Sayfa 1/4 1234 SonSon
35 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Son Nokta 2

  1. #1
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart Son Nokta 2

    1.ci bölüm, Son Noktanın devamı. Haziran-Temmuz-2005 Sayı: 19

    TÜRKİYE KARASULARINDA KALKAN AVCILIĞI VE TROLLE AVCILIĞA SON NOKTA (2)

    -2-
    --------------------------------------------------------------------------

    İşte trol cinayeti karidesten kibrit çöpü kadar kırlangıç yavrularına, bu fotoğrafı büyüteçle inceleyin. Başka söze hacet varmı!!??

    Yasal Trol
    Önce trol Türkiye Karasularında tümden yasak edilmeli (kıyıda, karada bağlı dahi olmayacak) Sahil Güvenliğe ateş açıp batırma yetkisi, direk el koyma yetkisi verilmeli. Bütün bunlardan sonra av yasağı uygulanmalı ve sadece dediğimiz ölçü ve tarihlerde av yapılmalı.

    -------------------------------------------------------------------------
    Burda (Trol, Balık çiftliği, eşleştirme, eliminize etme, konusu uzun olduğu, dergi sh.'sı kısıtlılığı yüzünden konuşulmuş ama dergide pas geçilmiştir)
    -------------------------------------------------------------------------
    Deniz halı gibi kalkan olur. Adamlar, Ukrayna'da, Romanya'da, Bulgaristan'da ateş açıp batırılmayı göze alıp gidiyor niye!!?? Bizim Karasularımızda, kürtaj yapılmadık yer bırakmadıkları için, bu iş onun için sökmez dedim. Sn. N. Bey doğru dedi.

    Gelelim trolle niye tutulmamalı bu sefer yavru kalkan katliamı olur. Sen trolcüsün şu anda su ve çay içiyorsun isteyerek, istem dışı ağzına biri durmadan su ve çay doldursa boğulursun dimi dedim. Doğru dedi.

    Gelelim kalkana kendini kuma gizler isteyerek (elle tarif ederek) Ama trolün kapıları çöldeki kum fırtınaları gibi tüm dibi kaldırdığında solungaçlarına giden istem dışı kumda boğulur. Ağ boşken delikten çıksa bile, telef olma ihtimali çok yüksek, değilmi!!?? Dedim. Doğru dedi.

    Daha sonra kumdu, lezdi, kekomozdu, yosundu, midyeydi, yıldızdı, naylondu, çöptü, balıktı ağın torunun en dibi dolduğu, deliğin kapandığında (gidiş süratini de) ekledikmi gözenekler (alt, üst, yan) her neyse büzülüp birleşti, sonra ufak iri ayırımı olmaksızın tam katliam ve 1960 yılını milat alırsak 44 yıldır bu katliam gece gündüz 24 saat yapılıyor. Hemde havyar zamanı doğrumu!!?? Dedim. Doğru dedi Sn. N.K.G. Bey.

    Kalkan ağına gelince, havyar zamanı 40 km. ağ atan takımlar var (kendileri söyledi biz ölçmedik) gözümüzle gördük, leğen leğen, hepsi birbirine ekli ve istifli. Sonuç şimdiki hal ve Ukrayna'dan ithal kalkan, tıpkı (65'li ve 2004'lü yıllarda hala süren gırgırların ışıkla avcılığı, yok ettikleri, toparlanmasına ve Marmara'ya yatak yapmasına fırsat vermedikleri Uskumru, Kolyoz ve (şimdi ithal Uskumru) Hamsiyi iri ufak demeden yok edip suçu yunusa attıkları gibi (ufacıkları balık unu fabrikalarında tonlarcasını telef et) Hepsi doğru dedi. Yine "Herkesin kendine göre bir hesabı var" deyince o lafı az öncede söyledin anlayamadım biraz açarmısın deyince!!!
    "Gerçekleri okyanusların 250 metre derinliğine zincirle bağlasan bir gün açığa çıkar" dedi! Duymak istediğim buydu işte. Bu lafa şapka çıkartırım. Kim söyledi!!?? Balıkçılık sirkülerini belirleyen, ağzı iyi laf yapan 4-5 kişiden biri "Sn. N.K.G." (Rumeli Kavağı'ndan, yeğenide arkadaşım çıktı) fıkralarından dolayı adın tehlikeli ama söylediğin son cümle (Tarihe geçecek bir söz) soyadınla bütünleşti, tebrikler ve ellerimizi çak yaptık. Ve sonra ayrıldık.

    Tv. Sirküler toplantılarında niye doğruları söylemiyorsunuz tüylerim diken diken oldu, bir an demekki hep doğruları haykırdığımızın tastiki bu 44 yıldır Ahiret'te bu hesap nasıl verilir!!! Bir tek sigaranın elinizi nasıl yaktığını ve birde Cehennem Ateşini düşünün!!! Burada söylenen gerçek neydi!!?? İşte onun bahsettiği gerçekler.

    2004-2006 sirküleri için tüm kooperatiflerin, Tarım Bakanlığı'nı bombardımana tuttuğu 5.5 sayfalık yüzlerce imzalı Sirkülerdi aldatmaca yok (damardan) sadece gerçekler. Hani A.M.'nin (Marmara Birlik) Pendik Sirküler Toplantısında, okunmasına dahi katlanamadığı sirküler, demek ki yazdıklarımızın ne kadar gerçek olduğunu, hepsi dik alasını biliyor. Unuttum birde ayrılmadan N. Bey'e tüm kıyı balıkçıları (Geleneksel Balıkçılık yapan) esnafı adına dedim ki! Lütfen A.M.'ye bu söyleyeceklerimi iletin dedim. O ne diyordu! Yok tabela Kooperatifi, yok emekli, yok oltası bile yok (Milletin oltacı dükkanı açacak kadar her türlü takım var ama onların katliamları yüzünden, hepsi müzelik bekliyor) Yok işsiz kalmamak için oyalanırmış. Millet (esnaf) onların yüzünden aç kaldı.

    150.000 $'lık aleti çöpe atacağını söylüyor. Onların denizde balığı bitirmeleri yüzünden, milletin toplantılara gidecek yol parası yok. Hakiki balıkçı, sahte balıkçı, bizlerde onu balıkçı kabul etmiyoruz, balıkçı saymıyoruz. Para gücüyle, tekne, ağları büyüt, atarinin (sonarın) başına geç eski ABD'deki Kızılderililerin posta arabalarını çembere aldığı gibi balığı çembere al. Sonra havuzdan kepçeyle balık al. Sonrada ben balıkçıyım, öylemi!!?
    Gerçek sanatkar oltacılardır. Geleneksel Balıkçılık yapan eski gırgır reisleridir. (1960'lı yıllardaki ölçülerde) ve gündüz oynakları, gece yakamozları ile balık tutanlardı. Tekrar söylüyorum, gerçek balıkçı olta balıkçılarıdır. Gerçek sanatkar onlardır. Bilen bilir. Ona söyle burnu Kaf Dağın'da tüm esnafı küçük, hakir görüyor. Ne kadar çok konuşursa o kadar çok tepki görüp halk hareketi başlatacak farkında değil. Şu sözü güzel bir tabela yaptırıp kayığına koysun. Her tekneye binişinde aşağıdaki sözü okusun dedim.
    "Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var"
    (Bu Dünya Kanuni Sultan Süleyman'a kalmamış) N. Beyle vedalaştık. İnşallah esnafın sözünü iletmiştir. Biz bir tabela yaptırıyoruz o da şu:
    "Gerçekleri okyanusların 250 metre derinliğine zincirle bağlasan bir gün açığa çıkar" Her şeyi dürüstçe benimle konuştuğunuz için, teşekkürler N. Bey. Türkiye Balıkçılığı sayenizde harbi bir atasözü kazandı.

    NOT: Her ne kadar sürçü lisan olduysa nezaketen affola. Uğur Dündar gibi gizli kameraya çekecek halimiz yokya, dürüstçe, bu arada geçen konuşmalar teyp bandı gibi anında o gün yazdım. Şayet inkar eden olursa bizde gider Kutsal Kitaba elimizi basarız (konuşma aynen böyle diye) Tüm denizlerin balığını ben tutmayacağıma göre yıllarca sonra evlatlar torunlar Kalkan Balığı nasıl deyince sadece fotoğraf gösterip yüzümüz kızarmak zorunda kalmayız. Kalkan'ın kg'mı niye 30-55 milyon arası med-cezir yapar bunu da düşünün. Neden ithal kalkan geliyor bunu da düşünün. Gelen kalkanlar içerdeki yasa dışı yakalanan balıklarla nasıl ayırt edilecek. Gerçi Bakanlık tam yumurta zamanı kalkan avını serbest bırakınca kimlerle neyi konuşucaz. 500-2000 kulaç kalkan ağı atan 2 teknenin (4kişi) 1988-2005 yılları arası (17 yıl) hangi gün kaç kalkan almış ne kadarı yumurtalı, ne zaman yumurtalı dönem bitmiş. İlk yavrular ne zaman görülmüş (onun listesini de diğer sayıda yazarız) Bazılarının dediği gibi, "Ülkeyi senmi kurtarıcan" belki!! Bir de asla şahıslarla ve isimlerle işimiz olmaz. Amacımız gelecek nesillere nasıl sağlıklı deniz mahsülleri bırakmak, bir de hangi yöntemler denizlere en az zararla en çok verimlilik nasıl sağlanır. Önce denizler içindeki canlıların sağlığı dolayısıyla ordan ekmek kazanan esnafın da bir nevi sigortası olur. Bunu niye yazdım. Bunca yıldır (45 yıl) yapılan balık katliamını bir seferlik de olsa birisinin dürüstçe itiraf etmesi hoşuma gitti. Onun için herkes öğrensin istedim. Baba Yalçın.
    --------------------------------------------------------------------------

    Yasal Trol

    Trole methiye düzen (bazı) şalvarımın prof'ları, yok demarsal balık (dip balıkları) yok pelajik balık (göçmen balıklar) yok horozbina, yok kaya balığı diye La Fonten'den masallar anlatır durur (onlar kendini bilir)
    ------------------------------------------------------------------------
    O sıra bir dergide Bodrum dolaylarından birisi ipe sapa gelmez inciler döktürmüş, bende Gümüşlük'te 3 balık lokantası olan trolcülerle konuşmuştum, oraların nasıl canına okunduğuna dair. Müşterilerinede kalamar diye, mürekkep balıklarını çakıyorlardı, geçmiş zaman. Bunun üzerine o yazıda denk gelince o dakika şalter atmıştı.
    ------------------------------------------------------------------------
    Şu fotoğrafı büyüteçle inceleyin. 1960 yılını milat alırsak tam 45 yıldır her ay, her mevsim, gece gündüz denizlerimiz Hiroşima, Nagazaki. Bunu yapanlarla buna methiye düzenlere verilecek tüm cezalar hafif kalır. Üniversiteler baskı altında Tarım Bakanlığı bu cinayete katliama, soykırıma nasıl izin veriyor. Trol ve (lamba ile avcılık gırgırın) tüm Türkiye Karasularında Sahil Güvenliğe (Meclis kararıyla) vur emri vermeden, Türkiye Karasularında hiç kimse balıkçılığın "B" sinden bahsedemez. Edecek olursa bu iki fotoğraf gözüne, gözlerine orkinos balığı gibi perde inmediyse belki görürler. Perde hala duruyor. Neden vur emri, Sahil Güvenlik Sivri Ada'da (Hayırsız Ada) 3 kerede 9 milyar trole ceza kesiyor (bir tekneye) Adam ertesi gün yine trol çekiyor. Etrafına bu sefer "Bu parayı ödemek için çekiyorum " diyor. İşte onun için vur emri. Tekne giderse neyle çekecek. Bunun dışındaki tüm cezaları ödül gibi görmeye devam edecekler. Limanlarda binlerce kayık bunların yüzünden başıboş yatıyor. Esnaf onların yüzünden aç kaldı. Tüm kıyı balıkçıları ve geleneksel balıkçılık yapan herkesin ilk şikayeti bu. Sahil Güvenliği magazinle (yok şu kağıt, yok bu kağıt diye hedef saptırılmasın) Öncelikli ana konu bu, denizi deniz yapan içindeki su ürünleri. Balıkçılık yok olduğu zaman kağıtları kim ne yapacak. Aferin katliama devam edin, çok iyi yapıyorsunuz diye mükafat olarak birde ÖTV'siz mazot verdiler. Balıkçılıkla ilgili hangi tedbiri aldınızda ÖTV'siz mazot verdiniz. Balıkçılık takımında %10 balığın %90'nını yok ediyor. %90 Balıkçı ise aç. Balık kalmadığı içinse ucuz mazotun onlar için anlamı kalmıyor. Denizde balık kalmadıktan sonra bedava mazot versen ne yazar. Piknikmi yapacaklar. Tüm balıkçı esnafının görüşü bu yöndedir. Liman liman dolaşır sorarız. Bu denizdeki derebeylikler ne zaman sona erecek. Halk bekliyor.

    -2-
    ------------------------------------------------------------------------
    Yasal Trol---Yetmez, Bilimsel Trol--yetmez, Yani Diplomalı Trol.
    Diplomalısı böyleyse!! Yapabilen resmi büyütebildiği kadar büyütsün, büyüteçlede adamakıllı incelesin. 1960 yılınıda milat alsın. 1000'ne yakın trolle 50 yılda bu denizlere neler yapmıştır. Düşünün bir daha düşünün, gırgırlara girmedik henüz. Diplomalısı derki Marmara iç deniz burda trol felaket olur, resimdede görüldüğü üzere, peki diğer denizlerimiz. Hepsi iç deniz. "Özellikli Duyarlı Deniz Alanları" Hassas Alanlar. Birinde tu kaka, diğerlerinde cici. Ama diğer Akdeniz ülkeleri, kem küm, adam köprüden atladı intihar etti sendemi edeceksin. Kötü örnek örnekmidir, vereceksen iyi örnek ver. Herkes çocuğuna kötü örnek versin. Bumudur. Bu topraklar hayli münbit 1/50 veriyor, vermesinede ne veriyor. Düşün düşün..,,,,,,

    21-Ağustos--31-Ağustos--2008--Gökçeada--Trol

    Konu Burhan Reis tarafından (19.09.11 Saat 07:00 ) değiştirilmiştir.
    Baba Yalçın

  2. #2
    dökülük

    Standart

    Eeee Yalçın baba.
    Burası demokratik bir platform tabiiki düşündüklerini inandıklarını söyleyecen. Bizde senin bu konudaki hakkını sonuna kadar savunacaz.
    Ama hem yaklaşın30 senelik arkadaşın olarak hemde sürdürülebilirlik mücadelesindeki bir yoldaşın olarak senden düşüncelirin de istikrar beklemek hakkımdır diye düşünüyorum.
    Her şeyden önce şu Trol ve Gırgır konusunda bir karar ver bunların kullanılış biçimlerine mi karşısın yoksa külliyen yok edilmesinimi savunuyorsun.
    Trol ve Gırgırı bu ülkede yasaklarsan bırak kalkanı kırlangıcı, istavrit balığının kilosu 100 liralara çıkar.
    Keşke olsa, ama olmaz.
    Olmamalıda zaten.
    İnsanlar taze, temiz ve ucuz balık yemeli.
    Bunu da ancak büyük ölçekli balıkçılık ile sağlıyabilirsin.
    Bu gün tüm dünyada istihsal yaklaşık olarak yıllık 100 milyon tondur ve bunun %80 i gırgır ve trol ile avlanır.
    Yani ne gırgır yok olacak nede trol.
    Biz ikisinide yok etmekten bahsetmediyoruz. Büyük ölçekli balıkçılık devam ederken sürdürülebilirliği nasıl sağlarır ve küçük ile büyük balıkçı arasındaki adaletsizliği nasıl yok ederiz diye çabalıyoruz.

  3. #3
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Kenan'cım denizin tapusu gırgırların olmalı, ama insaf ölçüleri içinde diyen kişi benim, (o sıralar biraz uzak kalmıştın) kendilerine çeki düzen verecekler. İstihsalin %80'ni Karadeniz'den Hamsiden (doğu, batıyı pas geçtim) Akdeniz %5, Ege %9, Marmara %6. Bu rakamlarda 1997'ye ait ya şimdi!!?? Yazıyı göndermemle senin yazıyı okuma ve resimleri incelemen ve cevap yazman arasındaki geçen süre çok çabuk olmadımı, her ne kadar resimler eski (tekrar) olsada. Ayrıca sirküler yazan biri itirafta bulunmuşken!!?? Ne ilki ne sonuncusu!!? Anlaşılamamak ne kadar kötüymüş hele arkadaş meslektaşların olursa dahada vahim, hele hele balıkçılığın geldiği noktaya bakarsak. Anlaşılamamak balıkçılık bu durumdayken, balıkçılığın durumundan da vahim. Bu da en çok kimlerin işine yarar, herkesin malumu, kıs kıs gülüyorlardır. Hele en son fotoğrafa bakarak, yasal, bilimsel, diplomalı olana, sürdürülebilirliğin hayallerde kalmasına yazılmış açık çeklerden tek bir kare değilmidir.!!??Yoksa benim gözlermi çok keskin bazılarının görmediklerinimi görüyorum. Aslında yazdığın satırlar, tezat gibi, niye söyledim. Altta yazdığın mavi renkli yazı benim söylediklerimle aşağı yukarı aynı. Her şeyin eski sadeliğine dönmesini hayal ediyorsan, bunun yolu söylediklerimden geçer, kararlar radikal olmak zorunda. Gırgır yok olmasından bahsediyorsun yahu Hopa'daki gırgır sahibi anladı kendi arkadaşlarımız anlamadı ne diyeyim. Verdiğin 100 milyon ton trol gırgır muhabbeti, nerden iç denizlerden değil okyanuslardan. Burda iç denizlerin esamesi okunmaz, ayrıca 1900'lü yıllardan bu yana o söylediğin filo ucu bucağı olmayan okyanuslardaki stokların % 90'nını çökertmiş durumda. Eski sadeliğe dönmeyi nasıl düşünüyorsun. Rica ederekmi!
    Yasaklarsan? kalkanın kg'mı serbesken kaç Ötv'siz mazotla 70-80tl. İstavrit Adalarda çapariler aşağı dibe istavrit, sarıkanattan, uskumrudan aşağı inmezken istavriti bulabiliyormusun. Üstelik yılda birkaç defa (fasılalı yumurta) attığı halde niye tık yok. Müsebbibi kim. Gırgırı hopadaki gırgır sahibi anladı dedim istihsal rakamının ne kadarı hamsiden onuda yazdık. Sende şu diplomalı yasal bilimsel trol fotosuna bak istikrar konusunda bir karar ver Kenan'cım evet ben onların ne yaptığını bildiğim için inanılmaz istikrarsızım. Onlarda bilimseli, yasalı, diplomalı fotoya iyice bak sürdürülebilirliliği nasıl sağlarsın yada ihtimalin sayısaldaki 6 bulma ihtimalin gibi 13.983.816'da birmi kaçda kaç. özetle senin söylediklerinin tamamı yazdıklarımın içinde, denizlerimizin balıkçılığın kurtuluşunun uzakmı yakınmı olduğuna dair şöyle bir tahlil yapabilirsin. Hopalı gırgır sahibi gibi vaziyeti kavrıyabilenlerin sayısına bağlı. "Balıkçılığın kaderi balıkçıların iyi niyetine bağlıdır"
    Ben 50 yıldır nokta kadar görmedim. Halada görmüyorum, çoğu kimse farkında oldukları şeyin, ne olduğunun farkında bile değiller. İyi niyetle bir 50 yıl daha beklememi istermisin. Beni geç denizlerin vakti varmı!!??Senin varmı !!??
    Ben ne dediğimi nokta virgül, çok iyi biliyorum. Aksini söylemem 50 yılda yaşananların gelinen durumun inkarı anlamına gelir. O kadar çok örnek veririmki, bilgisayarı istediğim gibi takla attırabilsem görüntü koyar kıyaslamalar yapar sorular sorarımki sonsuza kadar sürer. Ama hiç birine vakit yok. Bu kadar tekrar ederkek yazdığım yazılardan sonra nasıl olurda hala böyle düşünebiliyorsun hakikaten anlamıyorum. Denizleri balıkçılığı çözdüm. Esnafı arkadaşlarımı çözemedim. Bazen işin içinde değilde kıyısında köşesinde olanlar daha çok anlıyorlar bazı durumları. Platform demokratik, hakikaten öyle hemde fazla demokratik sana denizde demokrasinin hayalini bile kurdurmayanlarada açık. Kestim.


    Yapmamız gereken: her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.
    Apache ata sözü
    Baba Yalçın

  4. #4
    dökülük

    Standart

    Açık ve anlaşılır yazarsan herkes anlar.
    Bak ben açıkça söylüyorum.
    Doğru teknik özelliklere sahip av araçlarını doğru zamanda, doğru yerlerde ve doğru sürelerde çekersen stokları korumaya başlarsın.
    Tabiki denizlerinde doğru bölgelerde korunmuş alanlar da yaratmak gerekir. Kıyılarını korumalısın. Boğazlarımız gibi geçiş tünellerini korumalısın.
    Yeni bir balıkçılık kültürü yaratmak için çaba göstermelisin.
    Geleneksel kıyı balıkçısını kaynakları paylaşmak konusunda hem yasal hemde sosyal olarak koruyucu onlemler alabilmelisin.

    5O yıldır değişmeyen bir şey yok diyorsun, bence var.
    Her şeyden önce küçük balıkçı yavaş ve ağırda olsa değişiyor.
    Kendi kaderi ile ilgi bir şeyler yapmaya başladı. Örgütlenmek ve mücadele etmek için olanaklarımız çok arttı.
    Yapmamız gereken sabırla tarışmak ve düşünce üretmek.
    Fikirlerimize insan kazanmak olmalı.
    Trolcuyu yok et, gırgırı yasakla, tekneyi bulduğunyerde batır gibi uçuk fikirlerlemi insan kazanıp mücadele edecensin?
    Bu dediklerin belki diktatörlük yönetimi altında olur ama 21. yüzyıldayız. Daha başka öneriler üretmeliyiz.
    Fikir üretmek içinde hazır kalıplardan 40-50 yıllık ezberlerden vazgeçmeliyiz.Bak kısa dönemde sıkıntılı ve sıkışık bir gündemimiz var.
    Haziran ayına kadar 3 temel konuda barikat savaşı var.
    Sezonun uzatılması ihtimali
    Uluslararası suyun genişletilerek yasakta avcılığa açılma ihtimali.
    Hazirandaki kurul toplantısında yeni avlanma boyu yasakları.
    En geniş katılıma ve yoğun bir faaliyet dönemine girmiş bulunuyoruz.
    Bulunduğumuz her her alanda her barınakta tüm balıkçı kardeşlerimizi bıkmadan bilgilendirmeli ve mücadeleye çağırmalıyız.
    İşimiz çok bence artık 40-50 yıllık ezberleri bırakıp bu dönemin pratik görevlerine yoğunlaşmalıyız.

  5. #5
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Evet barınaklarda balıkçıyı bilgilendirmeliyiz katılımını sağlamalıyız,sorun ise maddi kaynak.Birde o sorunu çözebilsek çok daha hızlı ilerleyebileceğiz,bu güne kadar çoğunluğun banane dediği bir alanda hayli yol alındı en azından bir forumu var artık balıkçının ve yazabiliyoruz.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  6. #6
    dökülük

    Standart

    "sorun ise maddi kaynak.Birde o sorunu çözebilsek çok daha hızlı ilerleyebileceğiz"

    İşte faaliyet bu.
    Pratik görevleri çözecen ve balıkçı katılımını arttıracan.
    Benzer bir sürü problemimiz var ve hepsi çözülmeyi bekliyor.

  7. #7
    Banned
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    [QUOTE=dökülük;72090]Sezonun uzatılması ihtimali
    Uluslararası suyun genişletilerek yasakta avcılığa açılma ihtimali.
    Hazirandaki kurul toplantısında yeni avlanma boyu yasakları.QUOTE]

    yani bu kadar merakla beklediğimiz hazirandaki toplantıdan çıkacak en büyük sonuç sadece boy yasağı mı?

  8. #8
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Fikir üretmek içinde hazır kalıplardan 40-50 yıllık ezberlerden vazgeçmeliyiz. Bu laf çok tanıdık geldi..,,Üstelik benim lafım..,,

    Bu konuda sonuç almaya yönelik, benim kadar fikir üreten olduda benmi rastlamadım. Asla (ben demiyorum yanlış anlama, adım bile geçmesin, yeterki damardan yapılacaklar hayata geçsin)
    İlk defa 2002-2004'te 50 yıllık kalıpları ezberleri bozuldu sayıyla kendilerine geldiler bir gün onuda yazarım..,,
    Kenan'cım, söylediklerimin tamamı: 40-50 yıllık kalıpların, ezberin bozulmasına yöneliktir.
    Anlayana sinek saz anlamayana davul zurna az misali;
    Nerelerden nereye nelerin sonucunda gelindi!!??
    Bundan sonra nasıl devam etmeliyiz!!??
    Hazır kalıplardan 50 yıllık dikte ettirenlerin ezberlerini bozucakmıyız!!??
    Böyle gelmiş böyle gitmez, diyecekmiyiz, demiyecekmiyiz!!??
    Kimlere şirin görünücez!!??
    Esnafın küpeşteyi kemirmesine nasıl son vericez!!??
    İstavritin, İzmaritin, İstrangilosun, Uskumru, Kolyozun, Çinakop, Sarıkanat, Lüfer, Kofananın, Palamutun, Toriğin, Mercanın, Bakalyarosun, Kalkanın, Kırlangıcın, Karagözün, İşkinanın, Levreğin, Alyanakların, Fangrilerin, Minakopların, Orkinosun, Kılıç Balığının velhasıl 113 türün yatak yapmasını istiyormuyuz, istemiyormuyuz!!??
    Bu konuda ne düşünüyorsun bunu nasıl sağlamayı düşünüyorsun!!??
    Bunların nasıl yatak yapması hakkında bir şeyler yapacakmıyız!!?? Yapmayacakmıyız!!??
    Balıklar nasıl yatak yapsın mesela adalarda milleti bir aydınlat hele!!??
    Trolcüyü yok et!!?? Sen okuduğunumu anlamıyorsun!!?? Kenan'cım..,,
    Denizleri biz bitirdik diyen (trolcü itirafınıdamı okumadın) S.N.'da sirküler yazan 5 kişiden biri, adam her şeyi itiraf ediyor, tüm söylediklerin doğru diyor sen nerenin davulunu çalıyorsun!!??
    Tekneyi bulduğun yerde batır!!??
    Marmara'daki trolü nasıl önlemeyi düşünüyorsun!!?? Bir demet yasemin vererekmi!!??
    Konu "Marmara'da trolü sonsuza kadar nasıl hallederiz" Yazan Kenan Kedikli..,,
    Bunu yazda millet bir aydınlansın!!? Yoksa sendemi niyeti bozdun!!??
    Bu konudaki 50 yıllık ezberi böylemi bozucaz..,,
    Gırgırı yok et!!??
    Denizlerin tapusu gırgırların olmalı ama insaf ölçüleri içinde olmalı, bizlerde senin tuttuğun hamsiyi yiyoruz diyen adama bunu söylüyorsun!!??? El insaf..,,
    Bu konuda, Nuri Deniz'in Yazılarını, Hopalı'ı gırgırın yazılarını bir daha oku!!??
    Gırgırların ışıkla avına nasıl son vermeyi düşünüyorsun!!?? Bir demet karanfil mi vericen!!?? Pendik'te lamba yakıldığını uskumru lipari aldıklarını yazmıştın. Marmara'da gırgırın lamba yakması serbestmiydi bir girişimde bulundunmu o zaman!!?? Bu konudaki 50 yıllık ezberi böylemi bozucaz..,,Nasıl açıkla!!??
    50 yıllık kalıplarla, ezberle soykırıma uğratılan balıklarımıza kavuşmayı neyle, nasıl sağlamayı düşünüyorsun!!??
    Geleceğe ne miras bırakıcaz!!??
    50 yıllık kalıplar, ezberler konusunda en önemli gördüğüm hususlar;
    1) Kıyı ve geleneksel balıkçılık yapan esnaf arkadaşların sorununa sahip çıkmaması, bu konuda 50 yıllık ezber bozulmadı..,,,Müfit'çim bu konuda haklı..,,
    2) Bir araya gelememesi, bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı...,,,
    3) Bir araya gelindiğinde ise ne yapacağını bilememesi, bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    4) Yapılacaklar konusunda acil hedefler yön belirliyememesi, bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    5) Hedef yön belirliyenlerede, ne diyor diye anlamaya bile çalışmadan, neler yapılırsa, sonuçları neler olur gibi, 88 tane kulp takılması, bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    6) 50 yıllık yönetenlerin, sirküler yazanların ezberi doğrultusunda, güdülmek, üstelik (bizlerin sayısal çoğunluğunu hem bizlerin, hem stokların yok edilmesinde) kullanarak. Bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    a) Sezon uzatma ihtimaline, karşı savunmaya geçmek, bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    b) Uluslararası suyun yasak zamanda avcılığa açılması hususunda savunmaya geçilmesi,,bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    İtiraf etmek gerekirse tatlı su kurnazları esnafın şuur altına nüfus etmişler uğraşılan konulara bakarsak..,,Hala nelerle uğraşman gerektiğini dikte ettiriyorlar..,,Üstelik denizlerin bu durumu ortadayken bile..,,
    c) Yeni avlanma boyu yasakları,,bu konu elzem ama ondan önce çok daha mühim konular var ilk 4-5 şık o konu ondan sonra, elbette hayata geçmeli.
    Birde bu konuda sirkülerde ancak, şu kadar boya %5 izin verilir, boylar bir iner bir çıkar, şu tarihlerde şu kadar suya mola edebilir. Bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı.
    d) Trol fotosunun kralı (yasal, bilimsel, diplomalısı) yasal boyları aldın gerisini denize döktün, (yoksa fotoyu inceleyip, şu kadar takım, şu kadar senede ne yapmıştır diye fikir jimnastiği yapmadınmı) tezgahada uygun ölçüde balık geldi sorun çözüldü öylemi!
    e) Kuzey Ege'de veya başka mahalde, lambayı yaktı ne varsa denizin kanını çekti işe yarayan yasal boyları aldı gerisini denize boca etti, (fotoda görmüşsündür) tezgahada yasal boy çıktı, sorun çözüldü öylemi!!?? Bu konudada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    f) Bir yerde bilimsel makaleden alıntı vardı ararsam bulurum, karasularımızda yasal trolde 1 yılda denize dökülen yavru balık miktarı 400 bin ton. Havyarlısını geçtim. Kaçağını geçtim. Bu konulardada 50 yıllık ezber bozulmadı..,,
    g) Benim onca şeyden sonra yazdıklarıma karşılık yazdıkların, (rahmetli anneannem döne döne gözlüğünü arardı, halbuki gözlük gözünde, gözlüğünü aradığı zaman hep ona derdimki gözlük gözünde ya) kamera şakası gibi..,,
    M.O.S.K. 1-2-3-4-5
    ----------------------------------------------------------------------------
    Şu anda NTV'deki (S. kaç cm.) programında balık tezgahındaki satıcı ile konuşan muhabir, boğazın trole serbest bırakıldığını söyledi. Her halde gırgır diyecekti. İşimiz var. Programın sunucusu gelirken hamsi getir dedi, 27 Mart'ta, Mart gelince hamsinin işinin bittiğini bilmiyor. Taze balığı nasıl anlarsın diye, ithal uskumrunun gözüne bakarsın der, böyle başa böyle traş. Tezgahtaki adamla röpörtaj, magazin, işte bu konudada 50 yıllık ezbere örnekler. Tonla var..,
    ---------------------------------------------------------------------------
    "sorun ise maddi kaynak.Birde o sorunu çözebilsek çok daha hızlı ilerleyebileceğiz" Gene bana gelicen..,..,,

    Maddi kaynağını çözmek için balık tutman lazım, bunun içinde yıldırım hızıyla Mavi Anayasanın hayata geçmesi lazım, acillerinden başlayarak..,,
    ----------------------------------------------------------------------------
    Dışarı çıkma vakti geldi, anlaşılan bugün çamaşır günü Kenan'cım dışardan gelince seni bir güzel çitiliyeceğiz. Diğer yazacaklarımız kaldı olsun Kenan'cım eski arkadaştır onunda gönlü olsun. Herşeyi söyler yazar çizer, kaç kişi kaldık. Ancak Mavi Anayasa konusunda tek gedik hiç kimse açamaz. Beğenir eleştirir, bombardıman serbest ama nasıl yapılacağını , ben böyle önlerdim hallederdim diyerek. Kestim çitileme akşama.
    Baba Yalçın

  9. #9
    dökülük

    Standart

    " sen nerenin davulunu çalıyorsun!!?? "
    Polemik yaparken lafza dikkat etmek lazım.
    Söz uçar kağıt kalır ve açık seçik yazmak lazımki okuyan her kes anlasın.
    Benim çaldığım davul bellidir, bu konuda iddiası olan ispat ile mükelleftir edemez ise müfteridir.
    Türkiyede sürdürülebilirlik mücadelesi için lazım olan parlak fikirler değil herhangi bir fikrin etrafında duran ve mücadele eden balıkçı çoğunluğudur.
    Asl olan budur. Bunu başardığımızda neler yaptığımızı gördük 2 yıllık deneyim yolumuzu aydınlatıyor ve yapacaklarımızı gösteriyor.
    Sürdürülebilirlik için balıkçı mücadelesine güvenmemek balıkçının dışında yerleden medet ummak en basit deyimi ile ikameciliktir ve 40 yıldır hiç bir işe yaramamıştır.
    Ben diyorumki bu saatten sonra onu bunu düşman ilan etmektense neler yapmamız gerektiğini tartışalım.
    Neler yapılması gerektiğini 40 yıldır konuşuyoruz zaten.
    Biz bu gün için, yarın için ve daha sonraki yıllar için ne yapmalıyız.
    Ben bilirim, benim dediğim yapılırsa, benim anayasam yazılırsa, vs. vs.
    Yılardır bu ve buna benzer lafları ediyorsun, artık önemli olanın laf üretmek değilde örgütlenmek olduğunu, bir yandan örgütlenirken küçük reformlar elde etmenin örgütlenmemizi geri beslediğini ve hızlandırdığı.
    Boğazın kangrenleri bile senden hızlı kavradılar bunu.
    Bütün enerjimizi bütün faaliyetimizi küçük balıkçının örgütlenmesine ve mücadeleye kazanılmasına harcamalıyız.
    Bu süreçte yapmamız gereken tarışma ve ihtiyacımız olan fikirler bunlardır.
    Gerisi lafı güzaf.

  10. #10
    __Reis__ basli balikcilik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    843
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    yalçın baba yazdıkların takdire şahiyan ama davulu trole kasnağı gırgıra çalmışsın aslında olay tam tersi kasnak trol davul gırgır
    adam vurmakla kayık batırmakla marmarada trol bitmez daha çok çoğalır
    devlet birine mermı atsa bırının motorunu batırsa işin içinden çıkamaz ordakı hırsız diyeyım trolcu değilde yol vermiş olur gebe kalmış olur zaten onlarında istedikleri o

Sayfa 1/4 1234 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Son Nokta
    By Baba Yalçın in forum Baba Yalçın
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 26.03.11, 20:58
  2. Balık tutmak için en iyi 10 nokta!
    By aferin in forum Baba Yalçın
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 16.10.10, 08:19
  3. Deniz ulaşımında son nokta!
    By Ali41 in forum Forum genel konuları ile alaklı olmayan konular
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 29.05.10, 08:26
  4. Yapay resif projesinin noktaları açıklandı.
    By Levent in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 14
    Son Mesaj: 12.05.10, 08:49
  5. kerteriz alma
    By aFaLa in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 11.07.09, 22:38

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM