7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: Sn. Bakan Faruk Çelik'e mektup

  1. #1
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart Sn. Bakan Faruk Çelik'e mektup

    Dostlar

    Sn. Bakan Faruk Çelik'e şöyle bir e-posta gönderilmiş, haberiniz var mı, ne dersiniz, katılır mısınız?

    Selamlar


    Öncelikle yeni görevinizin size ve milletimize hayırlar getirmesini dilerim.


    Büyük çoğunluğu, 6-7m.lik teknelerle, tamamen bulundukları kıyılara bağlı olarak, balıkların göç mevsimlerinde avcılık yaparak yaşamaya çalışan küçük balıkçılar ölüyor.


    Evet, dünyanın desteklediği küçük balıkçılar, bizim ülkemizde yaşama savaşı veriyor.


    Onlar, balıkçı sayılmıyor, onları ezen büyükler, ''siz de balıkçı mısınız, biz balık tutmasak millet aç kalır'' kandırmacasıyla İdare nezdinde istediklerini elde ediyorlar.


    Yeni tebliğ için istişare toplantısı yapılıyor. Mevcut 20 bin balıkçıdan 18 bini olan küçükler davet edilmiyor, siz hakkınızı savunamazsınız deniyor adeta. Sürkoop ve Birlikler gibi balıkçı kuruluşları davet ediliyor, ancak onlar da büyüklerin dediğini yapıyor.


    Balıklar Ege-Marmara-Karadeniz arasında gidiş-dönüş yaparken balık tutup ekmek parası kazanmaya çalışan küçükler, Atlas Okyanusu'na açılıp BAtı Afrika'ya, Moritanya'ya kadar gidebilen büyüklerle aynı kıyılarda rekabet etmek zorunda kalıyor.


    Bu mümkün müdür?


    İstanbul Boğazı'nın rıhtımlarına kadar yanaşarak ağ çeviren gırgırlar, küçüklerin bütün kış azar azar tutup geçim vasıtası yapacağı balıkları 10-15 günde tamamen bitirip başka kıyılara, başka balıkçıların rızkını alma peşine gidiyorlar.


    Ecdadımız Osmanlı'da padişahlar
    ​ (Allah onlara rahmet etsin) bilgiyi ilk elden almak için tebdil-i kıyafet ile halk arasına karışır, milletin ne halde olduğunu anlamaya çalışırlarmış.



    Siz ( veya güvendiğiniz birileri ama BSGM yöneticileri değil) Allah rızası için;
    ​ ölmemek ve ailesini yaşatabilmek , çocuğunu okutabilmek için kendi hayatını hiçe sayarak çalışan, üç kuruş ekmek parası kazanmak için çalışırken, devlet tarafından korunacak yerde üstelik av araçları yasaklanan, yakılıp yok edilen küçük balıkçılarla görüşüp dertlerini dinleyin.


    Allah-u Teala cc. mealen:

    '' Halk arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmedin''


    Hz. Ömer ra. da

    ''Dicle kenarında bir kurt yese koyunu

    Korkarım, ind-i İlahi'de Ömer'den sorarlar onu''


    Buyurarak , devlet görevlilerinin nasıl çalışması gerektiğine işaret etmiştir.


    Siz, inşallah adil yöneticilerden olur ve 18 bin küçük balıkçının aileleriyle birlikte dualarını alırsınız, aksi halde ''Alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste''. Allah muhafaza buyursun.


    Allah'a emanet olun.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  2. #2
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar
    777
    Tecrübe Puanı
    138

    Standart

    Sayın faruk çelik bakanım,eski genel müdür durali koçak ve yardımcılarına defalarca taleplerde bulunduk,,AB Bakanlığımıza talepte bulunduk,taleplerimize olumlu cevap veriyor,balıkçı genel müdüre gönderiyor,egemen bağış bakanımızın resmi yazılarını da reddediyor durali koçak ve ekibi.bürokrasi çıkarlar uğruna yalan beyanlarla defalarca kandırıyorlar.maalesef balıkçılıkta anladık,16 bin balıkçı teknesi ve aileleri vede kabzumalları durali bey den hep şikayetçiler.sayın bakanım inanmiyan varsa tum limanları dolaşalım görelim kim kimden şikayetçi, ozaman göruruz.bunlar 15 yıldan beri kenetleşmiş bu makamlarda kıraldan üstün kıral olmuşlar.tum kıyı balıkçılarımıza çıkarlar uğruna zulum yapıyorlar.yukarıda mahir ersin abeyimiz doğruları yazıyor.dünyada serbest olan misine ağlarımız neden yasaklandı soruyorum tum insanlara cevap bulamıyorum.selamlar saygılar sunarım.
    Şaban BOSTAN

  3. #3
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart

    Herkes buraya yazdığını Sn. Bakan'ın e-posta adresine de göndersin.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  4. #4
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar
    777
    Tecrübe Puanı
    138

    Standart

    sayın faruk çelik bakanımıza sesleniyoruz,durali koçak,yardımcısı cevdet akdeniz,daire başkanı turgay turk yılmaz yardımcısı yaşar kayabaş,yardımcısı hamdi arpa tam ben bildiğim 15 yıldan beri bu yöneticiler kenetlenmiş,kıraldan üstün kıral olmuşlar,vazifelwerini kötüye kullanmışlar,her türlü illegal avcılıga göz yummuşlar,oakinoz arizi kotamızı 2003 yılından beri,orkinoz çiftlik sahiplerine surkop üzerinden satıp haksız kazanç sağlıyorlar,yetmemiş ülkemizin orkinoz kotasını sadece bir zumreye tahsis etmişler,
    örneğin ,,,fıransa da orkinoz kotası adaletli dağıtılırken ülkemizde peşkeş çekiliyor,..
    Fıransada orkinoz kotası dağıtılması ,küçük ölçekli balıkçılarına 1238 ton orkinoz kotası verdi fıransa..

    sayın bakanım,bu yöneticiler vazifelerini kötüye kullanmaktan dolayı vazifelerine son veril mesini istiyoruz,gereğinin yapılmasını arz ve talep ederiz.
    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  orkinoz balığı oruç.jpg
Görüntüleme: 4
Büyüklüğü:  30.3 KB (Kilobyte)
ID:	15641
    FIRANSA DA ORKİNOZ KOTASI DAĞITILMASI YIL 2014
    'organisation de producteurs Sathoan, basée face au môle de Sète, réunit la moitié du quota français. 1238 tonnes de poisson que se "partageront" ses adhérents, senneurs et petits-métiers.

    Les chiffres ? On leur fait dire ce qu'on veut. Mais pas en terme de pêche au thon rouge, une des plus réglementées au monde. Et cette année encore, quand on y regarde de plus près, la mathématique ne laisse aucun doute : la pêche au thon reste une spécialité sétoise.
    Sur les 2 471 tonnes de quota français de thon rouge pour 2014, 2 200 tonnes sont attribuées à la Méditerranée, 247 à l'Atlantique, 25 à la plaisance. 1 970 de ces 2 200 tonnes seront pêchées à la senne (au filet, NDLR), 230 par les petits-métiers. Et pas moins de 1 238 tonnes par des navires sétois membres de l'organisation de producteurs (OP) Sathoan !
    L'OP, qui a dû faire face à de lourdes difficultés financières (dues essentiellement à l'effondrement des stocks de sardines et anchois) regroupe une quarantaine de bateaux. Et neuf senneurs (la Méditerranée en compte 23, Sète une douzaine), dont huit prendront la mer pour la campagne 2014 (et deux autres thoniers sétois non adhérents de l'OP). Elle se déroulera du 26 mai au 24 juin. Voilà pour la grosse artillerie.
    Les palangriers ont commencé à pêcher

    Mais l'organisation compte aussi 28 petits-métiers de 8 à 17 m qui, à 90 %, pêchent à la palangre, les autres étant des canneurs-ligneurs (pêche à la traîne ou à la ligne et au “broumé”). Les titulaires d'une AEP (autorisation européenne de pêche) “Thon rouge”, auront chacun le droit de pêcher 400 kg de thon au minimum et jusqu'à plusieurs tonnes en fonction de l'antériorité (notons que cinq pêcheurs non adhérents à la Sathoan mais au Syndicat des petits-métiers du Languedoc Roussillon en sont aussi titulaires).
    Les périodes de pêche que ces navires doivent respecter ne sont pas les mêmes que celles des thoniers. Et varient, même, selon qu'il s'agit de palangriers ou de canneurs-ligneurs. Les palangriers de moins de 24 m qui sont inscrits aux registres de l'Iccat (Commission pour la conservation des thonidés de l'Atlantique) ont le droit de pêcher le thon toute l'année. Ou du moins dès qu'une licence leur est délivrée : depuis le 7 avril cette année (le 17 l'an dernier)...
    "L'idéal serait de pouvoir pêcher dès la fin du mois de février, confie le directeur de la Sathoan Bertrand Wendling. Nous y travailllons." Les canneurs-ligneurs de Méditerranée auront, eux, du 1er juillet au 31 octobre pour “faire” leur quota. Toute une économie qui concernera environ 150 personnes sur Sète, embarquées sur les différents types de bateaux à raison de 12 à 14 marins par senneurs, de un à deux hommes par petit-métier.
    On ne consomme localement que le thon rouge pêché à l'hameçon

    En revanche, les marchés local comme national ne seront que modérément alimentés par le thon rouge pêché par la flotte française et donc essentiellement sétoise. Le poisson des senneurs - la grande majorité des prises - ne verra en effet jamais les côtes françaises. Ni même le pont des thoniers. Sous contrôle vidéo et d'un inspecteur de l'Iccat, les thons sont directement transférés des filets à des cages qui sont ensuite tractées par les mareyeurs vers les sites d'engraissement. Où des acheteurs japonais prendront livraison du poisson avant qu'il soit abattu, et surgelé.
    Le seul thon rouge auquel le consommateur hexagonal aura accès (hormis quelques rares importations d'Espagne et d'Italie) sera celui issu des quotas des petits-métiers de Méditerranée et des pêcheurs d'Atlantique, soit 500 tonnes en tout et pour tout. 500 tonnes que les mareyeurs et, en aval, les poissonniers, ne manqueront pas de s'arracher tant l'engouement pour le thon cru (bien que tempéré par la frilosité des grandes surfaces) ne se dément pas.
    Acheté entre 10 à 12 € au pêcheur, revendu 15 € environ par l

    2014 için mavi yüzgeçli orkinos Fransız kotasının 2 471 ton, 2200 ton marinada Akdeniz, Atlantik 247, 25 tahsis edilir. Bu 2200 ton 1970 küçük işletmeler tarafından seines (ağlar, Ed), 230 kullanılarak hasat edilecektir. Ve üretici örgütü (PO) Sathoan gemiler Sète üyeleri tarafından en az 1 238 ton!
    Konu Saban Bostan tarafından (18.06.16 Saat 16:54 ) değiştirilmiştir.
    Şaban BOSTAN

  5. #5
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar
    777
    Tecrübe Puanı
    138

    Standart

    DENİZLERİMİZDEKİ DEĞERLERE SAHİP ÇIKALIM
    İleri teknoleji kullanılarak yapılan ,eloktronik cihazlarla donatılan yapılan avcılık reislerin ihtiraslarıyla bütünleşince iç sular niteliği taşıyan EGE DENİZİ,MARMARA VE KARADENİZ deki balık sitok ve türlerini tükenme noktasına sürüklemiştir.Özellıkle marmara ve karadenizin üremek ve olgunaşmak için kullanan,uskumru,kalkan,kolyoz,akya,lüfer,palamut, torik,kılıç,kırlangıç, vs,milli servet balıklarımız üstün teknoleji karşısında hapishaneye dönüşen bu denizlerde aşırı avlanma neticesi stokları tükenmiş bir çoğunun nesli tükenmiştir. Devletimiz tarafından içdeniz ,göl ve karasularımızda sürdürebilir avcılık için doğal yaşamı desteklemek için koyulan kurallar ,kaideler,tedbirler,önlemler,caydırıcı cezalar uygulama alanı bulamamıştır.Avcı kendi kural ve kaidelerini istediği gibi uygulamış avlanma adına her şey meşrulaştırılmıştır.Ekosıstemde yer alan bütün canlılar yer alınmış derinlik yasağı , boy yasağı , mevsim yasakları ,cıhaz (taramalı) yasakları tekne boy ve makine güç hiç önemsenmemiş , dikkate alınmamış yaşam adına , özellikle balığa bir şans tanınmamıştır. Stokların eriyeceği öngörülememiştir.ilgili tarım bakanlığımız su ürünleri fakültelerimiz ve su ürünleri kooparatiflerimiz bu çok saydığımız balık turlerini ağlarımızda , dükkanlarımızda, tezgahlarımızda ,sofralarımızda ,resteoranlarımızda,kısaca denizlerimizde görmek istiyorsak balığa bir şans tanımalıyız .Doğal koruma alanları belirlemeliyiz hiç bir şey için geç kalınmamıştır.Olumlu emareler elde edilene kadar verimsiz hale dönüşen denizlerimiz faal pozisyona getirmek için köklü tedbirler acilen alınmalıdır.
    ACİLEN ALINMASI GEREKEN OLMAZ İSE OLMAZ TEDBİRLER:
    1-)Su ürünlerinde özellikle balıkçılık alanında uzmanlaşmış gerekli uygulamaları hayata geçirecek donanım bilgi ve becerilere sahip kişiler işbaşına getirilmelidir. Bu kişiler özellikle ve öncelikle çekirdekten yetişmiş öz eleştiri yapabilen meslek erbabı kişiler olmalıdırlar.
    2-)MARMARA VE BOĞAZLAR acilen deniz eko sistemi için doğal koruma alanı ilan edilmeli ve avcılığa kapatılmalıdır.
    3-)Orkinoz avcılığı yapan tekneler hariç diğer balıkçı gemilerine taramalı cihazı diğer balıkçı gemilerinden sökülmelidir.
    4-)Marmara denizi , karadeniz ve ege denizi konumu itibariyle dünya denizlerinin iç suları sayılır.Bu kapalı denizlerde avcılık yapmak için %70 ek külfet yükleyen 70 m ye varan 3 ana makineli lüks gemilere kesinlikle ihtiyaç yoktur. Her türlü avcılıkta en fazla 25 m. tek ana makineli tekneler kullanılmalıdır. Yakıt ,bakım ve zaman israfının önü alınmalıdır.Gereksiz hava kirletilmesine engel olunmalıdır.
    5-) Trol,Gırgır, uzatma veher çeşit ağcılıkta kullanılan ağların boylarına kesinlıkle düzenleme yapılmalı ve ekosistemin muhafazasına destek olacak ölçüler ebatlar getirilmelidir.Düzenli ciddi sıkı takibi yapılmalıdır.
    6-)Ada ülkesi sayılabilecek ülkemizin insani için en önemli değerli organik besin maddesi olan balık ve su ürünleri hakkında bilgilendirme ve kültürel etkinliklere sürekli yer verilen proglamlar yapılmalı ve iletişim organları düzenli kullanılmalıdır.
    7-)KARADENİZ VE MARMARA DENİZ inde yapılan ışıklı avcılığa tenezzül edenlerin gemileri anında yeddi emine bağlanmalıdır.
    8-)Denizlerimizde her çeşit balık avcılığında bir yada iki yıllığına dönüşümlü bölge yasakları getirilmeli acilen uygulanmalıdır.
    9-) A- Denizlerimizde çalışma saatleri düzenlenmeli haftada bir gün çalışma yasağı getirilmelidir.günlük tirol çalışma yasağı 12 saatte sınırlanmalıdır.Ayrıca gırgır avcılığında günlük çalışma saatleri belirlenmelidir.
    B-KOTA UYGULAMASINA GEÇILMELİDİR.
    10-) MARMARA DENİZİ VE KARADENİZ SAHİLLERİNDE KİRLİLİĞE SEBEBİYET VERECEK HER TÜRLÜ ATIĞIN DENİZE İNTİKALİNİ ENGELLEMEYE ÇOK BÜYÜK HASSASİYET GÖSTERİLMELİ GÖNÜLLÜ MÜFETTİŞLER TAHSİS EDİLMELİDİR.
    11-) Marmara ve boğazlar jeolejik vemeterolejik yapısı itibarı ile her çeşit deniz canlılarının soylarının devamı için yaratılış gayesi olarak doğal koruma alanı olmuştur.Teknoleji karşısında bu özelliğini kaybetmiştir. Doğal özelliğinin uygulanması için avcılığa kapatılmalıdır.
    12-) Taramalı sonar cıhazının teknelerden sökulmesi balıkçılar arasındaki fırsat eşitliliğini tesis edecektir. yaydığı yüksek elektro manyetik dalgaların deniz canlılarına verdiği zararlar nedeniyle acilen teknelerden sökülmelidir.Bu işlem denizlerimizdeki ekosistemin yeniden tekamülüne en büyük katkıyı sağlayacaktır.
    SONUÇ : YERYÜZÜNDE İNSAN YÜZÜNDEN NESLİ TÜKENMEYE YÜZ TUTAN CANLILAR İÇİN YİNE İNSAN OĞLU TARAFINDAN DOĞAL KORUMA ALANLARI TAHSİS EDİLİYOR . BU AÇIDAN MARMARA DENİZİ VE BOĞAZLAR BİZE ALLAH ın BİR LÜTFÜDÜR. EN ÖNEMLİ , MİLLİ SERVETLERİMİZDEN OLAN BALIKLARIMIZ İÇİN ACİLEN DOĞAL KORUMA ALANI İLAN EDİLMELİDİR. GEREĞİNİN YAPILMASINI ARZ EDERİM. SAYGILARIMLA. 10/04/2008

    . İSTANBUL POYRAZKÖY SU ÜRÜNLERİ TULİNA VE KILIÇ

    . BALIĞI AVCILIĞI DERNEĞİ BAŞKANI

    ŞABAN BOSTAN

    TARAMALI SONAR





    KARADENIZ MARMARA AKDENİZ'DE TARAMALI SONARA ^^SON^^ ÇAGRISI



    Bu cihaz ülkeye girene kadar Karadeniz Marmara Akdeniz'de avcılık yapan büyük ve küçük tabir ettigimiz balıkçı tekneleri kendi bölgelerinde avlanırlardı.Balık akım zamanı her bölgeden sükunet içinde geçerek balıkçıya fırsat esitligini sunar ve yeterli avlanma imkanı saglardı.Geçis yaptıgı her bölgeye dengeli,düzenli,sezona yayılmıs,avcılık saglardı.Balıkçı bölgesini degistirerek balıgın pesine düsmezdi.Ekstra masraf yapmaz huzurlu bir zanaat yasardı.Taramalı sonar bu fırsat esitligi ilkesini ortadan kaldırmıstır.Taramalı sonar kullanıldıgı bölgede balıklara yuksek volt(10.000-20.000)elektirigi yaydıgından tedirgin (sok ) olan balık süratle akım yönünü degistirerek bölgeyi terk ediyor (2000 beygir gücündeki balıkçı gemisi bile bu balık kütlesine yetisemiyor,yetistiginde ise bu balık kütlesinin kurtulma sansı yok).Balıgın akım zaman saatini kollayan ufak balıkçılarbalık merayı terk ettiginden eli bos kıyıya dönüyor.Fırsat esitligini bu sekilde ortadan kaldırıyor.Örnegin:Kıyıda balık avlamada oldugumuz gün bulundugumuz meraya yalnız bir tek TARAMALI SONARLI bir teknenin gelmesi yetiyor.Sanki o aynadan balıklar canavar görmüs gibi aniden yok oluyor yani bölgeyi terk ediyor.Elektrik akımına maruz kalan balıklar ya akım yönünü degistiriyor ya da istisali yapılıyor.
    Karadeniz Marmara Akdeniz'de balıkçılar arasında yeniden fırsat esitliginin tesis edimesi vede balık stoklarının bollasması için taramalı sonar cihazlarının teknelerden biran önce sökülmesinibu üç minyatür denizin yeterli balık çesit ve stoklarının bilimsel tespitlerini yapılana kadar gırgır ve orkinos avcılıgına kapatılmasını talep ediyoruz.ÖRN:Teknelerden sökülmesini.
    Bü üç deniz çogu balıkların üreme alanları oldugundan diger denizlerin balık stokları bu üremealanlarındaki durum ile alakalıdır.Her türlü hava sartlarında seyir kabiliyetine sahip olan taramalısonarlarla donatılmıs gemilerle yapılan balıkçılık,avcılık olmaktan çikmistir.Bu gemilerleKaradeniz Marmara Akdeniz'de balıkların takip ve tespiti çok basittir.Örn:Karadeniz’de bol torikkütlesini taramalı sonarla çok rahat bir sekilde yakalar.Karadeniz’den Marmara’ya akıs yapan bu torikkütlesi balıkçı gemisi tarafından Karadeniz yetmezmis gibi Marmara’da avlanıp kökünükuruturlar.2006 senesinde yapıldıgı gibi palamut balıgının olmamasının sebebi biz balıkçı camiasıolarak yüzdeyüz bu tür cihazın(taramalı sonarın) olmasıdır demekteyiz.
    Taramalı sonar balıgın stogunu tespit ettigi an imhası çok kısa zamanda bitirir
    Balıgın külliyetli tutulması fiyatları çok asagıya çeker ve degeri düser.
    Sezon içinde zamana yayılmayan üretim kısa sürede balıgın tükenmesine sebebiyet verir,enmodern cihazlarla donatılan bu gemiler masrafları agır oldugundan(ötvsiz mazot kullanıldıgıhalde)yeterli balık stokları olmadıgından zarar etmektedirler.Balık stokları daha sezonun yarısındatükenir bu teknoloji harikası gemiler limana baglamak zorunda kalırlar(Ingiliz su ürünleri fakültesihocasının bize brifing verdigi gibi).bir dahaki sezona kadar reis denizin içinde olanı bitenibildiginden hesabını yapar zararın neresinden dönersem kardır der.Taramalı sonar sayesinde balıkstokları bir an önce biter sezonun yarısı demeden reisler gemileri limana baglarlar.Taramalı sonarKaradeniz Marmara ve Akdeniz'denülkemizin balık stoklarımızın bollasması için kalkmalıdır
    Gerekli incelemenin,tespitin ve arastırmanın taramalı sonarlı balıkçı gemilerinde yapılmasınıtarafımızca arz ediyoruz.
    NOT:JAPONYA bu cihazı kendi üretmesine karsi taramalı sonarı arastırmanın,tespitin sonucundakara sularından kaldırtmıstır . Biz bu arastırmanın pesindeyiz…cevabınızı bekleriz
    Saygılarımızla 13/5/2008



    DENİZLERİMİZDE BALIKÇILIĞIMIZIN YENİDEN HAYAT BULMASI ADINA BALIĞA BİR ŞANS

    MARMARA DENİZİ VE İSTANBUL BOĞAZI
    KORUMA ALANI İLAN EDİLMELİ

    Doğal koruma alanı olan Marmara denizi ve istanbul boğazı binlerce sene ekosistem içinde var olan canlılara yataklık etmiş ve barınmalarını sağlamıştır. Doğal konumu itibarı ile deniz canlıları açısından diğer denizleri besleyen can damarı olmuştur.İleri teknolojinin ülkemize girmesi itibarı ile balık sitokları hızla erime noktasına girmiş ve 15-20 yılda tükenme noktasına gelmiştir.İleri teknolojı karşısında marmara denizi ve istanbul boğazı balıklara koruma alanı yerine kapan alanı olmuştur.En değerli balıklarımız olan USKUMRU , KOLYOZ , TORİK , PALAMUT , AGYA , MIRLAN ,KOFANA , LÜFER , KALKAN , KILIÇ , KIRLANGIÇ , MURİNA , ORKINOZ , KARADENİZ İSTAVRİTİ (YARIM KİLO GELİYORDU) , EŞEK KOLYOZU gibi değerli anaç balıklarımızın birkısmı marmara ve kara denizde artık yok , bir kısım balıklarımızın da yavruları bulunmamaktadır.DİĞER ANAÇ BALIKLARIMIZDA artık bulunmamaktadır.Marmara denizi ve İstanbul Boğazı ya balık olmadığından işlevini yerine getiremiyor yada ileri teknoleji balığın barınmasını ortadan kaldırıyor.Denizlerimizdeki ekosıstem içindeki balık çeşit ve sitoklarının tükenmesinin sebebi unsurları arasında en önemli ve en zararlı olan avcılık yöntemi gırgır avcılığıdır.Bu günün teknolejik cıhazları ,denetlenmeyen Ağ Boyları ve derinlikleri ,serbest bırakılan balıkçı boyları (bir günde ruhsat alıp eklenerek tamamlanması) ile avcılık avcılık olmaktan çıkmıştır. Balığın bulunduğu her türlü zemine ,derinliğe hava şartlarına bakmaksızın ,zaman kısıtlaması olmaksızın 24 saat çalışma maharetine sahip olan bu gemiler tespit edilen balık sitoklarını kısa bir sürede imha etme kaabiliyetine sahiptirler.Kısa sürede istihsali yapılan balıkların ekonomik değeri dibe vurur memnuniyetsiz ortam oluşur.Ufak balıkçının tutacağı 3-5 balıkta bedavaya düşer.Bu durum hukuki olarak ise balıkçılar arasında fırsat eşitliliğini ortadan kaldırmıştır. Özellıkle ileri teknolojinin olmadığı önceki avlanma zaman diliminde GIRGIR TEKNELERİ kendi bölgelerinde avlanırlardı. Balık avcının ayağına gelir sene içinde dengeli bir avlanma olurdu.BÜYÜK KÜÇÜK HER AVCI İÇİN BİR NASİP AV OLUŞURDU.Karadeniz , marmara ve istanbul boğazında farz-u mahal bulunabilecek balık sitoklarını bulmak ,tutmak kısacası imha etmek saatte 20 mile varan suratleriyle bu gemiler için bu sahalarda avlanmak basit bir oyun haline gelmiştir. Bu gırgır avcılığı sistemi ufak balıkçılığıda öldürmüştür.FIRSAT EŞİTLİĞİNİDE ORTADAN KALDIRMIŞTIR . ÖRNEĞİN:Bölgelerinde ,sahillerde avlanmakta olan küçük balıkçilader aynı sahalarda sehir halinde olan gırgır teknelerinden yayılan TARAMALI SONAR ekoları yüzünden o sahada var olan balıklar kaçışarak ve orayı terk ediyorlar. kıyı balıkçılığımız tamamen bitmiştir.UfAK BALIKÇI ORTADAN KALKMIŞTIR.Avcılık büyük balıkçı şirketlerine dönmüştür.ÇİFT AĞ DONANIMLI GIRGIR GEMİLERİNİN hedefi denizlerimizde olan balık potansiyelini yok etmektir. Bunuda çoook büyük oranda başarmışlardır.( TEK BOT TEK AĞ SİSTEMİNE GEÇMEMİZ ŞART OLMUŞTUR ). Balık sezonu yarı olmadan balık sitokları biter .çoğu gemiler limana bağlarlar.ÖNCELIKLE VE ÖZELLİKLE MARMARA DENİZİ VE İSTANBUL BOĞAZI gırgır reislerinin ihtiraslarınıntasallutundan acilen kurtarılmalı balıkların özgurlüğüne tahsıs edilmeli . halkın hakkı korunmalı dır. uygulamaya konulacak tedbir ve yasaklar özen ve itina ile takip edilip uygulanmalı gönüllü bilir kişi heyeti oluşturulup fahri müfettişlik muessesi hayata geçirilmeli ,devriye botları ile MARMAEA DENİZİ VE İSTANBUL BOĞAZI surekli kontrol altında tutulmalıdır.
    SONUÇ: 1)MARMARA DENİZİ VE İSTANBUL BOĞAZI GIRGIR VE TROL GEMİLERİNE KAPATILMALIDIR.
    2)TEŞEBBUS EDENLERE CEZALAR AĞIR OLMALIDIR.
    3)TARAMALI SONAR İLERİ TEKNOLEJİK CİHAZLAR , ORTADAN KALDIRILMALIDIR. . 4)EKO SİSTEM MUHAFAZA EDİLMEK İSTENİYORSA MARMARA VE BOĞAZLAR HARİÇ DİĞER DENİZLERDE GIRGIR BOYLARI 30 METRE AĞ BOYU 5 BOY DERİNLİK 60 KULAÇ OLMALI ( EN AZ 5 YIL ) . 5)TUTULAN BALIKLAR ÇOĞU MASRAF OLDUĞUNDAN ,TEK BİR ADET MAKİNAYA GEÇİLMELİ. 6)BALİKÇININ MAĞDURİYETİ TESPİTİ YAPILIP GİDERİLMELİ. . 7)BALIKÇILIĞIN VE BALIKÇININ GELECEĞİ GIRGIRCININ İNSİYATİFİNE BIRAKILAMAZ .HERKESTEM GÖRÜŞ ALINMALI. . SONUÇ :2) Konuda belirtdiğimiz anaç balıkların yeniden hayat bulabilmesi için ve doğal yaşamı koruma adına bu adım atımalıdır. Byazmış olduğumuz maddeleri büyük bir sevgi ,azim,sabır,çoşku ve iştiyakla acilen yürürlüğe konulmalıdır. Çünkü denizlerimiz S.O.S. çoktan vermiştir.Denizlerimizin doğal görevlerini yerine getirirken önündeki engelleri acilen ortadan kaldırılmalıdır. BUDURUMUN EHEMMİYETİNE BİNAEN BALIKÇILIĞIN VE BALIKÇININ AHVALİNİ SAYGILARIMIZLA İLGİLİLERE ARZ EDİYORUZ . 13.05.2008 . POYRAZKÖY SU ÜRÜNLERİ TULİNA VE KILIÇ BALIĞI AVCILIĞI DERNEĞİ BAŞKANI . ŞABAN BOSTAN

    Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı neden koruma alanı ilan edilmeli ve nedenleri‏
    Kimbilir kaç yüzyıl doğal yaşam (eko sistem)adına üremek için okyanusu akdeniz'i ege'yi marmarayı geçerek karadenize gelen dunya denizlerinin en değerli anaç balıkları (kılıç,orkinas, uskumru,agya ,kofana,kalkan ,kolyoz,morina ,mırlan ve bunun gibi nice balık-
    lar üreme mevsiminden(haziran ,temmuz,ağustos) sonra bir müddet karadenizde av verdik-
    ten sonra dönüş yolculuğuna başlardı.Marmara Denizi dünya denizlerine özgü değerli balık-
    ların kışın doğal koruma alanı olarak birdahaki akın zamanına değin jeolojik,meteorolojik konumunun uygunluğu itibarı ile yaşam alanı olmaktadır,gelecek yıla emercinsi bir potansiyel olarak sigorta gorevi üstlenmektedir.
    Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı doğal konumu jeolojik ve meteorolojik yapısı itibarı ile her çeşit dip ve uçan balıkların kışın(binlerce yıl) yaşam alanı olmuştur.İptidai av aletleri ile yapılan avcılık süper teknolojik ürünlerin ülkemizin girmesine kadar çeşitli balık türlerinin stokları doğal potansiyel yoğunluğunu korumuşlardır.Teknolojinin sunduğu ürünler gerek cihaz gerek ağ gerek gemi olarak özellikle marmara ve boğazlarda taş üstünde taş bırakma-
    mış marmara ve boğazların doğal görevlerinin yerine getirilmesine engel teşkil edilmiş-
    tir.Balık stokları koruma alanlarında tecavüze uğramış soykırıma tabi tutulmuştur. Anaçtır yavrudur denilmemiş zalimce imha edilmiştir.Avcılıkta doğal dengeleri koruma göz önüne alınmamış yavru balık veya havyarlı balık denmemiş zamanlı zamansız yakalanmıştır.Balık stokları tespit edilip tamamının yakalanması sağlanmıştır.
    Marmara ve boğazların üstlendiği doğal görevlerini yerine getirebilmesi için ve anaç balık-
    ların yeniden oluşması için:
    1. Marmara ve karadeniz balık stokları açısından bugünün teknolojik cihazları ile donan-mış gırgır ve trol gemilerine hitap edecek bir potansiyele sahip değildir.Bu gemilerle bu iç
    denizlerimizde avcılık yapmak ülke insanının hak ve hukukuna yapılan zulümdür.
    Denizlerimizde bulunan bugünün teknolojik gırgır ve trol motorları doğal yaşamın aktif sürecinde en büyük katkıyı sağlayan marmara ve boğazların fonksiyonelliğinin bağrına bir ok gibi saplanmıştır.Kanun,kural,vicdan,sürekli avcılık,her çeşit zemin ve derinlik(kalık,taş-lık)her canlı türü için bugünkü sonu kısa sürede yakalamıştır.
    2. Marmaraya her çeşit balık yavrularının bırakılması bir balık üretim sahasına dönüştürül-
    mesi ve koruma altına alınması gerekmektedir.
    3.İzmir korefezi marmara denizine ideal örnek olarak alınmalı konumları itibarı ile(iç deniz) musavi statüye geçilmelidir.Marmarada avcılık iptidai usüllerle (teknoloji kullanılmadan)yapılabilir.Örn.dip ağcılığı,oltacılık,uzatmacılık elektronik cihaza gerek duymadan ağ ve tek- ne boylarına tahdid getirerek ekonomik avlanma yapılabilir.Fırsat eşitliği ilkesi uygulamaya konulur.
    Deniz tabanına ve doğal konumuna hiç zarar vermeyen balık stoklarının arzu edilen mik-
    tarda avlanmasına olanak tanıyan giderler açısından külfet getirmeyen isteyen her vatan- daşa bir ekmek kapısı olacak tekelleşme yaşanmayacak avcılık yöntemleridir.
    4.Marmara ve boğazlar uzun süre sıkı gözetim ve denetim altına alınmalı ve doğal yaşam verileri sürekli takip edilmedir.
    5.Sahillerden kirliliğe sebebiyet verecek her türlü(katı ,sıvı) atığın denize intikaline engel olunmasına çok büyük hassasiyet gösterilmeli, gönüllü fahri müfettişler her yerde tahsis edilmeli (trafikte olduğu gibi),bu sistem vatandaşa duyurulmalı,cezai muideler caydırıcı olmalı.
    6.Balık avcılığımız çekirdekten yetişmiş ihtiraslı,doymak bilmeyen,azimli,çok çalışkan reis-
    lerin insiyatifine bırakılmıştır.İlgili devlet kuruluşlarımız ise avcılığı verimli,dengeli,ileriyi göre-
    bilecek ülke adına ekonomik olarak önemli bir destek olabilecek çok önemli bir nimeti teşhis edebilecek fikir kapasitesinden yoksun ilgisiz alakasız insanlar tarafından yıllarca yönetilmiş-
    tir.İlgili kurumumuzun karar alma aşamasında da sadece ve sadece gırgır reislerinin görüş-
    leri ön planda tutulmuş ve zapta geçirilmiştir.
    Reislerinin ihtiraslarının getirisi zaman zaman tüketim fazlası her çeşit balığın(torik,ham-
    sipalamut,istavrit lufer ,mezgit, vs)aşırı avlanma sonucu tekrar denize dökülerek israfına sebebiyet verilmiştir.üstün teknoloji ile avcılık yapan bu gemi sahiplerinin hedefi denizdeki balığı tamamen kurutmaktır.
    poyrazköy su ürünleri tulina ve kılıç balığı avcılığı
    derneği başkanı
    şaban bostan
    DENİZLERİMİZDEKİ DEĞERLERE SAHİP ÇIKALIM
    İleri teknoleji kullanılarak yapılan ,eloktronik cihazlarla donatılan yapılan avcılık reislerin ihtiraslarıyla bütünleşince iç sular niteliği taşıyan EGE DENİZİ,MARMARA VE KARADENİZ deki balık sitok ve türlerini tükenme noktasına sürüklemiştir.Özellıkle marmara ve karadenizin üremek ve olgunaşmak için kullanan,uskumru,kalkan,kolyoz,akya,lüfer,palamut, torik,kılıç,kırlangıç, vs,milli servet balıklarımız üstün teknoleji karşısında hapishaneye dönüşen bu denizlerde aşırı avlanma neticesi stokları tükenmiş bir çoğunun nesli tükenmiştir. Devletimiz tarafından içdeniz ,göl ve karasularımızda sürdürebilir avcılık için doğal yaşamı desteklemek için koyulan kurallar ,kaideler,tedbirler,önlemler,caydırıcı cezalar uygulama alanı bulamamıştır.Avcı kendi kural ve kaidelerini istediği gibi uygulamış avlanma adına her şey meşrulaştırılmıştır.Ekosıstemde yer alan bütün canlılar yer alınmış derinlik yasağı , boy yasağı , mevsim yasakları ,cıhaz (taramalı) yasakları tekne boy ve makine güç hiç önemsenmemiş , dikkate alınmamış yaşam adına , özellikle balığa bir şans tanınmamıştır. Stokların eriyeceği öngörülememiştir.ilgili tarım bakanlığımız su ürünleri fakültelerimiz ve su ürünleri kooparatiflerimiz bu çok saydığımız balık turlerini ağlarımızda , dükkanlarımızda, tezgahlarımızda ,sofralarımızda ,resteoranlarımızda,kısaca denizlerimizde görmek istiyorsak balığa bir şans tanımalıyız .Doğal koruma alanları belirlemeliyiz hiç bir şey için geç kalınmamıştır.Olumlu emareler elde edilene kadar verimsiz hale dönüşen denizlerimiz faal pozisyona getirmek için köklü tedbirler acilen alınmalıdır.
    ACİLEN ALINMASI GEREKEN OLMAZ İSE OLMAZ TEDBİRLER:
    1-)Su ürünlerinde özellikle balıkçılık alanında uzmanlaşmış gerekli uygulamaları hayata geçirecek donanım bilgi ve becerilere sahip kişiler işbaşına getirilmelidir. Bu kişiler özellikle ve öncelikle çekirdekten yetişmiş öz eleştiri yapabilen meslek erbabı kişiler olmalıdırlar.
    2-)MARMARA VE BOĞAZLAR acilen deniz eko sistemi için doğal koruma alanı ilan edilmeli ve avcılığa kapatılmalıdır.
    3-)Orkinoz avcılığı yapan tekneler hariç diğer balıkçı gemilerine taramalı cihazı diğer balıkçı gemilerinden sökülmelidir.
    4-)Marmara denizi , karadeniz ve ege denizi konumu itibariyle dünya denizlerinin iç suları sayılır.Bu kapalı denizlerde avcılık yapmak için %70 ek külfet yükleyen 70 m ye varan 3 ana makineli lüks gemilere kesinlikle ihtiyaç yoktur. Her türlü avcılıkta en fazla 25 m. tek ana makineli tekneler kullanılmalıdır. Yakıt ,bakım ve zaman israfının önü alınmalıdır.Gereksiz hava kirletilmesine engel olunmalıdır.
    5-) Trol,Gırgır, uzatma veher çeşit ağcılıkta kullanılan ağların boylarına kesinlıkle düzenleme yapılmalı ve ekosistemin muhafazasına destek olacak ölçüler ebatlar getirilmelidir.Düzenli ciddi sıkı takibi yapılmalıdır.
    6-)Ada ülkesi sayılabilecek ülkemizin insani için en önemli değerli organik besin maddesi olan balık ve su ürünleri hakkında bilgilendirme ve kültürel etkinliklere sürekli yer verilen proglamlar yapılmalı ve iletişim organları düzenli kullanılmalıdır.
    7-)KARADENİZ VE MARMARA DENİZ inde yapılan ışıklı avcılığa tenezzül edenlerin gemileri anında yeddi emine bağlanmalıdır.
    8-)Denizlerimizde her çeşit balık avcılığında bir yada iki yıllığına dönüşümlü bölge yasakları getirilmeli acilen uygulanmalıdır.
    9-) A- Denizlerimizde çalışma saatleri düzenlenmeli haftada bir gün çalışma yasağı getirilmelidir.günlük tirol çalışma yasağı 12 saatte sınırlanmalıdır.Ayrıca gırgır avcılığında günlük çalışma saatleri belirlenmelidir.
    B-KOTA UYGULAMASINA GEÇILMELİDİR.
    10-) MARMARA DENİZİ VE KARADENİZ SAHİLLERİNDE KİRLİLİĞE SEBEBİYET VERECEK HER TÜRLÜ ATIĞIN DENİZE İNTİKALİNİ ENGELLEMEYE ÇOK BÜYÜK HASSASİYET GÖSTERİLMELİ GÖNÜLLÜ MÜFETTİŞLER TAHSİS EDİLMELİDİR.
    11-) Marmara ve boğazlar jeolejik vemeterolejik yapısı itibarı ile her çeşit deniz canlılarının soylarının devamı için yaratılış gayesi olarak doğal koruma alanı olmuştur.Teknoleji karşısında bu özelliğini kaybetmiştir. Doğal özelliğinin uygulanması için avcılığa kapatılmalıdır.
    12-) Taramalı sonar cıhazının teknelerden sökulmesi balıkçılar arasındaki fırsat eşitliliğini tesis edecektir. yaydığı yüksek elektro manyetik dalgaların deniz canlılarına verdiği zararlar nedeniyle acilen teknelerden sökülmelidir.Bu işlem denizlerimizdeki ekosistemin yeniden tekamülüne en büyük katkıyı sağlayacaktır.
    SONUÇ : YERYÜZÜNDE İNSAN YÜZÜNDEN NESLİ TÜKENMEYE YÜZ TUTAN CANLILAR İÇİN YİNE İNSAN OĞLU TARAFINDAN DOĞAL KORUMA ALANLARI TAHSİS EDİLİYOR . BU AÇIDAN MARMARA DENİZİ VE BOĞAZLAR BİZE ALLAH ın BİR LÜTFÜDÜR. EN ÖNEMLİ , MİLLİ SERVETLERİMİZDEN OLAN BALIKLARIMIZ İÇİN ACİLEN DOĞAL KORUMA ALANI İLAN EDİLMELİDİR. GEREĞİNİN YAPILMASINI ARZ EDERİM. SAYGILARIMLA. 10/04/2008

    . İSTANBUL POYRAZKÖY SU ÜRÜNLERİ TULİNA VE KILIÇ

    . BALIĞI AVCILIĞI DERNEĞİ BAŞKANI

    ŞABAN BOSTAN
    şaban bostan.
    Konuyu düzenle/Sil Düzenle Hızlı Cevap Cevapla Alıntı Alıntı Bu mesajdan Alıntı
    19.06.16, 05:21 #4
    Saban Bostan Saban Bostan şimdi çevrimiçi
    Reİs


    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar
    781
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0
    Standart
    2008 YILINDAN BERİ, resmi yerlere yazmış olduğumuz raporları dernek olrak gönderdik,tek bir bakanlıktan cevap aldık,surdurebilir balıkçılık için baş vurduğunuz belgeleriniz incelenmiştir,tarım bakanlığı ile irtibata geçiniz,tarım bakanlığımıza da gönderdim defalarca,ogün bugun raporlarımız baz alınsaydı,denizlerimizde balık sitoklarımız bitmezdi..durali koçak ve ekibinin yanlış politikaları yüzünden ülkemizde balıkçılık ne hale geldi,ülkemizde balıkçılık bitmeseydi,endüstriyel balıkçılarımız bu gün moritanyaya gitmesine gerek yoktu,,maalesef durali koçak ve ekibinin mesnetsizce duzenlemeleri sayesin de ülkemizde balıkçılık bitti,oltacılarımızdan tut orkinoz balıkçıları hariç tum balıkçılar iflasta,bitik durumdayız..
    gerçekleri yazıyoruz,ülkemiz için yeni doğacak yavrularımızın doğal balık yemeleri için ülkemizde balıkçılığımız için
    DENİZLERİMİZDE BALIKÇILIĞIMIZIN YENİDEN HAYAT BULMASI ADINA BALIĞA BİR ŞANS ..

    https://www.facebook.com/permalink.p...19&pnref=story girin linke görün .Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

    Resmin ismi: ab bakanlığı 1.jpg
    Görüntüleme: 0
    Büyüklüğü: 34.7 KB (Kilobyte)
    ID: 15642Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

    Resmin ismi: ab resmi 2.jpg
    Görüntüleme: 0
    Büyüklüğü: 14.4 KB (Kilobyte)
    ID: 15643
    Son Düzenleyen Saban Bostan; 19.06.16 at 05:27
    şaban bostan.
    Konuyu düzenle/Sil Düzenle Hızlı Cevap Cevapla Alıntı Alıntı Bu mesajdan Alıntı
    19.06.16, 05:23 #5
    Saban Bostan Saban Bostan şimdi çevrimiçi
    Reİs


    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar
    781
    Teşekkür Edenler
    Tecrübe Puanı
    0
    Standart
    ÜLKEMİZDE DENİZCİLİK VE BALIKÇILIK ALANINDA OLUMLU POLİTİKALAR ÜRETİLMEMİŞTİR . SİYASETÇİLERİMİZ VE BÜROKRASI GEREKEN ÖNEM VE DEĞER VERMEMİŞTİR ...
    Yıl 2008 tum bakanlıklara gönderdim yazımızı halen göndermeye devam ediyorum.bizim derneğimizin amacı bu ülkemizde surdurebilir balıkçılık avcılığını savunuyoruz bu önlemler alınmadığı surece denizlermiz de balık bitecek .
    Poyraz Köy Tülina ve Kılıç Balığı Avcılığı Su Ürünleri Derneğierneğimiz toplumsal manada denizlerimizden verimli bir şekilde yararlanılmasını temin etmek amacıyla sivil bilinç oluşmasında toplumsal duyarlılığın arttırılması için dikkatleri denizlerimizin korunmasına çekmek amacıyla yasalar dahilinde her turlu faaliyeti gösterir
    Ülkemizin denizleri önemli bir su ürünleri potansiyeli olmasına rağmen balıkçılığa yönelik sürdürülebilir politikaların hayata geçirilememesinden dolayı bu potansiyel güce dönüşmemektedir. Bu nedenle ;
    Ülkemizde denizcilik ve balıkçılık alanında olumlu polıtikalar üretilmemiştir. siyasetçilerimiz ve bürokrasi gereken önem ve değeri vermemiştir. önce su ürünleri fakültelerimizden sürdürebilir avcılık için ekosistemin yok oluşu na seyirci kalınmış çözüm yolları üretilememiştir. Üç bir yanı denizlerle kaplı olan su ürünleri zengini ülkemiz gereken önlemi almayan yetkililer yüzünden balık tür ve stoklarının göz göregöre seyirci kalmişlardır.ülkemizde organik balık üretiminin yerini besleme balıkçılık almıştır DERNEĞİMİZ büyük bir hamle yaparak denizlerimizde yaşayan balık tür ve stoklarının çoğalması adına gereken çözum öneri yollarını her platformda bürokraside denetleme alanında vede sıyası alanda büyük bir azim ve iştiyakla dile getirmektedir. Maalesef yetersiz denetim ve caydırıcı olmayan onlemler ve cezalar konan kuralların ve yasakların geçersiz olmasına sebebiyet vermektedir.. . Paylaşımcı adil bir su ürünleri politikası üretilememiştir.Bu zamana kadarkota getirilmemiş, avcılıkta kullanılan av araç gereç eloktronik cihaz gemi boyları ağ boyları ve derinlikleri hiç bir kısıtlamaya sınırlamaya tabi tutulmamiş reislerin insiyatiflerine bırakılmış ,çıkarma limanları belirlenmemişneticede dünyada eşi görülmemiş bir avcılık ülkemizde uygulanmıştır.Avrupada olduğu gibi kota sistemi, kanunlar, balıkçıların sosyo ekonomikleri,yasaklardan dolayı hibe ve destek verilmesi,Gemi sahiplerine,kaptanlarına, gemicilerine avrupa uyum sureci gereği finansman sağlanması avrupa birliği bu güne kadar 50 milyar yuro harcadığı halde uyum yasalarını bitirememiştir.ülkemizde uygulanan avrupa uyum yasaları tarım bakanlığı tarafından balıkçılığımız bitme noktasına gelmiştir.neticede görülmemiş bir balıkçılık politikası uygulanmıştır.Bilgilerinize sunarım.saygilarımla avınız bol olsun.
    Şaban BOSTAN

  6. #6
    BALIKÇI REİSİ baltıkali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Yaş
    43
    Mesajlar
    69
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Şaban bostan sen sonarın bu denize 10000-20000 volt elektrik yayması ne demek hiç düşündünmü?Düşünmediğin belli zaten bu yazdığın fizik kurallarına aykırı.Böyle bir şey olsa sende de saç tekne var elektriğin suda daha çok iletken olduğunu ve bu sayedede yaşama şansının sıfır olduğunu biliyosun. Burdan insanları yalan yanlışlarla bilgilendirme kandırma. Deki sonar cihazı balığı çok uzaktan görür,balığa kaçma şansı vermez ve çok tutturur ve bunada bir kısıtlama zaten gerekli eyvallah. Başkan unutma sonar cihazı ses dalgalarıyla çalışır.
    GIRGIR REİSİ

  7. #7
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart

    baltıkali
    Sanırım Şaban Reis Watt demek istemiş, tabii ki 10 bin volt olmaz, zaten denize elektrik vermenin de bir manası olmaz.
    Genel olarak söylenmek istenen, büyükler, büyük sahalarda oynasın, küçükler de kıyı, köşede ekmek yedirecek bir şeyler bulabılsin.
    İnsaf sahibi hiç kimse de buna itiraz etmez değil mi?
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 19
    Son Mesaj: 05.01.16, 10:50
  2. Cevap: 4
    Son Mesaj: 12.12.15, 21:59
  3. Cevap: 5
    Son Mesaj: 25.11.15, 14:17
  4. Çelik Demir Fiyatları
    By glseon11 in forum Forum genel konuları ile alaklı olmayan konular
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 28.01.15, 12:10
  5. Su Ürünleri Mühendislerinden Bakan Eker'e Mektup
    By Burhan Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 27
    Son Mesaj: 13.10.11, 22:25

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM