3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Türk Balıkçılığı Raporu - 2

  1. #1
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    54
    Mesajlar
    2.691
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Türk Balıkçılığı Raporu - 2

    2012 yılında antalya çalıştayından sunumlar. Alt-avcılık çalışma grubu matris çalışma gurubu raporudur.

    AVCILIK ALT ÇALIŞMA GRUBU
    Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada konumunda olan Türkiye’nin 8.333 km’lik kıyı şeridi ve 177.714 km uzunluğunda nehirleri bulunmaktadır. Deniz ve içsu kaynaklarımızın toplam yüzey alanı 25 milyon hektardır; bu rakam Türkiye’deki toplam tarım alanlarına yakındır. Bu nedenle balıkçılık kaynaklarının etkin verimli kullanılması son derece önemlidir. Türkiye balıkçılık üretiminde yaşanan değişimin nedenlerinin anlaşılması için tür, kaynak, avcılık filosu ve yönetim önlemlerinin bir arada değerlendirilmesi gerekmektedir. Yıllara göre hamsi, sardalye ve çaça üretiminde inişli ve çıkışlı bir seyir görülürken, genel olarak diğer türlerin üretiminde azalan bir seyir görülmektedir
    2011 yılı verileri ile 703.545 ton olan ülkemiz su ürünleri üretimi 2012 yılında bir önceki yıla göre %8,34 azalarak 644 852 ton olarak gerçekleşmiştir. Üretimin %48,95’ini deniz balıkları, %12,51’ini diğer deniz ürünleri, %5,6’sını içsu ürünleri ve %32,94’ünü yetiştiricilik oluşturdu. Avcılığı yapılan deniz ürünleri üretim miktarı bir önceki yıla göre %17,03 oranında azalarak 396 322 ton olarak gerçekleşti. Deniz ürünleri üretiminde ilk sırayı %41,31’lik oran ile Doğu Karadeniz Bölgesi aldı. Bu bölgeyi %30,02 ile Batı Karadeniz, %12,26 ile Marmara, %9,41 ile Ege ve %7 ile Akdeniz Bölgeleri izledi.
    Deniz balıkları içinde önemli olan türlerden hamsi balığı üretimi bir önceki yıla göre %28,23 oranında azalarak 163 982 ton olarak gerçekleşti. Türkiye’de üretim,’dur. Sektör yaklaşık 250 binden fazla kişiye istihdam olanağı sağlamaktadır. Su ürünleri sektörü 2011 yılı cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla değeri 2.528.452.000 TL dir. Aynı yıl içerisinde Tarım, avcılık ve ormancılık sektörü % 13.1’lik bir gelişme hızına sahip iken, Su ürünleri %25,3’lik bir gelişme hızını yakalamıştır.
    Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü kurulmuş, kaynakların korunmasına yönelik olarak av yasağı başlangıcı 1 Mayıs’tan 15 Nisan’a alınmış, bazı balık türlerinin en küçük avlanma boyları artırılmış, gırgır avcılığında kıyıdan itibaren derinlik sınırı 24 m’ye uzatılmış ve bazı yerlerde korunan alan sayısı artırılmış ve genişletilmiştir. Ayrıca balıkçı gemisi sayısının azaltılmasında, veri toplama, balıkçı gemilerinin izlenmesi ve kontrolünde önemli sayılacak adımlar atılmıştır.
    Dünya balıkçılık yönetiminde aşırı avcılığın ve kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi, stokların iyileştirilmesi, filonun ekonomik işletme seviyesine getirilmesi, av gücünü artırıcı desteklerin engellenmesi, kaynakların bütüncül yönetiminin sağlanması, koruma alanlarının artırılmasına yönelik faaliyetler gündemin önemli konularıdır. Türkiye’de avcılık yoluyla elde edilen üretim miktarının, avlanabilir stok büyüklüğünün sınırına eriştiği de kabul edilmektedir. Ülkemizde balık avı miktarının artırılması yerine sürdürülebilir balıkçılığın sağlanabilmesi, yapısal sorunların çözümü ile karlılık için önlemlerin alınması, bu amaçla stokları koruyucu ve geliştirici yönde araştırmaların yapılması ve koruma-kontrol çalışmalarının sektörden geçimini sağlayanların da düşünülerek yürütülmesi, balıkçılıkta arz-talep dengesi oluşturularak sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması hayati bir önem arz etmektedir.


    Sorunlar



    Sorunlar Çözüm / Faaliyet Açıklama
    1. 1380 sayılı su ürünleri kanunu ve mevzuatın yetersiz kalması a) Daha gerçekçi bir su ürünleri tebliği oluşturma Balıkçıları ve STK\'ları yönetime katma.
    b) Balıkçılık yönetimi, Su Ürünleri Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve tebliğler ile getirilen kurallar ile yapılmaktadır. Günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak ve geleceğe yönelik hedefleri gerçekleştirecek yasal dayanağı oluşturan yeni su ürünleri kanunu ve buna göre yönetmelik ve tebliğler hazırlanmalıdır,
    c) Balıkçılığın dinamik yapısına uygun ( koruma ve kollama öncelikli)yasal alt yapı oluşturulması ve kamu örgütlenmesi gerekmektedir.
    d) Mevzuat hükümlerini değiştirmeden önce ülkemizin farklı özelliklerini yansıtan bölgelerde konuyla ilgili araştırmalar yapılmalı ve sonuçlar değerlendirilmeli
    e) Ulusal mevzuatın AB mevzuatına uyumlaştırılması,
    1380 sayılı yasa ve diğer mevzuatlar yeniden düzenlenmelidir.

    Tebliğlerde alınan bazı kararların yeterli düzeyde bilimsel çalışma sonucundan alınmaması sorun oluşturmaktadır.
    2. Balıkçılık Yönetim Planlarının eksikliği a) Avcılık verileri ve sok izleme çalışmalarının eksikliği bulunmaktadır, yeni dönemde bu eksikliğin giderilmesi için karaya çıkış noktaları oluşturulmuştur. Avcılık yönetiminin bilimsel ve gerçekçi üretim rakamlarına bağlı düzenlenmesi gereklidir,
    b) Balıkçılık denetimi yetki ve yasal alt yapı yeniden düzenlenmeli ve caydırıcılık esas alınmalıdır ve denetimlerin tatbiki ve saha uygulamasında kurumsal eşgüdüm ve etkinlik gerekmektedir
    c) Ortak yönetim yaklaşımı, yetki ve sorumluluğun paylaşımında eksiklik, isteksizlik bulunmaktadır. Aynı konuda sorumluluk üstlenen farklı resmi ve tüzel kurumlar arasında eşgüdümsüzlük giderilmelidir
    d) Alan bazlı yönetim anlayışının eksikliği, balıkçılık yönetiminin birçok disiplinden yararlanmayı gerektirdiği bilgisinin paydaşlarca gözardı edilmesi
    e)
    Kısa Hedef: Sorunların bölgesel olarak ele alınması ve yapılan bilimsel çalışmalar ışığında çözümlenmesi
    Su ürünleri stoklarının büyüklükleri tam olarak belirlenmediğinden avcılığın planlanmasında önemli sorunlar yaşanmaktadır. a) Sürdürülebilir avcılık için her denizde ayrı bölgesel balıkçılığa uygun modellerin oluşturulmalı
    b) Ülkemiz denizlerinde avcılığı yapılan ticari türlerin sürekli izleme olarak populasyon parametrelerinin belirlenmesi ve stok tahminlerinin yapılması gerekmektedir
    c) Üniversiteler ve bilimsel araştırmalar yapabilecek kurumların alt yapıları geliştirilmeli eşgüdümlü çalışmalarla işbirliği yapmamaları sağlanmalıdır
    d) Bölgede ortak veri toplama prosedürlerinin kurumlarca oluşturulamamış olması
    e)
    1. Tüm ekonomik türler aşırı avcılık tehdidi altındadır. Balıkçılık alanındaki sorunlara daha dinamik ve kalıcı çözümler getirmek için:

    2.
    3. İstatistiki verilerin daha sağlıklı toplanabilmesi, Karaya çıkarılan avın hala anketlerle yapılması, sahada tam olarak işlemeyen veri toplama sistemi a) Avlanan ve pazarlanan balık miktarını ortaya koyacak bir sistem getirilememiştir. Bu nedenle av istatistikleri ve pazarlanan su ürünleri miktarlarının doğruluğu konusunda tereddütler mevcuttur.
    b) Stokların mevcut durumu ve izlenerek sürdürülebilirliğin sağlanması için verilerin sağlıklı bir biçimde toplanıp değerlendirilmesi. Bunun için uzun vadede çözüm önerileri sunulmalıdır.
    c) Logbook ve nakil fişleri kayıtları güncel işlenmelidir Kayıt sistemi kurulmuştur aktif çalışması bir çok sorunu çözecektir. Port ofislerin faal hale getirilmelidir
    d)
    e) Ekonomik öneme sahip türlerin biyolojik verilerinin izlenerek sürekliliğinin sağlanmalıdır,
    f)
    Hedef: Balıkçılık verilerinin toplanması ve bu verilerin kullanılmasının sağlanması, izlenmeye yönelik bilimsel çalışmaların yapılması, kaynak durumuna göre balıkçılık yönetiminin planlanması


    4. Aşırı av baskısı a) Karaya çıkarılan avın kayıt altına alınması balıkçılık eforunu arttırıcı unsurların önüne geçilmesi(motor gücü, tekne boyu vs)
    b) Su ürünleri sektöründeki tüm ilgili kuruluşların bir araya gelerek işbirliği içinde çalışılmalıdır,
    c) Balıkçıların sorunlarını tespit edip makul çözüm yollarına gidilmelidir,
    d) Türk balıkçı gemilerinin uluslararası sularda avcılık yapması için desteklenmesi,
    e) Gelişen teknolojik ekipmanların, Balık bulucu cihazların stoklar üzerinde oluşturduğu aşırı av baskısını engelleyebilmek için avcılık gemilerinin donatılmasında bazı cihazların( sonar,radar,echo-sounder gibi) kapasitelerinin ve özelliklerinin kısıtlanabilmesi
    f)
    Denizlerimiz ve iç sularımızın içerdiği zengin biyolojik çeşitlilik ile bolluk potansiyelinin gelecek nesillere sağlıklı bir biçimde taşınması için gerekli planlamanın en kısa sürede yapılıp uygulanmaya başlanması hedeflenmelidir.
    5. Av yasakları ve kontroller

    Su ürünlerinin korunmasına yönelik hazırlanan sirkülerdeki yasakların takibinde sorunlar yaşanmaktadır. Deniz kontrolleri Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütülse de kıyı suları ve iç sularda koruma kontrol hizmetleri yeterince yapılamamakta, alınan yasak kararları izlenememektedir.

    Kontrol ve denetimlerde İlçe birimlerinde bu konuda istihdam edilmiş personel sayısının azlığı veya yokluğu nedeniyle hizmet ve denetimler büyük ölçüde aksamaktadır.
    a) Yasal yaptırımların bazı konularda yetersiz kalmaktadır. Avcılık düzenlemeleri ve yasaklamalar konusunda titiz kararlar alınmalı uygulanabilirlik ve takibi sağlanmalı
    b) Kolluk yetkisine sahip mobilize su ürünleri muhafaza memurlarının istihdam edilmesi, bu konuyla ilgili yasal alt yapının oluşturulması
    c) Denetimlerle ilgili kamu kurum kuruluşlar günün koşullarına göre görev dağılımı yapılmalı ve bakanlıkça her yıl istenilen denetim ve sonuçlar hakkında bakanlıkça kamuoyuna verilmeli,
    d) Karadaki su ürünleri satış yerlerinde (özellikle küçük boydaki yada yasak yöntemle avlanmış su ürünlerinin satışında) denetim etkinliğinin artırılması ve küçük boydaki ya da yasak yöntemle avlanmış su ürünlerinin satışının engellenmesi
    e) 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 33’üncü maddesinde belirtilen denetim görevlilerinin ihtiyaç doğrultusunda su ürünleri avcılığı konusunda bilgilendirilmesi ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koordinesinde denetçi personele eğitimler verilmesi.
    f) Balıkçıların (Hem amatör hemde profesyonel) eğitilmelerini sağlayacak yöntemlerin bir an önce devreye sokulması var olan stokların korunması ve geliştirilmesi açısından önemli
    g) Trole yasak bölgeler ve koruma alanlarında illegal avcılığı engellemek için resif uygulamaları yapılabilir
    h) Yasak av araçlarının satışının kısmen yada tamamen yasaklanması
    i) Perakende satış yerinde değil, avcılık anında ilk aşamada veya balık halinde nakil belgesi verilmeden yerinde denetleme ile etkinlik artmalı, perakende kontrollerde belediyeler sorumlu olmalıdır
    j)
    BSGM, İl ve ilçe teşkilatlanması
    Sahil Güvenlik Komutanlığına 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında verilen yetki ile deniz yetki alanlarında sürdürülebilir su ürünleri avcılığının kontrolüne ilişkin 171 Sahil Güvenlik Botu/Gemisi ve 14 helikopter ile faaliyetler icra edilmektedir
    1380 ve 5200 sayılı yasa
    -Su ürünleri sektöründeki tüm ilgili kuruluşların bir araya gelerek işbirliği içinde çalışması,
    Denetim etkinliğinin artırılması a) Sahil Güvenlik Okul Komutanlığı bünyesinde açılan eğitim ve kurslar kapsamında Subay/Astsubay Temel Eğitimlerinde uygulamalı su ürünleri dersi verilmektedir.
    b) 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda yer alan “müsadere yaptırımının” “mülkiyetin kamuya geçirilmesi” şeklinde değiştirilerek 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile uyumlu hale getirilmesi.
    c) -politika oluşturulması aşamasında, bir konunun akademik çevreler, bakanlık personeli, balıkçı ve yetiştiriciler, ilgili sivil toplum örgütleri ve sektörün diğer paydaşları ile birlikte karara bağlanması,
    d) Balıkçılığın sorunlarından biri de mevcut bürokrasidir. 6-7 metre bir balıkçı teknesi için bile bi çanta dolusu evrak isteniyor
    e) bölgesel avcılığın benimsenmesi bölgesel alanlarda kayıtlı avcıların kota vb. uygulamalarla stoklara baskı oluşturulmadan avlanma koşul ve türlere göre zamanının belirlenmesi
    f) kurallara uyulması için verilmiş desteğin kısıtlanma kararı
    g)
    Kaynağı kullanan ile yöneten arasında ortak görüş oluşturma. Bunun bilimsel ve izleme projeleri ile desteklenmesi
    Uzun Hedef: Türkiye kıyılarında balıkçılığı ve kıyılarımızı denetleyecek Bakanlığa bağlı araştırma istasyonlarının kurulması ve geliştirilmesi
    6. Balıkçılarımız açık deniz balıkçılığına yönelmeleri sağlanmadığından mevcut av sahalarımızdan yeterli avcılık yapamamaktadırlar. a. mevcutta bulunan orkinos ağları markalanmalı ve Kimlerin ağları varsa onlara kota verilerek, yasadışılık ve haksız kazançlar engellenmelidir
    b. Türk Balıkçılık filosunun ulusal ve uluslararası sularda maksimum kapasite ile faaliyet göstermesinin sağlanması
    .
    7. Farklı avcılık türleri (kıyı/trol-gırgır vb) arasında anlaşmazlıklar bulunmaktadır a) Yasalara uygun balıkçılık faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi
    b) endüstriyel filoda kapasite küçültme, geri çekme kontrollü olarak yürütülmeli, büyük av gücüne sahip teknelere öncelik verilmelidir
    c) akaryakıt desteğinin 8 ay üzerinden olan hesaplamaların 12 ay olarak düzeltilmesi
    8. Olta balıkçılığı a) Olta balıkçılığının yapıldığı alanlar aynı zamanda ticari balıkçılık faaliyetlerine de açık olduğu için balık stoklarının yönetilmesinde de sorunlara sebep olmaktadır.
    b) Olta balıkçılığı için alternatif rekreasyonel alanların oluşturularak bu alanların müstecirler tarafından işletilmesi alternatif istihdam, katma değer ve yeni ekonomik alanlar yaratacak ayrıca daha kontrollü balıkçılık faaliyetleri yapılması
    c) Olta balıkçılığına has avlak sahaları belirlenerek kiralama işlemlerinin yapılması ile yeni ekonomik alanların oluşturulması
    d) Bir eğitim müfredatı hazırlanarak Bakanlıkça ya da konu ile ilgili yetkilendirilmiş STK\'larca avcılara eğitim verilmeli, balık biyolojisinden ekolojiye kadar temel konularda avcılar bilinçlendirilmeli, korumacı yasalara uyan bir avcı profili oluşturulmalı
    e) Olta balıkçılığı ile ilgili istatistiki veriler bir an önce tutulmaya başlanılarak kim nerede nek kadar hangi balığı tutuyor, ne kadar para harcıyor, ne kadar ekonomik büyüklük var belirlenmeli ve uzun vade planlamalar bu doğrultuda yapılmalı
    f) Potansiyel: Gelişmiş ülkelerde yoğun bir şekilde icra edilen ve çok büyük ekonomik kazançlara kapı açan sportif olta balıkçılığı ülkemizde yeterli potansiyeli olmasına karşın yeterince değerlendirilememektedir.

    AV ARAÇLARI
    Teknolojik gelişmeler ile birlikte gemilerin boy ve motor gücünden av araçlarına, seyir, haberleşme ve balık bulucu cihazlardan bilgiye erişime kadar avcılık teknolojisindeki ilerlemeye bağlı olarak balıkçı filolarının kapasitelerinde artış meydana gelmiştir. Filoda meydana gelen kontrolsüz büyüme doğal kaynaklar üzerinde baskı oluşturarak stoklar ile balıkçı filosu arasındaki dengenin bozulmasına neden olmuştur.
    TUIK, 2010 verilerine göre, Türkiye’de ruhsatlı 16.845 adet avlama teknesi bulunmaktadır (<5 m’den küçük tekneler hariç). Bu teknelerden Doğu Karadeniz’de 3413, Batı Karadeniz’de 2560 adet olmak üzere 5973 adet (%35.45) balıkçı gemisi Karadeniz’de; 2963 adet (%17.58) balıkçı gemisi Marmara’da, 5713 adet (%33.91) balıkçı gemisi Ege’de ve 2196 adet (%13.03) adet balıkçı gemisi ise Akdeniz’de bulunmaktadır. Türk av filosunun yaklaşık %85’i, Karadeniz av filosunun ise yaklaşık %78’i 10 metreden küçük teknelerden oluşmaktadır. Karadeniz’e kıyı ülkeler arasında gemi sayılarına göre de Türkiye, en güçlü av filosuna sahip ülkedir.
    Ülkemizde başlıca balıkçı tekneleri başlıca dört tipten oluşmaktadır. Bunlar; trol, gırgır, taşıma ve küçük teknelerdir (Tablo 4). Ülke genelinde toplam 17.161 adet balıkçı teknesi bulunmaktadır. Ülkmiz balıkçılık sektörünün yaklaşık 250 bin kişi istihdam ettiği bildirilmiştir. Karadeniz av filosu yaklaşık 20.000 kişiyi istihdam etmektedir. Filo birimlerinin ulusal ekonomiye yaptığı katkı bakımından en büyük payın gırgır teknelerinde olduğu, yatırım getirisi bakımından ise en iyi performansı kıyı balıkçılığı yapan teknelerin gösterdiği bildirilmiştir.

    Tablo. Doğu Karadeniz bölgesinde balıkçı teknelerinin türü ve sayısı
    Kullanım Şekli Türkiye (Deniz) Doğu Karadeniz
    Trol gemisi 543 40
    Trol-Gırgır gemisi 469 134
    Gırgır gemisi 526 129
    Taşıyıcı gemi 213 125
    Diğer 15.410 3.614
    TOPLAM 17.161 4.042
    Toplam (içsu dahil) 20.100

    Sorunlar Çözüm / Faaliyet Açıklama
    1. Av araçlarının standardize edilmesi a) Av filomuzun kontrolünün sağlanması, tekne standardı trol, gırgır, trol/gırgır, taşıma)
    b) Kıyı balıkçılığında, öncelikle bakanlığımızca kullanılan tüm ağların standartları belirlenmelidir ve bakanlığımızca markalanmalıdır
    c) Av araçlarının markalanması bakanlık aracılığıyla seri no verilerek yapılmalıdır. Ayrıca ağlar belirlenip, standartları oluşturulmalı ve her tekne belli paket ağ taşıyabilmeli ve avcılık yapmalıdır
    Filodaki teknelerin av araçlarına göre kategorize edilmesi
    2. Etkin ve seçici avcılık yapılmamaktadır a) Av gücü düşürülmeli
    b) Av araçlarında seçiciliğin arttırılmalı
    c) Ekosisteme verilen etkinin en düşük düzeye çekilmesi için düzenleme getirilmeli
    d) İç sulardaki avcılık teknelerinin modernizasyonu ve av araçları için destek sağlanmalıdır,
    3. Balıkçıların teknelerini modernleştirme ve daha uzun süre denizde kalacak şekilde altyapı oluşturma talepleri ile yetkili Bakanlığın av gücünü artıracağı endişesiyle buna izin vermemesi bir sorun olarak devam etmektedir. a. Hedef dışı avcılığın asgari düzeye indirilebilmesi için av araçlarında modernizasyona gidilmesi ve balıkçılara yönelik eğitimlerin yaygınlaştırılması
    b. Hedef dışı avcılıkla mücadele için balıkçıların bilgilendirilmesi ve av araçlarının buna göre tasarlanması,
    c. Bakanlığımızın yapmış olduğu teşvik uygulaması denizlerde faaliyet gösteren balıkçı teknelerinden bir kısmının daha balıkçılık filosundan çıkarılarak var olan stoklar üzerindeki baskının azalmasının sağlanması
    4. Av araçlarının birçoğunda seçicilik sorunları yaşanmaktadır. Bu da hedef dışı türlerin ve üreme olgunluğuna erişmemiş bireylerin avlanmasına neden olmaktadır. Yapılan seçicilik araştırmalarının uygulamaya geçirilme oranı yok denecek kadar azdır. a. Gırgır ağlarının seçiciliği bulunmamaktadır. Gemilerin kullandığı genelde Hamsinoz ağı (hamsi ve sardalya), canavar ağ (istavrit, palamut, lüfer, kefal, kolyoz v.s) ve orkinos ağı bulunmaktadır. Bu 3 çeşit ağında seçiciliği olmadığı için ağ gözleriyle ilgili kural koymak çok uygulanabilir değildir
    b. Gırgır teknesi sektörün devamı için ağını tekneye bastıktan sonra değil, indirirken kasaladığı balık üzerinden denetim yapılmalıdır. Burada ki sorun balıkları korumak ve sürdürülebilirlik ise tek çözüm bulunmaktadır. Gırgır teknelerinde %95-98 oranında bulunan balık ölçme cihazları aktif kullanımı ve kalibrasyonu ile diğer türlerin büyüklük tahmini belirlemede kullanılması.
    c. Özellikle iç sular için son derece verimsiz olan multifilament ağ yerine daha verimli ve kullanışlı olan monofilament ağlara dönülmeli
    d. İl müdürlükleri içsulardaki maksimum ağ göz açıklığını bakanlığın onayını almadan ilan etmemeli, (farklı türler için farklı ağ gözü uygulaması stoklara ağır zararlar vermektedir)
    5. Balıkçıların Sosyal hakları ve istihdam sorunları
    a) Balıkçının meslek tanımı yapılarak, bir meslek statüsü kazandırılmalı ve sosyal olanakları geliştirilmesi
    b) Yasak dönemde balıkçılar için gelir sağlanmalı
    c) Bu güne kadar verilmiş olan ruhsat sahiplerinin hakkı saklı kalmak şartıyla yeni ruhsat alacak olanların önce Su Ürünleri Kooperatifleri tarafından düzenlenecek kursa katıldıktan sonra ruhsat verilmesi.
    d) Balıkçı Barınaklarımızın alt yapılarının (tuvalet barınma alanları vb) iyileştirilmesi.
    a) Ruhsat tezkerelerinin belli bir plan dâhilinde eğitimler verildikten sonra verilmesi
    b) Mühendis istihdamı ve mesleki yetkilendirmeler: Su Ürünleri avcılığının yoğun olduğu il ve ilçelerde karaya çıkış yerlerinde ve su ürünleri mühendisleri ve balıkçılık teknolojisi mühendislerinin istihdamının arttırılması.
    c) Kolluk yetkisine sahip mobilize su ürünleri muhafaza memurlarının istihdam edilmesi, bu konuyla ilgili yasal alt yapının oluşturulması.
    d) yetiştiricilik ve işleme, pazarlama tesislerinde su ürünleri mühendislerinin çalıştırılması,
    e) Su Ürünleri Mühendislerinin Denetimlerde yetkilerinin sınırlandığı; yasak avcılık dışında tazelik, hijyen, vb konularda karar yetkisinin bulunmaması bu yetkilerin tekrar verilmesi
    6. Hedef dışı avcılık a) Doğal stokların durumunda giderek ciddileşen problemler aşılamamaktadır. özellikle küçük boylu balıklar ile koruma altındaki türler için önlem gereklidir
    b) Hamsi avcılığında son dönem elek kullanımı stokları olumsuz etkilemektedir. Gırgır balıkçılığında kullanılan elek sisteminin yasaklanmalıdır,
    c) Bir balıkçılık sezonunda birden fazla av aracının kullanılmaması (örneğin bir tekne hem uzatma ağı, hem trol hemde hidrolik dreç kullanabiliyor)
    d) Avcılık türlerine göre ıskartanın belirlenmesi, Seçici araç ve yöntemlerin belirlenmesi ve yasallaştırılması
    e)
    Hedef dışı avcılığın asgari düzeye indirilebilmesi için av araçlarında modernizasyona gidilmesi ve balıkçılara yönelik eğitimlerin yaygınlaştırılması
    İllegal, yasadışı avcılık f) Türkiye karasularında, trole kapalı bölgelerde kaçak olarak yapılan avcılık ihlali ve gırgırların ışıkla avcılığı engellenmelidir
    g) Yasal boşluk ve denetim açıkları gözlenerek kaçak trol avı ( ruhsatsız, yasak bölgede ) tespiti imkansız ve hukuken kanıtlanamayan yasadışı avlanma yöntemleri uygulanmaktadır. Balıkçının otokontrolü gerekmektedir.
    h) Özellikle yasa dışı balıkçılık yöntemlerinin yoğun olduğu yerlerde halkın dikkatinin çekilmesi için yasa dışı avcılık türleri ve yöntemlerine ilişkin bilgi ve işaretlerin olduğu tabelaların asılması (trafik işaretleri gibi).
    i) 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda yer alan “müsadere yaptırımının” “mülkiyetin kamuya geçirilmesi” şeklinde değiştirilerek 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile uyumlu hale getirilmeli.
    j) İstanbul Boğazı’nda belirlenen yediemin limanlarının ülke genelini kapsayacak şekilde bir çalışmanın başlatılmalı
    k)
    7. Misina ağları kullanımı ve hayalet avcılık a) Monoflament (misina) ağlara iki sene önce yasak gelmesine rağmen hem denizlerde hemde içsularda yoğun olarak kullanılmaları
    b) Balıkçılarımızın elinde bulunan ve avcılıkta uzun yıllar kullanabilecekleri ve 2016 yılından itibaren kullanımı yasaklanacak ağların bu tarihte alınarak yerine tebliğde belirtilen nitelikli ağların verilmesi şeklinde balıkçılarımıza destekleme yapılması gerekmektedir.
    c) Avcılık giderlerini zor karşılayan balıkçı, multifilament ağlardan geçimini sağlayamayacaktır bundan dolayı daha fazla ağ kullanacaktır. Multifilament ağlar yapı bakımından çabuk kirlenmelerinden dolayı balıkçılar tarafından çamaşır suyu benzeri kimyasal maddelerle ağlarını yıkamaktadırlar. Bu temizlik işlemlerini tamamen gölün içinde ve kenarında yapmalarından dolayı göle yoğun şekilde kimyasal atık girişi olabilecektir.
    8. Göl kiraları önceden tespit edilip alınmakta balıkçı yasadışı yöntemlere yönelmektedir a) Gölün kirası önceden değil çıkan ürünün kirası ödenmesi daha adil olacaktır bundan dolayı çıkan tüm ürünler kooperatiflerce kayıt altına alınması gerekmektedir.
    b) İç sularda balıkçı ve av araçları kotasının getirilmesi, ek gelir için balıkçılık yapan değil gerçek balıkçıların balıkçılık yapmaları diğerlerinin ortamdan çekilip balıkçı sayısı düşürülmelidir.


    EKOSİSTEM YAKLAŞIMLI BALIKÇILIK
    Balıkçılık çeşitli araçlar kullanarak sucul organizmaların avlanması eylemi olarak tanımlanır. Balık, deniz ve tatlı sularda yapılan balıkçılık faaliyetlerinin en önemli ürünüdür. Günümüzde teknolojik gelişmeler balıkçılık sektörüne oldukça önemli bir hareketlilik kazandırırken diğer taraftan deniz ekosisteminde insanın yarattığı tahribatın da ana kaynaklarından biri olmuştur. Balıkçı teknelerinin motor güçlerinin artması, derin dondurucu özellikli depoların geliştirilmesi, deniz dibine doğru çeşitli frekanslarda ses dalgaları gönderen radar veya akustik “balık bulucu” olarak adlandırılan cihazların geliştirilmesiyle ihtiyacın çok ötesinde avcılığın yolu açılmıştır. Bu süreçte, deniz balıkçılığı 1980’lerden itibaren tüm dünyada düşüşe geçmiştir.
    Ortak bir kaynağı yönetmek için bölgesel işbirlikleri oluşturmaya ve ortak politikalar geliştirmeye yönelik çalışmalar bu dönemde artış göstermiştir. Bu kapsamda oluşturulan Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası, balıkçılığı biyolojik, ekonomik ve sosyal boyutta ele alan, ortak kaynakların planlı ve eşit kullanımını sağlayan koruma politikalarını işlevsel hale getirmeyi amaçlamaktadır. Teknolojinin gelişmesine ve koruma çabalarının artmasına rağmen yakalanan av miktarı giderek azalmakta, (Pauly ve ark., 2002) denizel kaynaklarımız hızla tükenmektedir.
    Pek çok araştırmacı, 1950’lerden itibaren Karadeniz ekosisteminin alglerden balıklara kadar pek çok değişim geçirdiğini belirtmektedir (Daskalov, 2003). Sanayi balıkçılığının hız kazandığı ilk dönemlerde balıkçılar, yunus avcılığı yapmışlardır. 1970’li yıllarda Karadeniz’in en önemli balıkları olan palamut, torik ve uskumru stokları hızla düşmüştür. Bu yıllar aynı zamanda ülkemizin de Karadeniz’de balıkçı filoları oluşturduğu ve sanayi balıkçılığına adım attığı dönem olarak bilinmektedir.
    2000’li yılların başından itibaren, balıkçılık üzerine çalışmalar yapan pek çok araştırmacı, yapılan balıkçılığın sürdürülebilir olmadığını ve denizel canlı kaynakların tüm dünyada azalma eğiliminde olduğunun altını çizmekte, bazı dönemlerde oluşan ani düşüşlerin ve stokların çökmesinin önüne geçilemediğini vurgulamaktadırlar (Pauly, 2009). Balıkçılık biliminde sürdürülebilirlik; bir sonraki dönem de
    avlanabilecek balık olmasını sağlayabilmek için, bugün avlanan balık miktarının belli bir düzeyde tutularak stokların yönetilmesi anlamında kullanılır. Sürdürülebilir balıkçılık, yalnız ekonomik değil ekolojik ve sosyal içeriğe sahip bir ifadedir. 20. Yüzyılın başlarında, yeni bir araştırma konusu haline gelen balıkçılık biliminin temel ilgi alanlarından biri olmuştur. Elde edilen bilimsel veriler ışığında balıkçılık politikalarının oluşturulması ve kanunlarla tanınması, sürdürülebilirliğin en önemli ayağını oluşturmaktadır (WWF, 2013).
    Ülkemizde sürdürülebilir balıkçılık için düzenlenmiş uygulamaların bazıları aşağıdaki gibidir:
    1. Ekonomik öneme sahip balık ve diğer deniz canlılarının avlanma boyu veya boyutları Balıkçılık ve Su Ürünleri Mevzuatı’nda belirtilmiştir. Bu boy değerlerine göre, balıkçıların av araçlarında düzenleme yapması gerekmektedir.
    2. Marmara Denizi ve Boğazlar trol balıkçılığına; Boğazlar, her türlü balıkçılığa tamamen kapalıdır. Boğazlarda avcılığın yasak olması, dar bir alanda ilerleyen balık sürülerinin balıkçı ağlarından kaçabilecek, yani rekabet edebilecek şansa sahip olmamasındadır. Balıkların üreme göçü için Karadeniz’e geçişlerini engellememek amacıyla konulan bu düzenlemenin önemi büyüktür. Balıkların serüveni Marmara Denizi’nde bulunan istavrit balığının üreme dönemi mayıstan eylüle kadardır. Tek bir istavrit dişi bireyi bir defada 9000’den fazla yumurtayı suya bırakır. Tek birey bu işlemi, tüm üreme döneminde ortalama 16 defa tekrarlar. Yani bir adet dişi istavrit yıllık olarak 140 bin adetten fazla yumurtayı suya bırakır (Demirel ve Yüksek, 2013) Siyah havyarı için avlanan Mersin balıkları, nehirlere girerek yumurtalarını bırakır. Yılan balıkları üremek için çok uzun bir yol kateder ve yumurtalarını bıraktıktan sonra ölür. Sardalyagillerden bir balık türü milyonlarca bireylik sürüyle, Güney Afrika’nın Atlantik kıyılarından Pasifi k kıyılarına her yıl yaz aylarında, aynı ailenin başka bir türü Pasifi k Okyanusu’na kıyısı olan iki kıta arasında göç eder. Somon balıkları buzların erimeye başladığı aylarda kuzey kutbuna doğru yolculuğa başlar ve tekrar Atlantik Okyanusu’nun güneyine geri döner. Akdeniz’de ise, palamut-torik, uskumru, kolyoz, kılıç balığı, istavrit ve hamsi Akdeniz’den Karadeniz’e doğru havanın ısınmasıyla birlikte üremek için göç eden balıklardır. Bugün bu göçü halen sürdürebilen sadece hamsi ve istavrittir.
    3. Avlanan balık türlerinin çok büyük bir bölümü yaz aylarını üreme dönemi tercih etmektedir. Bu nedenle, mayıs ayından eylül ayına kadar balıkçılık yasaktır.
    2000’lerin başında, ekosistem temelli yaklaşım oldukça yeni bir kavram olarak görülüyordu. Ekosistem temelli yaklaşım, öncelikle, içinde bulunduğumuz ortamı oluşturan canlı ve cansız tüm bileşenlerin birbiriyle özgün bir denge içinde ilişkili olduğunu kabul etmekle başlar. Bilimsel verilere dayanarak oluşturulan bir balıkçılık politikasında; i. Avlanma boyu, olgunluk (ilk üreme) boyunun üstünde olan, ii. Üreme dönemi boyunca avcılığı yapılmayan, iii. Bir sonraki yılın ürünü için avcılık kayıtları titizlikle tutulan, bir balık stoku yine de çöküyorsa, bir başka deyişle av verimi hızla düşüyorsa, ekosistemi oluşturan bileşenlere bakmak gerekir. Balıkçılığın sürdürülebilirliği için ekosistemin bir bütün olarak ele alınması şarttır. Bu nedenle ekosistem temelli yaklaşımla sürdürülebilir balıkçılık üzerine çalışmalar giderek artmaktadır. Türlerin birbirleriyle olan ilişkisi (besin ağı) bölgenin sıcaklık, tuzluluk, akıntılar, çözünmüş oksijen değerleri gibi temel tanımlayıcı koşullarının yanı sıra başta balıkçılık faaliyeti olmak üzere insan etkisi göz önünde bulundurularak gerçekleştirilen ekosistem yaklaşımı, geleceğe yönelik bir model sunar.
    Sorunlar Çözüm / Faaliyet Açıklama
    1. Ekosistem tabanlı balıkçılık uygulanmamaktadır a) Avcılık yolu ile yapılan üretimler planlanmalı ve Mevcut avlanabilir stoklara yönelik politikalar taviz verilmeden uygulanmalıdır
    b) Avcılığı yapılan ticari türlerin populasyon parametrelerinin belirlenmesi ve stok tahminlerinin yapılması
    c) Denizlerimizin güncel durumu: oşinografik, denizel canlı stoklarının sürekli veri tabanı olarak izlenmeli
    d) Ekosistem tabanlı bütüncül yaklaşımla deniz suları ve bentik ekosistemin ekolojik kalite sınıflandırılmasının yapılması
    e) Balıkçılar uygulanan politikalarda daha etkin rol almalılar.
    f) Denizlerde koruma alanları ile bazı bölgeler balık üremesi ve tür çeşitliliği için ayrılmalıdır
    g) Bazı kıyısal alanlar ve göllerin avcılık yönetimi kooperatiflere devredilmelidir.
    h) Sürdürülebilir balıkçılık faaliyetleri açısından denetimlerin yapılmasının yanı sıra halkı bilinçlendirmeye yönelik çalışmaların yapılması,
    i) Ulusal mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde paydaşların ortak hareket etmesi,
    j) İnsan kaynakları (deneyim, nitelik) olarak kullanımı
    2. Sürdürülebilir avcılık ilkeleri benimsenmesi a) Balıkçılık, hem ekonomik hem de sosyal seviyede beklenenden daha düşük bir performans göstermekte, bu sürdürülebilirliğin sağlanamamasına neden olmaktadır.
    b) Uluslararası ve bölgesel sürdürülebilir kalkınma kapsamında daha iyi avcılık ve korunma için çaba sarf edilmelidir,
    c) Belirli bir kısım suçlanmadan sektör ekonomik, sosyal ve çevre boyutuyla bir bütün olarak ele alınmalıdır.
    d) Yerel veya bölgesel balıkçılık yönetimi anlayışının eksikliği bulunmaktadır
    e) Sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması için gerekliliklerin tespit edilmeli ve bu konuda yapılması gereken araştırmaların teşvik edilip desteklenmelidir,
    Potansiyel: Kendini yenileyebilen kaynaklara sahip olmamız,

    Hedef: iyi bir balıkçılık yönetimiyle bu kaynakların azalmadan sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması
    3. İklim değişikliğinin denizlerimiz ve stoklara etkisi bilinmemektedir a) Temel ekosistem parametrelerini kayıtlayan, küresel standartlarda \'izleme (monitoring) çalışmaları yürütülmelidir.
    b) Hipotez tabanlı bilimsel araştırmalar yürütülmelidir.
    c) Göllerden ve bazı havzalardan aşırı su çekilmesi engellenmelidir
    d) Tarımsal sulama kanallarına yavru geçişine engel olunmalı,
    e)
    4. Balık üreme alanları ve lagünlerin korunması a. Lagünler kıyısal alanda biyoçeşitliliği koruya ve ticari türlerde populasyonun sürekliliğini sağlayan hassas alanlardır.
    “Madde 31. (2) Lagünlerin ve dalyan Kuzuluklarının çit aralıkları dik konumda, Akdeniz Yardımcı Burnundan Suriye sınırına kadar olan lagün ve dalyanlarında 1,7 cm., diğer lagün ve dalyanlarda 3 cm’den az olamaz.” şeklinde değişikliğe gidilmiştir. Bu durum yerel stoklarda olumsuz etki yaratmaktadır.
    5. Balıkçı örgütlenmesi, Kooperatif ve Birliklerin yetkileri arttırılarak güçlendirilmesi a) Balıkçının oto kontrolü, bazı bürokratik işlemler yetki devri ile balıkçı örgütlerine verilmelidir
    b) Belirli bölgelerde araştırma faaliyetleri dışındaki tüm yönetimsel faaliyetlerin birlikler ve bizzati faydalanıcıları tarafından yapılması
    c) Türkiye de “ İhtiyaç Belgesi almak ve Barınak Kiralamak” nedenlerinden dolayı kurulmuş olan S.S su ürünleri kooperatiflerinde acil düzenleme yapılmalı, koop.çiliğin ne olduğu ve neler yapmaları gerektiği anlatılıp, ihtiyaca göre tekrar yapılanmalıdır
    d)
    6. Kaynakların ve ekosistemlerin korunmasında genellikle balıkçılar ve balıkçı kitlesinin dışındaki toplumlarda çevre korunmasının öneminin kavranılmadığı görülmektedir. a) Balıkçılıkta Ekosistem Yaklaşımı “Toplumsal kaynakları hayatın bağlı olduğu ekolojik süreçleri bozmayacak şekilde kullanmak, iyileştirmek ve korumak
    b) Denizlerimiz ve iç sularımızın içerdiği zengin biyolojik çeşitlilik ile bolluk potansiyelinin gelecek nesillere sağlıklı bir biçimde taşınması için gerekli planlamanın en kısa sürede yapılıp uygulanmaya başlanması
    c) Deniz ve tatlısu türlerinde stok tahminlerini ve stok yönetim planlarını oluşturmak ve bu planları uygulayabilecek yasal altyapıyı hazırlamak gerekmektedir
    d) Sülük, kurbağa gibi alternatif avcılık ürünlerinin üretimine ilişkin yasal düzenlemeler,
    Uzun Hedef: Balıkçılıkta türe, derinliğe, bölgeye özgü yönetim uygulamalarının oluşturulması avcılık verilerinin online olarak sisteme girilmesi Kota uygulamasının getirilmesi ve bilimsel olarak sürekli izleme çalışmalarının devam ettirilmesi
    7. Bazı türlerin üreme zamanları ve üreme bölgeleri tam olarak bilinmediğinden koruma güçlüğü yaşanmaktadır. a. Halen aşırı yıpratılmış olan doğal stokların kendilerini yenileyebilmelerine imkan sağlanmalıdır,
    b) Balıkçılık sirkülerinde kafadan bacaklıların avcılığının ve halen uygulamada olan yanlışların düzenlenmesi
    8. Kota uygulamasının yöntemleri ve uygulama sorunları a) Pelajik türlerin avcılığında öncelikle avlanabilir stoklar belirlenmeli, tekne özellikleri dikkate alınarak kota sistemi uygulanmalıdır,
    b) Küçük balıkçı ve kıyı avcılığının kota sistemi ile mağduriyeti engellenmelidir
    9. Balıkçılık araştırmalarının sağlıklı yürütülmesi a) Yapılan bilimsel araştırmalar, uygulamadaki zaaflarla faydasız hale gelmektedir
    b) Yeterli konu uzmanı araştırmacı ve araştırma teknelerinin yeterliliği,
    c) Denizel ve bentik canlı fauna ve floranın Türkiye deniz kıyı hattı boyunca belirlenmesi,
    d) Stokların yönetimine esas verilerin toplanacağı ülkesel bir izleme projesi,
    e)
    bakanlık ve üniversite araştırma altyapısı geniş bir ağa sahiptir,


    SU ÜRÜNLERİ İŞLEME PAZARLAMA VE TÜKETİM
    Toplam 650 bin tonluk üretimle, Dünya su ürünleri üretiminin %0,7’sinin karşılandığı ülkemizde, toplam su ürünleri arzının %71’i deniz balıklarından elde edilmektedir. Doğu Karadeniz’de avlanan 260 bin ton balığın 156 bin tonu balık unu-yağı fabrikalarına gitmekte, 90 bin tonu insan gıdası olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’de avlanan su ürünlerinin büyük bölümü, dünyadaki eğilimin aksine taze olarak tüketilmektedir. İşlenmiş ürünler daha çok ihracata yöneliktir. Kişi başına tüketim ülkemizde 7-8 kg düzeyinde olup, bu oran Dünya’da 16 kg., İspanya’da 40.5 kg., Yunanistan’da 23.1 kg. ve Avrupa ülkelerinde ise 22.7 kg.dir. Bu verilere bakıldığında, ülkemizdeki yıllık balık tüketiminin diğer ülkelerle kıyaslanamayacak kadar az olduğu görülmektedir.
    Sağlıklı beslenmedeki öneminden dolayı su ürünlerine olan ilgi dünyada ve ülkemizde gittikçe artmaktadır. Türkiye’de su ürünleri işleyen ve pazarlayan 100’ün üzerinde firma bulunmaktadır. Ülkemizde işlenmiş ürünler arasında ilk sırayı balık unu ve yağı almaktadır. Diğer işlenmiş ürünler ise dondurulmuş su ürünleri, tütsülenmiş ve tuzlanmış balık, taze ve soğutulmuş kültür balıkları (levrek, çipura, gökkuşağı alabalığı), marinat, surimi, deniz salyangozu ve kurbağa bacağı gibi ürünler gelmektedir.
    Türkiye balık ürünlerinde göreli olarak küçük fakat aktif bir ihracata sahiptir (Tablo 2). Balık ürünleri ihracatı, toplam ulusal ihracat gelirinin yüzde 1’inden küçük bir bölümünü oluşturur. Ancak bölgesel açıdan büyük önem taşır. İhracat miktarı 2000 yılında 14.533 ton iken, 2010’da 55.109 tona yükselmiştir. Türkiye’nin su ürünleri ihracatında, deniz levreği (taze/soğutulmuş), Çipura (taze/soğutulmuş) ve Mavi Yüzgeçli orkinos; (taze/soğutulmuş) önemli yer tutmaktadır. Özellikle Karadeniz’den avlanan deniz salyangozu işlenmekte ve ihraç edilmektedir.


    İşleme sanayiinönemli olan ve neredeyse tamamı ihraç edilen kabuklu, yumuşakça ve diğer denizürünlerinin (ahtapot, akivades, beyaz kum midyesi, istakoz, istiridye, tarak,mürekkep balığı vb.) üretim miktarlarıise 2002 yılında 29.298 ton seviyesinde iken bir dönem 70 bin ton düzeyinekadar çıkmış fakat stoklardaki azalmaya bağlı olarak 2009 yılında 46.200 tonolarak tespit edilmiştir. Diğer deniz ürünlerinde en büyük payı % 64.2 oran ilebeyaz kum midyesi, %19.9 oran ile deniz salyangozu almıştır.

    Sorunlar Çözüm / Faaliyet Açıklama
    1. Fiyat oluşumu, a. Su ürünleri üretiminde arz-talep dengesinin sağlanabilmeli,
    b. on-line bağlantılı balıkçılık borsası kurulmalı, toptan satışlarda kullanılmalı
    c. balıkçı esnafı ve komisyoncularla (kabzımal) olan ilişkiler düzenlenmelidir, Balıkçıları destekleyen bir kuruluş olmaması, kooperatif ve birliklerin güçsüz olmaları nedeniyle balıkçılar kabzımallarla ön anlaşmalara girmekte, borçlanmakta ve gerçekçi fiyat oluşumu engellenmektedir.
    d. Pazarlamada mevcut sorunları önleyecek yada minimize edecek desteklemeler
    Balık pazar sistemi ve piyasa yapısının yeniden düzenleme ihtiyacı, aracılara dayalı sistemde kooperatif ve birliklerin etkinliğinin bulunmaması
    2. Pazarlama sorunları ve tüketimin istenen düzeyde olmaması a) Avcılık yoluyla elde edilen üretim işlenerek çeşitli ihraç ürünlere dönüştürülerek pazarlanmalı ve katma değeri artırılarak balıkçının gelir düzeyi yükseltilmelidir.
    b) Su ürünleri pazarlanması konusunda yeterli bilgi birikimi yoktur.
    c) Ülke tanıtımı ve markalaşma yeterli düzeyde değildir.
    d) Balık daha çok soğutulmuş ve taze olarak tüketilmektedir, tüketim miktarı yetersizdir.
    e) Balık satış yerleri ile ilgili standartları içeren yönetmelik henüz uygulamaya geçirilememiştir. İlimizde hal ve satış yerleri yoktur. Bu da sağlıksız ve kayıt dışı pazarlamaya yol açmaktadır.
    f) Kalite ve standart ölçütleri ile sanayi ve ticari maliyetleri uygun olan üretimleri yeterli miktarlarda ve zamanında yapılamamakta ve sürekliliği sağlanamamaktadır.
    g) Hammadde ve diğer girdilerin yeterli miktarlarda ve uygun fiyattan, kaliteli ve standart olarak tedarik edilememesi, kurulu kapasiteden yeterince yararlanılamaması sonucunu doğurmaktadır.
    h)
    Balık tanıtım grubu ve ihracatın arttırılması için çalışma yapılmaktadır
    3. İşlenmiş katma değeri yüksek ürün üretimi ve ihracatı a) İhracatla ilgili devlet yardımları hakkında ihracatçının bilgisi eksiktir.
    b) Dünya üretim ve tüketim eğilimleri yeterince takip edilememektedir.
    c) Türkiye’de Su ürünlerine yönelik çok çeşitli talep yaratma çalışmaları yapılırken, dış pazarlarda-ihracatta karşılaşılan sıkıntılar devam etmektedir.
    d) Uluslararası pazarlarda kaliteli ürün imajını yaratacak tescil edilmiş markalı ürün ihracatı gerçekleştirilememekte, olumlu ürün imajının yaratılamaması sonucu pazarda fiyat odaklı rekabete girilmekte, bu durum Türk firmalarının kendileri arasında bir rekabet ortamı doğmasına neden olmaktadır.
    e) Ülkemizde üretimi yapılan ürün ve çeşitlerinin uluslar arası pazarlarda tam olarak tanıtımı yapılamamakta, sektör itibari ile uluslararası fuarlara yeterince katılım sağlanamamaktadır
    f) Ülkemizde su ürünleri ihracatçıları daha çok küçük ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Bu nedenle, firmalar az sayıda personel ile üretim ve pazarlama işlemleri gerçekleştirmek zorunda kalmaktadırlar.
    g) Sektörde işletme sermayesi ve diğer finansman kaynakları yetersizliği yaşanmaktadır.
    h) Pazar talep özelliklerine ve rekabet şartlarına uyum gösterilememektedir. İhraç potansiyeli yaratılamamaktadır.
    i)
    4. Su ürünleri stoklarından elde edilen hammaddenin kesintilere uğraması işleme sektörün yılın çeşitli dönemlerinde çalışmayıp atıl kalmasına sebep olmaktadır. a.
    b.
    c.
    5. Su ürünleri tüketiminin gelişmiş ülkelerdeki gibi yüksek olmaması, a. Karaya çıkışın sağlandığı yerlerde ürünlerin muhafaza, depolanma ve soğuk zincirin hijyenik şartlarda oluşmamaktadır.
    b. Sektöre uluslararası rekabet şartlarına uygun teşvik ve ucuz krediler sağlanamamaktadır.
    c.
    6. Balık unu ve balık yağı üretimi için küçük boy ve dökme balık satışı a) İnsan gıdası olarak tüketilebilecek balığın balıkunu yapımına gönderilmesi engellenmeli, yasal düzenleme ve kota getirilmeli
    b) Balık unu için son dönemde önem kazanan çaça balığı Karadeniz'de bitirilmemelidir, denizin yemidir diğer stokların besin zinciri içinde yer aldığı için .
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  2. #2
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    54
    Mesajlar
    2.691
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bu raporu hazırlayıp sunanlara teşekkürler.

    Raporda balıkçılık hakkında hemen her soruna yer verilmiş + çözümü veya yapılması gerkenlere fikiri açılmış !!! Her ne kadar kurumlar çalışmıyormu !!!? bunları bilmiyormu !? kısmını artık öğrenmiş olduk.
    Gelinen nokdada SORUN/ÇÖZÜM = EYLEM
    EYLEM aşamısına geçme zamanıdır diyorum; bu konudaki dileğimde hiçbir SİYASİ / ÇIKAR GURUPLARI'nın baskısı altında kalınmadan yapılması gerekenleri yapıp hayata geçirmek gereklidir; olurmu ''' zamanla göreceğiz !!


    Bakanlığın kendi resmi ile cevap vereyim = EVET MEMNUN OLDUK, DEMEK İSTİYORUZ.

    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  3. #3
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    54
    Mesajlar
    2.691
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Sorunlar
    1. 1380 sayılı su ürünleri kanunu ve mevzuatın yetersiz kalması.

    Çözüm / Faaliyet


    a) Daha gerçekçi bir su ürünleri tebliği oluşturma Balıkçıları ve STK\'ları yönetime katma.
    b) Balıkçılık yönetimi, Su Ürünleri Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve tebliğler ile getirilen kurallar ile yapılmaktadır. Günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak ve geleceğe yönelik hedefleri gerçekleştirecek yasal dayanağı oluşturan yeni su ürünleri kanunu ve buna göre yönetmelik ve tebliğler hazırlanmalıdır,
    c) Balıkçılığın dinamik yapısına uygun ( koruma ve kollama öncelikli)yasal alt yapı oluşturulması ve kamu örgütlenmesi gerekmektedir.
    d) Mevzuat hükümlerini değiştirmeden önce ülkemizin farklı özelliklerini yansıtan bölgelerde konuyla ilgili araştırmalar yapılmalı ve sonuçlar değerlendirilmeli
    e) Ulusal mevzuatın AB mevzuatına uyumlaştırılması,

    Açıklama

    1380 sayılı yasa ve diğer mevzuatlar yeniden düzenlenmelidir.

    Tebliğlerde alınan bazı kararların yeterli düzeyde bilimsel çalışma sonucundan alınmaması sorun oluşturmaktadır.


    1. 1380 sayılı su ürünleri kanunu ve mevzuatın yetersiz kalması.
    eylül 2012 tebliği ile 2012 çalıştayı aynı yılda olup bu görüş verilmesi enteresan !!! 2013 YILINDAKİ TASLAK 1380 HALEN UYGULAMA YOK !!!

    a) Daha gerçekçi bir su ürünleri tebliği oluşturma Balıkçıları ve STK\'ları yönetime katma.
    Özellikle DANIŞMA KURULU toplantıları 2 veya 3 kere yapılmalıdır !!!
    ENDÜSTRİYEL TOPLANTISI : 5 Kıyıcı temsilci + STK , müdahil değil dinleyip not alacak, 1 hafta sonraki toplantısına gideceklere bilgi aktaracak.
    KIYICI TOPLANTISI : 5 Endüstriye temsilci + STK , müdahil değil dinleyip not alacak, 1 hafta sonraki toplantısına gideceklere bilgi aktaracak.

    KARMA TOPLANTI : Bakanlıkdan net istekler ortaya konacak, böylece genel müdürlük daha rahat karar alacakdır.


    c) Balıkçılığın dinamik yapısına uygun ( koruma ve kollama öncelikli)yasal alt yapı oluşturulması ve kamu örgütlenmesi gerekmektedir.
    43 bölge md kuruldu ama kooperatiflere su ürünleri memuru sistemi oluşturulmadı, artık her kooperatifde memur olmalıdır !!! 2 - 3 yıllık değil devamlı SUÜRÜNLERİ MEMURU OLMALIDIR. Böylece tüm yakalanan balık kayıt altına alınır + koop üzerinden satış yapılır = limandan çıkacak misafir kayık balığı MENŞEİ + RÜSUMU + TAKİP BARKODU vs uygulama imkanı doğar. ENDÜSTRİYEL + KIYICI = KOTA SİSTEMİ uygulaması rahatlıkla yapılır/kontrol edilir, balık TABAN FİAT uygulaması ile balıkçıda kazancını bilir !!

    d) Mevzuat hükümlerini değiştirmeden önce ülkemizin farklı özelliklerini yansıtan bölgelerde konuyla ilgili araştırmalar yapılmalı ve sonuçlar değerlendirilmeli
    Bölgesel ÇALIŞTAYLAR + SÜRKOOP toplantılar yapılıyor,genel kanı odurki BÖLGESEL TEBLİĞİ UYGULAMASI YAPILMALI . Böyle bir oluşum faydası av yasak dönemlerinin BALIK YUMURTLAMA dönemlerine göre bölgesel karar alınır SÜRDÜRÜLEBİLİR balıkçılık sistemi hayata geçer. Koopda görevli suürünleri memuru BALIK KONTROLÜNDE yumurtaya rastlarsa bölgesel o balık türü av yasağı konabilir !! + balık boyunda ufalma olduğunda sistemdeki ağ düzenlemelerinin ne olması gerektiği ortaya çıkar.


    e) Ulusal mevzuatın AB mevzuatına uyumlaştırılması,
    AB girecekmiyiz girmeyecekmiyiz belli değil ama her yerde karşımıza AB UYUMU çıkıp duruyor !!! Ne hikmetse balıkçılık uyarlaması değilde - tekne donamı/kullanımı uyarlaması tam yapılıyor !!! neden balıkçılıkda gelişmiş ülkelere bakmıyoruz !!! JAPONYA + AMERİKA + AVUSTRALYA + CANADA gibi ülkeler neler yapmışlar/uyguluyorlar, gördüğümüz kadarıyla kendi karasularında acımasız uygulama yapan bu devletler, diğer ülkelerin suürünlerini SÖMÜRÜYORLAR !!! BİZDEYSE TAM TERSİ UYGULANIYOR !!?
    Konu cumhur gezen tarafından (11.03.15 Saat 06:25 ) değiştirilmiştir.
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Türk Balıkçılığı Raporu - 1
    By cumhur gezen in forum PROFESYONEL BALIKÇI !!!!
    Cevap: 6
    Son Mesaj: 09.03.15, 16:04
  2. İstadandik Raporu
    By aferin in forum Baba Yalçın
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 17.01.11, 19:23
  3. Türk Balıkçılığı Halit konanç - Eylül 2010
    By kenane in forum Diğer Videolar
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 23.09.10, 18:07
  4. Cevap: 8
    Son Mesaj: 14.04.10, 06:25
  5. Dto ab raporu
    By TUNCAY ŞEKER in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 19.02.10, 08:50

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM