7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: Sonar Ve Balık Bulucular

  1. #1
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    2.690
    Tecrübe Puanı
    0

    Sonar Ve Balık Bulucular

    arkadaşlar eğer ki balık bulucu radar kullanıyor iseniz yada almayı düşünüyor iseniz, hocamızın bu açıklayıcı yazısını mutlaka okuyun.
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Bütün Yönleriyle Sonar Ve Balık Bulucular

    Sonar kelimesinin açılımını özetleyecek olursak; Ses, izlenecek yol ve mesafe tayini / keşif-tarama ” SOund, NAvigation and Ranging “ dir. Bu kavram 2.Dünya savaşı sırasında düşman denizaltı'larını izlemek için geliştirilen sisteme verilen isimdir. Pasif ve aktif sonarlar olarak iki farklı çalışma tekniğine sahiptir. Pasif sonarlar genellikle denizaltılar da kullanılır, algılama sistemleri motor veya sudaki cisimlerin gövde titreşimlerini doğrudan saptar. Aktif sonarlar ise gönderilen ses dalgalarının yansımasını alarak çalışırlar.
    Bizim bahsedeceğimiz sonar ( Balık Bulucu ) sistemi aktif sonar grubuna dahildir. Verici ( Transmitter ), Çevirici/Ayna ( Transducer ), Alıcı ( Receiver ) ve Ekran/Görüntü ( Display ) de bu sistemin parçalarını oluşturur. Vericiden çıkan elektro manyetik dalgalar çeviricide ses dalgalarına dönüşerek su içine gönderilir. Gönderilen bu ses dalgaları su içindeki bir nesneye çarptıklarında geri sekerek yankı meydana getirirler. Geri gelen ses dalgaları yine çevirici/ayna vasıtasıyla elektrik dalgalarına çevrildikten sonra,alıcının gücü bunu görüntü olarak ekrana yansıtır. Ses dalgalarının hızı su içinde yaklaşık olarak saniyede 1463 mt. olup, gönderilen ses dalgaları ile algılanan yansıma arasındaki zaman aşımında mesafe ve nesnenin büyüklüğü tespit edile bilinir. Bu işlem saniyede birçok kere tekrar edilir.
    Sonar/Balık Bulucular da Frekans aralığı genelde 50 khz. (kilohertz) ile 200 khz.arasındadır. Ses dalgaları spectrumun da bu frekans aralığındaki sesleri insanlar ve balıklar duyamaz.




    Mükemmel bir sistem için dört temel öğe vardır.
    1-Güçlü bir verici
    2-Yetenekli bir çevirici
    3-Hassas bir alıcı
    4-Çözünürlüğü yüksek iyi bir ekran
    Sistemin mükemmeliyeti birbirleriyle teknik uyuma, en kötü hava ve ısı şartlarında çalışabilme özelliğine sahip olmalarına bağlıdır.
    1-Verici’nin gücü; derin sularda yansımanın oluşabilmesi veya kötü su koşullarında çalışabilmesi ile orantılıdır. Hatta su içindeki canlı/cansız nesneleri detaylı olarak tespit edebilirsiniz.
    2-Çevirici/Ayna’nın gücü; sadece vericiden gelen yüksek güce dayanmak olmayıp, gelen elektromanyetik gücü çok az bir kayıpla ses enerjisine dönüşmesini sağlamak, çok derin sularda zayıf ekoların ve küçük canlıların algılanması ve de detaylı tespit edilmesi demektir.
    3-Alıcı’nın gücü; yüksek güçle uzağa giden ve zayıf olarak geri dönen sinyalleri güçlendirmek, sinyallerin geniş alanda çalışmasını sağlamak ve birbirine çok yakın hedeflerin ekran üzerinde kolay ayırt edilebilmesini sağlamaktır.
    4-Ekran gücü; çözünürlülüğün yüksekliği ( vertical pixel ) ve iyi kontrast su altındaki algılanan bütün detayları net ve çabuk görme ile orantılıdır.
    Frekans/Titreşim sayısı (Frequency): Sonar/Balık bulucularda frekans aralığı önemli bir etkendir, bu etken avlanma konumuna ve av türüne göre doğru frekans aralığında yapılması gerekir. Su altındaki nesnelerin elektronik cihazlar tarafından doğru ve kesin saptanması o cihazın frekansı ile doğru orantılıdır ve doğru seçilmiş bir frekans aralığı ile su altında istediğimiz görüntüyü elde edip yorumlayabiliriz. Piyasadaki kolay kullanımlı sonarlar (denizaltı detektörü) genelde 50 ve 200 khz.olarak kullanıcıya sunulmuştur.
    Tatlı su ve tuzlu su uygulamalarında daha çok 200 khz.frekans modu seçilir, bu seçim sığ sularda ve hızlı sürütme tekniğinde kullanılır. Su altındaki detaylı görüntüyü bu frekans modun da alabiliriz. Yükselen frekans değerlerinde hedef tanım yeteneği de o kadar fazladır ve iki balık arasındaki kütlesel büyüklüğün ayırımını da yaparak ekrana yansıtır.
    Bazı uygulamalarda 50 khz.frekans en iyi seçimdir. Suyun doğal yapısı (Deniz suyunun yoğunluğu, tuzluluk ve mineral oranı,mikro organizmalar ....vs.) ses dalgalarını uzun mesafede etkisiz hale getirir. Alçak frekans yüksek frekans seçiminden çok daha fazla derinliğe elektro manyetik ses dalgalarını ulaştırma yeteneğine sahip olduğu için genellikle denizlerde derin su için seçilir.Çevirici/ayna’nın düşük frekans aralığında çalışması yüksek frekans aralığından daha geniş bir tarama açısına sahip olarak avı daha geniş bir alanda izleyebilme yeteneğinin oluşmasıdır.
    Çevirici/Ayna ( Transducer ):
    Çevirici/Ayna sistemin antenidir. Elektrik enerjisini yüksek frekans ses dalgalarına çevirir. Bu antenden çıkan ses dalgaları su içinde ilerlemeye başlar çarptığı herhangi bir nesneden yansıyarak geri döner. Antene ( Çevirici/Ayna ) geri dönen ses dalgaları, elektrik enerjisine çevrilerek sistemin alıcısına ulaşır. Çevirici/Ayna frekansı ile sistem frekansı aynı olmalıdır. Diğer bir değişle 50 mhz.için imal edilmiş bir balık bulucuya yüksek veya düşük değerde bir çevirici/ayna bağlayamazsınız. Mutlaka eş değerli olması lazım. Sonar gücünün hızı watt ile verilir. Bu değerin mümkün olduğunca yüksek olması her türlü su koşulunda daha derini ve de ayrıntıları algılamak demektir. Çevirici/Ayna lar ses dalgalarını su ile temas ederlerse gönderebilirler.
    Kristal: Çevirici/aynanın içindeki etken madde kurşun zirkonat veya baryum titanat dan yapılan yapay kristaldir. Kimyasal karışımdan yapılan bu kristaller kalıplara dökülüp yüksek basınç ve ısı altında fırınlarda kristalize edilerek sertleştirilirler. İki tarafı bir iletken ile kaplanıp çevirici/aynaya bağlanır. Frekans ve konik açı kristalin şeklini belirler. Sonarlarda genellikle yuvarlak kristaller kullanılır, kristal kalınlığı frekansını, konik açının çapını veya etki ettiği alanın açısını belirler. Bir örnek 200 khz. İçin verelim, 20 derecelik konik açılı bir kristal 2,4 cm. çapındadır, 8 derecelik konik açılı bir kristal de 4,8 cm. çapında olur. Geniş çaplı kristallerin konik açısı küçük,dar çaplı kristallerin konik açısı da büyük olur. Buda aynı frekans değerine sahip iki çevirici/aynadan büyük konik açılı olanının çap olarak neden küçük konik açılıdan daha küçük ölçekte olduğunu açıklar.
    Çevirici/Aynanın Doğru Takılması:
    Çevirici/Ayna bir çok şekil ve boyutta olabilir. Çoğunluğu plastikten yapılmıştır fakat bazıları bronzdan imal edilir. Frekans ve konik-açıya göre kristalin büyüklüğü belirlenir. Kristalin büyüklüğüne göre de nereye yerleştirileceği saptanır.
    Günümüzde dört çeşit çevirici tipi vardır.
    1-Teknenin gövdesinden/Thru-hull
    2-Teknenin sintinesinden/Shoot-thru-hull
    3-Taşınabilir/Portable mount
    4-Dışarıdan sabit montajlı/Transom mount
    1-Thru-hull: Bu tipler teknelerin suyun altında kalan,arka gövdesine yakın dümen, pervane ve şaft’ın önüne gelecek konumda açılan bir deliğe deniz dibine de dik bakacak şekilde yerleştirilir.
    2-Shoot-thru: Epoksi kaplamadan imal edilmiş bu türler fiber teknelerin su altında kalan iç ( sintine ) kısmına yerleştirilir. Ses dalgaları tekne gövdesinin vasıtası ile alınır ve yollanır fakat randımanı biraz azalır ve de çok derin suları algılama yeteneğini kaybeder. Dikkat edilecek nokta tekne gövdesinin salt fiberden inşa edilmiş olması gerekir. Ağaç, sac ve alüminyum gövdeli teknelerde kesinlikle kullanmayı denemeyin, kullanılan frekanstaki ses dalgaları havadan geçmez. Diğer ikinci dezavantaj ise monitöre hedef yaylarının ( sembol ) yorumunu mükemmel aktaramaz. Avantajları ise çevirici/ayna dış olumsuz etkenlere karşı korumalı bir alanda olduğu gibi çıkıntısı olmadığı içinde tekne süratini olumsuz etkilemez. Ayrıca hızlı sürütme tekniğindeki yüzey ve orta su balık avlarında daha verimli hale dönüşür.
    3-Portable mount: Taşınabilir olup belli bir süre için monte edilen modellerdir.
    4-Transom mount: Teknenin kıç tarafından direkt su ile teması sağlanmış sabit türlerdir. Mükemmel imal edilmiş olanları hızlı sürütme tekniklerinde en iyi randımanı veren ve yaygın kullanılan tiplerdir.
    Tekne hızı Ve Çevirici/Ayna:
    Hızlı yol alan bir teknede ayna ve su arasında boşluk ( hava yastığı ) oluşur. Eğer suyun akışı çevirici/aynaya düz ve pürüzsüz yalayarak değip geçerse gönderilen/alınan sinyaller normal çalışır. Su üstünde yol alırken su akışı teknemizin düzgün olmayan veya keskin kenarlarına çarparsa türbülant ( hava kabarcıkları ) oluşur, buna “ kavitasyon ” ( boşluk oluşumu ) denir. Eğer bu hava kabarcıkları oluşumu çevirici/aynanın yüzeyinden geçerse sonar ekranında “noise” ( ses ve görüntü paraziti ) meydana gelir. Sonarlar suyun içinde çalışır havada değil. Hava kabarcıkları çevirici/aynanın yüzeyini yalayarak geçerse bunları ekrana yansıtır, bu kabarcıklar çevirici/aynaya çok yakın ise yansımada o kadar kuvvetli olur. Bu oluşum zayıf algılanan su altı oluşumlarının ve balık sinyallerinin tespitini zorlaştırdığı gibi imkansız hale getirir.
    Tekne hareket halinde iken Çevirici/aynanın,yakınlarında türbilanta izin verilmeyeceği ve buna göre uygun noktanın tespiti çok önemlidir. Süratli teknelerde en uygun modeller kıçtan ( transom mount ) monte edilenlerdir ve su içine mümkün olduğunca indirilmeleri uygun olmayan koşulları ortadan kaldıracaktır.
    Çevirici/Ayna Konik Açısı:
    Çevirici/ayna bir açıdan gönderilen/gelen ses dalga şoklarına yoğunlaşır. Gönderilen ses dalga şokları gidebildiği derinlik oranında geniş bir alana ulaşır. Bunu grafik olarak bir kağıda çizsek konik görünümünde bir model ortaya çıkar ve bu nedenle ”konik açı” tabiri ile ifade edilir. Ses dalgaları merkez hat veya konik eksen boyunca çok güçlü olup merkezden uzaklaştıkça da bu etkisi de derece-derece azalır.
    Yansıtıcı/aynanın konik açı gücü ilk merkezinden veya konik ekseninden ölçülür ve gücün merkeze olan uzaklığı ile karşılaştırılır. Güç yarıya düştüğünde (-3db.[decibel]), merkez ekseninden açı ölçülmüş olur. Eksenin bir ucundaki -3db.’lik noktadan diğer ucundaki -3db.’lik noktaya kadar olan toplam değer konik açı olarak adlandırılır. Bu yarı güç noktası ( -3db. ) elektronik endüstrisinde standart olarak kabul edilir ve bir çok üretici konik açı ölçümlerini bu yönde yaparlar. Bazı üreticiler 1/10 merkez eksen gücünün olduğu yerde –10db.noktasını kullanırlar. Bu büyük açı olup ölçtüğünüz noktanın merkez ekseninden daha uzakta olması demektir. Yansıtıcı/ayna gücünde hiçbir şey değişmez sadece ölçüm sisteminin değişikliğidir. Örnek:8 derecelik konik açı -3db. 16 derecelik konik açıda-10db.olacaktır.
    Geniş konik açılı çevirici/ayna vericinin gücünü suya daha iyi iletir, su altındaki daha fazla detay gösterir, derinlik gösterme yeteneği de fiyatına göre artar. Dar konik açılı çevirici/ayna fazla alan göstermez geniş açılı olanlardan daha derini gösterir. Dar konik açılı çevirici/ayna vericinin gücünü yoğunlaştırarak daha küçük bir alanda toplar. Sonar sistemindeki dip sinyalleri ekranda geniş açılı çevirici/ayna kullanıldığında, daha fazla alanı gördüğümüz için küçük çevirici/aynanın gösterdiğinden daha geniş açılı görünecektir.
    Yüksek frekans (200 khz.) çevirici/ayna aynı zamanda dar veya geniş konik açılı olabilirler. Genelde geniş konik açılı olanlar tatlı su,dar konik açılı olanların tuzlu suda kullanılır. Alçak frekans ( 50khz.)sonar çevirici/ayna 30 ila 45 derecelik konik açılım alanına sahiptir.
    Su Ve Dip Koşulları:
    Suyun tipi ve kondisyonu sonarın çalışmasına etki eder. Ses dalgaları tatlı ve berrak suda kolay yol alır. Buna mukabil tuzlu suda serbest bir şekilde dolaşan çeşitli maddeler tarafından emilir veya yansıtılır. Yüksek frekanslarda ses dalgalarının tuzlu su içinde yayılmaları, tatlı sudaki gibi kolay değildir. Denizlerdeki rüzgarlar ve akıntılar gibi aktif çevre ortamı suları karıştırırlar. Dalga hareketleri yüzeyde hava kabarcıkları oluşturur ve sonar sinyallerini dağıtır. Algler, planktonlar gibi mikro organizmalar, mineral ve tuz gibi etkenler sonar sinyallerini emer veya dağıtırlar. Bütün bu etkiler tatlı sularda da var fakat etkileri denizlerdeki kadar yoğun değildir. Kum, çamur, balçık, pislik ve bitki örtüsü sonar sinyallerini emerek veya dağıtarak yansıyan sonar sinyallerini zayıflatır. Kaya, mercan ve diğer sert nesneler sonar sinyallerini daha kolay geriye yansıtır. Bu etkilerin ayırımını sonar sisteminin monitöründe kolayca görebiliriz.Çamur/kil gibi zeminler ekranda çok ince hat halinde geçerler. Kaya gibi sert zeminler ekranda kalın/geniş bir çizgi halinde geçerler.
    Su Sıcaklığı Ve Termoklin:
    Suda yaşayan bütün canlıların davranış ve hareketlerine etki eden en önemli faktör suyun sıcaklığıdır. Balık türlerinin çoğu soğuk-kanlı olup vücut sıcaklığı suyla çevrilmiştir. Kışın, soğuk sularda metabolizmaları yavaşlar. Yaz aylarına göre ¼ oranında besin tüketirler. Termoklin; su kütlelerinin bazı noktalarında, kendisinden daha aşağıda veya yukarısında kalan, diğer ara yüzeylerden daha fazla dikey negatif sıcaklık gradyanına sahip olması durumudur. Termal olarak ara yüzeylere ayrılmış bir su kütlesinde sıcaklık gradyanının maksimum olduğu noktadır. Bu durum bazı denizlerde kalıcı bir özellik iken, bazı denizlerde ise mevsimsel şartlara göre değişebilen ve suların ısınması sonucu oluşur. Diğer bir değiş ile havaların sıcak olduğu zaman yüzeyden başlayan, havaların soğuduğu zaman ise yüzey sularının altında kalan, bütün mevsimlerde su sıcaklığının fazla değişiklilik göstermediği sabit sıcaklıkta ki ılık su ara yüzeyleridir. Yüzey sularında bulunan yem balıkları soğuk havalarda bu ara yüzeylerin içine sığınırlar, pelajik ve predatör balıklar da ya içinde yada etrafında mevzi alırlar. Bazı sonarlar bu ara yüzeyleri tespit eder ve ekrana yansıtır





    Rasgele,
    Kapt. Nasuhi Albulak
    03/TEMMUZ/2003


    nasuhi kaptan değerli bilgilerin için teşekkürler.




    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  2. #2
    REİS LüFerCi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    3.474
    Tecrübe Puanı
    396

    Standart

    güzel paylasımlar teşekkurler ......nasuhi kaptanda ve cumhur arkadaşımızada
    BüleNt
    İSTANBUL


  3. #3
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.340
    Tecrübe Puanı
    231

    Standart

    teşekkürler Cumhur abi Nasuhi kaptanın verdiği bilgileri bizlerle paylaştığın için.
    BARIŞ AYDOĞAN
    24.05.1981
    K.ÇEKMECE/İST
    AB rh+

    ince misina büyük balık, usta işi

    barisaydogan1981@hotmail.com


    Bende 1 Lira Vardı,
    Sende 1 Lira vardı.
    Paraları değiştirdik yine 1 liramız var.
    Bende 1 bilgi, Sende 1 bilgi vardı.
    Bilgileri değiştirdik, şimdi sende 2 bende 2 bilgi var...
    İşte Paylaşım Ruhu Budur

  4. #4
    Çevre Dostu muratsadioglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    656
    Tecrübe Puanı
    177

    Standart ''Tüfek icat oldu,mertlik bozuldu..''

    Biliyorum,Sitemiz yönetim kadrosu içindeki Profesyoneller de,okuyucumuz profesyonel balıkçılar da bana çok kızacak..
    Şu radarlar ve balık bulucular meselesi....
    Onlar mini minnacık Hamsiler,İstavritler,Mezgitler,İzmaritler ve niceleri..
    Koca koca Gemilere atlıyoruz,metrelerce ağlarımızı,tayfa-takım-taklavatımızı alıp balığa çıkıyoruz.
    Allah ne nasip etiyse alıp dönüyoruz..Buraya kadar herşey normal..
    O kadarı normal de şu Radarlar..Fischfinderler de neyin nesi?..

    İster karada,ister havada,ister denizde olsun:her tür av,bir savaştır..Avlanacak nesne ile süren bir savaş..
    Savaş da olsa,adil olmalı..Dengeli olmalı..Eşit koşullar altında olmalı,değil mi?..
    O mini minnacık Hamside,İstavritte,Mezgitte,İzmaritte..Radar,Balık bulucu,Dinamit,ellekro-şok var mı ki,biz bu kadar üstün koşullarla savaşı sürdürüyoruz?..
    Bence Tüfek icat oldu,mertlik bozuldu..gibi.
    Sonra da Şu tarzda Gazete haberleri:
    600 bin ton hamsi avlandı, 500 bin tonu yok pahasına balık unu ve yağı fabrikalarına gitti.
    Buyrun size bilinçsiz bir teknoloji uygulaması..

    Konuyu asla çevrecilik ya da hayvan severlik açısından ele aldığım sanılmasın.İşin bir de ekonomik yönü var ki,asıl o kahredici..
    Üç yanı denizle çevrili ülkemiz Norveç'ten balık ithal ediyor ve halkımızın %30'nun evine balık girmiyorsa..Daha ne yazılabilir?.
    Bence konunun tartışılma zamanı geldi.
    Lütfen görüşü olan uzun uzun yazsın.Kardeşçe tartışalım.
    Saygılarımla.

    En son nehir kuruduğunda, en son ağaç kesildiğinde,en son balık tutulduğunda,
    Beyaz adam paranın yenecek birşey olmadığını anlayacak.
    Kızılderili Şef Seattle

  5. #5
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.340
    Tecrübe Puanı
    231

    Standart

    Murat abi ben kısa yazayım. bana göre haklısın. bencede radar sonar olmamalı. sonuçta bu balıkçılık çok eskilerden beri yapılan bir meslek nasıl eskiden bu aletler yokken avlanılıyorsa, şimdide aynı şekilde avlanılsın ve radara sonara yasak getirilsin
    BARIŞ AYDOĞAN
    24.05.1981
    K.ÇEKMECE/İST
    AB rh+

    ince misina büyük balık, usta işi

    barisaydogan1981@hotmail.com


    Bende 1 Lira Vardı,
    Sende 1 Lira vardı.
    Paraları değiştirdik yine 1 liramız var.
    Bende 1 bilgi, Sende 1 bilgi vardı.
    Bilgileri değiştirdik, şimdi sende 2 bende 2 bilgi var...
    İşte Paylaşım Ruhu Budur

  6. #6
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    2.690
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    murat mertliğin bozulduğu doğru.
    1984 yılında şarköyde çevirme - alamana kayığında tayfalık yapıyordum, dediler radar aldık gelip takacaklar, o zamana kadar genelde aysız gecelerde denize fener çakarak,yakamozdan bakarak avcılık yapıyorduk, limanın en hızlısı ve en çok balık çıkaranı olduğumuz halde böyle bir alete ihtiyaç duyulmuşdu, alet geldi takıldı ve akşamına balığa çıkdık yanımızda teknisyen bize öğretiyor, biryerden geçerken ekranın yarısı kapanır gibi oldu teknisyen bu balık dedi hemde iri balık var dedi, yukardan ışık vuruyoruz hiç birşey gözükmüyor, reis dedi alt tarafı kaçırdık deriz dedi konuma gelip başladık balığı sarmaya ?- büyük bir heyecan başladı.ağı topluyoruz o ne palamut ? hayret dedik fener çakmaya cevap vermeyen palamut, biz o akşam radarın parasını çıkardık, şimdi yıl 2008 biz o balığı mumla arar olduk, balıkcı filolarımız teknoloji ile tanışınca, balık yakalama tonajlarında patlama oldu,balığa yaşama şansı bırakmıyoruz doğru, kökünü kazıyana kadar avlıyoruz, radar gelince ağ boyları uzadı, kanal boylarında - palamutun anacı olan torikler yakalnmaya başlandı ve palamutu artık bulamıyoruz.
    benim şahsi fikrim zaman ve maliyetler açısından radarın olması, ama balıkların yakalanmasına tekne başına kota konmalı - ayrıca total kotada olmalı ki balıkcılarımızda para kazansınlar, burda ki söylediklerim illegal avcılık için değildir.

    konusuna pek hakim olamadığım bir radar çeşidi ise taramalı radardır, bir çok söylentiler ve laflar ortalıkda dolanmakdadır ki ,bu radar kıyı sularında açıldığında yumurtaları patlattığı, hatta yakınlarda dalgıç var ise kulak patlaması yapacağı, gibi söylentiler var ? ne kadarı doğrudur ?
    burada orkinos avında 6 - 8 li gruplar halinde gırgırlar yayılım yapıyorlar ve içlerinden 1 tanesi bu radarı açıyor ve diğer tekneleri yönlendiriyor, ayrıca 3 - 4 yıl önceki palamut akınında istanbul boğazının karadeniz çıkışına 2 ad nöbetci gırgır bırakıldığı ve gelen palamuta yakından açtıkları ekolarla tekrar karadenize geri çevirdikleri tv den bile duydum ? ayrıca anaç SARIKUYRUK(kuzu - avcı ) 150 - 250 metre arasındaki büyük taş blokların içerisinde yaşarlar ve bölgelerini kolay kolay bırakmazlardı , orkinos için buraya gelmeye başlayanbüyük gırgırlar açtıkları ekolar ile hayvanı yerinden çıkadıkları söyleniyor ?
    şöylede bir düşünüyorum bu radar ile 16 mil tarama yapıldığı söyleniyor, su içerisinde 16 mil ötedeki balığı görbilmesi için bir cihazın kaç khz eko yollaması gerekir ? hiçmi zararı yokdur.?
    --

    şimdi bu kadar teknolojinin gelişmesine bizim denizlerimizdei balık stokları için fayda - zarar nedir ?




    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  7. #7
    Çevre Dostu muratsadioglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    656
    Tecrübe Puanı
    177

    Standart

    Teşekkürler cumhur..
    Konuların içinde olan biri olarak,olaya ışık tuttun.
    Kaptan Sayın Nasuhi ALBULAK'ın radarların zararları hususunda da tesbitleri olduğunu sanıyorum.
    Düşüncelerini öğrenmeyi çok isterdim..
    Sitemizde de söz sahibi sayılacak üyeler olduğundan eminim..
    Bekliyoruz..

    En son nehir kuruduğunda, en son ağaç kesildiğinde,en son balık tutulduğunda,
    Beyaz adam paranın yenecek birşey olmadığını anlayacak.
    Kızılderili Şef Seattle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Kıyıdan Eşkina Avcılığı
    By oltacı tayfun in forum Kıyıdan Balıkçılık
    Cevap: 42
    Son Mesaj: 23.06.15, 21:13
  2. Hangi balık Hangi mevsimde yenir
    By Hıcaz in forum Yemek Tarifleri Bölümü
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 02.04.09, 09:49
  3. Balık fiyatları cep yakmaya başladı
    By BEYAZ MARTI in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 18.03.09, 20:35
  4. Balık çiftlikleri açık denize gidiyor
    By LüFerCi in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 18.03.09, 20:18
  5. Balık çiftliklerinin kirlilik
    By aFaLa in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 14.03.09, 11:42

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM