2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Türkiye’deki Su Ürünleri Fakültelerinin Yeniden Yapılandırılması- Dekanlar Konsey Toplantısı

  1. #1
    Meraklı
    Üyelik tarihi
    Sep 2011
    Mesajlar
    40
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart Türkiye’deki Su Ürünleri Fakültelerinin Yeniden Yapılandırılması- Dekanlar Konsey Toplantısı

    Türkiye’deki Su Ürünleri Fakültelerinin Yeniden Yapılandırılması
    Dekanlar Konsey Toplantısı
    Dünyanın ve ülkemizin geleceğini ilgilendiren ve gün geçtikçe tükenmekte olan geleceğimizi kurtarmak adına hayatî önem taşıyan su ürünleri sektörü ile bu alanda eğitim veren Su Ürünleri Fakülteleri’nin ulusal ve uluslararası ölçekte kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlarının oluşturulacağı, paydaş görüşlerin toplanıp değerlendirileceği ve düzenlenmesine yönelik çözüm önerilerinin ortaya konacağı “Su Ürünleri Fakülteleri’nin Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin konsey toplantısı 06 Ocak Cuma üniversitemiz Su Ürünleri Fakültesi toplantı salonunda gerçekleşti.


    Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü ve Tarım Orman Su Ürünleri Eğitim Konseyi Başkanı Prof. Dr. İrfan Arslan açılış konuşmasında Ankara’da yapılan toplantıda da ifade ettiği gibi daha yeni doğmaya başlayan su ürünleri fakültelerinin ileriki dönemlerde perspektifinin ne olacağı, öğrenci kapasitesinin nasıl olacağı, gelen öğrencilerin mezun olduktan sonra hangi meslekte ve nerede çalışacaklarının çalışmasını yürütmek ve 2012’de bütün Su Ürünleri Fakültelerine öğrenci almak, Türkiye’de yetişmiş eleman olarak belirli yerlerde istihdam ettirmek için bu toplantıyı yaptıklarını söyledi.


    Prof. Dr. İrfan Arslan; “Ben inanıyorum ki Tarım Bakanlıkları, Ziraat Fakülteleri, Su Ürünleri Fakülteleri birlikte çalıştıkları, bir yol haritası belirledikleri, sistematik bir şekilde bu çalışmaları sürdürdükleri zaman gerçekten daha başarılı işler ortaya çıkacaktır.” dedi. Arslan, Su Ürünleri’nin bölümleştirilmesiyle ilgi ise ; “2547 sayılı kanuna göre bölüm demek öğrenci alan, mezun veren ve bir meslek tanımı olan birimdir. Eğer Su Ürünleri Fakültesi’nde biz sadece su ürünleri yetiştireceksek, bölüm halinden vazgeçelim. Bölüm olarak anabilim dalları oluşturalım. Gerçekten su ürünleri mühendisleri olacak kişiler, su ile ilgili birçok donanıma sahip olmalı ve Türkiye’de bu konuda da çalışabilmeli. Sadece amaç öğrenci almak, fakülteleri doldurmak ve kişileri mezun etmek değil. Çıktılarımız ne olacak, öğrencilerimiz Türkiye piyasasında Türkiye ortamında ne yapacaklar, nasıl bir konjonktür oluşturacağız, nasıl bir sistematik yol izleyeceğiz onu da bulmamız gerekiyor.” dedi.
    Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İrfan Arslan’ın konuşmasının ardından üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, düzenlenen toplantı vesilesiyle üç tarafı denizlerle çevrili, son derece yüksek denizel ürünler kapasitesine sahip olan ve bugüne kadar ülke olarak yapmış olduğumuz çalışmalarla bir yere kadar getirebildiğimiz fakat gelişmiş dünya ölçekli ülkelerle kıyasladığımızda yeterince ürün elde edemediğimiz, yararlanamadığımız, insan kaynaklarımızı yeterince etkin bir şekilde oluşturamadığımız ve bu nedenle de rekabetçilik yönüyle geride kaldığımızı, ancak bu toplantılarla bugüne kadar oluşmuş olandan çok daha yeni fikirlerle, yeni çözüm önerileriyle gelecekte su ürünleri alanında insan kaynaklarının, üretim modellerinin, ülkenin ekonomik ve sosyal dönüşümüne katkı sağlayacak çözümlerin hızlı üretileceği bir dönemin olacağını belirtti.


    Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder; “Ülke olarak her alanda hızlı bir kalkınma hamlesi içerisinde bulunmaktayız. Ancak bazı alanlarda dönemsel değişimlere bağlı olarak politikaların değişmesiyle çeşitli sorunlarla baş başa kalıyoruz. Özellikle Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren çok doğru ve sağlıklı bir politika olarak başlatılmış olan, sanayinin olmadığı Cumhuriyet topraklarında hızlı bir kalkınmayı elde edebilmek için ziraat alanına yoğunlaşan ve tarım, hayvancılık, su ürünleri ürünleri üretimi yoluyla kalkınmayı düşünen Türkiye Cumhuriyeti, özellikle 70’li yıllardan itibaren teknoloji yönüyle kalkınma şeklinde tüm dünyanın benimsediği bir hedefi benimsemiş oldu. Şu anda sürdürülebilir tarımsal ürünlerin olmadığı bir dünyada sadece teknolojiyle ayakta kalmanın mümkün olmadığını herkes kabul ediyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşamı elde edebilmek için tüm dünya yeniden tarıma doğru dönüyor. Bizim tekrar yeniden bu alanları sürdürülebilir şekilde düzenlememiz gerekiyor. Ülkemizde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız bu alanların tamamını organize eden bir şemsiye kuruluş olarak önemli atılımlar yapıyor. Akademik camia olarak üniversitelerimizin ilgili fakülte ve akademisyenleri eliyle, realist yaklaşımları hayata geçirecek çözümleri üreterek bakanlığımıza destek olması gerekiyor. Bu politikaların sürdürülebilirliğini sağlamak için yeni ve sağlıklı insan kaynağını yetiştirmesi gerekiyor. Dolayısıyla sorumluluk içerisinde bakanlığımızla dayanışarak bu görevi hep birlikte yerine getirebileceğimize inanıyorum. Bugüne kadar getirmiş olduğumuz bilgimiz, birikimimiz, kültürümüz bunu yapmaya yeterli. Sadece ortak paydada sağlıklı, realist çözümler için katkı sunmak gerekiyor. ” dedi.


    Yapılan açılış konuşmalarından sonra dünyanın hiçbir yerinde Türkiye gibi bu kadar çok fakülte açılmadığını söyleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları; “Dünyada bizim gibi ülke hiç yoktur. Almanya, dünyada hayvancılıkta ilk üçe giriyor. Beş tane Veteriner Fakültesi, iki tane Ziraat Fakültesi var ama yetişende gerçekten mühendis oluyor. Katma değer sağlıyor, toplumda saygınlığı var. İsveç’te 1 Ziraat Fakültesi 1 Veteriner Fakültesi, İngiltere’de 12 tane Ziraat Fakültesi, Amerika’da 16 tane Ziraat fakültesi 18 tane Veteriner Fakültesi var. Biz Cumhuriyet tarihinin en büyük istihdamını gerçekleştiren bir dönem geçirtiyoruz. 24 bin eleman istihdam ettik. Bunların 17 bini teknik eleman oluşturuyor. Biz her 6 ayda bir Ziraat Fakültesi dekanlarıyla toplanıyoruz. Sektör; şuanda 1 milyar kişinin aç yattığı bir dünyada, 1,2 milyar kişinin yetersiz beslendiği bir dünyada en sağlıklı gıdayı üreten bir sektör” olduğunu anlattı.
    Göreve başlarken önce sektörün derinlik analizini, hizmet alımını yaptıklarını söyleyen Vedat Mirmahmutoğulları; “Bu yaptığımız hizmet alımlarıyla 55 bin kişiyle anket yaptık. Çok ciddi bir analiz yaptık. Güçlü tarafımız ne, zayıf tarafımız ne diye ve sektörün, paydaşların, tüketicinin düşüncelerini aldık. Bunun altında bir stratejik plan hazırladık. Akabinde de bir değişim ve dönüşüm programı ile bir eylem planı hazırladık. Bu eylem planını üç ayağa ayırdık. Bunlardan bir tanesi kanunlardı. 14 tane kanun çıkardık. Bitki Islahçı Hakları Yasası adıyla bir yasa çıkardık. Dünyada AR-GE’ciliğin, geliştirdiği teknolojiden aldığı pay yüzde 4’tü. Biz geliştirilen teknolojinin gelirin yüzde 50’sini AR-GE’ciye, vefat ederse onun aldığının yüzde 50’sini çocuğuna verdik. Hemen TÜBİTAK projelerinde birinci sıraya, kullandığı kaynakta da ikinci sıraya oturduk. Bu durum biyo çeşitlilikte dünya lideri olan ülkemiz için çok önemli. Gen bankasının zaruri olduğunu gördük. Dünyanın üç büyük gen bankasından bir tanesini kurduk. Dünya ısınıyor, sanayisi gelişmiş ülkeler bedel ödettiriyor. Bu ısınan dünyada kuraklık test merkezi hayati bir önem taşıyor ve bizde bir çeşidin, türün kuraklığa dayanıklılığını test etmek için kuraklık ortamının sürekli olması gerekliliğinden hareketle kuraklık test merkezini kurduk. Şu anda 1500 çeşidi test edecek, kapılarını üniversitelere ve özel sektöre açtığımız Konya’da bir kuraklık merkezimiz var.” dedi.
    Artık dünyanın bio enerji diye bir gerçeğinin olduğunu belirten Mirmahmutoğulları, bu yüzden geçen hafta Ulusal Bio Enerji Merkezini açtıklarını, bu kadar bio çeşitliliği olan bir ülkede ıtri ve tıbbi bitkiler araştırma merkezinin olmadığını ve bu aşamada da yedi laboratuardan oluşan araştırma merkezini kurduklarını dile getirdi. Türkiye’nin 2002 yılında akredite edilmiş bir tane kamu laboratuarı olmadığını ama şimdi 26 tane kamu laboratuarı olduğunu vurgulayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları; “GDO analizi yapan bir tane laboratuarımız yoktu. Şimdi 22 tane GDO analizi yapan laboratuarımız var. Siz eğer alt yapıyı donanımlı kılamazsanız, onun üzerine proje geliştirme şansınız yoktur. Tarım ürünlerinin sigorta kapsamına alınmasını sağlayan kanun çıkardık. Çıkarttığımız bu 14 kanun bir ayağı oluşturdu. Desteklerin yeniden yapılandırılması bir başka ayağı oluşturdu. Son ayağı da proje ve tedbirler oluşturdu. Şimdi bu güzel şeyler su ürünlerinde de kendini gösterdi. Su ürünleri yetiştiriciliğindeki ihracatımız 62 bin ton dolayındaydı, şimdi 167 bin ton. Alt sektörler arasında en karlı, en çok destek gören sektör su ürünleri sektörüdür.” diyerek konuşmasını noktalandırdı.
    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları’nın konuşmasından sonra toplantıya katılan dekanlar Müsteşara su ürünleri için yapılması gerekenler ve gelinen noktayla ilgili görüşlerinin yanı sıra sorular sordular.


    Soru cevap kısmından sonra Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı, Konsey Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Sarı, yeniden yapılanmayla ilgili yapılanlar konusunda bilgi verdi. Prof. Dr. Mustafa Sarı konuşmasında Su Ürünleri Fakültelerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili geçen yıl başlayan bir yıllık çalışma süreci içerisinde yapılan çalışmaları özetledi.




    Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı, Konsey Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Sarı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü’nün Su Ürünleri Fakülteleriyle ilgili bilgilendirme konuşmasının ardından üniversitemiz Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Bahar Yılmaz; kendisiyle birlikte çalışma yürüten Prof. Dr. Mesut Önen, Prof Dr. Hicran Yavuzcan’ın da içinde yer aldığı İstihdamı Geliştirme Komisyonu başlıklı bir sunum yaptı. Prof. Dr. Ayşe Bahar Yılmaz yaptığı sunumda; ülkemizde su ürünleri mühendislerinin görev alanlarının ve yetkilerinin tanımlı olmayışının eksikliğini ve su ürünleri mühendislerinin görevlendirilebileceği diğer kurumları anlattı.




    Üniversitemiz Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Bahar Yılmaz’ın sunumunun ardından Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oya Işık, su ürünleri mühendislerinin örgütlenme sorunlarını içeren bir konuşma yaptı.




    Farklı illerdeki üniversite dekanların katılımıyla gerçekleşen toplantı öğle yemeğin ardından öğrenci sorunları ve su ürünleri mühendisliği meslek tanıtımı konulu tartışma ve yeniden yapılanma komisyon raporunun sunumuyla sona erdi.
    Reşat Dal

  2. #2
    Meraklı
    Üyelik tarihi
    Sep 2011
    Mesajlar
    40
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    Mustafa Kemal Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nin konu ile ilgili çözüm çabalarını takdir ediyorum.Eğitim aldığım MKÜ Su Ürünleri Fak. hocalarıyla ayrıca gurur duydum.
    Reşat Dal

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Balıkçının borçlarının yeniden yapılandırılması
    By özgürdeniz in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 11.12.11, 23:09
  2. Türkiye'deki Fenerler
    By Burhan Reis in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 09.08.11, 01:03
  3. Türkiye'deki Su Ürünleri Üretimi
    By kenane in forum Kültür Balıkçılığı
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 29.09.09, 11:23
  4. Türkiye'deki Su Ürünleri Üretimi
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17.09.09, 19:29
  5. Türkiye'deki Marinalar
    By aFaLa in forum Balıkçı Barınaklarımız & Balıkçı Koop'lar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 26.02.08, 19:25

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM