Sırtı yapmak isteyenler 1

Balıkların Davranışları
Balıklar “lateral line sistem”denilen kenar duyuları ile çok uzaklardan olayları farkederler ve ağız, dil ile dudakla Tadı algılarlar ,ayrıca karın yüzgeçleri ile dipte yüzen balıkların "barbel"duyargaları aktiftir.
Balık,koklama duyusu ile algıladıklarını sudaki davranış tarzı için kullanır. Balıklar suyun içinde çoğu zaman akıntıya karşı hareket etmektedirler. Kışın (soğuk sularda )derinlerde oksijen fazla olduğundan derinlere inerler,ilkbaharda tam tersi yüzeye çıkarlar.Genellikle oksijenin bol bulunduğu (Termoklin) deniz zemininden 4 ile 15 metre arasında bulunan tabakada yoğunlaşırlar.
Avlanma ve korktuklarında fişekleme hızları genel olarak kendi yüzme hızlarının 10 katı kadardır ve bu hız kısa bir süre için geçerlidir.
Suyun üst tabakalarında yaşayan balıklar insanların algıladığı ışık dalga aralığına yakın bir spektruma sahiptir. Bu da renkleri tamamen bizim gördüğümüz gibi görüyorlar anlamına gelir. Dip balıkları ise ancak siyah ve beyazın yansımasını görürler.
Balıkların biyolojik yapılarında olan kızıl ötesi bir algılama (kırmızı ışık üretme) sistemleri, gece devreye girer ve bu rengi anında, çok uzun bir mesafeden fark edebiliyorlar. Derin deniz balıkları ışık spektrumunun mavi ve yeşil alanıyla sınırlı ışık algısına sahiptir. Balıklar insanın göremediği dalga boyları algılayıp çevresini görebilme yeteneğine sahiptirlar. Pek çok balığın gözü tek yönlü görür,her iki göz aynı maddeye bakmaz,aynı maddeyi görmez.
Balıklar (suni)yemin ya da avlarını önce sesinden sonra sırasıyla kokusundan,sudaki basınçından, görmesinden,elektriksel duyumlarından(lateral line sistem) ve temas- tat alma duyumlarıyla hissederler.
Doğal koşullarda balıkların su içindeki ritmik hareketleri, güneş ve ay ışığındaki günlük değişmelere bağlıdır. Kötü hava koşullarının gelmesini hissederek daha güvenli bölgelere çekilirler. Balıklarda derinlere inerler ve hareketsiz kalırlar.


Nasıl
Sorusunun cevabına gelince bunu av yöresinin durumuna göre değerlendirmek gerekmektedir.Genel olarak kara kıyı diye tabir edilen 1 ile 4 metre arasında ve 5 ile 30 metreler arasında orta sularda yapılır. Mevsimlere göre av derinliği değişkenlik gösterir.Örneğin yaz aylarında kıyılayan balıklar kış aylarında daha derinlere çekilirler.İlkbahar ve sonbahar aylarında ise yüzey ile 4 metre arasında gezinirler.
Kıyılara paralel seyir ederken arada bir zik zaklar çizmekte yarar vardır.

HIZ
Avlanacak balığın cinsine göre değişir,örneğin Sinağrit ,Melanur ve levrekte tekne hızı rölanti veya biraz üstünde bir hızla seyir edilirken Akya,lampuka,Turna ve Palamutta tekne hızı 2-3 km/h olmalıdır.
Av bölgesinde yüzey akıntısına karşı giderken hız mevcut hıza göre biraz azaltılır,çünkü yapay yem doğru yüzebilmesi için mevcuttan daha çok bir dirençle karşılaşır ve doğru hareketleri yapamaz olur .Aynı durum dalgalar içinde geçerlidir.Eğer akıntı ve dalga yönünde gidiliyorsak hızımızı biraz arttırmak gerekir, böylelikle yapay yem hareket kabiliyetini kaybetmez,ancak dalgayla beraber hızımız biraz artar.

Artan hızımızla beraber Yapay yemlerde ( yüzen modeller için ) sadece sağ-sol gövde hareketleri hızlanır.
Dalan tiplerde ise kendi dalma derinliklerine doğru inerler.Önemli olan yapay yemin doğru hareket kabiliyetini kaybetmediği hızdır.
Teknenin ebatlarına göre seğirtme sayısı değişkenlik gösterebilir.İkili,üçlü veya dörtlü seğirtme yapılırken dönüşlerde,bırakılan kalamaların birbirine karışmaması için dönüş dairelerin geniş ve kıyıdan açığa doğru yapılmasında fayda vardır.
Kilometrenin Knota çevrilmesi ile ilgili Tablo :

km/h Knot
1 2 3 4 5
1 2 - 3 - 4 5 0.540 1.080 1.620 2.160 2.700
6 - 10 3.240 3.780 4.320 4.860 5.400
11 - 15 5.940 6.480 7.020 7.560 8.100
16 - 20 8.640 9.180 9.720 10.260 10.800
21 - 25 11.340 11.880 12.420 12.960 13.500
26 - 30 14.040 14.580 15.120 15.660 16.200
Devam edecektir
Big Grinikkat: Not:Bilgiler derleme ve tecrübelerden oluşmuştur
üyük bir ihtimalle kıyıdan at-çek yapağını düşünerek sana şunları söyleyebilirim,
avcı balıklar avlarını ilk den sona doğru sıralarsak,duyma duyumları (ses ),koku,avın sudaki yarattığı basınçı,görme,elektriksel duyumlar ve tat ile algılarlar.Bu bilgiye dayanarak bize öncelikle bilyeli olan ya da suda ses ve köpük çıkartma (eksozlu) özelliği olan lureler gerekecektir.
İkinci faktör olarak lure nin kokmadığını düşünerek(ki Nose System in gaga altına koku tabletleri yerleştirilen modelleri hariç )basınç gelecektir,lure nin sudaki doğru aksiyonu-hareketi bu basıncı sağlamaktadır.Lureleri tiplerine göre belli çekme stilleri vardır.
Üçüncü olarak da,görme konusunda,genelde öncelikle bizi avlayan renkler gelir.Renk konusunda ilk dikkat edilecek konu ise avlanılan suyun rengine bağlı olarak koyu renk sularda açık,açık renk sularda da koyu renkli lureleri tercih etmemiz gerekir.( suyun kendi rengi ve havanın zaman durumuna bağlı olan rengi.)
Şimdi biraz daha detaya inersek,mevcut av faunasında yaşamını sürdüren av olacak balıkların tip ve renklerine yakın renk tonlarını seçmemiz gerekir,ki bu doğal ortamı bozmayalım.
Balıklar çoğu zaman akıntıya karşı yüzdüklerinden av bölgesindeki yer seçiminde dikkat edeceğimiz başka bir konudur. Termik akıntıların kesiştiği bu bölgeler beslenmek için idealdir. Su ısısı düştükce yem balıkları Termoklin tabakanın(bütün yıl sabit ısı değerine sahip su katmanı)içine sığınırlar ve onları avlayacak pelajik (dibe bağımlı olmadan yaşayan yüzey ve orta su balıkları)ve predatör (yırtıcı) balıklarda bu katmana sığınan yem balıklarının yakınlarında olurlar.Derinlik genellikle 10-15 metredir. Isı farklılıkları kıyı ve açık deniz olmak üzere ikiye ayırabiliriz.
İç denizlerde yada ırmak-akarsularda yatay bir eksende olarak sıcak –soğuk olarak bölünür.Bu iki tabakanın arasında kalan Termoklin tabakasında ıse ısı sabittir ve oksijen bakımından zengindir.
Açık denizlerde ise sıcak-soğuk su ayrımı ise dikeyseldir ve su içinde farklı kesitlerde bulunurlar.Akıntı ve buna benzer bazı fiziksel olaylar suyu ısıtabildiği gibi soğutabilirde.
Bölgenin su derinliğine ve yapısına bağlı olarak lurelerin yüzen,dalan ve batan tiplerini seçmek sana kalmış.
Son olarak da avcı balık tat duyusunu denemeye kalktığında akşama tavayı hazırlamış olursun,sevgilerimle,rastgelsin



Merhaba arkadaşlar,tekneden balık avlamasını seven ama yerinde duramayanlar için sırtı-seğirtme diye de tabir edilen avlanma şeklini açıklmaya çalışacağım.Genelde Sırtı ile yakalanan balıklar Kg.olarak dip avından daha fazla olur.Avın cinsiyet ayırımı yoktur herkes kolaylıkla yapabilir.

Nerede ve Nasıl ?

Süphesiz ilk sorulması gereken soruların başında seğirtmenin nerelerde çekilebileceğidir.Önce yakalamak
istediğimiz balığı yada balıkların av bölgesinde mevcut olması gerekmektedir.Hedef avın yaşamsal özellikleri (türü,bulunduğu sular,büyüklüğü,mevsimler,yumurtlama,yöresel beslenme alışkanlıkları....vs)gibi birçok etkene bağlıdır.Eğer bunları bilirsek av meramızı ve malzemelerimizi belirlemek daha kolay olur.
Genellikle ağ,paragat ve buna benzer avlanma şekillerinden dolayı dip balıkları bölgeden tedirgin olup yer değiştirirler,bu yüzden eğer av mahalinde bu tip avcılıklar yapılıyorsa balığı, zaman zaman farklı yerlerde aramakta fayda vardır.
Balıklar bölgelere göre farklı yapay yemlerle ve metodlarla avlanırlar.Bir bölgede iyi sonuç veren bir yapay yem başka bir bölge verimsiz olabilir.Bu durum aynı markanın değişik modelleri ve renkleri içinde geçerlidir.Ancak deneyimlerden ve anlatılardan yola çıkarsak neticede sansımız biraz daha yüksek olacaktır.Aşağıdaki balıkların sevdiği su sıcaklığı 15 ile 20 santigrad derece arasındadır.

Balıkların Genelde Bulundukları Yerler
1.) Balıklar suyun içinde çoğu zaman akıntıya karşı hareket etmektedirler.
2.) Termik akıntıların kesiştiği bu bölgeler beslenmek için idealdir.
3.) İki farklı akıntının karşılaştığı, burun ve falezler,ideal yerlerdir.
4.) Kışın (soğuk sularda )derinlerde oksijen fazla olduğundan derinlere inerler,ilkbaharda tam tersi yüzeye çıkarlar.
5.) Kötü hava koşullarının gelmesini hissederek daha güvenli bölgelere çekilirler. Balıklarda derinlere inerler ve hareketsiz kalırlar.
6.) Derinlerden 10 metrelere kadar sığlaşan topuklarda.
7.) Büyük balıkların,kıta sahanlığı,bir merdiven basamağı ,200 metrelere ve sonra abysslere bulunurlar.
8.) Su ısısı düştükce yem balıkları Termoklin tabakanın(bütün yıl sabit ısı değerine sahip su katmanı)içine sığınırlar ve onları avlayacak pelajik (dibe bağımlı olmadan yaşayan yüzey ve orta su balıkları)ve predatör(yırtıcı)balıklarda bu katmana sığınan yem balıklarının yakınlarında olurlar.Derinlik genellikle 10-15 metredir.
9.) Suların renk değiştirdiği yerlerde.


Nasıl
Sorusunun cevabına gelince bunu av yöresinin durumuna göre değerlendirmek gerekmektedir.Genel olarak kara kıyı diye tabir edilen 1 ile 4 metre arasında ve 5 ile 30 metreler arasında orta sularda yapılır. Mevsimlere göre av derinliği değişkenlik gösterir.Örneğin yaz aylarında kıyılayan balıklar kış aylarında daha derinlere çekilirler.İlkbahar ve sonbahar aylarında ise yüzey ile 4 metre arasında gezinirler.
Kıyılara paralel seyir ederken arada bir zik zaklar çizmekte yarar vardır.

HIZ
Avlanacak balığın cinsine göre değişir,örneğin Sinağrit ,Melanur ve levrekte tekne hızı rölanti veya biraz üstünde bir hızla seyir edilirken Akya,lampuka,Turna ve Palamutta tekne hızı 2-5 km/h olmalıdır.Kılıç türü içinde hız 11 km/h dir.
Av bölgesinde yüzey akıntısına karşı giderken hız mevcut hıza göre biraz azaltılır,çünkü yapay yem doğru yüzebilmesi için mevcuttan daha çok bir dirençle karşılaşır ve doğru hareketleri yapamaz olur .Aynı durum dalgalar içinde geçerlidir.Eğer akıntı ve dalga yönünde gidiliyorsak hızımızı biraz arttırmak gerekir, böylelikle yapay yem hareket kabiliyetini kaybetmez,ancak dalgayla beraber hızımız biraz artar.

Artan hızımızla beraber Yapay yemlerde ( yüzen modeller için ) sadece sağ-sol gövde hareketleri hızlanır.
Dalan tiplerde ise kendi dalma derinliklerine doğru inerler.Önemli olan yapay yemin doğru hareket kabiliyetini kaybetmediği hızdır.
Teknenin ebatlarına göre seğirtme sayısı değişkenlik gösterebilir.İkili,üçlü veya dörtlü seğirtme yapılırken dönüşlerde,bırakılan kalamaların birbirine karışmaması için dönüş dairelerin geniş ve kıyıdan açığa doğru yapılmasında fayda vardır.

Yapay Yem Seçimi
Seçilecek olan suni yemler av merasında bulunan küçük balıkların yapıları ve boyları açısından benzerlik göstermesi gerekmektedir.Suni yemleri yapılarına göre:Yüzen,bırakılan yerde kalan,batan,dibe dalan ve su yüzeyinde yüzen tipler diye gruplandırabiliriz.

Yapay Yem Seçiminde Işık Faktörü
Çok çeşitli marka ve modelleri bulunan yapay yemlerin kullanım zamanı ve yerleri için bazı kriterler oluşmaktadır.Havanın durumuna, ışığına veya avlanma derinliğine göre bir seçim yapmamız gerekmektedir.
Bu yüzden ilk olarak Güneşin renk tonlarının sudaki emilini bilmemiz gerekir,çünkü suni yemin üzerindeki renklerin su içindeki görünüşlerini korumaları gerekmektedir:Sırasıyla suda tonlarını kaybeden renkleri şu şekilde sıralayabiliriz.
Kırmızı renk 7 metreye kadar kırmızılığını korur,sonra 8-10 metre de donuk kahverengiye ve daha derine indikçede siyah renge dönüşür.
Portakal rengi ise 10 metreye kadar rengini korur,11-13 metrelerde gri olarak görünür,13 metreden sonra siyah renge dönüşür.
Sarı renk 13 metreye kadar sarı,20 metreye kadar turkuaz olarak görünür,20 metreden sonra siyaha döner.
Yeşil ise 23 metreye kadar rengini korur,30 metreye kadar gri,ondan sonrada siyah olur.
Mor renk ise 30 metreye kadar mordur,sonrada griden siyaha döner.
Mavi ise 35 metreye kadar rengini korur,sonrada griden siyaha döner.
Siyah ise kendi rengini korur.
Gümüş ve sedef renkleri ise 40 metrelere kadar renklerini korurlar.
Renklerin verilen derinliklerde kendi yapılarını korumaları ancak suyun temizliğine ve yoğunluna bağlıdır.Kirli sularda metreler azalmaktadır, ayrıca Güneşin doğmasından batmasına kadar yaptığı açılarda yapay yemlerin üzerinde yansımalarıda da farklılık gösterir. Işık şiddeti ve spektrumu, mevsimlere, hava durumuna ve günün saatine göre değişir. Avlanmanın (sırtı ) günün hangi saatinde yapılacağı da görüş mesafesini etkileyen faktörlerdendir. Güneş ışınları deniz üstüne 48° den küçük bir açı ile geldiğinde büyük bir kısmı suya girmeden yüzeyden yansıtılırlar. Bu gibi hallerde suyun içi kararmış olacaktır. Bu duruma göre saat 10.00 ila 14.00 arası deniz altının en aydınlık olduğu saatlerdir.Tuz ,sudaki renk filtrasyonunu önemli ölçüde etkilemez.Üç metreye kadarki sığ sularda spektrum gün ışığına çok yakındır.30 metre derinlikte gölgeler yok olur,yani Renkli fosforlu suni yemler tek boyuda iner. Dip yapısı ile su hareketleri ve akıntıların görüş mesafesine etkisi daha çoktur. Dalgalı bir havada görüş mesafesinin azalması gibi,dip yapısında da ne kadar silt denen tortu tabakası varsa bunun suda asılı partikülleri yaratması o kadar kolay olacaktır. Bu da görüş mesafesini olumsuz yönde etkileyecektir.Özellikle bu tip dip yapısı olan yerlerde akıntı ve dalga hareketi durumu oldukça güçleştirecektir. Tam tersine kayalık çakıllı, mercan oluşumlu dip yapılarında görüş mesafesi çok daha iyidir.

SES
15 C ‘lik sıcaklıkta deniz suyunda aldığı yol 1550 m/saniyedir.Havadaki hızından dört kat daha fazladır.Bu yüzden bazı yapay yemlerde bulunan bilyeler, seğirtme sırasında çıkardıkları sesler bakımından,balıkların dikkatini o yöne çekmesini oldukça kolaylaştırır.Oysa İnsan kulağı suyun içinde
sese karşı yön tayininde bulunamaz,sesin kaynağını bulamamaz.Sahte yemlerin (genel adı Lure dir.) ses çıkarması için içine bilyeler konulmaktadır.Bunun nedenini de aşağıda maddelerde görebiliriz

Balıklar Avını-Yemini Nasıl Bulurlar
1) Duyma Duyumları ile (Kilometrelerce öteden algılar)
2) Koku Alma Duyumu ile ( < 400 m. )
3) Basınç Duyumları ile ( < 100 m. )
4) Görme Duyumu ile ( 10-100 m.)
5) Elektriksel Duyumlar ile ( <1> m.de performansın 100% ne ulaşır

Ayrıca kullanacağımız misina çapınında yapay yemin istenilen derinliğine ulaşmasında önemli bir rol oynar.Örneğin 12 cm.lik Deep Husky Jerk 25 metrelik kalama da 0,30 luk bir misina ile 4.6 metre dalarken
25 metrelik kalama da 0,25 lik bir misina ile 5.5 metre dalar.
25 metrelik kalama da 0,20 lik bir misina ile 5.8 metre dalar.
Aynı durum tersinede çalışmaktadır:
25 metrelik kalama da 0,35 lik bir misina ile %10 yükselmiştir.
25 metrelik kalama da 0,50 lik bir misina ile %20 yükselmiştir.
Kamış ya da el oltasının denize olan yüksekliği arttıkça rapalanın derine inmesi zorlaşmaktadır

Eğer ağırlık kullanırsak inmesi gereken derinlikten daha derine iner,örneğin rapalanın 6 metre önüne 30 gr.lık bir kurşun taktığımızda %30 daha fazla daldığını görürüz.
Bazı arkadaşlar kalın misinanın daha çok dalacağını düşünürler oysa kalın misina seyir halinde suya karşı daha çok direnç göstereceğinden dolayı havalanması daha çok olur.
Erol Erdoğan
KSK.İZMİR



NOT : ALINTIDIR. EROL BEY E TEŞEKKÜRLER.
[/COLOR]