Sayfa 3/6 İlkİlk 123456 SonSon
58 sonuçtan 21 ile 30 arası

Konu: Tebliğ ile ilgili

  1. #21
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    BURDA YAZILANLAR NEYE GİRERSE GİRSİN, MUTLAKA ACİL YAPILMALIDIR.
    (Sorunlarımız kısmında)

    Madde: 7) Taramalı Sonar; Kesinlikle Marmara'ya girmemelidir Aslında hiç bir denizimizde olmamalıdır. En önemlisi sirkülere Sonar gücü yazılırken
    KHZ olarak değil. Teknede bulunan Sonar cihazının WATT olarak gücü neyse o geçerli olmalı, yani sirkülere Sonar güçleri KHZ olarak değil WATT olarak yazılmalı. 1.000 watt'mı 5.000 watt'mı, 10.000 watt'mı yazacaksınız ona karar verilip yazılmalı.
    Bazı "Tatlı Su Kurnazları" khz watt'a çevrilmez, elma armut toplanmaz, hamile kadın ultrasona girermiş v.s yukardaki yazı demagojiye yer bırakmayacak şekilde sonarların watt olarak bir gücü var, o neyse o baz alınacak. Yani şu şuna çevrilmeli lafını ASLA kullanmıyoruz. Ellerine malzeme yok.

    Örnek; Lazoğli'nde Koden var çıkış gücü 600 watt, Osman Reiste fruno var çıkış gücü 150 watt gibi. Sizde sirkülere kaç watt koyacaksanız onu yazarsınız.
    Baba Yalçın

  2. #22
    Banned
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı Baba Yalçın Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    BURDA YAZILANLAR NEYE GİRERSE GİRSİN, MUTLAKA ACİL YAPILMALIDIR.
    (Sorunlarımız kısmında)

    Madde: 7) Taramalı Sonar; Kesinlikle Marmara'ya girmemelidir Aslında hiç bir denizimizde olmamalıdır.
    nokta..gerisi hikaye babacım hiç yazma gerisini..sonarlar tamamen kalkmadan hiç bir madde bir adım öteye götürmez bizi..hani ''bunu adamların karşına koyarsak,öteki isteklerden dolayı bu reddedilirmiş ya'' gerekirse bütün değişikliklerden vazgeçip sonar yasağını mutlaka uygulatmamız gerekiyor.senin gibi biri nasıl bunu görmez?sonarın yasaklanması;
    -balığın yarısından fazlasının denizde kalması demek
    -filonun küçülmesi,hergün büyüyen canavarın ''seve seve'' durması demek..
    biz ne istiyoruz ki zaten?bu değil mi amacımız?millete o kadar veryansınlar bunun için değil mi?
    kota kanunu çıktığında kotayı 5 saatte değilde 1 saatte dolduracakmışta mazot tasarruf edeceklermiş.''doğmamış çocuğa don biçmek'' deyimi muhtemelen böyle bir durumda çıkmıştır..artı olarak doldurma abicim kotayı banane yani..şıkır şıkırda anlattın sende 1000 kasa olacakmışta 4 kayığa çıkma diyecekmişsin herkes 250 kasa..oohh sonra..sonarın olmasın hepiniz çıkın 100 er kasa tutabilin 600 kasa denizde kalsın..balıkta 10 lira yapacağına 30 lira yapsın.kendi verdiğin örnekten konuşuyorum..
    hem zaten dert hamsi,istavrit,sardalya olayı değil..senin işin bunlarla..marmara ne yapıcak?boğazı yasakladın adalar dahil.ee bu adamda sonar var paketi kartalda,silivride atıcak cebine abicim..ne farkeder?haa ama kota var değilmi?ahmet,mehmet,hüseyin gelin abi ben 30 bin tane lüfer tuttum 10 ar bin paylaşalım..hani denize faydası?

    bu arada ''ihtiyar balıkçı'' abime de şunu söylemek istiyorum..lüfer konusundaki mantıklı yazını zevkle okudum..''bazılarımıza 24 cm bile fazla geliyor'' diyerek benim ''sınır 20 cm olmalı'' sözüme atıfta bulunmuşsunuz..ben daha önce başka bir tartışma esnasında yaptığım şu yoruma dayanarak bunu söylemiştim..aynen aktarıyorum..

    ''lüferin 14 cmlik tutulma limiti tabiikide katliam.çünkü bu rakam nerdeyse defne yaprağı boyu.bunu en azından 20 cm ye çıkarmalıyız ki bütün gerçek balıkçılar böyle düşünüyor.14 cmlik çinekop balığının 25 cmlik bir lüferle gezme olasılığı,20 cmlik sarıkanatın 25 cmlik lüfer balığıyla gezme olasılığından çok daha düşüktür.problem olan şu; adam ağ sardı ağın içinde 1000 tane lüfer 40 kasada 20 cmlik sarıkanat var.ne yapacak bu balıkçı?balıkları ayırma gibi bir şansı olamaz çünkü bilmiyorum biliyormusunuz veya size 'ben balıkçıyım' tarzında destek verenler biliyorlarmı gırgır bociliğinde en çabuk ölen balık lüfer cinsi balıklardır.lüferin 30 liralık fiyatı gözönüne alındığında 30 bin liraya tekabül eden balığı komple denize dökmeyide herhalde olasılıkların içine koymazsınız çünkü gerçekçi olmaz.yukarıdaki örneği onun için verdim 1000 tane lüferle 14 cmden küçük lüfer cinsi balığın gezme olasılığı çok düşüktür.yani tutma limitini tam lüfer boyu olan 25 değilde 20 cm civarına çekerek hem tutulan ve büyük ihtimalle içinde lüfer olmayacak olan yaprak balığını denize dökerek katline dur diyebiliriz hemde balıkçınında kendini döndürebileceği ve bu işe maksimum desteği vermesini sağlayabilecek,uymayanları uyarabileceği bir sürdürebilirlik sistemi getirmiş oluruz.zira bu işi balıkçıyla beraber yapmak ''balıkçıya rağmen'' yapmaktan çok daha evla olsa gerek..''

    derseniz komple lüfer familyası yasak olsun ona varım,çok ta sevinirim.ama uzun zamandır forumda olmama rağmen,bu konunun forumun en favori konularından olmasına rağmen,ben bu ''24 cmden aşağısının tutulmama'' ayrımının nasıl yapılacağını çözemedim..eşşekliğime verin,varsa cevap lütfen..

  3. #23
    __Balıkçı Reisi__ byeebyee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    345
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı Baba Yalçın Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    BURDA YAZILANLAR NEYE GİRERSE GİRSİN, MUTLAKA ACİL YAPILMALIDIR.
    (Sorunlarımız kısmında)

    Madde: 7) Taramalı Sonar; Kesinlikle Marmara'ya girmemelidir Aslında hiç bir denizimizde olmamalıdır. En önemlisi sirkülere Sonar gücü yazılırken
    KHZ olarak değil. Teknede bulunan Sonar cihazının WATT olarak gücü neyse o geçerli olmalı, yani sirkülere Sonar güçleri KHZ olarak değil WATT olarak yazılmalı. 1.000 watt'mı 5.000 watt'mı, 10.000 watt'mı yazacaksınız ona karar verilip yazılmalı.
    Bazı "Tatlı Su Kurnazları" khz watt'a çevrilmez, elma armut toplanmaz, hamile kadın ultrasona girermiş v.s yukardaki yazı demagojiye yer bırakmayacak şekilde sonarların watt olarak bir gücü var, o neyse o baz alınacak. Yani şu şuna çevrilmeli lafını ASLA kullanmıyoruz. Ellerine malzeme yok.

    Örnek; Lazoğli'nde Koden var çıkış gücü 600 watt, Osman Reiste fruno var çıkış gücü 150 watt gibi. Sizde sirkülere kaç watt koyacaksanız onu yazarsınız.

    serdar 425 kardeşim sen burda yazılanların ve diğer, para gerektirmeyen işler ve para gerektiren işlrin ne olduğunu, ne anlama cıktığını anlamanı bekleyecek zamanım yok...ama anladığın zaman istediğin zaman konuşabiliriz bu hususu...anlatılmak istenileni anlamak istediğini bilmiyorum..ya hararetle bakıyorsun durumun vahimliğine, almışsın gazı konuşuyorsun yada sadece bol keseden... kimse burda ahkam kesmeye çalışmıyor herkes ilk etapta olunabilir uygulanabilir şeylerden bahsediyor... eğer hepsini sayacaksak yapabilinecekse bahri kardeş getirsin koysun önün yasakları gel de uygulat..keşke olsa sen de rahat bn de...boş konuşmaya gerek yok.. telbiğ dilekçesine bakalım neleri sığdıracaklar neleri anlatacaklar..neleri anlayacaklar neleri anlamayacaklar...vesselam...ya önce zihin reformu olmalı sonrasında seve seve mavi anayasa; ya da önce mavi DEVRİM olmalı sonra zihinlerde reform ki o da ..... gerisini bilen tammalar..


    ben tekrar derim...sonar, zararlıdır ama frekans ve aşırı avlanma sorunu...herkese eşit mesafeli görüş alanlı taramalı sonar, iyidir; uygun doğru yer ve sistemlerde, doğru ellerde kullanılır ise... eğer ki bu adamlar okyanusta avlanacaklar ise göbekten açmalı sonarları giderler orda kullanırlar..iç denizlerde teknede bile bulundurtmyacaksın...iç denizlerde bu hüküm yeterlidir..ama biraz para gerektirebilir bu yasa..gene soyluyorum mazottan tasarruf ettirir..eskiden dip radarıyla 5 saat gezerdik şerit balıkla avlanırdık denk gelirse blok hamsiyle, sonarla 1 saat geznirsin bulursun alırsın gidersin. ama frekans olayı işi değiştirir etkilediğini de bilioruz.bi okadar tekneleinde zararlı olduğunu biiliyoruz....ama asıl neydi sorun,düzgün sistemli kota yok..olmayınca da adama aşırı avcılık yaptırır..sen ver bakalım 1001 kasaya limit aşımı ceza, tekneyi bağla bakalım...acaba o adam o bir kasa yuzunden, hergun 800 kasayla limana inemez mi!..dökülmesi vs deniliyor, yok 100 ton balık denk gelirse vs..onu da reis olan çözümünü bulur, ben buluyorsam herkes bulur..filo küçültmek istiyorsan git de ağ boyu derinliği kardeşim bu kadar, kotan da bu...atıyorum 5 sene sonra da en byuk tekne boyu 25mt....artık 50 mt ye 3000hpmotorla mu gezersin üzerinde max 6 boy ağla, yoksa 20 mt mi yaparsın senin bilecegin..zamanla da ayarlanır..sonarları komple kaldırırsan bu para gerektirir..en kötü adam bu tekneyi napıyım al ozman der..alabilcekmisin..kasamızda oyle bir paramı var! benim niye haberimyok..!!....mantıklı birşey sonarları kaldırmak haklsın ki hepimiz aynı şeyi söyledik defalarca belki de senin söylemlerinden daha hararetlice daha hırçınca ama bu telbiğde yapılabilesi şeyler olması gerek soylediklerinin...yapılamayacağını bile bile, ben de kaldırabiliniyorsa, oylebir hüküm varsa en kötü göbekten açmalıları iç denizlerde kaldırsınlar diyorum...gerçi bu da ciddi para isterya neyse...iki cihazın arasındaki farkları biliyorsundur diye tahmin ediyorum...

    derdim hamsi itavrit sardalya değil. bunu herkes bilir. marmaranın çözümü de mavi anayasada mevcut ,,, bakar okursun..fikirlerin için de teşekkürler..saygılarımla...
    dedelerim de bu sularda avlandı. babam da bu sularda avlanırdı. şimdi ben de bu sularda avlanıyorum. acaba benim çocuklarım da bu sularda avlanabilecek mi?

    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak.

  4. #24
    __Reis__ basli balikcilik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    843
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    ya doğan reis neyı anlamadım kotaları neden kendımız belırleyemıyoruz mesela biz burda trolde karar alıyoruz ilk başlayan 10 kayık diyoruz ki kimse 100 kasayı geçmesın sonra kayıklar çoğalınca 75 50ye düşüyuruz aramızda inlakı bize devletın kota vermesi şart değil onu balıkçı kendı araösında ayarlayabılır
    serdar abının dediği gibi sonar yasaklanmalı kesınlıkle sadece marmarada değil karadenizdede sende bılıyosun benım kadar en az karadenizde s.o.s verdi ve gerçek reis lazım denize sonarla reislik denızlerı bıtırdı

  5. #25
    Banned
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı byeebyee Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bazı arkadaşlar değişilmesi istenen hususların balıkçıya "ÖL", "intihar et"demek olduğunu söylüyor..siz hangi denizlerdesiniz...balıkçı zaten ölmüş.. siz eğer bu şekilde korumaya gitmezseniz bir kaç sene içinde zaten öleceksiniz
    ben para gerektiren işlerin ne anlama geldiğini biliyorum.ama şunu bilmiyorum.buyur söylediklerin yukarıda.neden kendini etkileyecek önlemi es geçiyorsunda,30 metreden kıyıda avlanmamak gibi en çokta marmaranın küçük gırgırcısını bitirecek yöntemleri ön plana atıyorsun..
    ki sonara oranla faydası devede kulak kalır,
    ki filoda küçülmenin olmazsa olmaz olduğunu bile bile..
    senin dediğin amerikanın yeni yaptığı ilaçları afrika ülkelerindeki insanların üstünde denemesine benziyor.

    ''doğru ellerde kullanılırsa sonar iyidir'' demişsin.bizdede sonar kullanan ellerin temizlenmesini bekleyecek zaman yok.iç denizlerde komple yasaklansın güzel fikir.ama nasıl uygulanacağını anlatman şartıyla.malum benim anlamamı bekleyecek zamanın yok.sen içlerinde olmasanda marmara-karadeniz çalışan kaç kayık var biliyosundur..bu adamlara nasıl anlatmayı planlıyorsun?
    -ya marmarada çalışın,ya karadenizde..komiksin..

    ''sonar yasaklamak pahalı,adam o zaman al tekneyi der'' laflarını,senin gibi ''balıkçı zaten öldü,siz hala neyin peşindesiniz'' nidaları atan bi abimden duymasaydım sevinirdim..ama olsun tabikide haklısın buna şahısların gücü yetmez..bunu bu canavarı yaratan devlet halledecek..konuşacaksak bunları konuşalım..balığı bu muhabbet kurtaracak..devlet alacak,gücünü-kredisini kullanıp bunları denizleri daha müsait olan ülkelere pazarlayacak.sen daha iyi bilirsin,bi ara cezayir kayıkları istiyor muhabbetleri vardı..onun gibi yani..arada zararda edilse devlet bunu karşılayacak bunun cezasını çekecek..devlete göre ufak bi para kaybı karşılığında balığın kurtarılmasının en büyük adımı..değmez mi buna?

  6. #26
    dökülük

    Standart

    30 metreden kıyıda avlanmamak gibi en çokta marmaranın küçük gırgırcısını bitirecek yöntemleri ön plana atıyorsun..

    Serdar kardeşim,
    Gırgır dip balığı tutmaz. Pelajik balıklar gırgır ağı ile dip balıkları trol ile tutulur. Marmaradaki bahsettiğin "küçük" gırgırlar zaten yılbaşında paydos ederler. Kışın havasına göre kefale bakarlar. Senin küçük dediğin 30m üstü kayıklar Atlantikte açık sularda çalışırlar. Bu nasıl küçük takımdırki 1000HP makina 90 kulaç 8-9 boy harman, fishpomp ve 15-20 metrelik yedek motorlarla çalışırlar. Kış balıkçılığında sarmadıkları taş dibi dövmedikleri kıyı kalmaz. Tekir tutarlar (öyle 5-10 kasa değil) kalkan tutarlar, pisi kırlangıç vs.
    Allah aşkına yüzyüze gelememişsekte bir birimiz hakkında bir fikrimiz oluştu. Bilmediğin bir konuda tarışacak birine benzemiyorsun. Hal böyle iken dünyada bizdeki girgir kullanımının başka bir örneği yokke, gırgırın kıyılardan uzaklaştırılmasına verdiğin bu tepkiyi nasıl anlamlandırmalıyız. Marmrada gırgır serbest olduktan sonra trol'ün yasak olmasının bir anlamı varmı?
    Bak kardeşim, sonarmış radar bunları tartışmanın çok bir anlamı yok. Ben her sene kış balığında motorlara çıkarım. Adalar paşalı tuzla yalova hereke darıca vs. Bana inan sonarları açmazlar bile. Balık zaten diple birdir. Su cihazı dikey radar ve kumpas. En önemlisi ise balıkçımızın satalayt ismi verdiği elektronik navigasyon sistemidir. En önmeli cahaz satalayttır sonar değil. Çalışmazsa balık tutamazlar, çünki balık ilişkenlerde taş diplerindedir ve bizim kardeşlerimiz yuvarlak trol olarak kullanırlar ağları.
    Kıyılar geleneksel balıkçılık dışında ava kapatılmalıdır ve bu dünyadada böyledir.

  7. #27
    __Balıkçı Reisi__ byeebyee - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    345
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı basli balikcilik Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ya doğan reis neyı anlamadım kotaları neden kendımız belırleyemıyoruz mesela biz burda trolde karar alıyoruz ilk başlayan 10 kayık diyoruz ki kimse 100 kasayı geçmesın sonra kayıklar çoğalınca 75 50ye düşüyuruz aramızda inlakı bize devletın kota vermesi şart değil onu balıkçı kendı araösında ayarlayabılır
    serdar abının dediği gibi sonar yasaklanmalı kesınlıkle sadece marmarada değil karadenizdede sende bılıyosun benım kadar en az karadenizde s.o.s verdi ve gerçek reis lazım denize sonarla reislik denızlerı bıtırdı

    haklısın..bizler ortak kararalamıyoruz çünkübu işte bildigin üzere dönen paralar büyük..herkes cebinidüşünüyor..altında 50 60 bın tl lik balığı gorunce ne kotası diyorlar bazıları..telsizde dönen muhabbetleri kaydetmişolsaydık bugun herşey su yüzüne cıkardı...havuz yapılıyor mesela kraçada..diyoruz ki her kayık 1mola edecek donecek limana ikinci takım cıkacak..hep beraber çıkmayalım balık az..ama bu cozum degil ki...bizler bir gecede hepberaber hamsinin üstüne yürüyoruz..gecede kasası bir bakıyoruz 10tl ..şaka gibi..kota olsa boyle mi olur..50 tl en aşağıinerse bırakırım bu işi..sonarı zartı zurtu hikaye..önce zihin...kafadan buluyorsun 5binkasa hamsiyi diyorsun ki kurt öldü ortaklık bitti...bu hangi edebe şeref sığar..daha 1 saat evel kota vardı..noooldu...ondan bunu denetlemek gerekir.cezai uygulama babanın oğlu olsa dahi uygulaman gerekir..herkes bilir nerden ne ne kadar çıkacağını...teknenin her bölmesinnin kaç kasa alacağını kimse kimseye maval okumasın derim...dediğin doğru ve siz uygulayabildiğiniz için sonsuz şükranlar...ama hırs ve diğer hesap duyguları burda işiniçine hudutsuz girince nanayda!!!...hikaye yani...gobekten açmalı sonarla taramalı arasında fark vardır tıpkı dip radarıyla gobekten açma sonar gibi...yada kenan reisindediği gibi satalayı olanla olmayanla..eğer reislik cihazla ise.... benim bir tanıdığımın reisin babası vardı adam martıyla yunusla konuşur balığı bulurdu...öyle reisler de bildik...ama hayat..öyle oldu kiher şey değişti...yakıt fiyatını bilen bilir balık azlığını yaşayan bilir, verdiğimiz zararları ise at gözlüksüz bakan bilir...ondan herşeyin optimumu yani en uygununu ayarlamak gerekir...evet büyükbir pay bugun gırgırları veya başka bir avlanma stilininolabilir ama önemli olan şey sürdürülebilirliği sağlarken güdmeden herkesin yaşamanını sürdürebilmesini sağlamak...birilerineöl demiyoruz..bugun 30 mt ye çekmek alt sınırı gırıgırcıya öl demek degil...adamların zaten minimum 40-50 kulaç ağıvar aşağısı zatengırgır sayılmıyor nerdeyse..bu adam balığı tutar o sudan..ki o sudan biz balık alıyoruz..ha stoğun %30-40-50 ne ise ama herkes ceremesini çekecek bikere dedik... ama iş birlik olamamaksa, hani forumda söz edilenbir laf varya "balıkçının kaderi balıkçıya bırakılmayacak kadar vahimdir,önemlidir" diye..aynen öyle...bu hususta delikanlı akademisyenler diyecekler ki bu, sorun teşkil etmekte ve yasaklanmalıdır...ha bunu karar verirken sadece ciihazın doğaya tahribatı olarak demeyecekler, o cihazın ve avlanma biçiminin insanla buluştuğu fikirle diyecekler..fikir sunacaklar..çözüm burdadır...beni kaile almazlar seni de almazlar belki,baba yalçını da dinlememişler yada diğer doğa sever denizcileri de ama artık sesini hiç çıkartmayan birilerinin de koltuk sevdasından vazgeçip seslerini cıkartma vaktidir,gelmiştir, geçiyor... yalnış avlandık, avlandırıldık sürüye uyarak..artık sidik yarışı içinde değil beli doğru kurallar içinde avlanmalıyız...zaralı olanlar yasaklanmalı...bukadar açık ve net..ama zararları karları iyi ölçülmeli biçilmeli ve öyle karar verilmeli.karadeniz isyndadır, bütün denizlerimizden fazla bu da böyle biline..sonarla reislik balığı bitirmedi esasında, sonar+hudutsuz insan bitirdi... .saygılarımla..
    dedelerim de bu sularda avlandı. babam da bu sularda avlanırdı. şimdi ben de bu sularda avlanıyorum. acaba benim çocuklarım da bu sularda avlanabilecek mi?

    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak.

  8. #28
    Banned
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    kenan abim,canım benim,neden anlaşılamıyorum bilmiyorum ben ya..yılbaşından sonra sonarı zaten açıp ne yapsın adam dediğin gibi..kış balıkçılığının sürdürülebirlik çerçevesine uymasının tek panzehiri boy ve derinlik kısıtlaması..ama yılbaşı öncesi sonarların neler yaptığını nasıl gözardı ederiz..sen birde o kayıklarla yaz balığında boğaz ağzı-şile falan yap palamuta git..bir hayvana kaçma şansı verilmemesi avcılığın ruhuna aykırıdır..bu mübareğin sonara girmesi onun tutulması demek,hiç şansı yok..çinakop,lüfer balığının sonara girecek çoklukta gezmesinin hiç affı yok,şak diye tepesindeler..yaz balığı için söylüyorum bunları,hayvanın havalı ve yollu olduğu zaman için..balığın alay gezmesi yasak abi..doğan reise senin işin hamsiyle sardalyayla istavritle dedim o beni yanlış anladı yine..ben kotalara uymak şartıyla bu balıklar için masum görebileceğimiz sonarın,satışının büyük çoğunluğunu palamut,lüfer,çinakoptan yapan marmara balıkçısının elinde bir numaralı katliam silahına döndüğünü anlatmaya çalışıyorum.

    gırgırın kıyılardan uzaklaştırılmasına verdiğin bu tepkiyi nasıl anlamlandırmalıyız demişsin,heralde iki kez yazdığın şu yorumu okumadın..

    valla ben bu konu ve misina ağlar konusunda biraz düşünceliyim..yapılmalı mı,elbette yapılmalı ama zamanı gelince.sen şimdi ''misina ağlar denizde kalması durumunda denize zarar veriyor'' dersin haklısın, ''gırgırlar 30-50 metreden kıyıya ağ atmasın dersin'' haklısın..ama kazın ayağı öyle değil..sen iplik ağa balık vuracak konuma getireceksin ki denizi,misina ağı yasaklayacaksın.gırgırın 30 metreden açıkta balık tutacağı bir deniz yapacaksın ki bu yasağı getireceksin..bunlardan bir milyon kat fazla faydası olacak ''sonar yasağı,dalyanlar,kaçak trol,ağ büyüklükleri'' gibi konuları bir uygula,sonra elbet bunlarda olsun..önünde seçenek varken insanları öldürmek nedendir?
    hani derler ya bütün renkler bitti de bi fıstığın yeşili kaldı..o hesap..

    zaten doğan reisimde evet büyükbir pay bugun gırgırları veya başka bir avlanma stilininolabilir ama önemli olan şey sürdürülebilirliği sağlarken güdmeden herkesin yaşamanını sürdürebilmesini sağlamak deyip beni onaylıyor.doğu karadenizi bilemem ama varsa ben marmarada yılbaşına kadar 30 metreden kıyı avlanmadan yaşamımı sürdürebilirim diyen (ışıkla hamsi tutan bandırmaspor hariç) alnından öperim..

    hee bide benim en büyük isteğim kendi boyu,ağının boyu-derinliği,hatta makina gücü bile kanunlar tarafından sınırlar içinde tutulan bir gırgır filosu..benim küçükten kastım bu,senin dediğinden değil kenan abi..

  9. #29
    dökülük

    Standart

    Sevgili kardeşim konuları içiçe tartışınca herşey birbirine karışıyor.
    Biz burada eğer gerçekten modern bir balıkçılık yönetimini tüm olgulardan bağımsız tarışıyorsak, gırgır ve trol'ü geleneksel kıyıdan uzaklaştırmayı kabul ediyoruz demektir. Bunun dışındaki her önerme "vagon sallamadır" ve boş muhabbettir. Ellebetteki bu bir süreçtir ve biz bu yolu koşullarımıza uygun yürümek zorundayız. Bu yolu nasıl yürüyeceğimizi sürdürülebilir bir balıkçılık yönetimi sağlayana kadar neler yapmamız gerektiğini tarışabiliriz. Ben yolun sonunu söylüyorum. Bu yolun sonunda kıyılarda gırgır ve trol olmayacak. Bu biz istediğimiz için böyle değil. Gerçeklik bu ve tüm dünyadada böyledir.
    Gelelim ratıştığımız 2 konuya.
    Sonar;
    15-20 motor uzaktan balık arama konusunda gerçekten çok ileri bir teknolojiye sahiptir ve diğer gırgır avcısı motorlar karşısında bu teknoloji onlara büyük bir üstünlük sağlmalıdır. Gırgır reislerinin bu sonarlara karşı çıkmalarının nedenleri ise balık stokları üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile değil kendilerinin bu sonarlar yüzünden daha az yapmalarıdır. Bizim temel sorunumuz stoklar üzerindeki baskıyı nasıl azaltacağımıza dairken, sonar tartışmak gırgır avcıları içinde adil paylaşım tarışmasından başka bir şey değildir.
    Elbetteki bu adil paylaşım hakkı tarışmalıdır ve zaten ileride gırgır avcıları bunu tarışmaya başlayacaklardır.
    Gelelim kış balıkçılığı ve marmara konusuna.
    Marmarada kış balıkçılığı yapmazlarsa gırgırlar biter diyorsun. Bende eğer marmaradaki kış balıkçılığına kalmışlarsa zaten bitmişler başka bir şey tartışalım diyorum.
    En az 20 tayfa en az gecelik 1000 tl kumanya ile gecede 10-15-20 kasa balığa çalışmaktır kış balıkçılığı. Bir motorun adam başına av ortalaması gecelik 10 kilodur. 1.5-2 Tirilyonluk teknelerle tüm kıyıları, tüm taş diplerini döverek en az 5-6 volide tuttukları balık budur. Bu balığa çalışmalarının nedeni göç balıkçılığının bitmesi nedeni balığın pahallılanması yaz balıkçılığına göre daha az mazot yakmalarıdır. Şubat ayında 200 lüferin ederi yaklaşın 5000tl 5 kasa çinekopun ederi ise yaklaşık 1500tl dir. Bizim anlı şanlı gırgırlarımızın yaptığı kış balıkçılığı budur. Bu av kapasitesi ile bu kadar küçük balıkçılık yapmak, bizim motorlarımıza mahsus bir özellik olsa gerek.
    Gırgırı kıydan çıkartmak demek gırgırları öldürmek demek değildir. Bizdeki gırgır avcılığı anlayışı ve kültürü ölebilir ama gırgırcılık ölmez.
    Türk gırgırcılığı kendi hırslarının ve hatalarının kurbanıdır, biz onların mağdurları ise onları nasıl kurtarabileceğimizi tarışıyoruz hala.

  10. #30
    Banned
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    birinci paragrafın noktasına bile katılıyorum..

    ikinci paragrafa gelirsek,benim gırgırım falan yok ki gırgırlar arası adil paylaşım kavgasıyla alakam olsun.benim sonarla derdim sadece şu;kotasız sonar kullanımı hamsi,sardalya ve istavrite zarar veriyor..kota konur ve uyulursa amenna..ama sonar palamut,lüfer ve çinakop balığının kökünü ka-zı-yor..kota da kurtaramaz bunları..

    üçüncü paragrafa gelirsek,hani bir laf varya ''beni bir sen anladın,sen de yanlış anladın'' diye,onu söylemek istiyorum sana..onuda daha önceki bir yazımdan alıntı yaparak cevaplamak isterim..

    gördüğüm kadarıyla çoğunluğun yasak başlangıç tarihi 1 nisan..niye ki? yasağı ''gırgırların balığa çıkamadıkları tarih'' olarak gördüğümüz için mart ayı yasak içine alınabilir diye düşünüyorum.gırgır için mart ayı; bol bol ''sar kıraçaya içinde kalan kalsın'' ve ''yak lambayı ne toplanırsa bahtına'' ayı,az birazda ''taşların tepelerinde yırta-dike 3-5 kap çinekop ve iri istavrit'' ayıdır..mart ayı nisan sonunda bişey kaparmıyım ümidiyle ''amorti olalım yeter'' ayıdır..zaten çoğu gırgırcının paydos ettiği aydır..hiçte gereği yoktur..madem bu denizler için herkes bişey yapmalı diyoruz, gırgır camiasınında ''çorbaya tuz koyma'' babında atacağı en kolay adımlardan birinin bu olacağını düşünüyorum.
    benim tarihim 15 eylül-1 mart..

Sayfa 3/6 İlkİlk 123456 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Gemiadamları yönetmeliği
    By Burhan Reis in forum Gerekli Belgeler
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 25.02.11, 04:05
  2. Devletlerarası Hukukta Balıkçılık
    By Burhan Reis in forum KANUNLAR
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01.07.10, 10:11

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM