5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Yırtıcı balıkla denizleri aştı

  1. #1
    __BALIKCI FORuM__ kenane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2.419
    Tecrübe Puanı
    352

    Icon10 Yırtıcı balıkla denizleri aştı

    Yırtıcı balıkla denizleri aştı Elif DEMİRCİİZMİR, (DHA)



    AKUVATUR Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tuncer, sekiz yıl önce Türkiye'de ilk kez sinarit yetiştiriciliğine başladı. Tuncer, yılda 150 ton üretim yapıyor.
    Yunanistan, İtalya, İsviçre ve Fransa'ya ihraç ettiği sinaritin yemini de kendi hazırlıyor.

    Haluk Tuncer'in deniz sevgisi, Kaptan Cousteau'nun kitap ve filmleriyle aşka dönüştü ve 20 yıl önce meslek edindi. ODTÜ makine mühendisliği eğitimini bırakıp, Ege Üniversitesi'nde okyanus bilimi okuyan ardından ABD'de kültür balıkçılığı üzerine master ve doktora yapan Tuncer, ilk tesisini Adana'da açtı çipura ve levrek yetiştirdi. Ancak sıçramayı İzmir Karaburun'da açtığı tesisle yaptı. Tuncer, 80 metre taban derinliği olan yerde kurduğu 70 kafeste yılda 550 ton balık yetiştiriyor. Kapasitesi yılda 2 bin ton olan tesiste ilk kez 8 yıl önce sinarit üretmeye başladı.

    Sait Faik'in 'Sinarit Baba'sına adını veren denizlerin yırtıcı balığını yetiştirmek kolay olmadı. Önce denizden anaçları toplandı, onlar belli bir boya getirildi, bu balığın sırları keşfedildi. Tuncer, balığın büyümesi için gereken yemi de kendi üretti. Şimdi Yunanistan, İtalya, İsviçre ve Fransa'ya sinarit ihraç ediyor.

    Torbalı'da balık aşhanesi kurup, aşçıbaşılığını yapan Tuncer, şunları söyledi: "Sinariti ilk kez yetiştirildiği için yeminin bir formülü yoktu. Reçeteyi ben hazırladım. Tamamen doğal ürünler kullandım. Yemin içine balık unu, balık yağı, birbirine tutturmak için bir miktar un, sardalya, eti sert olduğu için tercih edilmeyen eşek kalamarı koydum. Sinaritin doğal beslenmeyle bulamayacağı besinleri ona sunduk ve ortaya çok lezzetli bir balık çıktı. İlk yıl üretim 11 tondu, şu anda 150 ton." Haluk Tuncer, yetiştirdiği sinaritin ihracatı için Karaburun'un Parlak Köyü'nde 10 kadının çalıştığı paketleme tesisi kurdu. Her biri etiketlenen sinaritler, burada paketlere istiflenerek, kamyonlarla Yunanistan'a yola çıkıyor. Balıkların yarısı Selanik'teki tezgahlarda satışa sunulurken diğer yarışı Atina üzerinden İtalya, Fransa ve İsviçre'ye gidiyor. (Doğan Haber Ajansı)
    .



    "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

    Kenan Haydan
    (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
    YENİKÖY-İSTANBUL

    http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif


  2. #2
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    272
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Tebrik etmek lazım. Ancak denizi kirletmemek şartıyla.
    Baba Yalçın

  3. #3
    % 10O Lazoğli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1.275
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    En azından döviz getiriyor üretim yapıyor acaba palaz salınıyormu doğaya

    ve salınma boyunda fiyatı ne


    34 D 1316

    BAKIRKÖY/İSTANBUL


    KİM NE YAPARSA KENDİNE YAPAR

  4. #4
    Balıkçı Adayı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    169
    Tecrübe Puanı
    27

    Standart

    İzmirin en güzel, en bakir koyuna kurdular çiftliği mahvettiler. Karaburunun yerlileri isyanda haklı olarak.

  5. #5
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    272
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Avustralya'daki gibi karada olacak arıtmalarını yapmak kaydıyla. Adamların etrafı okyanus'ken niye karada yapıyor, Dünya'da balık çiftliğinde bir numaraya soyunan Çin denizlerini avcuna aldı ÖTRİFİKASYONDAN dolayı, önünde canlı örnek var, lafı uzatmaya gerek yok bunu en iyi kim anlar, dalan kişi bunu hemen anlar (hatta dalmasınada gerek yok suyun üstünden 200m uçurumun tepesinden bile baksa balık çiftliğinin denizin berraklığına ne yaptığını görür, dibi görünen yerde ) Bunu en iyi anlıyacağınız yer BODRUM'DUR, resmen canım koyların ırzına geçmişler (geçmiş zaman, yerleşimde ayrı bir sorun) hiç birşey yapmanıza gerek yok, çünkü sonucu görsel. Bizde kontrole giden milletvekilleri ne yaptı! Grantuvalet teftişe gitti arabanın bagajını balıkla doldurup döndü (basından) tepki görüncede bilmem nereye bağışladı. Halbuki ne yapması lazım, elbette grantuvalet gidebilirsin (konuya vakıf olsa suyun üstünden baktımı hemen anlar) hadi okadar olmasın, Palet, Gözlük, Şnorkel dalarsın, kafanı suya sokup yanlamasına ileriye bakarsın nekadar mesafeyi net görüyorsun 1 metremi, 3-4 metremi, birde 2-3 mil uzakta 2-3 değişik noktada dalar bakarsın görüş 20-25 metremi, bukadar bariz fark oluşuyor, bunlardan biriside (geçmiş zaman gözlemime göre, gece arıtılmamış sularını basan otelleri saymassak) Didim Akbük Körfezi'ydi. İşte böyle ! Birde akılara ziyan bir durum var, sitede boyuna deniz kirlendi balık ondan yok, yada tohum tutmuyor (50 yıllık ciklet var, önce günah çıkartacaklar) bir böyle söylem varken, diğer tarafdada balık yetştiricem diye deniz suyu kirletiliyor ayvayı yiyor. İkisinin benzer ortak noktası döviz muhabbeti, sonuç denizler açısından (Rahmetli Sakıp Ağanın dediği gibi) Hislon marka kol saati. Diğer bir hususda, usta gemici kağıdın + 5 Stwc niz var, bunlar için 3 er günden 15 gün kurs göreceksin, yeme içme, kurs ücreti, yol parası, 500TL, 50-60 gün zaman, işinden kalmışsın o ayrı (etinden, yağından, sütünden, tüyünden, postundan) cebinden para verip gittiğin kursta sana devletin diyecekki ben 1982 yılında (yanlış hatırlamıyorsam) MARPOL-73-78 Sözleşmesine imza attım, orda derki senin denizlerin iç deniz statüsünde; nereleri ! Baltık Denizi, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Akdeniz (Suyolu açık olduğu için Ege, Marmara, Akdeniz diye geçer) Karadeniz, ÖZELLİKLİ DUYARLI DENİZ ALANLARIDIR der ve orda balık çiftlikleri kirletici unsurdur der sonra git Ege'nin canım koylarını balık çiftlikleriyle perişan et olacak işmi bu, bana parayla kurs veriyorsun, burda bu olmaz, ÖZELLİKLİ DUYARLI DENİZ ALANLARINI KİRLETİR DİYORSUN, hangisi doğru kirlettiği doğru, caanım Ege'nin koylarının ırzına geçilmesi yanlış. Devenin kamburu misali bizim hangi işimiz doğruki !Bu doğru olsun. Saygılar.
    Baba Yalçın

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM