8 sonuçtan 1 ile 8 arası

Konu: Stokların korunması ve izlenmesi

  1. #1
    dökülük

    Standart Stokların korunması ve izlenmesi

    Stokların korunması ve izlenmesi
    Deniz ve içsularımızdaki balık stoklarında genel anlamdaki yıpranmanın anlaşılmasından sonra, stoklardan “sürdürülebilir en yüksek ürün (MSY)” seviyesinde ürünün alınabilmesi için sürdürülebilir balıkçılık yönetimi giderek önem kazanmıştır. Kuzey denizlerinde uygulanan tek türe dayalı stok işletim modellerinin istenen sonuçları vermediği, stokların ve hatta ekosistemin bir bütün olarak ele alınması gerektiği her geçen gün daha fazla vurgulanmaya başlamıştır.
    Kuzey denizleri için geliştirilen model ve uygulamaların, sub-tropik ve tropik bölgelerde bekleneni veremediği için bu alanlarda çok türlü balıkçılık modellerinin uygulanması öncelik kazanmaktadır.
    AB sürecindeki Türkiye'nin, balıkçılık alanında da ilişkilerini güçlendirici ve kolaylaştırıcı politikalar üretmesi ve izlemesi kaçınılmazdır. Kendini yenileyebilen, hareketli, avlandıkları ana kadar sahipsiz, ortak doğal kaynaklar olduğundan hareket eden AB, balıkçılığın ortak bir politika tarafından yönetilmesi gerektiği kararını almış ve bu amaçla da 1983 yılında Ortak Balıkçılık Politikası (OBP) oluşturulmuştur. OBP balıkçılığı biyolojik, ekonomik ve sosyal boyutları dikkate alan 4 ana politika izlemektedir. Bunlar; balık stoklarının da içinde bulunduğu kaynakların korunması ve çevre, balıkçılığın yapısı (balıkçı tekneleri, balıkçı barınakları, balık işleme fabrikaları vs.) ile ortak pazar organizasyonu ve topluluk dışı balıkçılıktır.
    Balıkçılığın yönetiminde uygulanan diğer bir strateji de stoklara ve özellikle ekosistemin diğer elemanlarına zarar veren av araç ve gereçlerinin yasaklanmasıdır. Örneğin AB’ye üye ülkelerde kıyı sürütme ağları, yüzer ağlar gibi ekosisteme zarar verdiği bilinen av gereçlerin kullanımı tamamen yasaktır. Trol ve gırgır gibi av araç gereçlerinin kullanımına da önemli sınırlamalar getirilmiştir. Genel eğilim, yakın kıyıda av miktarı ve üretkenliğinin sınırlı, fakat elde edilen ürünün pazar değerinin yüksek olduğu alanlarda endüstriyel balıkçılık sınırlanırken, geleneksel küçük ölçekli avcılık desteklenmekte ve özel koruma alanlarının oluşturulması ön plana çıkartılmaktadır.
    1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu gereğince ülkemizde balıkçılık yönetimi TKB’nın sorumluluğundadır. Bakanlık, ilgili bütün kurum ve kuruluşlardan görüş alarak su ürünleri avcılığını düzenleyen sirkülerleri hazırlamaktadır. Türkiye'de balıkçılık yönetimi av araç ve gereçlerinin kullanımına, cins, tür ve boya, bölge ve yer ile zamana yönelik olmak üzere dört ana prensibe dayanmaktadır. Koruma kontrol hizmetleri denizlerde Sahil Güvenlik Komutanlığı, kıyıda, karada ve içsularda TKB İl Müdürlüğü elemanları, Belediye görevlileri ve Jandarma ile yasanın öngördüğü diğer kişiler vasıtasıyla yürütülmektedir. Ancak, son 10 yıl içinde stokların korunması için Sahil Güvenlik dışında etkin bir denetim yapıldığı söylenmez.
    Ekosistemin bir bütün olarak işlediğini, av ortamında farklı türlere ait stokların bir arada bulunduklarını dikkate almaksızın planlanmış olan bu düzenlemeler, maalesef arzulanan düzenleme hedeflerine ulaşmayı engellemektedir. Bu nedenle, hedef dışı ve ıskarta avın artması ve korunma altına alınmış türlerin zarar görmesi gibi arzulanmayan durumlarla karşılaşılmaktadır. Bu durum, ülkemiz denizleri gibi av sahaları çok türlü balık stoklarını barındıran denizler için kaçınılmazdır. Daha uygun bir balıkçılık yönetim şekli de tür bazında avcılık kotaları olup bunun da yakın gelecekte gündeme gelmesi beklenmelidir. Ancak, buradaki darboğaz kaynak yani stok büyüklüğünün bilinmemesidir. Stok miktarlarının tahmini için bugüne kadar gereken araştırmalara herhangi bir kaynak ayrılmamıştır.

    9. KALKINMA PLANI BALIKÇILIK ÖZEL
    İHTİSAS KOMİSYONU


  2. #2
    Balıkçı Adayı yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Yaş
    56
    Mesajlar
    160
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    Teşhis doğru... tedavi ise yapılmıyor......mu yoksa yaptırılmıyormu ama ne farkeder sonuçta ikiside aynı kapıya çıkıyor. Olan geleceğimize.... Olan balığa.... Olan emektar küçük ölçekli balıkçımıza oluyor.. Keşke küçük ölçekli balıkçımızda birlik ve beraberlik içinde olup güç oluşturabilecek yeni bir oluşum yapabilseler.
    YALÇIN TUNÇBİLEK YAŞ:46
    MESLEK:İNŞ MÜH. A RH (+)

  3. #3
    dökülük

    Standart

    Keşke küçük ölçekli balıkçımızda birlik ve beraberlik içinde olup güç oluşturabilecek yeni bir oluşum yapabilseler.

    Balıkçılığı tarışmaya başladığımızda en küçükğünden en büyüne kadar hepsi "denizde balık bitti" söylemini farklı sebeplere bağlarlar ve farklı farklı çözümleri vardır. Bu tarışmalarda her bir balıkçı durumu kendi pozisyonu ve kandi çıkarları açısından tarışmaktadır. Bunda da zaten çok büyük bir terslik yoktur, insanların çıkarlarını koruma güdülerinde anlaşılmayacak bir şey yoktur.
    Küçük balıkçının "sürdürülebilir balıkçılık" rejimindeki önemi, tamda buradan kaynaklanmaktadır.
    Çok iddialı bir söylemle sürdürülebilir balıkçılıktan çıkarı olan tek balıkçı gurubu geleneksel kıyı balıkçısıdır. Çünki korumamız gereken kıyı balıkçılığıdır.
    Taam burada yukarıda sizden alıntıladığım düşünce önem kazanmaktadır.
    Örgütsüz küçük balıkçı yada küçük balıkçının örgütlenmesi.

  4. #4
    Balıkçı Adayı yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Yaş
    56
    Mesajlar
    160
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    Damdan düşenin halinden ancak damdan düşen anlar. Ama sanırım sizinde dediğiniz gibi özde aynı sadece detaylarda farklı düşünceler malesef bir araya gelemiyor. Sonuçta düşen hep siz oluyorsunuz. Umarım birgün bu sitede yapıldığı gibi sessiz çoğunluğun sesi olacak siteler çoğalır ve oluşum sanal alemden tüzel aleme taşınır.
    YALÇIN TUNÇBİLEK YAŞ:46
    MESLEK:İNŞ MÜH. A RH (+)

  5. #5
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.708
    Tecrübe Puanı
    237

    Standart

    Kaynak ayrılmadan nasıl olacak ki !

  6. #6
    dökülük

    Standart

    Yeşil soruyu anlamadım.
    Kaynak derken neyi kastediyorsun?

  7. #7
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.708
    Tecrübe Puanı
    237

    Standart

    Ödenek , para yani.

  8. #8
    Meraklı
    Üyelik tarihi
    Feb 2011
    Mesajlar
    26
    Tecrübe Puanı
    11

    Agla

    Alıntı yalçın Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Teşhis doğru... tedavi ise yapılmıyor......mu yoksa yaptırılmıyormu ama ne farkeder sonuçta ikiside aynı kapıya çıkıyor. Olan geleceğimize.... Olan balığa.... Olan emektar küçük ölçekli balıkçımıza oluyor.. Keşke küçük ölçekli balıkçımızda birlik ve beraberlik içinde olup güç oluşturabilecek yeni bir oluşum yapabilseler.
    Teşhis doğru... tedavi ise yapılmıyor çünkü hasta ex olmuş!

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Mersin balıklarının korunması çalışmaları
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 23.08.10, 09:06
  2. Devletlerarası Hukukta Balıkçılık
    By Burhan Reis in forum KANUNLAR
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01.07.10, 10:11
  3. Denizin korunması
    By TUNCAY ŞEKER in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 13.02.10, 06:02
  4. Cevap: 4
    Son Mesaj: 17.01.10, 18:31
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 19.12.09, 11:17

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM