Tatlısu balıkları bakımından zengin olan ülkemizde, tatlısu göllerinin olduğu bölgelerde balıkçılık ve turizm gelişmiştir. Türkiye´de 40´nın üzerinde tatlısu balığı türü mevcuttur.

Bunların başlıcaları şu şekilde sıralanabilir:



Acıbalık: Trakya, Marmara ve Karadeniz´de ağır akışlı akarsular veya göllerde yaşayan acıbalık, bitki ve küçük hayvancıklarla beslenir. Ortalama 5-6 cm uzunluğunda olan balığın üreme devresi Nisan-Haziran ayları arasıdır.




Afanyus: Ege ve Akdeniz´in sahillerine akan iç sularda yaşar ve nehirlerin yavaş akıntılı veya sakin bölümlerinde yuvalanır. Acı ve tuzlu sulara da uyum gösteren balığın boyu 5-6 cm´dir. Kabuklularla ve özellikle su yüzeyindeki sinek-böcek larvalarıyla beslenir. Bahar aylarında üremesini gerçekleştirir ve yumurtalarını su bitkilerinin üzerine bırakır. Akvaryum balığı olarak da yetiştirilir.


Orjinal halini görmek için buraya tıklayın.


Ankara çamurbalığı: İç ve Doğu Anadolu´nun göl ve akarsularında yaşayan Ankara çamurbalığı, zeminlerde emdiği çamurdan küçük hayvanlar, böcekler ve larvaları seçerek beslenir. 6-7 cm´ye kadar büyüyebilen balık, sığ suların yüksek ısısına dayanabilir. Mayıs-Haziran ayları arasında yapışkan yumurtalarını kıyıların kumluk ve çakıllarına bırakarak üremesini gerçekleştirirken, tabiatın dengesinin korunmasında rol sahibidir.




Aynalı sazan: Pullu sazanın "aynalı sazan" olarak adlandırılan yan türü, üretime en elverişli olanıdır. Kolay ürediği için çeşitli yörelerde ve bilhassa baraj göllerinde üretimi yapılmaktadır. Ekonomik değeri çok yüksektir. Çeşitli ülkelerde yılda 200 bin ton sazan üretimi yapılmaktadır.




Bıyıklı balık: Genelde 30-50 cm uzunlukta ve 0.5-2 kg, en çok 3 kg ağırlıkta olur. Büyüklerine seyrek rastlanır. Oksijeni bol, hızlı akan nehirlerin berrak kum tabanlı bölümlerinde yaşar. Ülkemizin çeşitli yörelerinde türleri bulunur. Mayıs-Haziran ayları arasında üreme yapar ve 5 bin-30 bin yumurta döker. Bu devrede yumurtaları zehirlidir. Eti fazla değerli olmamakla beraber, avcılığı yönünden değerli bir balıktır.




Bodur yayın: Güneydoğu Anadolu´daki nehir ve göllerin kumlu, çamurlu zeminlerinde yaşayan bodur yayın, 20-30, en çok 45 cm boy ve 100-500 gr ağırlıkta olabilen bir yayın türüdür. Oldukça obur bir balıktır. Omurgasızlar, küçük balıklar, balık larvaları ve kurbağalar da dahil ne bulursa yer. Suların ısı fbünyesinde gerçekleştirilmiştir. 1950-1960 yılları, Türşartlarına göre Nisan-Haziran ayları arasında kumların içine yuva yapan dişi, yumurtalarını dökerek bunların oluşmasını bekler. Bodur yayının kılçıksız eti çok lezzetlidir; ancak ekonomik değeri bölgeseldir.

BÜYÜKBAŞ KAYABALIĞI, TRAKYA VE KARADENİZ KIYILARINDA HÜKÜM SÜRÜYOR




Büyükbaş kayabalığı: Trakya ve Karadeniz kıyılarına akan nehirlerde yaygındır. Boyu 12-18, en çok 22 cm olur. Acısuların taşlık veya sert kumlu zeminlerinde dolaşıp, oradan nehirlerin içlerine girer. Yuva edindiği bölgeye çok bağlıdır ve buraya zorla giren balıklara karşı saldırgan olur. Küçük kabuklular, balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Dişiler, Nisan-Mayıs ayları arasında yumurtalarını ince ipliklerle kumsallara yapıştırır. Erkekler ise gözcülük eder. Eti lezzetli ve sağlığa yararlı olan büyükbaş kayabalığının ekonomik değeri bölgeseldir.




Çapak balığı: Marmara ve Karadeniz´in akarsu ve göllerinde, bazı türleri de Ankara ve Kırşehir yörelerinde yaşar. Boyu ortalama 30-40 cm´den 70 cm´ye, ağırlığı ise 3 kg´den 6 kg´ye ulaşabilir. Kurtlar, böcekler ve yosunlarla beslenir, 10 yıl yaşayabilir. Mayıs-Haziran ayları arası yaklaşık 100 bin yumurtayla üreme yapar. 1 kg´nin üstündekilerin eti lezzetli, küçükler ise yem veya av balığı olarak değerlidir.




Dağ alabalığı: Çoruh, Ege ve Konya Ereğlisi çevrelerindeki dağ göllerinin soğuk, berrak ve temiz sularında yaşar. Zaman zaman nehirlere de girer. Bilimsel olarak, dünyamızın son buzul çağında dağ göllerinde kalıp, geliştiği teorisi vardır. Boyu 40-60 cm´den 1 m´ye, ağırlığı ise 1-3 kg´den 14 kg´ye kadar ulaşabilir. 3-4 yaşında olgunlaşıp, göllerin buzla kaplandığı Ekim-Ocak aylarında çakıllara yaklaşık 3 bin 500 yumurta bırakır. Çok lezzetli etinin yanı sıra çevikliğiyle tanınır, avcılığı yönünden değerli bir balıktır.




Dere alabalığı: Soğuk, temiz ve hızlı akıntılı nehirlerde, çevresine bağlı olarak yaşar. Bölgesini kıskanır, başka balıkların gelmesini istemez. Boyu 30-40, en çok 60 cm ve ağırlığı 0.5-2 kg olabilir. Yumuşakçalar ve yavru balıklarla beslenir. Erkekleri 2, dişileri 3 yaşında olgunlaşıp, Ekim-Ocak ayları arasında yumurta bırakır. Zaman zaman akıntılara karşı 1.5-2 cm sıçrayarak yüzer. En değerli tatlısu balıklarından biridir. Lezzetli ve yararlı eti nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.




Dere kayabalığı: Ülkemiz akarsularında çeşitli türleri yerine göre adlar alır. 5-6 yılda yavaş yavaş büyüyerek 12-20 cm boya ulaşır. Fazla hareket etmeden su altında yatarak ömür geçirir. Nisan-Haziran aylarında haftalık aralıklarla ürer, dişileri bin-3 bin yumurta verir. Eti lezzetli olan dere kayabalığı, büyük balıkları avlamakta yem olarak da kullanılır.

AKDENİZ SULARI, DERE PİSİSİYLE SÜSLÜ




Dere pisisi: Nehirlerin deniz karışımı acısu bölgelerinde veya akarsuların daha içerlerinde yaşayan bir pisi türüdür. Akdeniz´de fazla rastlanır. Az akıntılı suların kumsal diplerinde, fazla hareket etmeden yaşar. Ortalama 25-30, en çok 50 cm boyda olur. Etçil bir balıktır. Bulunduğu bölgenin su ısısına göre Şubat-Mayıs ayları arasında ürer ve 800 bin yumurta bırakır. Eti çok lezzetli, ekonomik değkfcnyesinde gerçekleştirilmiştir. 1950-1960 yılları, Türeri yüksek bir balıktır.




Dikence: Denizlerin kıyı kesimlerinde, nehirlerin deniz karışımı acısu bölgelerinde ve zaman zaman nehirlerde yaşayan küçük bir balıktır. Boyu 7-9 cm olup, vücudu kalın pullarla kaplıdır. Çeşitli renklerinin güzelliği ve 300-bin dolayında yumurtasının erkek balık tarafından bir yuva yapılarak korunması, dikenceyi dikkat çekici hale getirir. Ekonomik değeri yoktur.




Egrez balığı: Kuzey Ege, Marmara, Trakya ve Göller Bölgesi´nde yayılış gösterir. Düz ve ağır akışlı suların kumlu, çamurlu zeminlerinde yaşar. Boyu 25-35, en çok 50 cm, ağırlığı ise 450-500 gr olur. 3-4 yaşında olgunluğa erişir ve Mayıs-Haziran ayları arası üreme yapar. Etinin lezzeti nedeniyle bolca avlanılır ve bu nedenle ekonomik değeri vardır.




Gambusya: Anavatanı Amerika Birleşik Devletleri´nin güney bölgelerinden sivrisinek ve sıtma mücadelesi için ülkemize getirilmiştir. Durgun, sığ ve sıcak sulara çok toleranslıdır. 0´dan +300C´ye kadar dayanabilir. Özellikle sivrisinek larvalarıyla beslenir, ayrıca yosunları ve kabukluları da yer. Erkeklerin boyu 3-5, dişilerin ise 6 cm olur. Nisan-Ekim ayları arasında erkek gambusya spermlerini dişinin üreme boşluğuna bırakır. 30 günlük hamilelikten sonra dişi yaklaşık 60 yavru doğurur. Tabiat dengesi ve sağlığa yararı açısından çok değerlidir




Gökkuşağı alabalık: Kuzey Amerika kökenlidir. Yetiştirilmek üzere dünyaya yayılmış, bu arada ülkemize de getirilmiştir. Temiz, oksijeni bol sularda yapay yemler veya küçük balıklarla beslenebilen, yetiştirilmeye en çok uyum gösteren, tuzlu deniz suyuna da toleransı olan bir alabalık türüdür. Erkekler 2, dişiler 3 yılda olgunlaşıp yaklaşık bin-5 bin yumurta verir. Denizde yetiştirilenleri daha çabuk büyür. Etinin lezzeti ve bol üretilmesi nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.




Göl alabalığı: Kuzeybatı Anadolu, Abant ve Yedi Göller Bölgesi´nde yayılış gösterir. Çeşitli türleri vardır. Türüne göre renk, boy ve beslenme farklılıkları gösterir. Genelde temiz, bol oksijenli soğuk sularda fazla gezinmeden planktonlar, dip hayvanları ve küçük balıklarla beslenerek yaşar. Boyu ortalama 25-40, yabanlarında 60-70 cm olabilir. Eylül-Ocak ayları arasında ürer ve yumurtalarını dipteki çakıllara yapıştırır. Üretimi yapılmayan, eti çok lezzetli olan göl alabalığının ekonomik değeri bölgeseldir.