TURİZM VE BALIKÇILIK ARASINDAKİ KAVGA KOMŞUYA YARADI


Yunanlılar, üç yılda sadece Muğla`da 130 çiftlikten 45`inin sahibi oldu.

Ege kıyı şeridinde bakanlık onaylı balık çiftliklerinin yüzde 35`inin Yunan balıkçılara satıldığı belirtildi. Büyük şirketlere ortak olan ya da tamamını devralan Yunan yatırımcılar, Türk sularında yetiştirilen çipura ve levrekleri Yunan balığı olarak dünyaya pazarlıyor.

Yunanlılar son üç yılda sadece Muğla`da 130 çiftlikten 45`inin sahibi oldu. Ege`de bu oranın daha da arttığı belirtiliyor. Yunan balıkçıların özellikle İzmir, Aydın ve Muğla`daki balık çiftliklerinde yetişen çipura ve levrek gibi balıkları Yunan balığı adı altında sattıkları ifade ediliyor. Yıllık 120 bin ton üretim yapan sektöre el atan Yunanlılar, Türk balıklarını Avrupa`nın birçok ülkesine Yunan patenti altında pazarlıyor.

AK Parti Muğla Milletvekili Dr. Mehmet Nil Hıdır, kültür balıkçılığında Türkiye`nin Yunanistan`ın çok önünde olduğunu belirterek, `Yunanlılar, şu anda Türkiye`de yaşanan kültür balıkçılığı-turizm kavgasından yararlanıp sektörü ele geçirmeye çalışıyor` dedi.

350 İŞLETME VAR

Ege, Akdeniz ve Karadeniz`de bulunan irili ufaklı balık çiftliklerine ilgisi artan Yunanlı yatırımcılar, gözlerini çoğunluğu Muğla`da olmak üzere bölgedeki tesislere çevirdi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü(TUGEM) verilerine göre, Türkiye`de çoğunluğu Milas, Didim, Bodrum ve İzmir`de, 12`si Karadeniz`de, 13`ü de Akdeniz`de olmak üzere toplam 350 balık çiftliği faaliyet gösteriyor. Yıllık bir milyar doları bulan Türk balık pazarının Yunanlı yatırımcıların iştahını kabarttığını belirten sektör yetkilileri gelişmelerden rahatsız olduklarını belirtiyor.

25 BİN İSTİHDAM

Yunan pazarının lideri Nireus şirketi, İlknak Su Ürünleri`ni satın alırken, Yunanistan`daki en büyük ikinci kültür balıkçılığı şirketi Selonda da, Türkiye`de faaliyet gösteren Norveçli Fjord Marin şirketinin yüzde 46`sını aldı. Yine Selonda şirketinin yüzde 75 hissesine sahip olan Koronis şirketi de Elektrosan Deniz Ürünleri`nin yeni sahibi oldu. Kafeslerde orkinos, levrek ve çipura başta olmak üzere, alabalık, sivri burun karagöz, sinarit, eskina, çizgili mercan ve midye gibi türlerin yetiştirildiği balık çiftliklerinde, yan sanayiiyle birlikte 25 bin kişi istihdam ediliyor.

POTANSİYEL BÜYÜK

Sektördeki potansiyele ilgi duyan Yunanlı yatırımcılar ya Türk şirketlerini satın alıyor ya da firmaların büyük ortağı olmayı tercih ediyor. Türkiye`deki balık çiftliklerinde yılda 300 milyon yavru balık üretiliyor. Türkiye`nin en büyük kültür balığı üreticisi olan Kılıç Holding`in Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kılıç, `Yeni Çevre Yasası ile sığ sulardaki balık çiftlikleri kapanma noktasına geldi. Bu da yakın zamanda balık çiftliklerinde Yunan patron oranını yüzde 50`ye çıkaracak` dedi.

REKABET GÜCÜ AZALIYOR

AK Parti Muğla Milletvekili Dr. Mehmet Nil Hıdır da, Yunan balıkçılara şirketlerini satmak zorunda kalan balıkçıların oranının sadece Muğla`da yüzde 33`ü bulduğunu ifade etti. Hıdır bu oranın Ege Bölgesi`nde yüzde 35 olduğunu söyledi. Hıdır, `Türkiye`de yaşanan kültür balıkçılığı ve turizm kavgasını fırsat bilen Yunanlılar, kıyılarımızdaki çiftlikleri satın almaya başladı. Biz de bunun önüne geçmeye çalışıyoruz. Süratle ÇED raporları çıkararak bu satışları önlemek istiyoruz. Yunanlılar Türk balıkçılığının önünü kesmeye, rekabet gücünü azaltmaya çalışıyor` dedi. En büyük sorun belirsizlik

Balıkçılar, Muğla kıyı şeridinde yıllardır turizmciler ile balık çiftliği sahiplerinin birileri tarafından sürekli karşı karşıya getirildiğini belirtti. Balıkçılar konuyla ilgili olarak şunları söyledi: `Nedense kimseye yaranamadık. Balık olmazsa, turizm olmaz. Turizm olmazsa, balıkçılık yaşamaz. Birileri bu kavgadan rant elde ediyor. Kafes balıkçılığının başladığı ilk yıllarda düzensizlik vardı. Zamanla belli bir seviyeye çekildi. Fakat her nedense denizi kirleten imajı ile balıkçılar sürekli yıpratılmaya çalışıldı. Bunun yanında Özellikle Bodrum ve Milas`ta bulunan balık çiftliklerinin halen nereye taşınacağı ile ilgili yorumlar yapılıyor.

Bakanlık yeri belirledi ve ÇED raporu da onaylandı.

Plan çerçevesinde her şey düzene girecek. Fakat bu ortamda belirsizlik nedeniyle birçok işletme sahibi çiftliklerine ya yabancı ortak buldu, ya da Yunanlı balıkçılara sattı.` Dünya tüketiminin yüzde 33`ü kafesten Dünya genelinde tüketilen 130 milyon ton balığın yüzde 33`ü çiftliklerden temin ediliyor. 20 yıl içinde tüketimin yüzde 50`sinin çiftlik kaynaklı olacağı tahmin ediliyor. Yunanistan 130 bin, İtalya 259 bin, İspanya ise 350 bin ton üretiyor. Çin`in üretimi ise 25 milyon tonu buluyor. Türkiye deniz balıkları larvası üretiminde de uluslararası pazarlarda söz sahibi. Avrupa genelinde 800 milyon adet olan larva üretiminin 200 bin adeti Türkiye`de yapılıyor. Yunanistan üretimi ise 310 milyon adet.

Kirlilik tartışması iki yıldır sürüyor

Balık çiftlikleri ile ilgili tartışma 2006`da alevlendi. Denizleri kirlettiği, koylarda görüntü kirliliği yarattığı şikayetleri üzerine Çevre ve Orman Bakanlığı`nın hazırladığı tebliğ 24 Ocak 2007`de yürürlüğe girdi. Tebliğe göre balık çiftlikleri kıyıdan bin 100 metre uzaklıkta, derinliği en az 30 metre olan yerlerde kurulabilecek. Doğal ve arkeolojik SİT alanlarında balık çiftliği kurulamayacak.

Bu kriterlere uymayan hassas alanlar içinde kalan çiftlikler en geç 13 Mayıs 2007`ye kadar kapatılacaktı. Bu durum balık çiftliklerinin büyük bölümünün bulunduğu Muğla`da sıkıntı yarattı. Muğla`daki 129 balık çifliğinin 128`i kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Taşınma için tanınan üç aylık süre çiftlikleri isyan ettirdi.

Milas Ticaret Odası, yürütmenin durdurulması için Danıştay`a dava açtı.

Mayıs ayı itibariyle incelemelerini tamamlayan Danıştay, tebliğin yürütmesini durdurdu. Balık çiftliklerinin taşınması için yaklaşık bir yıllık bir süre tanındı.