Sayfa 1/2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Yavru balık konusu

  1. #1
    greenpeace
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    183
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Yavru balık konusu

    merhabalar,

    Bu yalnızca lüfer için mi geçerli? Lüferin şansızlığı bir de yavrusunun ayrı bir yemek kültürü haline gelmiş olması. Bu konudaki çalışmalar gayet başarılı yerlere gidiyor, ama bu arada diğer balık türlerini de unutmamak gerek.
    Ticari türlerin pekçoğunda yavrusunun çok miktarda satıldığını biliyoruz. Tekir, barbunya, hatta orkinos gibi büyük balıklar da bile yavru gırla avlanıyor. Kılıç da zaten boy sınırı yok...
    Daha da kötüsü sirküler listesindeki diğer türlerin boyları da üreme boyları ve stok durumları gözönüne alınmadan verildiği için ciddi sorunlar var. Bununla ilgili olarak bazı hocalarımızla birlikte yeni bir öneri listesi hazırlamaya çalışıyoruz. Sizlerden de yorum gelirse seviniriz. Amaç, yasal listede, tıpkı lüferdeki gibi, neredeyse saçmalığa varan yanlışların düzeltilmesi için bilimsel bir temel öneri oluşturabilmek. Bunun üzerinden de her tür için stok durumunu da bakmak lazım tabi, ama zaten en önemli sorunlardan biri de stokları bilememiz. Ancak bu bilgiyi edinene dek, yasal avlanma boyları böyle kalamaz. O nedenle bilimsel üreme boylarına dayanarak, bilinen yaklaşık stok drumları da düşünülerek böyle yeni bir liste hazırlama çalışması var.

    Atlas dergisinin bu sayısında birkaç türü ele alan, tüketiciye yönelik hazırladığımız (o yüzden dili size basit görünebilir:) yeni balık boyları cetveli dağıtılacak. Ardından da su anda aslında yapım aşaması 8-9 kasımda bitecek olan ayrı bir internet sayfası olacak.
    Tabi ki buradaki önerilen ölçüler üzerinden farklı görüşler çıkacaktır, ama aslında her biri için de referans bilimsel çalışmalar mevcut. Sonuçta öncelikle yasal olanın bilimsel olana dayanması şart ki gerçek anlamda koruma sağlanabilsin. Tabi ki sadece balık boylarını değiştirdik diye düzelmeyecek işler ama bakış açısı doğru bir yaklaşıma dayanırsa umut var demektir...

    Tüketici cetveli için yorumlarınızı bekleriz.

    sevgiler,
    Banu
    Banu Dökmecibaşı

    www.greenpeace.org

  2. #2
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.957
    Tecrübe Puanı
    2444

    Standart

    İlk basta Balıkların bir kere yumurtasını dökmesine hak tanınmalı .
    Burda lüferin ,palamutun,istavritin,tekirin,kalkanın,kırlangıçın v.b türlerin üreme boylarını yeniden tespit yapılması gerekir acil olarak ....
    Tüketici cetveli için yorumum gezel bunu yaymak gerekir ....





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  3. #3
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Satanada ceza gelmedikçe bu sorunun çözümü zor,evet cetveller üreme boyları dikkate alınarak düzenlenmeli.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  4. #4
    greenpeace
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    183
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    elbette, ilk elden hale sokana, sonra pazarda satana denetim olmadıkça yani pazar bulundukça tek yerden çözüm zor, hatta mümkün değil. Bu nedenle dünyada da büyük süpermarket zincirlerinin bile yeni işletme politikalarına 'sürdürülebilir deniz ürünleri' kavramı sokulmaya çalışılıyor, açıkcası oldukça da olumlu ilerlemeler var..

    Şu an için henüz sirkülerdeki listede bulunan bütün türler için üreme boylarını tespit etmedik, ama verileri topluyorum. Ayrıca Balık araştırma grubu adı altında biraraya gelen uzmanlardan bu konuyu özellikle ele almalarını rica ettim, hatta bunu Mustafa Zengin hoca teklif etti. Bu cetveldeki ve cetvele koymadığımız (çok kafa karıştırmasın diye) diğer bazı türlere ait üreme boyları konusunda elde bilimsel veri var. Bu verilerin bir de stok durumuna göre yorumlanıp öyle yasal avlanma ölçülerini çıkarmak gerekiyor...
    sonra da bunları yasalaştırmak için uğraşmak tabi...

    banu
    Banu Dökmecibaşı

    www.greenpeace.org

  5. #5
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Stok tespitinin zorluklarını bilim insanlarımız öne sürünce doğal olarak Bakanlıktan beklentilerimizde olumsuz gelişiyor.Konuda burada sıkışıyor ve kimse sorumluluk almak istemiyor.Artık balıkçıda aklını başına alıp gerçekçi fikirler üretmeli,değilse sonumuz pekte hayırlı olmayacak.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  6. #6
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Teşebbüs güzel.

    İlk anda, pazarda en çok görülen balıklarla başlamak uygun olur.

    Mesela : Hamsi, istavrit, lüfer(çinekopla birlikte yazılıp ikisine de sözgelişi 20 Cm. denirse, ikisinin aynı balık olduğu vurgulanmış olur), palamut gibi.

    Diğer balıklar sırayla ve zamanla ele alınmalı.

    Örnek olarak, zaten hemen hemen hiç bulunmayan bir pisi için aceleye gerek yok derim.

    Bu cedveli (belki de kooperatifler kanalıyla) balıkçılara da dağıtmakta fayda olabilir. Hatta bunu Bakanlığın su ürünleri birimi dağıtsa bir anlamda zorlama veya hatırlatma da yapılmış olur.

    Ancak şu da unutulmamalı ki, maalesef en fazla zorlanması, dürtülmesi gerekenler, balıkçılardan ziyade onları kontrol etmekle ve balık stoklarını korumakla görevli olanlar.

    Sen kalk, görevlerinin en başına balık stoklarını korumak yaz, sonra da bütün bilimsel verilerin aksine, aklına estikçe balıkların avlanabilir asgari boylarını değiştir.

    Kontrol olmadıkça, yapılmış ve yapılacak bütün düzenlemeler, devlete saygılı olanların aleyhine işleyecek, saygısızlar ise daha rahat çalışma ve daha çok kazanma şansını yakalayacak, bu durum giderek, devlete saygıyı törpüleyecektir.

    Bendeniz, Bakanlığa yazdığım bir yazıda bunu belirttim ve denetleyemeyecekseniz hiç yasak koymayın, devletin itibarını da sıfıra indirmeyin mealinde fikrimi söyledim.

    Yine devam ederiz.

    Teşekkürler.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  7. #7
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.708
    Tecrübe Puanı
    237

    Standart

    Alıntı banu dokmecibasi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    elbette, ilk elden hale sokana, sonra pazarda satana denetim olmadıkça yani pazar bulundukça tek yerden çözüm zor, hatta mümkün değil. Bu nedenle dünyada da büyük süpermarket zincirlerinin bile yeni işletme politikalarına 'sürdürülebilir deniz ürünleri' kavramı sokulmaya çalışılıyor, açıkcası oldukça da olumlu ilerlemeler var..

    Şu an için henüz sirkülerdeki listede bulunan bütün türler için üreme boylarını tespit etmedik, ama verileri topluyorum. Ayrıca Balık araştırma grubu adı altında biraraya gelen uzmanlardan bu konuyu özellikle ele almalarını rica ettim, hatta bunu Mustafa Zengin hoca teklif etti. Bu cetveldeki ve cetvele koymadığımız (çok kafa karıştırmasın diye) diğer bazı türlere ait üreme boyları konusunda elde bilimsel veri var. Bu verilerin bir de stok durumuna göre yorumlanıp öyle yasal avlanma ölçülerini çıkarmak gerekiyor...
    sonra da bunları yasalaştırmak için uğraşmak tabi...

    banu
    Benim aklıma gelenler şunlar !!, bu çalışmalarda , yani yeni limitlerin belirlenmesi çalışmalarında , bulunacak bilim adamları grubunun , eski boy limitlerinin belirlenmesinde yer almamış , bilim adamlarımızdan oluşturulması gerektiğini düşünüyorum !! yoksa !! ''daha önceden bilinmiyormuydu ?? sorusu akla gelecektir !.
    Yanınızda onca bilim adamları varken , hala boy limitlerinin bilinemiyor diye ifade edilmesi ''tuhaf doğrusu !!!
    Çıkacak sonuçlara göre , ''üreme boy limitlerinin değiştirilmesi ve bunun yasallaştırılmasını , yeni çıkacak olan tebliğden öncemi düşünüyorsunuz ? , Şayet böyleyse !!, nasıl bir hukuki yol izleyeceksiniz ? bizlere bir bilgilendirme yapabilirmisiniz ?! , çalışmalarınız için sizlere teşekkür ederiz !...

  8. #8
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Yavru balıklar konusunda balıkların üreme boyunu belirlemek, sadece balığın üreme boyutunu bilmemizi sağlar.

    Diyelim ki almayalım ufak balığı kimse de satmasın dersek, o balıklar sadece tezgahlarda gözükmez. Ya denize dökülür ya da yem fabrikalarına kum parasına satılır. Sonuç olarak yavru balığı almamak, balığın denizden üreme boyutunun altında çekilmesine engel değildir. Yapılan avcılığın niteliği ve balıkların göç zamanları, balıklarda beslenme zincirleri vb özellikler göz önüne alınarak her denize ve koordinatlara göre daha hassas avlanma stratejileri belirlenmelidir.

    Üreme boyunun altında balık yakalamak kaçınılamaz bir durumdur. Ancak üreme boyunun altında yakalanan balık miktarı önemli ölçüde azaltılabilir.

    Öncelikle denizlerimizde kullanılan avlanma araçlarının (ağların göz açıklığı ve derinliği) ve denizlerde toplam olarak balık tutan teknelerin yaptığı avların genel boyutu üzerinde durursak daha kestirme bir sonuca ulaşılabileceğimizi düşünüyorum.

    Özellikle Nisan aylarında Marmara’da gırgırlar tarafından yakalanan istavritlerin %90 ı Pazar boyutunda olmadığı için denize dökülmüş ve bunun sonucunda denizde bir dönem istavrit kıtlığı yaşanmıştır.

    Denizde avlanırken halihazırda bulunan balık türüne göre kullanılan ağ türünü nasıl denetleyeceksiniz?

    Denizde serbest halde dolanan balıklar içerisinde hangi ağ yapısına göre istenen balıkları istenen boy aralığında çekeceksiniz.?
    Örneğin;
    İstavrit Çinekop besin zincirinde özellikle sonbahar ve kış aylarında Çinekopun Marmara’ya dolduğu dönemlerde istavrit yakalamak için kullandığınız ağlara bir sürü çinekop takılması muhtemel olacaktır. İstavritin üreme boyu 13 cm, lüferin 25 cm nasıl olacak bu iş. istavrit tutalım diyeceksiniz ancak çinekop gelmesin deme şansımız var mı?

    Teorik olarak;
    Mesela Marmara için düşünürsek;
    Marmara’nın Kuzey kısmında
    Lüferin Marmara’ya yığılma gösterdiği eylül ayı sonundan Aralık ayının 15. gününe kadar hamsi gırgır ağları, Marmara’nın Kuzey kısmında kullanılmasın.

    Su ısısının giderek düşmesiyle daha güneye göçeden çinekopların avlanmaması için de
    Marmara’nın güney kısmında
    Aralığın 15. gününden av yasağına kadar olan sürede hamsi gırgır ağları kullanılmasın.

    Her denizde avlanan tekne boyuna ve avlanacak balığın türüne göre yıllık kota miktarları belirlenmeli en azından hangi balıktan yıllık ne kadar avlanabileceği planlanmış olur. Stoklar ölçümlenemiyorsa bile yapılan avcılık ölçümlenebilir.

    Tabi şimdi pratikte bakıyoruz ki, lüferin geçiş döneminde Boğaz’da balığı çeviriyorlar. Yasal olarak da balığın Boğaz’da çevrilmesi konusunda da bir yasak söz konusu değil ise yukarıda yazdıklarım biraz beyhude gibi olsa da sonuçta bu işin içinde balıkçının bulunduğu zorlu durumlardan balığın para etmemesine neden olan kabzımal sistemine kadar bir sürü sorunlar yumağının kompleks bir etkisi var.
    Yalnız merak ettiğim konu sürekli zarar içinde olan balıkçının neden aynı işi devam ettirdiği konusu???? Borcunu; kazanmadığı bir sektörle daha fazla borçlanarak devam ettirerek neyi kurtaracak burası da karmaşık bir durum.

    Ancak ne kadar beyhude olsa da fikir geliştirmek, geliştirmemekten her zaman daha iyidir.
    Bünyamin

  9. #9
    dkoryurek dkoryurek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    2.398
    Tecrübe Puanı
    548

    Standart

    aslına bakarsanız ne "İstanbul Lüfer'e Hasret Kalmasın!" kampanyası ve ne de "Küçük Balık Yoksa Büyük Balık da Yok" kampanyası bir çözüm önermek durumunda değil!

    gerek Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar hareketi ve gerekse de Greenpeace, birer STK olarak görevlerini yerine getiriyor ve "bir sorun" olduğuna dikkat çekiyorlar. birbiriyle paralel gitmesi için gayret göstereceğimiz bu iki kampanya her geçen gün denize dair daha fazla konuşulmasını, sürdürülebilir balıkçılığın sokaktaki vatandaşın gündemine girmesini sağlayacak.

    bizim görevimiz de orada bitecek, aslında. daha fazlasını yaparsak meydan boş olduğu, kimse çözümü sırtlanmadığı için olur, zira çözümü önermek ve zorlamak aslen balıkçının işi!

    baksanıza, imkan da var: kooperatiflerden, birliklere her türlü yapılanmasını tamamlamış, bürokrasiyle ilişkileri yasal çerçevede kurulu, dolayısıyla da siyasi iradeye taleplerini iletecek olan balıkçının kendisi.

    ama gelin görün ki balıkçı Bakanlık'ın gündemine hamsi kotası nasıl yükseltilir meselesiyle girmek üzere! bana şimdi herkes laf yetiştirecek, eminim. öyle değil böyle, diye. ama gün gibi ortada: deniz bitti bitiyor ve bu kadar STK desteğine rağmen ne Boğaz'ların gırgıra kapatılmasına ilişkin ve ne de kotalara bir talebinize doğru düzgün cevap alamadınız!

    dolayısıyla hadi, diyorum.

    forumda SF, FSD ne yapıyor, GP ne yapmalı tartışmak yerine, sizler ne yapacaksınız onu biraz tartışsak..

    hürmetle,
    D.

  10. #10
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    17
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    Bu işte yanlızca yakalanan yada satılan balıklara ceza ile olmaz kanısındayım..Ekipler gerekirse hergün balıkçı barınaklarını kontrol etmeli kayığın kıçında ufak gözlü ağlar var ise o kayığı bağlamalı sahibinede caydırıcı cezalar verilmeli,gerekirse limana her giren çıkan tekne aranmalı usulsüz avlananlara buna teşebbüs bile edemeyecekleri ağırlıkta cezalar verilmeli..Geçenlerde burda bir haber yayınlanmıştı bilmem kaç ton ufak balığa el kondu şeklinde,sonuçta gidenler geri gelmedi öldürülmüş küçük balıklara el konmakla doğanın dengesi yerine oturmadı,oysa o ağlar denize inmeden cezalandırılsaydı sonuç çok daha farklı olurdu..Çok acımasız gibi görünebilir ama sonuçta "Nus ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir".Elinden ekmek teknesi alınanları görenler limitlerden ufak balıkları avlasınlarda görelim..

Sayfa 1/2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 8
    Son Mesaj: 03.03.15, 07:58
  2. Balıkçılık (Bulmaca) Sözlüğü
    By Burhan Reis in forum Balıkçılık Hakkında Genel Bilgiler
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 30.09.10, 23:34
  3. 22-9-2010İstanbul balık hali fiyatları
    By aFaLa in forum Günlük Balık Hal Fiyatlari
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 22.09.10, 19:15
  4. Devletlerarası Hukukta Balıkçılık
    By Burhan Reis in forum KANUNLAR
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01.07.10, 10:11
  5. Denizcilik bakanlığı için kampanya başlatalım...
    By sondakika1 in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 47
    Son Mesaj: 14.04.10, 06:01

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM