2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Tan Morgül: Bildiğimiz denizlerin sonu

  1. #1
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    55
    Mesajlar
    12.881
    Tecrübe Puanı
    2436

    Standart Tan Morgül: Bildiğimiz denizlerin sonu

    Uzun yılladır balık kültürü, tarihi üzerine yazılar yazan Tan Morgül'le, Türkiye'de ve dünyada balıkçılığın son durumunu, küresel iklim değişikliğinin balıkçılığa olan etkisini ve balık krizinin meyhane kültürüne olan yansımalarını konuştuk. Morgül, "En sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim ki, muhabbetin rengi belli olsun. Özelde Türkiye, genelde dünyada balıkçılığın son durumuna dair değil, insan evladının son durumunda dair dertlenilmesi gerektiğini düşünüyorum," diyerek sohbete giriş yaptı...
    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  452F066F-9E68-4EED-AD18-83842874055A.jpeg
Görüntüleme: 5
Büyüklüğü:  56.8 KB (Kilobyte)
ID:	16465
    Eylül ayının gelmesiyle beraber, memlekette balıkçılık da ‘vira bismillah’ dedi. Lakin üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de balıkçılık son birkaç yıldır ciddi kriz içerisinde. Bu krizin en büyük sebeplerinden biri hiç kuşkusuz denetimsiz avlanma ve asla doymak bilmeyen endüstriyel balıkçılık.

    Sorumsuz ve denetimsiz avlanma da balık türlerinin azalmasına, lüfer gibi türlerinin de soyunun tükenmesi tehlikesine neden oluyor. Bu sorunlara ek olarak bir de küresel ısınma neticesinde deniz sularının ısınması ve balık göç yollarının eklenmesiyle beraber balıkçılık ve balık kültürü daha önce hiç olmadığı kadar bir kaos içerisine girmiş durumda. Küresel iklim değişikliği ve balık türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması bir tek Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyamızın da büyük sorunlarından biri olduğunu da hatırlatalım. Uzun yılladır balık kültürü, tarihi üzerine yazılar yazan Tan Morgül’le, Türkiye’de ve dünyada balıkçılığın son durumunu, küresel iklim değişikliğinin balıkçılığa olan etkisini ve balık krizinin meyhane kültürüne olan yansımalarını konuştuk.

    Eylül ayıyla birlikte balık mevsimi de başladı. Türkiye’de balıkçılığın birikmiş birçok sorunu var, yeni sorunlar da kapıda gibi… Türkiye gibi Bizans döneminden Osmanlı’ya ve Türkiye Cumhuriyetine varana dek her daim balık kültürünün ve çeşitliliğin bol olduğu bir ülkede, yıllar içerisinde balık çeşitliliğinin bu denli azalmasını neye bağlarsınız? Genel olarak Türkiye’deki balıkçılığın son durumu için ne demek istersiniz?

    En sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim ki, muhabbetin rengi belli olsun. Özelde Türkiye, genelde dünyada balıkçılığın son durumuna dair değil, insan evladının son durumunda dair dertlenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Madem Türkiye’yle başladık, devam edelim o zaman. Evet doğrudur; Anadolu, özellikle Marmara, Karadeniz ve İstanbul Boğazı, Bizans’tan beri balık çeşitliliği, hatta lezzeti ile meşhur, adeta “kutsanmış” bir coğrafya. Hatta dahası da var; zira Yenikapı kazılarından anlıyoruz ki, öncesi de varmış. Ve balık bolluğu bu bölgelere yerleşmenin önemli nedenlerinden biri olmuş. Sonrasında Archestratus’tan Plinius’a, Athenaios’tan Gyllus’a, sayısız gezgin, yazar, alim İstanbul ve çevresinin balık bolluğuna şaşırıp kalmış, tüm bildiklerini bu şehri görünce temize çekmişler. Sonrası malum; aslında hadise dünyanın genel düzeninden de bağımsız değil. 1950’lerde teknolojik imkanların da sağladığı avantajlarla zorlu koşulları alt eden insan evladı Kuzey denizlerinde de konvansiyonel avcılığa başlayıp, balığın etrafını yaşadığı her yerde devasa av sistemleri ile çevirmiş oldu.

    Memlekette ise deniz avcılığı, 1980’lerden itibaren yapılan teşviklerle taşımacılık sektöründen avlanma sektörüne aktarılan insan gücü, son derece yüksek bir filonun doğmasına neden oldu. Doğru düzgün, sürdürülebilir bir denizcilik, avcılık ve kontrol politikanız da olmayınca, son yıllara damgasını vuran kıtlık meselesi ortaya çıktı. Ez cümle, hadise sadece memleket avcılık sistemi ile ilgili değil; ama memleket insanının da bu melanete katkısı az değil. Velhasıl, mazide kıymet arayacaksak, bunu tarihin güzel sayfalarını anarak değil, bu mübarek imkanların üstüne titreyerek yapmamız gerekir. Kafi şımarıklık yaptık, artık vicdan, ahlak ve izan vakti.


    Türkiye’deki balıkçılıkla ilgili en güncel sorunlardan biri hiç şüphesiz; denetimsiz avlanma yüzünden lüferin soyunun tükenme tehlikesi içerisine girmesi. Siz de uzun yıllardır lüferin yavruyken ve denetimsiz avlanmaması gerek köşe yazılarınızla anlattınız, anlatmaya da devam ediyorsunuz. Bu noktada denetimsiz ve kaçak avlanma hususunda lüferle ilgili son durum nedir? Bu gidişatla gelecek nesiller için lüfer tarih kitaplarında kalacak bir türe mi dönüşecek sizce?

    [B]Benim yaptıklarım sadece olan bitenin kaydını tutmaktı. Balık kültürü ve mutfağı yazacağım diye başladığım leziz yolculuk, balık haklarına ve dolayısıyla dertli bir yolculuğa dönüştü. Fikir Sahibi Damaklar, Lüfer Koruma Timi’nin ısrarlı mücadelesi ve hatırlatmaları olmasa, balıkçılık konusundaki bilinç düzeyi sefil olmaya devam eder, ne avlanma ne tezgah meselesi dert edilirdi. Bu yüzden, haklarını defalarca teslim etmek gerekir. Kendilerinden çok şey öğrendim. Sayelerinde istişareleri takip ettim, iyi niyetli ve vicdan sahibi sivil toplum örgütlerini, bilim insanlarını, bürokratları, balıkçıları tanıdım. Sadece kendi kârları için, tüm gezegeni avlayabilecek, kısa dönemli politik çıkarları için denizleri çöle çevirecek balıkçıları ve siyasetçileri de tanıdım

    . Hem umut doldum, hem canımdan bezdim. Ben yazarken, lüfer avlanma boyunda sembolik de olsa bir adım atılmıştı. Hiçbir zaman yeterli bulmasam da, avlanma alt boyu 20 cm’e çıkmıştı. Şimdi 18’e indi. Yani, bir adım ileri, iki adım geri. Lüfer aslında tüm bu mücadelenin sembol balığıydı. Zira memleketin kalbi İstanbul’un edebi ve coğrafi sembolüydü. Lakin, mevzu bundan da büyüktü. Açın arşivlere bakın, bilim insanları ile konuşun. Hatta daha iyisi Karekin Deveciyan’ın muhteşem kitabının son kısmına “İstanbul Balık Hali”ne giren balık türlerine bakın. Karadeniz ne hale gelmiş görün, içiniz acısın… Kimilerine göre 125 türden 15’i, kimilerine göre ise 50 türden 10’unun neslinin yok olduğu, 12’sinin ise yok olmak üzere olduğu. Asırlarca “akvaryum”, “balık türleri bekleme istasyonu” muamelesi gören Marmara’nın durumu da farklı değil ki. Veya sayısız edebi esere konu olmuş Boğaz’ın balık kıymetine bakın. Veya bakmayın, kesif bir acıdan başka bir şey çökmeyecektir, göğsünüze.


    Siz denetimsiz, kaçak deyin, ben vicdansız, insafsız ve ilimsiz avlanma diyeyim. Zira ben sakin ve soğuk kelamlarımı yitirdim artık. Olan bitenin akılla açıklanacak tarafı yok, konu insan denen türün diğer türlere yönelik algısıyla ilgili, ve bu ileride kendi trajedisinin de nedeni olacak[/B].
    Konu aFaLa tarafından (18.09.18 Saat 17:21 ) değiştirilmiştir.





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  2. #2
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart Cevap: Tan Morgül: Bildiğimiz denizlerin sonu

    Ne dersen de, ne yazarsan yaz, sağır sultan duymuyor, görmüyor, gözleri kör, kulakları tıkalı, tek umudum kaldı, tek temennim, inşallah kalpleri mühürlü değildir.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Boğazda sezeryan (Tan Morgül Kaleminden)
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 06.06.12, 10:58
  2. Tan Morgül'ün kaleminden
    By özgürdeniz in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 09.04.12, 14:08
  3. Tan Morgül'ün kaleminden: Pavurya: Kıskaçlı racon
    By özgürdeniz in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 02.04.12, 20:17
  4. Mutluluğun Resmi (Radikal - Tan Morgül - 13.02.2012)
    By kilimli in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 13.02.12, 17:06
  5. Tan Morgül NTV'de
    By dökülük in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 21
    Son Mesaj: 02.02.12, 23:43

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM