2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!‏

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!‏

    NE YERSEK OYUZ 13.10.2013
    Defne Koryürek
    Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!‏

    İstanbullunun tutkunu olduğu, adına kasideler yazdığı lüfer her yaz Karadeniz’e çıkar, yumurtalarını döker; sonra da sonbaharın serinleyen sularıyla beraber daha sıcak iklimlere iner. İlk seferi aceledir lüferin. Yumurtalarını dökmek için yemeden içmeden kesilir, bir telaş çıkar; ama sonbahar gelip döndüğünde İstanbul’a, muazzam bir bayram başlar. Ekim ayının sonu, hatta eski İstanbulluların vurgusuyla Cumhuriyet Bayramı, birbiri ardınca akan sürülerin şenlendirdiği avlar, tezgâhlarda ucuzlayan fiyatlar ve mahalleli delikanlıların sandal muhabbetiyle tam bir Lüfer Bayramı’na dönüşür.
    Bu iniş çıkışlar yaşamsaldır lüfer için ve huzurla tamamlanabilmesi, sürdürülebilirliğinin gerek şartıdır. Bölge, özellikle de İstanbul Boğazı, bu nedenle biyolojik bir koridor olarak adlandırılır. Karadeniz’in az tuzlu suyu, şimdi üzerlerinde HES’ler kurulmaya çalışılan derelerin oluşturduğu bereketli meralar ve bu meralara iniş çıkışı sağlayan İstanbul Boğazı olmadan; yani ona âşık bu şehirden yılda iki kez geçmeden lüfer, varlığını bildiğimiz, tanıdığımız hâliyle sürdüremez.
    Ve ne muazzam değil mi? Tam biz Lüfer Bayramı’nı hem de Slow Fish İstanbul adı altında uluslararası boyutta kutlamaya hazırlanırken, lüfer de Karadeniz Ereğli’sinden koptu, yine akmaya başladı Boğaziçi’nden. Her şeyini bozduğumuz, derelerini kurutup, koylarına moloz yığdığımız, ormanlarını yok edip, binalarla doldurduğumuz İstanbul’da; balığın, bize inat aktığını görmek, tarihiyle kültürüyle coğrafyasıyla bir vakitler bütün bir İstanbul’un bize inat devam ettiğine tanık olmak, büyük mutluluk!
    Hâliyle balıkçılar son bir haftadır bayram hâlindeler. Tek seferde 20 bin lüfer çeken kayıkların sayısı bir değil, iki değil; 80-120 binler avcı uydurması mı diye duruyor gerçi insan ama, yemin eden var. Henüz ne soğuk gördüler ne de yeterince hamsi var diyor balıkçılar, ince o yüzden ama boyları, bize kâfi görünmese bile, yasal limit olan 20 cm. ve üzerinde seyrediyor.
    Çok şükür!
    Hepi topu dört yıl önce böyle değildi durum. Soyunu sürdürecek üremeye ortalama 24 cm’de başlamasına rağmen uzun yıllar can acıtıcı bir 14 cm’de avlanmış ve hâliyle de yokoluşa geçmiş bu cânım balığın; tanesi 60-70 liraya bile bulunmaz olduğu zamanlardan geçip, bugün, yeniden yüzümüze gülmeye başlamasının ve tezgâhlarda 10-20 liraya kadar düşen fiyatlarının arkasında önemli ölçüde bakanlığın boy ve derinlik yasakları var. Avlanma boyuna dair denetimleri yetersiz, hatta çok çok yetersiz bulsak da, özellikle geçen yıl uygulamaya konan derinlik yasağının çok faydasını gördü lüfer. Protestolarını denize çıkmamaya kadar vardıran reislere rağmen aldığı karardan geri adım atmayan Mehdi Eker’in hakkını vermek gerek:

    Bir ihtimal oluştu,
    böyle devam edersek İstanbul lüfere belki de hasret kalmayacak.

    Bununla birlikte balıkçısı, lüferin, hâlâ çok çaresiz. Yıllardır borç baskısı altında çalışıyorlar. Kabzımallar her gün biraz daha zenginler ve hatta yeni yapılacak halin özelleşmesi ihtimaline hazırlanır, idaresini kim alacak diye birbirlerine bakarken; kooperatifler hâlâ bir taş sahibi dahi değiller bu sistemde.
    Haftaya size balıkçıyı yazmak istiyorum: lüferi asıl koruyacak olanın nasıl en büyük düşmanına döndüğünü.. Evet 10-20 liraya kadar düştü İstanbul’da lüfer ama avcısı ne kazanıyor acaba? Değil mi?
    İyi bayramlar dilerim.



    Defne Koryürek köşe yazıları
    Konu Burhan Reis tarafından (13.10.13 Saat 15:26 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart

    İstanbul'un Balıklı Filmler Festivali - 2013







    Willemiek Kluijfhout'un yönettiği 2012 yapımı
    L'Amour des Moules


    Hollanda'nın eyaleti Zeeland'da pek çok başka şeylerin tutkunlarını anımsatan bir heyecanla Belçikalılar ve Fransızlar midye mevsiminin açılmasını beklerler. Ama bu kabuklu tabağımıza nereden ve nasıl gelir? Ve biz onu neden bu kadar çok severiz?


    Aşık Midyeler Zeeland midyesinin hayatını samimi, hatta mahrem, biraz muzip bir usulle anlatan bir uzun metraj belgeseli. Deniz yatağından lokantalarda sunulan tabaklara uzanan bu serüven yakın çekimler ve eğlenceli bir müzik eşliğinde midyenin aşık oluşunu, tüm gücüyle tutunduğu kayaları ve fırtınalarda sürüklenişini, kısacası bütün bir yaşam döngüsü ile sunuyor.


    Biyolog Annelies bizi midyelerin cinsel hayatına tanış kılarken, şef Sergio Herman, onu nasıl tabakladığını; jinekolog Jan ise henüz doğmamış bebekleri ondan ürettiği bir yapışkanla nasıl kurtardığını anlatıyor.


    Ülkemizde de çok tüketilen ve hemen her zaman menşei ve kalitesi hususlarında endişeli olduğumuz midyeye dair muazzam bir belgesel.


    80', Flamanca, İngilizcealt yazılı


    Vilnius Int. Film Festival, Litvanya
    Full Frame Film Festival, ABD
    Jeonju Int. Film Festival, G. Kore
    Planete+ Doc Film Festival, Polonya


    19 Ekim, 11:30, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    Bahriye Kabadayı Dal ve Burak Dal'ın yönettiği 2013 yapımı
    Boğaziçi Balıkları


    Bugün ‘seninki kaç santim’, ‘küçük balık yoksa büyük balık da yok’, ‘İstanbul lüfere hasret kalmasın’, ‘yemiyorsak sebebi var’ gibi kampanyalar yapılmasını gerektirecek noktaya nasıl geldik?


    “BoğaziçiBalıkları” belgeselinin serüveni bu soruların yanıtlarını merak etmekle başlamıştı. Karekin Deveciyan’ın yüzyıl önce yazdığı kitaptaki onlarca balık nereye gitmişti? Ki kaybolan sadece balıklar da değildi. Denizle iç içe bir şehrin kültürü yok olmuştu.


    Belgesel film, mazide kalanlara duyulan özlemi hatırlatırken nostaljinin romantizminde kaybolmamayı ve bugünün mücadelesine bağlanmayı hedefledi. ‘Kaybedilenleri elbette hatırlamalıyız ama bu hatırlayış elimizde kalana sarılmamızı sağlamalı’ inancıyla pek çok balıkçıyla görüşmeler yapıldı, anılar- fotoğraflar toplandı. Sadece balıkçılardan değil konuyla ilgili yazarlardan, amatörlerden, akademisyenlerden ve sivil toplum örgütlerinden de görüş alındı. Aşırı avcılıktan kirliliğe, Boğaz’ın özelliğinden küresel nedenlere pek çok konu zaman zaman anlatımı kolaylaştıran grafik animasyonlarla yansıtıldı.


    “Boğaziçi Balıkları” bir şehrin ve insanlarının değişimini denizdenbakarak yansıtmaya çalışan bir belgesel film.


    75', Türkçe, İngilizcealtyazılı


    18 Ekim, 14:30, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    Despina Pantazi'nin yönettiği 2007 yapımı
    Sta Mystika Tou Delta


    Bu film Türkiye ve Yunanistan arasında akan ve bu iki ülke arasında sınırı belirleyen Meriç ırmağını ve bu nehrin her iki kıyısında yaşayan balıkçıların hikayelerini konu ediyor.


    70', Yunanca ve Türkçe, İngilizce altyazılı


    17 Ekim, 14:30, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    20 Ekim, 11:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    Twyla Roscovich'in yönettiği 2013 yapımı
    SalmonConfidential


    Bu film yaban somon balığının yakalandığı bir hastalığın hükümet tarafından nasıl gizlendiğini anlatan yepyeni ve son derece iddialı bir yapım.


    Biyolog Alexandra Morton British Columbia'nın yaban somon balığında ancak çiftlik üretimi somonlarda görülen ve son derece tehlikeli olan Avrupa somon balığı virüsünü tesbit ettiğinde hükümetin olayı örtbas etmek için düzenleyeceği bir dizi olayı tetikleyeceğini tahmin edemezdi. Morton'un virüsü takip ederek mahkeme salonlarından British Columbia'nın ücra ırmaklarına, Vancouver süpermarketlerinden suşi lokantalarına uzanan gayretini belgeleyen film; aynı zamanda hükümet ile bu balıktan kar eden bir endüstrinin gerçeği gizlemek adına Morton'un önüne çıkarttığı her türlü güçlüğü, engellemeyi ve karartmayı da içeriyor.


    71', İngilizce


    18 Ekim, 11:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    Mark Hall'un yönettiği 2011 yapımı
    Sushi: TheGlobal Catch


    Alçakgönüllü bir başlangıç olarak satıcılarca hazırlanıp sunulan ve Japonlar'ın sokak yemeği sayılan suşinin son 30 yılda nasıl da uluslararası bir fenomen haline geldiğini inceleyen belgesel, çekildiği 5 ülke aracılığı ile bu populer yemeğin geleceğini sorgularken kapsamlı tüketimin ortak kaynaklarımıza etkilerini gözler önüne seriyor.


    75', İngilizce


    VancouverInt. Film Festival
    SeattleInt. Film Festival
    SeattleInt. Film Festival 2011
    SanFrancisco Green Film Festival 2012
    HawaiiOcean Film Festival 2011


    18 Ekim, 16:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    Gianluca Agati'nin yönettiği 2012 yapımı
    Thalassa - men and the sea


    Bu belgesel Siracusa'nın petrokimya endüstrisinin dumanı ve isine karışmış ton balığı fabrikaları ve balığı ve balıkçısıyla tarihine ışık tutan bir yapım.


    1950 yılından bu yana bölgenin geçtiği muazzam ekonomik, sosyal ve çevresel dönüşümü, bugünün korumacı yaklaşımı, kaybedileni onarma arzusu ve tüketicinin ucuz ve bol tüketme arzularıyla yoğurarak değerlendiren bir bakış sunuyor.


    26', İngilizce


    20 Ekim, 10:30, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    Chico Pereira'nın yönettiği 2012 yapımı
    Polaris


    Çalış. Ye. Uyu. Ve tekrar çalış.


    Uzun bir süre boyunca reisler Kuzey Doğu İskoçya denizlerinde çalışacak yerli tayfa bulamadılar, ta ki Filipinli balıkçılar iş aramaya kasabalarına gelsin! İki başka dünya, bir birine çok uzak ve yakın durmaya çalışan insan ve deniz...


    12', İngilizce
    EdinburghInternational Film Festival 2012
    IDFA2012 Panorama Food Film Festival


    17 Ekim, 14:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    18 Ekim, 11:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    Teemu Auersalo'nun yönettiği 2012 yapımı
    Learning to Fish


    Balık Tutmayı Öğrenmek yüzeyden bakıldığında basit bir hikayesi olan ama ötesine geçtiğimizde çevreye ve sosyal meselelere dair oldukça sert analizler içeren kısacık bir çizgi film.


    4'


    GalwayFilm Festival,
    DarklightFilm Festival,
    DOKLeipzig,
    ColoradoEnvironmental Film Festival,
    Anima(Belgium),
    JamesonDublin Int. Film Festival,
    FoodFilm Festival (The Netherlands),
    TampereFilm Festival, Animatricks,
    TampereFilm Festival,
    Animatricks,
    MadeiraFilm Festival
    BelgradeDocumentary and Short Film Festival,
    FutureFilm Festival,
    NorthwestAnimation Festival,
    AbuDhabi Int. Environmental Film Festival
    CineambienteEnvironmental Film Festival
    Filmambiente
    EnvironmentalFilm Festival
    DokuFestIntl Documentary and Short Film Festival
    EcologicoInt. Film Festival
    HelsinkiInt. Film Festival
    FantocheInt. Animation Festival
    Animanima
    KinookusFood Film Festival
    ClujInt. Film Festival




    17 Ekim, 13:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    18 Ekim, 11:30, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    19 Ekim, 10:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    20 Ekim, 10:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    2012 yapımı
    Damocracy


    Temiz enerji olarak sunulan ve iklim değişikliğine bir çözüm olarak önerilen büyük ölçekli barajlar ve bağlantılı hidroelektrik santrallarının birer efsane olduğunu gözler önüne seren bu belgesel Amazonlar ve Mezopotamya'da planlanan iki büyük çaplı baraj, Brezilya'da Belo Monte barajı ve Türkiye'de Ilısu barajı, üzerinden kazanılacakları ve kaybedilecekleri yansıtmaya çalışırken paha biçilmez kültürel ve doğal miraslarının büyümeye dayalı ekonomimiz ve tüketmeye dayalı yeni kültürümüzü kıyaslamanın nasıl da imkansız olduğunu hatırlatıyor.


    34', İngilizce altyazı


    19 Ekim, 13:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------






    StefanoSardo'nun yönettiği 2013 yapımı
    The Slow Food Story


    Carlo Petrini 1986 yılında İtalya'da ArciGola adıylabir gastronomik dernek kurdu ve üç yıl sonra Paris'te, hazır ve hızlı diye niteleyebileceğimiz yeni usul, endüstriyel ve geleneği olmayan gıdaya karşı Uluslararası Slow Food direniş hareketini başlattı. Şimdi 150ülkeyi kapsayan ve gastronomik bağlamda hepimizi dönüşten bir hareket bu.


    Slow Food Story bir grup arkadaşıyla Carlin'in öyküsünü anlatıyor. Bu hikayede yolculuklar, alınan riskler, üretimhaneler, tarlalar, restoranlar, şarap ve yeniden keşfedilen köylü ayinlerinin yanı sıra politik tutkuların yansımaları var. Ama en önemlisi, film, kültürel devrimlerin nasılda keyifle, şen şakrak yaşama geçebildiğini gösteriyor.


    İlham verici.


    74', İtalyanca, İngilizce altyazılı


    17 Ekim, 17:00, Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long binası
    -----------------------------------------------------------------------



Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Açık Mektup‏
    By aFaLa in forum Forum Duyuruları
    Cevap: 50
    Son Mesaj: 03.02.13, 18:09
  2. orkinos kowboyları‏
    By aFaLa in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 19.09.12, 10:04
  3. Balıkçılığımıza hep beraber “kurşun sıktık”
    By Burhan Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 02.02.12, 23:45
  4. Türk ve Yunan balıkçıları beraber avlandı
    By Burhan Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 19.12.10, 16:06
  5. Al yoksa amcaya veririm... :))))))‏
    By ozy in forum Fıkralar
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 18.12.09, 19:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM