUL

    http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif


  2. #2
    Amatör Balıkçı ilbera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    50
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart

    gerçekten durum çok kötü Marmara denizimiz bilimkurgu filmi seti gibi.

  3. #3
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.967
    Tecrübe Puanı
    2445

    Standart

    ne demeli 2-3 -9-2010 silivride bir panel olacak kaykay hakkında cözümler aranacak hayırlısı artık.....





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  4. #4
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Alıntı aFaLa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ne demeli 2-3 -9-2010 silivride bir panel olacak kaykay hakkında cözümler aranacak hayırlısı artık.....
    Toplantıların panellerin etkili olmadığı kanaatindeyim.

  5. #5
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Alıntı Levent Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Toplantıların panellerin etkili olmadığı kanaatindeyim.
    Toplantı ve paneller ses duyurma çalışmalarıdır.
    Toplantı ve paneller ne kadar büyük ve bilinçli bir bütçe ile yapılırsa o denli etkili olur.
    Bünyamin

  6. #6
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Alıntı bnymnblr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Toplantı ve paneller ses duyurma çalışmalarıdır.
    Toplantı ve paneller ne kadar büyük ve bilinçli bir bütçe ile yapılırsa o denli etkili olur.
    O yüzden etkisinin az olduğunu düşündüm birazda konuyu magazinselleştirmek gerekli gibi.Toplantılar konuşmacı ve davetliler arasında kısılı kalmakta.

  7. #7
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    495
    Tecrübe Puanı
    79

    Standart

    bencede bu olay magazinleştirilerek herkesin anlayabileceği ve duyabileceği bir dilden anlatılmalı.dikkat edilirse bu çok önemli çevre felaketi sadece balıkçıların konuştuğu yanlızca onları etkileyen bir olaymış gibi zannediliyor.

  8. #8
    __BALIKCI FORuM__ kenane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2.419
    Tecrübe Puanı
    352

    Standart

    Alıntı Levent Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O yüzden etkisinin az olduğunu düşündüm birazda konuyu magazinselleştirmek gerekli gibi.Toplantılar konuşmacı ve davetliler arasında kısılı kalmakta.
    Çünkü oluşturulan sienerji henüz tam hedef oturtamadı.
    Herşey yavaş yavaş levend bey.
    .



    "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

    Kenan Haydan
    (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
    YENİKÖY-İSTANBUL

    http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif


  9. #9
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Alıntı Levent Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O yüzden etkisinin az olduğunu düşündüm birazda konuyu magazinselleştirmek gerekli gibi.Toplantılar konuşmacı ve davetliler arasında kısılı kalmakta.
    Aslında benim kastettiğim konuyu örnek vererek açıklayayım. Sevinç-Erdal İnönü Vakfı'nın Levent Artüz'e yaptırmış olduğu Marmara Denizinin değişen yapısı hakkındaki araştırma sonuçlarını İBB belediye başkanı Kadir Topbaş'ın da aralarında bulunduğu bir toplantıda izah etmesinden sonra Başkan Kadir Topbaş zorunlu olarak bu Ataköy'deki arıtma tesisinin yapımına start vermiştir.
    şimdi böyle bir toplantıyı yapmadan önce yaptırılmış araştırmalar ve bu toplantının organizasyonunda harcanmış para olmasaydı ne araştırmaların adı olurdu ne de toplantıya gelen olurdu
    Toplantıya konunun muhataplarını getirebilmek önemli işte bunu sağlayabilecek nitelikte bir organizasyon düşünülünce tabiki güzel sonuçlar alınıyor
    Bünyamin

  10. #10
    dkoryurek dkoryurek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    2.398
    Tecrübe Puanı
    548

    Standart

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15692225.asp?gid=373


    Bakanlık: Marmara'da denize girilebilir


    Avrupa Birliği direktiflerine uyumlu yapılan yüzme suyu kalitesini izleme çalışmalarına göre, Marmara Bölgesi'ndeki plajların yüzde 90'ında denize girilmesi açısından hiçbir sakınca olmadığı bildirildi.


    Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Lütfi Akça, “Marmara Denizi'nin kirli olduğu ve denize girilmemesi gerektiği” yönünde iddiaların ortaya atıldığını söyledi.

    Türkiye'de 2006 yılında Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliğinin yayımlandığını ifade eden Akça, “Yönetmelik, AB Yüzme Suyu Kalitesi direktifinin Türkiye mevzuatıyla uyumlaştırılmış halidir. Türkiye, plajlardaki yüzme suyu kalitesini AB direktiflerine uyumlu olarak denetlemektedir” dedi.

    Akça, Marmara Denizi'ndeki “kirlilik izleme” çalışmaları ile yönetmelik çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca yapılan “yüzme suyu izleme” çalışmalarındaki izleme noktaları, parametreleri ve sıklıklarının birbirinden farklı olduğunu vurguladı.

    Kirlilik izleme çalışmalarında kimyasal parametrelerin analiz sonuçlarına bakılarak bir yüzme suyu alanının bu amaçla kullanılıp kullanılamayacağına karar verilemeyeceğini belirten Akça, yüzme amacıyla kullanılan alanlarda yapılan izleme çalışmalarında “mikrobiyolojik parametrelerin” esas alındığını bildirdi.

    “TEHLİKE GÖSTEREN YERLER, YÜZMEYE KAPATILIYOR”

    Yönetmelik çerçevesinde Sağlık Bakanlığının belirlenen noktalardan numune alarak analizlerini yaptırdığını ifade eden Akça, bu kapsamda Türkiye genelinde 2009'da toplam 1083 noktadan 15'er günlük periyotlarla numune alınıp, analizlerinin yapıldığını söyledi.

    Analizde mikrobiyolojik parametrelere bakıldığını anlatan Akça, “Mikrobiyolojik sıkıntı yoksa orada yüzülebilir demektir. Zaten başka türlü kirliliklerin olması beraberinde mikrobiyolojik kirliliği de getirir. Yani kimyasal açıdan su kirliyse, organik madde kirliliği varsa zaten orada mikrop da oluşur” diye konuştu.

    Analizlerin ardından girilmesinde sakınca bulunan denizler, tehlike gösteren yerlerin plaj yönetimi, belediyelerle yapılan girişimler sonucu gerekirse geçici olarak yüzmeye kapatıldığını bildiren Akça, ayrıca Sağlık Bakanlığının numune sonuçlarını, sonraki yıl şubat ayı başlarında değerlendirmesi için Çevre ve Orman Bakanlığına ilettiğini kaydetti.

    Çevre ve Orman Bakanlığının da kalite açısından kötü durumdaki yerleri mercek altına alıp analiz ettiğini anlatan Akça, “Neden buralarda bir kalite sorunu var, bunun kirletici kaynağı nedir? Kaynağı araştırır, tespit eder. Kaynağın ilgilisi kimse, belediye midir, sanayi tesisi midir, başka bir yer midir, onunla ilgili tedbirleri alır ya da aldırır” dedi.

    “İSTANBUL'DAKİ İKİ TESİS, 5-6 MİLYON NÜFUSUN SUYUNU ARITACAK”

    En büyük kirletici kaynağın evsel atık sular olduğuna dikkati çeken Akça, bunların içinde çok yüksek oranda patojen olabileceğini, mikroorganizma ihtiva ettiklerini ve yüzme suyu ortamlarını yüzme açısından sakıncalı yerler hale getirdiklerini söyledi.

    Ancak Marmara havzasında 43 atıksu arıtma tesisiyle 48 belediyeye atıksu arıtma hizmeti verildiğini belirten Akça, “Marmara havzasında atık suların yaklaşık yüzde 90'lık kısmı arıtıldıktan sonra denize veriliyor” dedi.

    Bu arıtma tesislerinin büyük kısmının İstanbul'da olduğunu ifade eden Akça, şöyle devam etti:

    “Ancak 'İstanbul'dakiler biyolojik arıtma değil, deniz deşarjı' deniliyor. Doğru, şu anda İstanbul'da sadece yüzde 20'si biyolojik arıtma
    yapıyor. Paşaköy'de bir biyolojik arıtma tesisi var, Tuzla'da var. Yüzde 80'i ise deniz deşarjı. Ancak İstanbul'da deniz deşarjı yapan tesislerin tamamı, boğazın alt akıntısına, dibine deşarj yapıyor. İstanbul Boğazı'nda iki yönlü akıntı var. Üst tabaka Karadeniz'den Marmara'ya, alt tabaka Marmara'dan Karadeniz'e doğru gider. İstanbul'un atık suları, Karadeniz'e giden alt tabakaya deşarj edilir. Marmara'ya ancak doğal karışımlı belli bir kısmı, çok seyrelmiş olarak gelir.”

    İstanbul'da 3, Kocaeli ve Yalova'da 2'şer olmak üzere 7 büyük arıtma tesisinin inşa halinde olduğunu bildiren Akça, “İstanbul'daki özellikle Ambarlı ve Ataköy arıtma tesisleri, toplam 5-6 milyonluk nüfusun atık suyunu ileri arıtma yapacak. Bunlar da tamamlandığında Marmara Denizi'nde evsel kirlilik açısından büyük bir sorun kalmayacak” diye konuştu.

    “PLAJLARIN YÜZDE 90'INDA DENİZE GİRİLEBİLİR”

    Marmara Bölgesi'nde deniz suyu kalitesi açısından 2009 yılında 296 noktanın izlendiğini belirten Akça, bunlardan 270'inin mikrobiyolojik açıdan yönetmelikte belirtilen değerlere uygun, yani yüzülebilir olduğunu bildirdi.

    Bu noktalardan sadece 26'sının yüzülemez durumda olduğunun belirlendiğini anlatan Akça, şunları kaydetti:

    “Bunlar İzmit Körfezi civarında. İzmit Körfezi, 20-30 yıl öncesinde Türkiye'nin en kirli noktasıydı. Birçok tedbir alındı, sanayi atık suları arıtma tesisleri yapıldı. Ama buralarda halen önemli sanayi tesisleri var. Dolayısıyla İzmit Körfezi'nde birkaç sıkıntı var, diğerlerinde önemli ölçüde sıkıntı yok. Marmara'da plajların yüzde 90'ında denize girilmesi açısından hiçbir sıkıntı bulunmuyor.”

    Yüzme suyu kalitesinin iyi olduğunun bir göstergesinin de Mavi Bayrak ödülü olduğunu bildiren Akça, “Türkiye'de 314 plaj ve 14 marina bu ödüle sahip. Marmara'da da 25 mavi bayrağımız var. Marmara Bölgesi'nde 4'ü Ayvalık'ta, 4'ü Burhaniye'de, 3'ü Gömeç'te, 7'si Edremit'te ve 1'i Erdek'te olmak üzere Balıkesir'de 19, Çanakkale Ayvacık'ta 5 ve Tekirdağ Şarköy'de 1 plaj ödüllendirilmiştir” dedi.

    Akça, turizm acenteleri ve tatil yapacaklara rehber niteliği taşıyacak, plajların durumunu, denize girilebilecek ve girilemeyecek yerleri gösteren, bir önceki yılın analiz sonuçlarının yer alacağı kitapçığı her yıl yayınlamayı planladıklarını da sözlerine ekledi.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 1
    Son Mesaj: 09.09.09, 19:28

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM