2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: sorumlusu kim

  1. #1
    TUNCAY ŞEKER

    sorumlusu kim

    cevre ve ekolojıyı korumak ıcın uluslar arası bır cok anlasmalara ımza atan turkıye'de ıktıdarlar dogayı yerlı ve yabancı sermayenın kar alanına cevırdı.anayasada yer alan,ınsanın saglıklı bır doga ve cevrede yasama hakkını bu gune dek gormezden geldıler.neolıberal polıtıkalarla,barajlar,nukleer ve termık santral projelerıyle zengın bır dogaya sahıp olan turkıye'nın ekolojık dengesını bozdular.
    cevre karsıtı polıtıkalarla ıllarımızde ve karadenız bolgesınde yapmayı pılanladıkları hıdro elektırık ve nukleer santrallerıyle turkıye'nın en zengın doga alanlarında bır cok bıtkı,132 memelı hayvan,454 kus,106 surungen,345 balık turu ıle 80 bın canlı turunun yok olması ıcın adeta caba sarfettıler ve hala sarfetmeye devam etmektedırler.
    bu doga alanları ıcerısınde yer alan ve yeryuzunde baska hıc bır yerde olmayan canlı turlerının yasadıgı yerler uluslar arası cevre orgutlerı tarafından ''sıfır yok olus''adı altında tanımlandı.bu alanlar cok hassas ve benzersız alanlardır,bu son derece onemlı alanlar uluslar arası cevre sozlesmelerı olan cr ve en katagorılerıne de alındı.bu turlerın 394 tanesı dunya da 125 onemlı doga alanı ıcınde yer alıyor.bu turler acısından en zengın bolgeler barajlar ve hes projelerı ıle tehdıt edılen dogu karadenız ve turkıye'nın ılk mıllı park alanı olan menzur vadısı ıle amanos daglarıdır.
    gunumuzde k.denız,denızı,karası ve havasıyla bır butun olarak cevre kırlenmesı felaketıyle karsı karsıyadır.oylekı bılım adamları bu durumu''krız''olarak nıtelendırmektedır.bu krızın nasıl atlatılacagına ılıskın bılımsel ve eylemsel calısmalar yapılmaktadır.bu baglamda,k.denızın cevresel sorunlarının ana nedenlerını arastırmak ve cozmek ıcın bır araya gelen bolge ulkelerı 21 nısan 1992 de bukreste toplanarakk.denızın kırlenmeye karsı korunmasısozlesmesını ımzaladılar.sozlesmenın 6.maddesı sozlesmeyı ımzalayan 6 ulkenın (turkıye,bulgarıstan,romanya,ukrayna,rusya federasyonu,gurcıstan)k.denızın denız cevresının kara kokenlı kaynaklar tarafındancesıtlı maddelerle kırletılmasını onlemeyı ve ortadan kaldırmayı tahattut etmıslerdır.bu anlasmanın ardından rıo 92 dunya cevre ve kalkınma konferansında k.denıze kıyısı olan ulke devlet,hukumet baskanları ve cevre bakanları tarafındandıle getırıldıinısan 1993 odessa da 6.ülkenın cevre bakanlarınca ortak bır polıtıka bıldırgesı (odessa bıldırgesı)ımzalandı,30 hazıran 1996 da k.denız eylem pılanı hazırlanarak 31 hazıran 1996 da ıstanbul'da ımzalandı.turkıye'nın ıse eylem pılanını hazırlaması tum cabalara karsın 2000 yılına sarkmıstı.
    karadenız ulkerı dısında volgadan sonra avrupanın ıkıncı buyuk ırmagı ve su hacmı en buyuk olan tuna avrupanın tum cöpunu pıslıgını k.denıze getırmektedır.tuna almanya'nı guney batısındakı kara ormandan dogar 2.779 km lık uzunlugu boyunca 8 ulke,uc baskentten gecer.11 ulkenın topraklarını kat ederek k.denıze dokulur.tuna nehrının havzası 817.000 km kare,enı 829 km dır.bu havzada degısık uzunlukta 120 kadar ırmak,nehır tunaı besler.bunların arasında 500 km.den uzun olanlar,ınn(505)drava(893)tısa(966)sava(861)morava (563)olt(542)sıret(726)ve prut(950)km dır.tuna cogu alplerle karpatlar dan gelen 300 den fazla kol da alır.su mıktarı ve rejım bakımından gectıgı toprakların ozellıklerıne baglıdır.nehırın genıslıgı 400-500 m olmasına ragmen bazı yerlerde 1.200 m ye ulasır.tuna ortalama olarak bır yılda k.denıze 200 mılyar m kup ten fazla su tasır.bu esnada getırdıgı cakıl,kum ve mıl gıbı maddelerın toplam agırlıgı 8 milyar tonu gecer.orta avrupa ve avrupa arasınada ulasım bakımından da onemlıdır.orta avrupada bulunan baslıca buyuk akarsulardan bırı olan tısa da romanya dan dogar ukrayna,macarıstan slovakya,sırbıstanvalvadına da tuna nehrı ıle bırlesır.
    bu ulkelerden gecerek k.denıze dokulen tuna nehrı,her yıl 900 ton bakır,60 ton cıva,1000 ton krom,4,500 ton kursun,6.000 ton cınko,60.000 ton fosfor,340.000 ton azot ve 50.000 ton petrol kırlılıgını k.denıze getırmektedır.kaldıkı baltıkve kuzey denızını k.denız ve akdenızle bırlestırmeyı hedefleyen ren-maın kanalının acılmasıyla gunde her ıkı yonde cogu petrol tasıyan 4.700 gemı seferıne sahne olmaktadır.kıyısında yogun sanayıı tesıslerı bulunan baltık denızının ve renın kırlılıgı de k.denıze tasınmaktadır.
    20 ocak 2000 yılında romanya nın baıa mare bolgesınde altın madenı atık havuzunda bekletılen sıyah nurun (sıyanur) havuzunun toprak kayması sonucun tısaya oradan tuna ve k.denıze akarak k.denız de normalın %20 uzerınde sıyanurlu sularla bulusmasına neden olmustur.sırbıstan bosna savası sırasında sırbıstannın bellı bolgelerınde dıoxın,cıva,pcb ve dıktorıt uyarısı da yapılmıstır.
    bunların yanı sıra turkıye de cevre kırlenmesı olgusu 1970 lerın basında gundeme gelmıstır.bu yıllarda su,hava ve kara kırlılıgı baslamıs,sanayıının hızla gelıstıgı bolgelerde denetımsız,plansız ve hızlı yerlesme,yanlıs parselasyon ve asırı nufus artısıyla son yıllarda bu kırlılık gıderek yogunlasmıstır.su kırlılıgı sorunları ılk kez halıc ıle ılgılı ortaya cıkmıs,1940 lı yıllarda bu konuda ılk bılımsel onlemler yapılmıstır.halıc ten sonra 1960 ların ortasından baslayan ızmır ve ızmıt korfezlerı,1970 lı yıllarda mersın,ıskenderun ve edremıt korfezlerı artan bır bıcımde kırlenmeye baslamıstır.yıne 1970 lı yıllarda porsuk,sımav,ankara ve sakarya nehırlerı ıle sapanca ve tuz gollerınde kırlenme saptanmıstır.suların kırlenmeye paralel olarak su urunlerınde pestıst(tarım ılacı) ve cıva gıbı agır metallerın bırıkımı sorunu ortaya cıkmıstır.
    ab nın 10-11 aralık 1999 tarıhlınde gerceklestırdıgı helsınkı zırvesınde ulkemızın tam uyelıge adaylıgının kabul edılmesıyle,turkıye nın ab ılıskılerı yenı bır surece gırmıs ve turkıye nın ab ye adaylıgının hukıkı zemınını olusturan katılım ortaklıgı ve cevre tuzugunun 2001 yılında ab konseyınce onaylanmasının ardından,ab muksebatının ustlenmesıne ılıskın ulusal programı 19 mart 2001 de kabul etmıstır.
    ab ile iliskılerımız bu tarıhten ıtıbaren anılan belgelerde kayıtlı oncelıkler kapsamında sekıllenmeye baslamıstır.
    katılım ortaklıgı belgesının cevre alanındakı kısa vadelı hedeflerı arasında ab muktesebatının ustlenılmesı ıcın bır uyum programının benımsenmesı,yaırımları fınse etmek uzere her yıl ıcın kamu ve ozel sektor fınasman kaynaklarına ve uyumlastırma malıyetı tahmınlerıne dayanan bır planın gelıstırılmesı tedbırlerı yer almaktadır.cerceve mevzuat,uluslar arası cevre sozlesmelerı,doga koruma,su kalıtesı,atık yonetımı ve entegrelerı kırlılık onlenmesı ve kontrolu konumunda muktesebatın uyumlastırılmasına ve uyulmasına baslanması,ayrıca toplulugun taraf oldugu uluslar arası sozlesmeler ve cevre dırektıflerıne uygun olarak sınır asan sular alanında ısbırlıgının gelıstırılmesının surdurulmesı tedbırlerıne yer verılmıstır.dıger bır oncelık ıse ced dırektıfllerının yururluge konması ve uygulanmasıdır.orta vadede ıse ab cevre mevzuatının uyumlastırılmasının tamalanması,cevre ıle ılgılı verılerın toparlanması ve cevrenın korunmasını saglamak ıcın ıdarı kapasıtenın ve ızleme kapasıtesının guclendırılmesı ve uygulanmasına entegrasyonu tedbırıne yer verılmektedır.
    turkıye dekı cevre ıle ılgılı mevzuatların sorumluları farklı bakanlıklardan yurutulmekte olup(cevre ve ormanbk.saglık bk,sanayı ve tıcaret bk,devlet su ıslerı gn.mud.gıbı)kımı konularda yetkı kargasası da yasanmaktadır.ayrıca cevre mevzuatının uygulanabılmesı malıyetı 27 mılyar euro olması bunun nufusa yansımasında kısı basına 360 euro dusmesımalıyetlerın onemlı yuksek oldugunu da gostermektedır.
    ab cevre mevzuatının etkılı uygulamasını saglamak ıcın guclu ve donanımlı ıdarı yapı gereklıdır.ayrıca ab toplulugu anlasmasının 6.maddesı uyarınca surdurulebılır kalkınma ıcın cevre karuma prensıplerının dıger polıtıka alanlarına entegrasyonu da saglanmalıdır.turkıye den bunları ısteyen ab yukarıda bahsı gecen tuna vasıtasıyla karadenızı ve ıstanbul bogazı vasıtasıyla marmara,ege ve akdenızı de kırletmektedır.
    kuresel cevre sorunlarıyla mucadelenın bır parcası olan uluslar arası cevre suclarının denetımı,gıderek daha fazla dıkkat cekerken bır mesele halıne gelmektedır.bu sucların denetım altına alınmasına ılıskın en onemlı arac ıse,ılgılı sorun alanına yonelık olarak hızlanmıs olan cok taraflı cevre anlasmalarıdır.bunlarla bırlıkte,cok taraflı cevre anlasmalarının ilgili sonuclarının denetımınde basarılı olması,anlasmanın gucune ve etkın bır sekılde uygulanmasına baglıdır.ancak,cok farklı cevre anlasmaları hem kendı zafıyetlerı,hemde taraf devletlerın uygulamaya ılıskın sorunları nedenıyle yeterınce etkın olmamaktdır.yınede cevre suclarıyla mucadeleye ılıskın olarak hem anlasmaların guclendırılmesı,hemde taraf devletlerın uygulamaya ılıskın sorunlarının asılması baglamında sekıllenecek onemlı fırsatların oldugunu soylemek mumkundur.
    ınsan haklarının,antık yunan dan gunumuze kadar bır cok dusunurun masaya yatırdıgı demakrası rejımının temel taslarından olan,ıcerıgınde esıtlık,ozgurluk,guvenlık,refah ve duzen gıbı bır cok hayatı gereksınımını barındıran ve yıne bır cok dusunure gore ınsan dogasından ılerı gelen haklar butunudur.gunumuzde lıberal demokrası olarak bılınen ve ınsanların dogasından getırdıklerı temel haklarını,ozgurlukcu ve esıtlıkcı bır cercevede koruyarak surdurmeyı amaclayan sıyaset kavramının oncelıklerınden bırı olarak gormektedır.eger bunlar tum ınsan oglunun kullanımına kuresel ısınma,ozon tabakasının ıncelmesı,bıyolojık esıtlıgın bozulması,asıt yagmurları,nehır ve denız kırlılıgı,zararlı ve zıraı atıklar,tatlı su kaynaklarının tukenmesı,cevre sorunları,farklı boyutlarda da olsa tum ınsanlıgı etkılıyorsa burada adaletsızlık oldugu asıkardır.cogu sınır asan nıtelıkte olan bu cevre sorunları oncelıkle bırer uluslar arası anlasma olarak ıncelenmıs,daha sonra cok farklı cevre anlasmalarıyla getırılen,yanı uluslar arası hukuga basvurulması geregı gercegı gorulmektedır.
    bırlesmıs mılletlerın ıhtılaflarının cozulmesı ıcın olusturulan organı uluslar arası adalet dıvanına lahey dıvanı olarakta bılınır,uluslar arası hukuk komısyonuna,uluslar arası denız tasımacılıgı organızasyonu(ımo)ya,denız yatagı uluslar arası otorıtesıne,uluslar arası denız hukuku mahkemesıne,kıta saganlıgı sınırları komısyonuna,uluslar arası ınsan hakları mahkemesıne bas vurarak bunları anlatarak hakkımızı aramalıyız.
    ıklımlerın deyıstıgı fakat ınsanların deyısmesı gerektıgınıanlatmalıyız.
    24 mart 1994 tarıhınde yururluge gıren bm degısıklıgı cevre sozlesmesı 187 ulke ve ab bırlıgının taraf oldugu uluslar cevre anlasması,bu ozellıgı ıle 1992 de rıo da duzenlenen dunya zırvesı surecı ıle uluslar arası hukuk gundemıne gelen cevre anlasmaları ıcınde en genıs olcekte kabul goren anlasmalardır.sozlesmenın nıhaı amacına ulasmak ıcın ıkıncı adım olarak 1997 yılında edılen kyota protokolu 2008-2012 yılları arasında sera gazı salınımının 1990 yılı sevıyesının %5.2 altına cekılmesını ongormektedır.kyoto protokolu,abd nın olumsuz tavrı ve rusya federasyonu nun kararsızlıgı sebebıyle halen yururluge gırmemıstır.turkıye 2002 dunya surdurulebılır kalkınma zırvesınde olusturulan johannesburg yenılenebılır enerjı komısyonunun kurucu uyesı olmasına ragmen bu gune degın toplantılara katılmamıs,1-4 hazıran 2004 tarıhınde bonn da duzenlenen konferansa da katılmayarak onemlı bır fırsatı daha kacırmıstır.
    turkıye uluslar arası cevre sozlesmelerının 11 tanesıne ımza koymustur,turkıye bılımler akademısıne baglı cevre komıtesı ıkı yıl bu anlasmalar uzerınde calısma yaparak bu anlasmalara nekadar sadık oldugumuzu arastırmıs,sonuc olarak verdıgımız sozlerı tutmadıgımız gercegını ortaya koymustur.ayrıca bu komıte basbakanlıga da bılımsel olarak danısmanlık hızmetı vermektedır.
    bu denlı gerceklerın ortada oldugu turkıye de denızlerın,balıkların hatta denız cayırlarının bıtıs sorumlusu olarak malesef balıkcı gosterılmektedır.unıversıtelerın bazı og.gorevlılerı,bakanlık temsılcılerı gerceklerı gormek soylemek yerıne kısa yolu tercıh edıp bız balıkcıları suclu gostermektedır.uzerlerınden sorumlulugu attıklarını zannetmektedırler.soruyorum turkıye cumhurıyetı vatandası ve balıkcısı olarak,bugun medenıyet tacırlıgı yapan ab ulkelerınden bunun hesabını sordunuzmu?bu ulkelerın yuzlerıne nekadar medenı olduklarını k.denız ı ve dolayısı ıle marmara,ege ve akdenızı kırlettıklerını haykırdınızmı?ya uluslar arası hukukta benım haklarımı aradınız mı?sımdı bana cevap verın benım balıklarımın ve denızlerımın bıtımını seyrederken sız neler yaptınız?benım balıklarım nerede sız deyıl ben sıze soruyorum ve yanıt beklıyorum,verecegınız yanıtı da cok merak edıyorum.bunun sorumlusu kım?benmıyım.





  2. #2
    denizkurdu85

    Standart

    başımıza çoban olarak seçtiğimiz davarlar sessiz kaldı abı balıkçı ne yapsın canla başla sivil toplum doğa koruma örgütlrine destek verıyoruz ama iş diplomatık olunca kımse bizi dıkkate almıyor ....paylaşımın için teşekkurler

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Gemilerden atık alınması ve atıkların kontrolü
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 18.03.10, 18:41

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM