Sayfa 1/3 123 SonSon
22 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Yapay resifler balıkçılığı canlandırabilir

  1. #1
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.942
    Tecrübe Puanı
    2443

    ::zipp: Yapay resifler balıkçılığı canlandırabilir





    Yapay resifler balıkçılığı canlandırabilir
    Yapay resifler balıkçılığın kurtarıcısı olabilir mi? Geçenlerde BP (British Petroleum) Türkiye'nin yeni CEO'su Can Suphi'nin önderliğinde hayata geçen proje, bunun ilginç bir örneğini vermiş oldu.
    Projeyi BTC (Bakû Tiflis Ceyhan) Proje Direktörlüğü, Tekfen Holding ve Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi desteklemiş.

    Edindiğim bilgilere göre, ölçüleri dikkatle hesaplanmış dev beton çerçeveler büyük vinçlerle deniz tabanına bırakılmış. Hemen sonra birçok balık çeşidi burayı mesken tutmuş ve hızla üremeye başlamış. Uygulama yeri ise Ceyhan'ın Yumurtalık sahilleri.
    Şimdi onlarca çeşit balık burada güvenle ürüyor ve korunaklı biçimde çoğalıyor. Yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki resif alanında, beş ayrı kümeden oluşan yapay beton öbekleri var. Bunların tamamı 100 küsur adet ve her biri 3.5 metre küplük bir hacme sahip.
    Böylece "Yumurtalık Körfezi"nde azalmakta olan balık türleri yeniden çoğalmış, deniz ekolojisi için ümitler tekrar yeşermiş. Burası ileride balıkçılar için verimli bir av sahası olacak. Üstelik uygulama Akdeniz'de ilk kez gerçekleşiyor.

    Resif balıkçılığı turizm alanına da girdi

    Amatör balıkçılığa meraklı olanlar bilir; en çok balık hareketi bu türden girift denizaltı oluşumlarının etrafında kümelenir. Buna en güzel örnek okyanus adalarının çoğunda görülen mercan resifleridir. Sistem hem suyun temizlenmesine yol açıyor hem de zamanla oluşan mikro ekolojik ortamı bir balık cenneti haline getiriyor.
    İşte BTC'nin hayata geçirdiği proje de bunun daha pratik bir türü. Nitekim bu sisteme doğrudan "yapay resif" deniyor. Oldukça yararlı, öncül bir uygulama.
    İşin uzmanı olmamakla birlikte, bu yöntemin baraj göllerinde, yüksek debili akarsularda, hatta doğal göllerde uygulanacağını sanıyorum.
    Deniz, göl ya da akarsu olsun, doğal yaşam bizde giderek fakirleşiyor. Çevresel etkiler ve küresel ısınma bu süreci tetiklemiş durumda. Öyle ki yakında denizlerimizden elde edilen 500 bin ton civarı balık, çok değil on yıl içinde 350 bin tonlara kadar inecek. Bunun yüzde 75'i ise her zaman olduğu gibi Karadeniz'den elde edilen hamsi. Ve hamsinin geleceği de ciddi bir tehlike altında.
    Tuna Nehri, Avrupa'nın sanayi atıklarını tüm hızıyla kuzey sahillerimize taşımaya devam ediyor ve Karadeniz'in geleceği hiç de parlak değil. Marmara ise malum durumda. Geriye bir tek Akdeniz ile Ege kalıyor ki o da galiba bizim tek şansımız.
    Akdeniz ve Ege'nin çoğu sahilleri oldukça temiz. İşte bu alanlarda "yapay resifler" oluşturarak hem balıkçılığı hem de turizm hareketliliğini artırmak mümkün.

    Profesyonel uygulamalar geleceğin işi

    Hatta daha ileri giderek "mobil balık toplama sistemleri" otellerin açığında da inşa edilebilir. Örneğin Florida'da bulunan beton tabanlı adacıklar, balıkların yıllarca burada toplanmasını sağlamış. Çoğu sonar sistemiyle donatılmış bu platformların üstünde dinlenme alanları bile var.
    Benzer uygulamaların ilkel örnekleri ise Güney Doğu Asya ve Filipinler'de. Deniz yüzeyinde belli noktalar bambu kamışlarından yapılmış devasa yüzer adacıklar şekline getirilmiş. Büyük gövdeli balıklar bu oluşumların altında toplanıyor ve buralar balıkçılar için adeta bir üretim alanı.
    Teknolojik nitelikli olanlar ise Japon icadı. Özellikle orkinos avı meraklıları için modern imkânlar yaratılmış. Çoğu güneş enerjisiyle desteklenen platformlar halinde.
    Kısacası, sistemleri üç gruba ayırmak mümkün: İlki "Yumurtalık" örneğinde olduğu gibi sabit resifler. İkincisi, amatör balıkçılar için yüzer toplama platformları. Ve üçüncüsü ise profesyonel donatılı adacıklar.
    Güney Ege ve Akdeniz'in verimsiz noktalarında bu işi ticari hale getirmek mümkün. Projeleri Amerikan ve Japon şirketleri destekliyor.



    Not Defteri

    "Yıllar yılı avcılığa odaklanan üretim bilinçsizce yürütülmüş, aşırı avcılıkla kaynaklar olumsuz etkilenmiş, bazı su ürünleri stokları çökmüş ve avcılık üretimi hızla artan nüfusun kaliteli protein ihtiyacını karşılayamaz düzeye inmiştir."

    (Su Ürünleri ve Deniz Bilimleri Fakülteleri dekanlarının 2007 yılında topluca yaptıkları uyarıdan bir alıntı.)


    Referans/Nur Demirok





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  2. #2
    Balıkçı Adayı ozy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Yaş
    47
    Mesajlar
    107
    Tecrübe Puanı
    31

    Standart

    Üstad birde denize akan kirli dereleri islah edebilsek.Balık popülasyonu şuursuzca avlanmanın yanında kirlilikten de bu hale geldi.Z.Burnundan denize akan çırpıcı deresi her yağmurdan sonra ne hikmetse deterjan kokuları ve köpükleri ile birlikte denize akmaktadır. Denizi kurtarmaya nerden başlasak bilmemki.İlk olarak herkes kendi kapısının önünü süpürmeli.
    Ozan DAĞLI
    1971-Z.BURNU-İSTANBUL

  3. #3
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bırakın balıkçılığı ayamama yüzünden her selde can kaybı yaşandığı halde önlem alınmıyor.Çırpıcı ve ayamama kesin islah edilmeli,tabii benzerleride.Bunun dışında kıyı koruma kanunu sayesinde hiç bir tedbir alamadığımız sahillerden denize uçan pet şişe,poşet,izmarit gibi pisliklerede çözüm bulunmalı.

  4. #4
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Asıl sorun su kimyasında katı atıklarla bir şekilde uğraşabilirsiniz. Ancak, denizlerimizin değişen su kimyasını düzene sokmak çok zor. Dünya denizleri hızla kirleniyor. Bunun sonucu bir çok içdenizde ötrofikasyon dediğimiz hale geliyor. Yani deniz üzerindeki çok fazla kirlilik bitkisel planktonların zooplanktonlardan çok daha fazla artmasına neden oluyor. Bir anlamda denizin savunma mekanizması gibi gözükse de, eğer aşırı oranda kirlilik devam ettikçe bu anormal fitoplankter artışı belli bir zaman sonra denizde bozuşmaya ve sonuçta müsilaj agregat denilen salya adı verilen kompleks yapıya dönüşüyor. sonuçta bunların yoğunlaşmasıyla deniz dibine çökelerek dip suyunun oksijen miktarını öldürüyor.


    dipsuyu oksijensiz kalırsa
    diplerde yaşam kalmıyor
    bazı balıklar köpekbalığı gibi yukarı sulara doğru kayıyor

    Bunu önlemek için neler yapılabilir. şu şartlarda bir şeyler yapmak zor
    çünkü deniz kirliliği bir global sorun hadi denizi temizleyelim diyerek deniz temizlenmiyor. Türkiye'nin atıksu sorununa net bir çözüm bulabilmesinin bedeli 30 milyar euro dur. Bu parayı çıkarsın devlet bu işe yatırım yapsın diyoruz. Ancak böyle bir hamle gelmiyor,

    bu arıtmalar yapılsa bile su kimyasının kendine gelmesi de ciddi zaman alacak. Su kimyası Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerden tutun da marmaranın tamamına kadar olan kesimin atıksularını düzene sokmak gerekir.

    atıksu sorunu varsa
    su kimyası bozulur
    denizlerde fitoplankton artar
    salya devam eder
    denizler oksijen üretme kapasitesini kaybeder, bir çoğumuz denizlerin okyanusların dünyanın gerçek oksijen kaynağı olduğunu dahi bilmeyiz.
    dolayısıyla denizlerdeki su kimyasının bozulması dünyadaki oksijen döngüsüne zamanla zarar vermeye başlayacaktır.

    Yani balıklar kirliliğe alıştı diyerek kendimizi avuturuz. balıkların kirlilik ortamında denizlerdeki av verimi inanılmaz düşer.

    Denizlerdeki tekne kapasitesi ve denizlerin av verme kapasitesi karşılaştığında "sürdürülebilirlik" esasına göre yapılması gereken işlerde bu miktarlara dikkat etmek lazım. Ancak kolay da değil o kadar insan ekmek yiyor.

    resifler şu an için elle tutabileceğimiz tek seçenek ve resiflerin bulunduğu bölgeler iyileşme gösterecektir.
    Bünyamin

  5. #5
    Balıkçı etki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Yaş
    36
    Mesajlar
    112
    Tecrübe Puanı
    32

    Standart

    algarna cekilen sulara yapılırsa bu uygulama yararlı olabilinir.bu sezon cok yavru mezgit kırıldı.normalde mezgit 10 lira iken algarnada 50 kilo cıkıyor diye alıcılar 5 liradan kilosunu aldı 1 hafta sonra tüm kayıklar paydos etti

  6. #6
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Zaten esas sorunda burada "o kadar insan ekmek yiyor" ,yani balıkçı.İyide 20000 adet ruhsatlı balıkçı var 60000 adet olduğu sanılan özel tekne,bunlarında çoğu amatör sirküye uymadan avlanıyor balığıda satıyor,kıyılar desen elinde kamış bir sürü tip ve onlarda satıyor beni denetleyenler nerede?Bunların kotaları yokmu?Kim izler?Kim ölçer biçer?

    Denizcilik müsteşarlığında toplantı oldu sarayburnu oltacılığa yasaklandı denildi,aslında toplantıda değil duyuru gibi ve tartışıldı bir çok tekne trafiği engelliyormuş.Bir yerde haklı değillermi?Biraz balıkçılık olsa binlerce tekne orada,balıkçı bilir kendini korur koca gemi geçiyor adam bakıyor.Yahu ne işin var geçimini sağlayanın yanında tut zıkkımlanacağını diyemezsin,neden sirkündeki adede uymadın soramazsın oysa koop,larda olsa denetleme balığı satamaz,adedi dışında tuttuysa çıkaramaz olacak.

    Vurun abalıya sonrasında yok trol çekiliyor,yok gırgır katlediyor,tamam bunlarda doğruda devede tek eğri balıkçımı?Tulina için D ruhsat veren,40 metre tekneyle algarnaya izin verenlerin hiçmi suçu yok?Kısaca aç kalan biz suçlanan biz olmayacak artık,aptal değiliz örgütlüyüz.

  7. #7
    Balıkçı etki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Yaş
    36
    Mesajlar
    112
    Tecrübe Puanı
    32

    Standart

    buralarda istanbul üniv.su ürünleri arastırma teknesi trol cekti arastırma için bir iki üç dedik yeter kardesim bide el altından cıkan balıklarıda satıyorlar.bırak balıkcı kayıgında olmayan onda var.yok hava muhalefeti yok arıza vardı bir hafta attı tırpanı bu sene gelmelerini iple cekiyoruz.

  8. #8
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Alıntı özgürdeniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Zaten esas sorunda burada "o kadar insan ekmek yiyor" ,yani balıkçı.İyide 20000 adet ruhsatlı balıkçı var 60000 adet olduğu sanılan özel tekne,bunlarında çoğu amatör sirküye uymadan avlanıyor balığıda satıyor,kıyılar desen elinde kamış bir sürü tip ve onlarda satıyor beni denetleyenler nerede?Bunların kotaları yokmu?Kim izler?Kim ölçer biçer?

    Denizcilik müsteşarlığında toplantı oldu sarayburnu oltacılığa yasaklandı denildi,aslında toplantıda değil duyuru gibi ve tartışıldı bir çok tekne trafiği engelliyormuş.Bir yerde haklı değillermi?Biraz balıkçılık olsa binlerce tekne orada,balıkçı bilir kendini korur koca gemi geçiyor adam bakıyor.Yahu ne işin var geçimini sağlayanın yanında tut zıkkımlanacağını diyemezsin,neden sirkündeki adede uymadın soramazsın oysa koop,larda olsa denetleme balığı satamaz,adedi dışında tuttuysa çıkaramaz olacak.

    Vurun abalıya sonrasında yok trol çekiliyor,yok gırgır katlediyor,tamam bunlarda doğruda devede tek eğri balıkçımı?Tulina için D ruhsat veren,40 metre tekneyle algarnaya izin verenlerin hiçmi suçu yok?Kısaca aç kalan biz suçlanan biz olmayacak artık,aptal değiliz örgütlüyüz.
    Türkiye balıkçılarının en önemli sorunu, balıkçıların örgütlenememesidir.
    Bakın çook öncelerden açtığım bir konu başlığı
    http://www.balikcilar.net/showthread.php?t=6405

    Türkiye'de sadece balıkçıların değil birçok meslek kuruluşunun ortak bir masa etrafında buluşması gerekli . Çünkü balıkçılığın sorunsalı sadece tek bir sorundan kaynaklanmıyor.
    Bünyamin

  9. #9
    Balıkçı etki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Yaş
    36
    Mesajlar
    112
    Tecrübe Puanı
    32

    Standart

    ewet size katılıyom ama bazı kooperatiflerin digerleriyle cıkarları catısıyor bu yüzdende olmuyor

  10. #10
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.350
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    yapay resif örneğini İzmit körfezinde büyükşehir belediyesi, çimento fab., ve kocaeli sualtı sporları klübü müşterek bir çalışma ile sualtında içi boş betondan bloklarla doldurup resifler yapılacaktı fakat daha sonra sponsor olacak çimento fab. masraflar ağır olacak diye vaz geçti ve proje hayata geçmeden ölmüş oldu.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


Sayfa 1/3 123 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. "Yapay Resif"'lerimiz Hayırlı Olsun!
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 11
    Son Mesaj: 16.09.09, 00:53
  2. Balıkçılık Nedir?Amatör Deniz Balıkçılığı
    By Hıcaz in forum Balıkçılık Hakkında Genel Bilgiler
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 28.04.09, 11:08
  3. Yapay Yem Seçimi
    By oltacı tayfun in forum Balık Yemleri
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 29.03.09, 16:46
  4. Bazı ana yapay yem aileleri ve kullanım teknikleri
    By BEYAZ MARTI in forum Balık Yemleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 28.03.09, 21:09

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM