Tarımın alt sektörlerinden biri olan ve suda yapılan tarım olarak nitelenen su ürünleri sektörü, sahip olduğu zengin deniz ve iç su kaynakları ile ülke ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahiptir..


01 Eylül 2010, 23:38


Avcılık ve yetiştiricilik yolu ile yapılan su ürünleri üretiminin büyük bir çoğunluğu balıkçılık faaliyetleri sonucunda gerçekleştirildiğini söyleyen Aytaç Altın, “2009 yılında yapılan avcılık faaliyetleri ile elde edilen su ürünleri miktarı bir önceki yıla göre % 6,14 oranında azalış göstermesine rağmen, 870,5 milyon TL değerinde olup ülkemizde yaklaşık 50 bin kişi balıkçılık sektöründe çalışmaktadır. Bu kişilerin aileleri de düşünüldüğünde, yaklaşık 250 bin kişinin ekmek kapısının balıkçılık faaliyetleri olduğu söylenebilir. Balık değerlendirme ve pazarlama işlerinde çalışanlar göz önüne alınırsa bu rakam artarak devam edecektir. Ülkemiz ekonomisi açısından balıkçılığın önemi göz ardı edilemeyecek bir boyuttadır” dedi.

“RASTGELE…”
Günümüzde gelişen teknolojiye paralel olarak artış gösteren bilinçsiz balıkçılık faaliyetleri mevcut kaynakları tehdit eder duruma geldiğine dikkat çeken Altın, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Kaynaklarımızın sürdürülebilir olması için balıkçıya ve devlet yöneticilerine düşen görev büyüktür. Avrupa birliğine uyum sürecinde yeni balıkçılık politikalarının geliştirilmesi gelecekte kaynaklarımızın korunmasını sağlayacaktır. Marmara Denizi göz önüne alındığında 2007 yılından bu güne doğanın tepkisi de diyebileceğimiz ‘salya’ oluşumu da balıkçılık faaliyetlerini olumsuz şekilde etkilemiştir. Bunun sıkıntısını balıkçımız ne yazık ki çok acı bir şekilde yaşamıştır. Bununla beraber gerek hızlı bir şekilde devam eden kentleşme faaliyetleri gerekse Marmara Denizinin özellikle sanayi bakımından gelişmiş şehirlere kıyısı olması, hızlı bir kirlenme sürecini başlatmış ve günümüzde balıkçı olarak kalmak zorlaşmıştır. Ülkemizde, 2008 yılı verilerine göre kişi başına düşen balık tüketimi yıllık 7,8 kg olmuştur. Bu rakam Avrupa ülkelerinin neredeyse yarısı kadardır. Japonya gibi gerçek anlamda ekmeğini denizden çıkaran ülkeler ile kıyaslandığında ise çok düşük bir değer olduğu görülmektedir. Oysaki su ürünlerinin sağlık açısından çok yararlı olduğu, kolay hazmedildiği, zengin bir protein ve omega kaynağı olduğu bilinmektedir. Ülkemiz kaynaklarından verimli bir şekilde yararlanmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak gelecek kuşaklar için yapmamız gereken en büyük görevdir. 2010-2011 balıkçılık sezonunun ülkemize ve balıkçılarımıza hayırlı olmasını ve geçen yıllara nazaran daha verimli geçmesini temenni ederim. Rastgele…”