Sayfa 1/2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Samatya Balık Müzesi

  1. #1
    __BALIKCI FORuM__ kenane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2.419
    Tecrübe Puanı
    352

    Standart Samatya Balık Müzesi



    İstanbul’da bir balık müzesi olduğunu biliyor muydunuz? Türkiye’de bir örneği olmayan bu müzede irili ufaklı 350’den fazla balık türü akvaryumda ve kavanozlarda özel bir sıvının içinde tutuluyor. Bugün artık yüzde 80’i gerek bilinçsiz avlanmadan gerekse çevre kirliliğinden Türk deniz sularını terk etmiş balıklar cam kavanozlarda sergileniyor.



    Balık müzesi, Samatya sahil yolunda pek dikkat edilmezse fark edilemeyen Kocamustafapaşa Balıkçı Barınağı’nın içinde yer alıyor. Kocamustafapaşa Çevre Koruma ve Balıkçılar Derneği başkanı Haydar Deniz’in kişisel gayretleri ile 1991 yılında kurulan müze, balıkçı arkadaşlarının desteği ile genişlemiş. 15 balık türüyle açılan müzede bugün 700’e yakın kavanoz var. Bu kavanozlarda Marmara, Akdeniz, Karadeniz ve Ege’de tutulmuş balıklar yer alıyor.



    Peri balığı; 19 Mayıs 1969’da Çandarlı Körfezi’nde tutulmuş. Beneklikırlangıç Kefken’de 20 Şubat 1973’te takılmış oltalara. Kurbağakayası, 29 Temmuz 1972’de çıkmış Karadeniz’in soğuk suyundan. Pulatorina, sübye, berlam hepsi Marmara balıkları; denizbiti, küçükbeneklikedi, kurbağakayası, çilliçarpan ve dahası...

    Tuzla açıklarında pembe, kırmızı mercanların oynaştığı; Büyükada Viranbağ sığlıklarında gezen karagöz, kolyoz, istavrit, uskumru, kılıç sürüleri; Yeşilköy Florya kıyılarında cirit atan barbunyalar, tekirler, kırlangıçlar, kalkanlar şimdilerde balıkçıların hatıralarında yaşıyor. Denizin henüz kirletilmediği, balık bolluğunun yaşandığı günleri özlemle anlatan Haydar Deniz “Önce büyük balık kayboldu. Orkinoslar, kılıçlar...Büyük balık kayboldukça kademe kademe diğer balıklar da kaybolur. Öyle de oldu. Bugün iki yıl öncesine kadar Marmara’da avlanan balıklar bugün yok. Mesela mezgit. Marmara’da iki üç senedir mezgit yok. Bugün Marmara’dan tutmuş olduğumuz sadece istavrit.” diyor.

    Balıklar denizlerimizi terketi!

    ‘Denizlerimizi bir bir terk eden balıklar unutulmasın. Bizden sonraki nesle de bir şeyler kalsın.’ fikrinden hareketle kurulmuş müze. Haydar Deniz başlangıçta balıkları kuratarak saklarken adli tıpta kadavraları korumada kullanılan özel bir sıvının varlığından haberdar olmuş. Sıvı içinde balıkların 500 seneye yakın bir süre bozulmadan saklanabileceğini öğrenen Deniz, balıkları cam kavanozlar içinde sergilemeye başlamış. Haydar Deniz, müzedeki akvaryumların ve kavanozların parasını kendi cebinden karşılıyor. Bugüne kadar hiçbir yerden yardım almamış.



    Bilinçsiz avlanma balıkçılığı bitirdi


    Raflarda sergilenen deniz ürünlerinin kavanozlarda etiketleri var. Balıkların Türkçe ve Latince isimleri, tutulan yer ve tutulan tarih bilgileri veriliyor. Balıkların Latince isimleri konusunda İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi hocalarından destek alınmış. Karşılığında da fakültenin balık arşivinde olmayan balık çeşitlerinden verilmiş. Haydar Deniz “Öğrenciler orada ders çalışıyor, burada bir eksik iki fazla fark etmez.” diyor.

    Balık Müzesi, bugün Haydar Deniz’in maddi katkısı ve 180 üyeli Kocamustafapaşa Çevre Koruma ve Balıkçılar Derneği’nin varlığı sayesinde yaşayabiliyor. Müze herkesin ziyaretine açık ama insanlar haberdar değil. Müzenin en büyük ziyaretçi grubunu ilköğretim öğrencileri oluşturuyor. Her hafta bir okul müzeyi gezmeye geliyor. Bu kadarcık ilgi bile Haydar Deniz’i mutlu etmeye yetiyor. “Bilinçsiz avlanmadan ve çevre kirliliğinden balıkçılık bitti” derken sesi titriyor Haydar Deniz’in. Balıkçı arkadaşlarının mağduriyetinden söz ediyor. Eliyle Samatya sahillerini göstererek “Eskiden taşlar, kayalar yoktu. Boydan boya kumsaldı buralar. Kumsal olunca deniz kirini dışarı atardı. Deniz temizlenirdi. Şimdi deniz kendini temizleyemiyor. Balıklar da meraları terkediyor.” ifadesini kullanıyor.

    Vaktinin çoğunu dernekte geçiren Haydar Deniz doğma büyüme Samatyalı. 90’lı yıllara kadar tekstil işiyle uğraşmış. Dernek üyelerinin yarıya yakını emekli. Yarısı işe balıkçılıktan ekmek yiyor. Dernek başkanı olarak balıkçı arkadaşlarının hiçbir sosyal güvencesinin olmaması en büyük sıkıntısı. Maddi durumu iyi olmayan üyelere dernek olarak odun, kömür ve gıda yardımında bulunuyor. Ramazan ayında da her gün iftar yemeği veriyor.

    Kocamustafapaşa Çevre Koruma ve Balıkçılar Derneği
    Kennedy Caddesi , Sahil Yolu ,Kocamustafapaşa / İstanbul
    Tel: 0 212 587 73 57


    .



    "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

    Kenan Haydan
    (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
    YENİKÖY-İSTANBUL

    http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif


  2. #2
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.697
    Tecrübe Puanı
    934

    Standart

    Soyunu tükettiğimiz balıkları gelecek nesiller müzede görebilirler.Güzel çalışma palaşıma teşekkürler.

    Mesela Istrangilos balığı görmediğim onlarca sene oldu nesli yokmu oldu yahutda denizlerimizimi terketti







    ..................
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  3. #3
    BALIKÇI BEYAZ MARTI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Yaş
    50
    Mesajlar
    620
    Tecrübe Puanı
    83

    Standart

    balığın barınacak yerimi var yok
    nasıl üreyecek bir yerden asırı av baskısı bir yerden kirlilik gürültü uskumru nasıl terk etti yakında bütün balıklar terk edecek bir kaç tür kalacak
    Ali Kahraman
    İSTANBUL/Üsküdar


  4. #4
    Balıkçı Kulek Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    73
    Mesajlar
    1.854
    Tecrübe Puanı
    219

    Standart

    Zamanında istranglos bol miktarda vardı.marmarada oldukça irileri olurdu.artık uzun zamandır tek tük geliyor
    H.Hüseyin Külek
    1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
    Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




    Söz veriyorum
    Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

  5. #5
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Kim düşünmüşse yerinde karar vrmiş.Müzede olmasaydı türleri hiç tanıyamayacaktık

  6. #6
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Müzeyi kurup devam ettirenlerden Allah razı olsun.

    Böyle bir müze(daha geniş olarak) Baltalimanında Hidrobiyolji Araştırma Enstitüsü'nde vardı.

    Sonra Enstitü Sapanca gölü kenarına nakledilince müze de ... aman aklıma gelmesin, içim parçalanıyor.
    ...

    İstrongilos çok uzun yıllardır yok, tamamen kaybolmamış ama yakaladım diyene de pek rastlanmıyor.
    ...
    Her gece kıyılarda voli vurur, lüfere yem tutardık, o zaman kimsede ağ yok, lüfere gidecekler bizden istrongilos alırlardı, hatta sıraya girer beklerlerdi, Hasan Abi bana 10 tane, bana 20 tane ayır diye.

    Rahmetli babam da sadece yem satar, yemliye pek bakmazdı.
    Baba, biz de gidelim lüfer tutalım dediğimde, oğlum bize macera lazım değil, para lazım, hele bir garantiye bakıp zilliyi keselim, sonra lüfere de bakarız derdi.
    Çok defa da lüfere bakmaya sıra gelmezdi tabii.

    Hey gidi günler hey.

    Yaşlanıyor muyuz ne?
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  7. #7
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Alıntı İhtiyar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Müzeyi kurup devam ettirenlerden Allah razı olsun.

    Böyle bir müze(daha geniş olarak) Baltalimanında Hidrobiyolji Araştırma Enstitüsü'nde vardı.

    Sonra Enstitü Sapanca gölü kenarına nakledilince müze de ... aman aklıma gelmesin, içim parçalanıyor.
    ...

    İstrongilos çok uzun yıllardır yok, tamamen kaybolmamış ama yakaladım diyene de pek rastlanmıyor.
    ...
    Her gece kıyılarda voli vurur, lüfere yem tutardık, o zaman kimsede ağ yok, lüfere gidecekler bizden istrongilos alırlardı, hatta sıraya girer beklerlerdi, Hasan Abi bana 10 tane, bana 20 tane ayır diye.

    Rahmetli babam da sadece yem satar, yemliye pek bakmazdı.
    Baba, biz de gidelim lüfer tutalım dediğimde, oğlum bize macera lazım değil, para lazım, hele bir garantiye bakıp zilliyi keselim, sonra lüfere de bakarız derdi.
    Çok defa da lüfere bakmaya sıra gelmezdi tabii.

    Hey gidi günler hey.

    Yaşlanıyor muyuz ne?
    Yaşlanmıyosunuz balık bitmiş o kadar:))

  8. #8
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Eyvallah.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  9. #9
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bu muhabbeti Kumkapıdada yaşadık Mahir abi,rahmetli Sepon Reiste oğlu Levona anlatırmış,Yerevanda Kıvırcığa söylermiş zo ne işimiz var lüferle bize para gerek diye.Onlar 5 metre sandalda 3 eğri livar yem satarlardı,fil hakika günahı boynuna bazen kalabalıkta 20 izmarit 5 tl arada 18 atardılar.Neyse diğerleri hakkın rahmetine kavuşsada kıvırcık(namı diğer sığırcık)bizim limanda.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  10. #10
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Onlar gerçekten balıkçıymış.

    İşi geçim için yaptıklarından peşin ve garanti para neredeyse ona bakarlarmış.
    Çok da haklılar tabii.

    Ama babam rahmetli, belki bir iki tane fazla verirdi ama eksik verdiği hiç olmamıştır.

    O istrongiloslardan lüksün kafasında ne güzel ızgara olurdu be.

    Bir elimizde olta, lüfer bekliyoruz, öbür elimizle bir tarafı pişmiş balığı lüpletiyoruz, sonra öbür tarafını lüksün başına...

    Mübarek lüfer de tam elimizi başka yere attığımızda gelirdi ama biz de hep istim üstünde, kulağımız kirişte bekliyorduk.

    Vay anasını, acaba bir daha öyle yemli lüfer tutmak nasip olacak mı?
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

Sayfa 1/2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 8
    Son Mesaj: 03.03.15, 07:58
  2. 2010 Balık Sezonu Açılıyor
    By kenane in forum Diğer Videolar
    Cevap: 8
    Son Mesaj: 23.08.10, 07:29
  3. Gelibolu’da BALIKÇILIK
    By kenane in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 06.07.10, 19:04
  4. Denizcilik bakanlığı için kampanya başlatalım...
    By sondakika1 in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 47
    Son Mesaj: 14.04.10, 06:01
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 07.04.09, 21:35

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM