Sump'lar Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey - Bölüm 3

(Kaynak: http://www.reefkeeping.com Sayı 2003/7, Yazar: Gregory S. Taylor)

Bu bölümde overflow dizaynı ve yerleşiminin optimize edilmesini ve sumplarla ilgili karşılaşılan birtakım problemleri ele alıp, karşılaşılabilecek bu problemlere potansiyel çözüm önerileri sunacağım. Bu makaleden önce Bölüm 1 ve Bölüm 2’nin okunmuş olması şart değildir, ama yine de okunması yerinde olur. Bölüm 1, sumpın tanıtımı, yararlı yönlerini ve temel mekanizmasını kapsamakta; Bölüm 2 ise sump dizaynı, boyutları, biçimi ve malzemeleri ile ilgili bilgiler vermektedir.

Overflow (Taşma – Taşırma Kutusu)

Bütün overflow’lar, tanktan suyu çeken dikey bir boruya (drenaj borusu) sahiptir. Gerçekte, doğru bir biçimde yerleştirilmiş basit bir boru da overflow olarak kullanılabilir (Şekil 1). Bu tür bir taşırma borusu çok basittir ve kolayca yerleştirilebilir.


Şekil 1. Basit bir taşırma borusu. Resim: Ryan Baker.

Bu basit taşırma borusunun en büyük dezavantajı, göreceli olarak gürültülü olması ve gizlenmesinin zor olmasıdır. Bu sebeplerden dolayı taşırma borusunun etrafına bir “kutu” yerleştirme fikri ortaya çıkmıştır. Böyle bir kutunun birkaç dolaylı etkisi de vardır. İlki, ana tanktaki su yüzeyinden, daha ince bir tabakanın alınarak sump’a su gönderilmesidir. Bu durum, bir çok açıdan tercih edilir. Akvaryumlarda, zamanla su yüzeyinde gaz alışverişini ve ışık geçişini azaltan bir organik film tabakası oluşur. Özellikle tuzlu su akvaryumlarında bunların ikisi de çok önemlidir. Çekilen suyun kalınlığı ne kadar düşük olursa, oluşan bu filmin tank suyunun yüzeyinden uzaklaştırılması da o kadar başarılı olacaktır. İkinci olarak, overflow’a akan suyun kalınlığı azaldıkça oluşacak gürültü de o oranda azalacaktır. Örneğin, evde musluğunuzu açtıkça musluktan akan suyun miktarı artmakta, dolayısıyla çıkan gürültü de buna bağlı olarak artmaktadır. Son olarak, taşma borusunun etrafına yerleştirilecek bir kutu, boruyu izole bir alanda tutmakta, dolayısıyla herhangi bir arıza veya bakım durumunda tüm tankı boşaltmadan müdahale etme olanağını sağlamaktadır.

Overflow’un içerisindeki borunun yüksekliğini belirlemek oldukça önemlidir. Boru gereğinden kısa olursa overflow’a akan su oldukça fazla ses çıkaracaktır. Öte yandan eğer su seviyesi yüksek olursa taşma tehlikesi ortaya çıkacaktır. En güzel çözüm, değişik yükseklikler deneyerek sesin kabul edilebilir sınırlar içerisinde olduğu en düşük yüksekliği kullanmaktır.

Birçok kişi overflow’un içerisine PVC boruyu drenaj borusu olarak yerleştirirken zamk kullanmaktadır. Şiddetle bunun tersini tavsiye ediyorum. Bütün parçalar zaten akvaryumun içerisinde kaldığından dolayı küçük bir sızıntı problem yaratmayacaktır; parçaların yapıştırıcı kullanmadan birleştirmek, herhangi bir problemde veya düzen değişiminde müdahale etme şansı tanıyacaktır.

Overflow Yerleşimi ve Büyüklüğü

Overflow’un yerleşimi, büyük oranda tankın büyüklüğü, tankın konumu (duvara gömme tank veya iki hacim arası duvarda çift taraflı tank gibi) ve akvaryumun delinmiş kısmının pozisyonuna (varsa) bağlıdır.

İdeal bir overflow kutusu, tankın boyunu kaplayacak ve dolayısıyla mümkün olabilecek en fazla lineer akışı sağlayacaktır. Bu senaryo, kutuya çok ince bir film halinde büyük miktarda suyun akmasına sebep olacaktır. Bu teknik, bu tarz bir overflow’a müsait büyüklükte yerlerin ayrılabildiği büyük ölçekli gösteri akvaryumlarında sıklıkla kullanılır. Tipik bir ev akvaryumunda ise hobici bu kadar büyük bir hacmi overflow’a feda etmekten kaçınmakta ve dolayısıyla overflow için ideal olandan daha az hacim ayırmaktadır.

Bir overflow için en iyi ölçünün belirlenmesinde kullanılabilecek bir hesaplayıcı,

http://reefcentral.com/calc/drain.php

adresinde bulunabilir (ç.n.: kutuya galon cinsinden saatteki taşma miktarını girip “Submit” butonuna tıklayınız. Ekrana inç cinsinden minimum drenaj borusu çapı ve minimum overflow büyüklüğü gelecektir.). Buradaki “Linear Inches (Lineer inç)” kavramı, overflow’un üst kenarlarının toplam uzunluğunu ifade etmektedir. Örneğin bir köşe overflow’u arka camdan içe doğru 6 inç ve yan camdan yine içe doğru 6 inç olacak şekilde yerleştirilmişse, bu durumda 12 lineer inçlik bir overflow’dan söz edilir. Eğer bunun aynısından bir tane de diğer köşede mevcut ise, bu durumda 24 lineer inçlik bir overflow söz konusudur.

Duvar önüne yerleştirilmiş ve ön ve yanlarından izlenebilen tipik bir tank için standart overflow’lar, ya bir arka köşede tek overflow, ya da her iki köşede birer overflow olacak şekilde yerleştirilebilir (Şekil 2). Tankta iki adet overflow bulunması, hem daha fazla lineer taşma alanı oluştuğundan, hem de çoklu drenaj oluşturduğu için daha iyi sonuç verir. Çoklu drenaj, daha büyük hacimde su ile başa çıkılabileceğinden ve bunu daha verimli ve sessiz bir biçimde yapabileceğinden dolayı daha kullanışlıdır. Bir başka sebep ise taşmaya karşı önlem alınmış olunmasıdır. Eğer yabancı bir cisim bir çekişi tıkarsa, diğer overflow’dan su çekişi devam edeceğinden taşma sorunu yaşanmaz. Sadece bir noktadan su çekişi olduğu durumda herhangi bir sebeple (tıkanma vs.) su çekişi durduğunda tanktan su taşması kaçınılmaz olacaktır. Çift su çekişi ile ise, özellikle bunlar doğru bir biçimde boyutlandırılmışsa, su taşması tehlikesi daha az olacaktır. Ben şahsen her surette çoklu drenaj öneririm.


Şekil 2. Standart bir çoklu drenaj overflow yerleşimi (üstten görünüş). Çizim: Gregory S. Taylor.

Tipik bir konfigürasyonda “standart” overflow yerleşimleri, görüntüyle ilgili kaygılardan dolayı idealden oldukça uzaktır. Tanka yandan bakıldığında overflow açıkça görülebilir bir biçimdedir, ki bu durum elde edilmek istenen görüntüyle ters düşer. Görüntü açısından daha tatmin edici bir çözüm, overflow’u arka camın ortasına yerleştirmek olabilir (Şekil 3). Bu çözüm, tankın köşelerini de kullanılabilir hale getirmekten öte overflow’un varlığını gizleme şansı yaratır. Böyle bir konfigürasyon çoğunlukla daha fazla lineer akış sağlayacaktır. Dezavantajı ise alışılmışın dışında bir yere delik delme ve overflow yerleştirme işi çıkarmasıdır. Şahsen, eğer göze alınabiliyorsa, overflow’u bu şekilde yerleştirmenin harcanacak ekstra para ve vakte değdiğini düşünüyorum.


Şekil 3.Daha verimli overflow yerleşimi (üstten görünüş). Çizim: Gregory S. Taylor.

Drenaj Deliği Yerleşimi ve Büyüklüğü

Genel olarak söylemek gerekirse, drenaj deliği ne kadar büyük olursa işler o kadar kolay olacaktır. Akmakta olan suyun gürültü seviyesini belirleyen iki özellik vardır. Birincisi suyun hızı, ikincisi ise suya karışmış olan hava kabarcıklarının miktarıdır. Daha büyük drenaj deliği kullanıldığında bu ikisinin değerleri düşer, bu da daha sessiz çalışan bir sistem anlamına gelir. Bu yazının daha önceki kısımlarında bansedilen hesaplayıcı, uygun drenaj deliği boyutunu da hesaplamaktadır.

Eğer bir yerine iki drenaj deliği düşünülüyorsa, hesaplayıcının verdiği sonucu basitçe ikiye bölmek yanlış olur. Çünkü, örneğin bir adet 2”’lik borunun kesit alanı 3.14 inçkare iken, 2 adet 1”lik drenaj borusunun toplam kesit alanı sadece 1.57 inçkaredir. Başka bir deyişle, 2 adet 1”lik boru, bir adet 2”lik borunun taşıyacağı miktarda suyu taşıyamaz. Drenaj borusu hesaplayıcısının verdiği sonucu 2 adet borunun kullanılacağı duruma uyarlayarak boru çaplarını doğru olarak veren basit formül şöyle olmalıdır:



Bu formülde d1, tek drenaj borulu sistemdeki drenaj borusu çapını; d2, iki drenaj borusu kullanılacağı durumdaki her bir boru çapını göstermektedir. Buna göre 2”lik tek boru yerine 2 adet boru kullanılacaksa her bir borunun çapı



olmalıdır. Yuvarlama yapılırsa, 2”lik bir borunun sağladığı su akışını ancak 1.5”lik 2 adet boru sağlayacaktır.

Standart PVC boru çapları düşünüldüğünde bu işi daha kolay kılan bir yöntem vardır. Buna göre hesaplayıcının verdiği sonucu 2 adet boruyla kullanmak istiyorsanız, bir düşük standart çaptan 2 adet kullanınız. Örnek vermek gerekirse 1 adet 1.5”lik boru yerine 2 adet 1.25”lik boru; ya da 1 adet 1.25”lik boru yerine 2 adet 1”lik boru güvenle kullanılabilir. Daha da iyisi, hesaplayıcının önerdiği boru çapında 2 adet boru kullanmak olabilir. Bu da drenajın birisinin kesilmesi durumunda diğerinin yine ilk başta istenen drenajı yapmaya devam etmesini sağlar.

Eğer tank hazır delinmiş değil ve de tanka delik drenaj deliği delmek gerekecekse unutulmaması gereken bir nokta, delme noktasının bütün ekipman rahtlıkla oturacak şekilde doğru yere delinmesi gerektiğidir. Bu yüzden önce ekipmanın alınması, delik yerinin doğru olarak belirlenmesi ve delme işleminin ondan sonra yapılması daha akılcı olacaktır. Aksi takdirde geri dönülemez durumların ortaya çıkması muhtemeldir.

Overflow’a Balıkların Girmesi Nasıl Önlenir?

Tankın içerisindeki canlıların -balıklar, salyangozlar, yengeçler, karidesler ve anemonlar gibi-, overflow’a ve dahi sump’a her zaman girebilme riski mevcuttur. Genellikle bunun farkında olunamayabilir. Hatta bazı balıklar overflow’a olan su akışını bulundukları tankın bir özelliği sayarak o bölgede yüzme ve suyu takip etme davranışı gösterebilirler. Balıklar bunu eğlenceli buluyor olsalar bile birtakım sebeplerden dolayı bu durum önlenmelidir. En büyük sebep, hiç kuşkusuz, bu durumun canlılara zarar verebileceğidir. Çoğunlukla –eğer sağlam olarak ulaşabilirlerse- overflow’da veya sump’ta bir süre yaşamaya devam edeceklerdir. Ancak yüksek su akışının olduğu filtre bölümünde yakalanmış ölü bir balık, bir günden daha kısa bir zamanda bile çürüyüp sadece iskelet olarak kalabilir. Bu da tankta ani amonyak yükselmesine yol açar. Sump’a sağ olarak ulaşmaları durumunda bile tehlike geçmiş değildir, eğer yaklaşırlarsa kolaylıkla pompa girişine sıkışıp kalabilirler, bu da haliyle ölü bir balık ve tıkanmış bir pompa demektir.

Bir başka risk ise tanktaki herhangi bir canlının drenaj tesisatına sıkışarak tıkanmaya yol açması, dolayısıyla tankın taşarak su basmasına yol açması ve sump’ın boşalması riskidir. Bir santrifüj pompa kendisini soğutacak su olmadan kuru olarak çalıştığında, bobinleri eritecek, hatta yangın çıkaracak sıcaklıklara ulaşabilir. Tesisatın büyüklüğüne ve tasarımına bağlı olarak bir tek salyangoz bile buna sebep olabilir.

İstenmeyen bu durumlarla karşılaşmamak için alınabilecek en iyi önlem, bu makalede daha önce de anlatıldığı gibi, overflow’a akan su katmanının mümkün olduğunca ince tutulmasıdır. Bu önlem, tanktaki canlıların su tesisatına kaçmaması için alınabilecek en iyi önlemdir. Şekil 4-7’den de görülebildiği gibi plastik bir tel örgü ve yumurta kasası da önlemlerden bazılarıdır.


Şekil 4.Plastik kelepçeyle birbirine tutturulmuş plastik tel örgü ve yumurta kasası. Plastik tel örgü “zıplayan” canlıların yumurta kasası üzerine gelmelerini önlemekteyken yumurta kasası salyangoz ve sürüngenleri uzak tutar.


Şekil 5.Rahat ulaşım için tel örgü ve yumurta kasası çıkarılmış bir overflow. Bu büyük overflow’dan saatte 3000 galon su geçmekte ve çok az bir gürültü ve nadiren su sıçraması olmaktadır. Su, overflow’un kenarından tabanına akmakta ve herhangi bir şelale etkisi oluşmamaktadır.


Şekil 6.Plastik tel örgü, küçük balıkların ve canlıların overflow’a girmelerini önler. Yumurta kasasının ve tel örgünün peryodik temizlik için gerektiğinde kolayca çıkarılabilmesi zaruridir.


Şekil 7.Tel örgü, su yüzeyinin altından bakıldığında neredeyse görülmemektedir. Overflow yüksekliği o kadar azdır ki her hangi bir canlının overflow içerisine kaçması neredeyse imkansızdır.

Doğru bir ön hazırlık ile akvaryumunuza bağlanmış bir sump’la ilgili yaşanacak problemlerin üstesinden gelmek zor değildir. Uygulamaya geçmeden önce belli başlı noktalar üzerinde etraflıca düşünmek için vakit ayırın, daha iyi ve doğru sonuçlara kendiniz ulaşacaksınız.

Teşekkür: Reef Central’ın DIY köşesine destek veren herkese ve forumumda bana geri bildirimde bulunan tüm katılımcılara teşekkür ederim.

Gregory S. Taylor