8 sonuçtan 1 ile 8 arasi

Konu: Kanal İstanbul izleyin.

  1. #1
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yas
    57
    Mesajlar
    13.040
    Tecrübe Puani
    2454

    Standart Kanal İstanbul izleyin.

    Kanal İstanbul projesini İstanbullulara soruyoruz.����Marmara ve Karadeniz'de balık ve balıkçılık yok olacak.
    ��Doğal denge bozulacak.
    ��Deniz canlılarının üreme alanları yok olacak.
    ��Marmara, bir zamanlar kokan Haliç'e dönecek.


    RESME DOKUNUN VİDEOYU İZLEYİN






    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  2. #2
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    51
    Tecrübe Puani
    21

    Standart Cevap: Kanal İstanbul izleyin.

    Acaba hakkaten balığa balıkçılığa ne etkisi olacaktır?
    Bilimcilerden pek bir ses çıkmıyor hayret.

  3. #3
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    51
    Tecrübe Puani
    21

  4. #4
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yas
    54
    Mesajlar
    2.697
    Tecrübe Puani
    0

    Standart Cevap: Kanal İstanbul izleyin.

    Kanalın Karadeniz karası veya Bilimle aldatmak..!

    13 Ocak 2020, 13:27
    Hatırlatınca anımsayacaksınız. Kanal İstanbul, daha doğru bir Türkçe ile İstanbul Kanalı, yakın çevrenin ilk akla zarar projesi değil. Bu da dâhil tam dört adet akla zarar projemiz mevcut İstanbul’un yakın coğrafyasında...







    Kanalın Karadeniz karası veya Bilimle aldatmak..!

    (ya da çılgın projelerle ilgili kafama takılanlar)



    Hatırlatınca anımsayacaksınız. Kanal İstanbul, daha doğru bir Türkçe ile İstanbul Kanalı, yakın çevrenin ilk akla zarar projesi değil. Bu da dâhil tam dört adet akla zarar projemiz mevcut İstanbul’un yakın coğrafyasında.

    Hem de tümü, başında kim gözükürse gözüksün, aynı ekip tarafından tasarlanmış, yürütülmüş akla zarar projeler.

    Kimler derseniz, şimdi İstanbul Kanalı bağlamında en çok sesi çıkan, saçma savlar ile bir anlamda geçen zaman içersinde akla evvel projelerdeki su üstüne çıkan foyalarını örtmeye çalışanlar diyebilirim.

    Hani kedinin pisliğini örtmesi misali, pislik hep ordadır da gizlidir, kimsenin görmeyeceği umulur gömdüğünü sananca, işte aynen bu misal.

    Hem de en çirkini, bilimi buna alet ederek.



    Akla zarar projelerin ilki İstanbul Kanalizasyon Projesi Revizyonu’dur. Karadeniz’den çıkan katavaşya lüferine yol gösteren Akdeniz kökenli alt akıntıyı konveyör olarak kullanıp, İstanbul’un tüm arıtılmamış pisliğini Karadeniz’in derinliklerine yollama projesi.

    Bizim kedilerin o zamanki savı; Akdeniz’den gelen suyun dere gibi Karadeniz’e aktığı, hatta Boğaziçi’nin önünde bir ODTÜ kanyonu (!) oluşturduğu noktasına kadar uzanıyordu.

    Ne oldu? Yerli balıklar toplu ölümler sonucu yok olup, göçer balıklar gelmez oldular.

    Örnek; Akdeniz kökenli su koridorunun yol gösterdiği Lüferi bu yüzden, bunlar yüzünden, yiyemiyoruz.

    Kara midye pil gibi.

    En büyük su ürünleri ihraç kalemlerimizden biri olan beyaz kum midyesi (cik-cik) avcılığı yasak Marmara Denizi’nden. Akıl almayacak stoklara rağmen, zehirli olduğundan, bunlar yüzünden.

    Bunlar yüzünden bulanık bu Marmara.

    Oluşumundan beri dengede, nadide bir deniz özellikleri taşıyan Marmara Denizi su kütleleri 1989 den beri hastalıklı, bunlar yüzünden.

    Bunlar yüzünden, oksijeni eksik, nefesi kesik Marmara.

    Aldattılar, aldanıldı, aldatmaya devam ediyorlar…



    İkinci akla zarar proje Marmaray, İstanbul Kanalizasyon Projesi iller bankası raporunda açıkça “Kanalizasyon projesi revize öncesi proje uygulanmadan Boğaziçi’ne herhangi bir tüp geçit yapmak, balıkçılığın sonunu getirir” ibaresi bulunmasına rağmen, “bilimin” desteği ile uygulanan proje ve yine aynı kediler.

    Jeolojik yapısı, özellikle sedimantolojik çalışmalar mı garipti acaba? O yüzden mi Japon mühendis işi terk edip gitti?

    Deniz dibinden çıkan hafriyat Çınarcık Çukuru’na, hem de Marmara Denizi’nin en derin yerine nasıl döküldü? Hangi üniversitenin hangi bölümünün “bilim insanlarının” raporu uyarınca?

    Bu rapor ile dökülen hafriyatın su kolonunda dibe doğru kat ettiği yol uzun olunca, ufak parçacıklar Çanakkale Boğazını geçip Bozcaada önlerine kadar bulanıklık oluşturmadılar mı?

    Dökülen hafriyattaki besleyici materyal bu bulanıklıkla dağılmadı mı Marmara Denizi geneline?

    Sonunda beklenen olup SALYA oluşmadı mı bunlar yüzünden? Balıkçılığı kökünden tırpanlayan?

    İnşaatı balık göçlerini engellemedi mi senelerce? Bu gün akustik bir çalışma var mı, deniz canlıları ile etkileşimi konusunda? Tabii geriye bir şey kaldıysa!

    Deniz içindeki bu akustik olgunun veya yapısından dolayı değişen Boğaziçi akıntı rejiminin etkisini sorgulayan var mı acaba?

    Ya da söylenen 15 derecelik açı farkını yapının iki ucu arasında?

    Oldubitti, üzerleri örtüldü!

    Birbirlerine etkisi bile sorgulanmadan.

    Sorgulansa, ayıp ortaya çıkacağından!

    Palamut niye ortada yok sanıyorsunuz?



    Üçüncüsü daha da akla zarar, dünyanın en kirli akarsuyunun kirletici unsurlarını kolektörler ile toplayıp Derin Deniz Deşarjı adı altında Marmara Denizi’ne basmak.

    Ergene Derin Deniz Deşarjı.

    Nasıl olsa millet uyanmamıştı geçen zamana rağmen kuzey ve güney Haliç kolektörleri ile Haliç’in pisliğini toplayıp Yenikapı açıklarından Marmara Denizine basıp alt akıntı ile Karadeniz’e ulaştırma yalanına.

    Kimse okumamıştı veya hatırlamıyordu Yenikapı deşarjının fiilen başladığı günün ertesinde 07.10.1989 tarihinden başlamak üzere tüm gazetelerin manşetlerini!

    Marmara Denizi’nde yaşanan katliamı!

    Kimsenin bakacağı da yok zaten gazete arşivlerinden geçmişte yaşananlara.

    Örnek ortadaydı, geçmişte yapılmış yutturulmuştu, yeniden denenebilirdi!

    Yine aynı ekip, rahmetli Fikret Kızılok’un “Demirbaş” şarkısı misali. Sanki Elazığ’dan söyleniyor da Boğaziçi’nde duyulamıyor gibi!

    Arsenik – siyanür tuzlarını “sofra tuzu diye”, bulanıklığı “renk” diye servis etmediler mi önümüze yine “bilimin” desteği ile?

    Her seferinde bir önceki projeyi gömmediler mi kumun altına, kümülatif etkisi ve yeni akla zarar projeler ile etkileşimi “amman sorgulanmasın” diye?

    Her proje sanki tek ve ilk projeymiş gibi sunulmadı mı bize?

    Pislik boyu geçtiğinden Marmara genelinde, bir bahane oluşturuldu “dış kaynaklı”.

    Yine aynı “bilim insanları” fetva vermediler mi “Marmara’yı Tuna kirletiyor” diye!

    Oysa günümüzde, bu projelerin hayata geçirilip uygulanması veya bu girişimlere körü körüne karşı çıkılıp çıkılmamış olması değil, milyarlarca dolarlık iç ve dış kaynaklı finansmanı gerektiren bu projelerin sorunlara gerçekçi bir çözüm getirip, getirememiş olduğu nedense hiç sorgulanmadı, niye?

    Bu da esasında bir kümülatif etki değil midir?

    Bilim ile aldatmanın en verimli ortamı.

    Kurbağanın yavaşça ısıtılan tencerede umarsızca kaynaması misali!



    Şimdi yine “çılgın” sıfatlı bir akla zarar proje önümüzde. Yine aynı ekip, aynı terane!

    Uçuşan argümanlar!

    Soran olmayacak mı İstanbul Kanalı’nın, akla zarar İstanbul Kanalizasyon Projesi ile nasıl etkileşeceğini? Bu akla zarar İstanbul Kanalizasyon Projesi’nin zaman içersinde Marmara Denizi’nin çevresindeki tüm yerleşimlerde (geçtim tüm yurt genelinde) yaygınlaştığı gerçeğinden hareketle, diğerleri ile nasıl etkileşeceğini soran olmayacak mı yine?

    Sorgulayan olmayacak mı, kanalın debisinden daha fazla arıtılmamış atıksu Marmara Denizi genelinde Derin Deniz Deşarjı adı altında denize basılırken, havuz problemi ile uğraşanları?

    Ayıp örtmeye çalışanları?

    Karadeniz kendi çalışmalarına göre de Marmara Denizi’nden daha temiz çıkarken, Karadeniz Marmara Denizi’ni kirletiyor-kirletecek diye kara çalanları?

    Aşırı kirlenme, aşırı avcılık ortadayken su ürünleri istihsali düşmesinin başka sebeplere bağlanmasını, dört senede bir tebliğ yayınlanan bir ülkede kimse sorgulamayacak yine herhalde?

    Düşünmeden edemiyorum; kanal yapıldığında Beşiktaş’tan Tekirdağ’a gittiğimde kıta aşmış mı olacağım veya Tekirdağ’dan Beykoz’a!

    Mesela bu gün Büyükada’dan Bostancı’ya veya Eminönü’ne geçen biri kıta geçmiş mi sayılıyor?

    Tarihi yarımada ne olacak, ada olarak mı anılacak?

    Avrasya koşusunu nereden nereye koşacağız Kanal yapıldığında?

    Trakya karpuz gibi yarıldığında savaş tanrısı Ares ve soğuk kuzey rüzgârları tanrısı Boraeus ne diyecekler bu işe acaba?

    Soğuklar Balkanlar’dan nereye kadar gelebilecek biz kışı beklerken Boğaziçi’nde?

    Yoksa gerçek Trakya’lı Baküs’ün (Dionisos) ayağını Boğaziçi’nden kesmek midir amacı bu kanalın?

    Marmara’nın balıkları ne oldu? 124 ticari tür kayboldu akla zarar projeler sonucu, “bunu itiraf edememek ne kadar erkekliğe sığar?” diye sormazlar mı ağırlığını bilmeden gazı ipe dizenlere?

    Ya hâlâ uydu görüntülerinden Tarot falı bakanlar? Hem de Marmara mahvedilirken türlü türlü deşarjlarla!



    Velhasıl; Aslında ortalıkta tartıştırılan ve sonuçta çok çelişkili gibi beliren görüşler, yalnızca konunun yanlış ortamlarda, yanlış kimselerce tartışılarak konuya çare aranmasından kaynaklanıyor gibi gözükmektedir.

    Son günlerde ortaya çıkan eski ve başarılı yöntem, yani karşıt görüşlülerin yumurta gibi tokuşturulmaları oyunu, bu kere de birbiri ile taban tabana zıt görüşlerin ortaya çıkmasına, tokuşturucuların bunlardan en işe yarayanı derlemelerine olanak sağlamıştır.

    Marmara Denizine İstanbul’un kanalizasyonları enjekte edilirken bunun hiç bir etkisinin olmayacağı, bu denizin eskisinden de mavi olacağını ileri süren gedikli optimistler ve hatta nükleer radyasyonun zarar yerine yarar bile sağlayabileceğine dair raporlara da imza koyanlar, ünlü şairin "döner dünya o dönmez, mutidir inadında" mısrası ile tanımlanabileceği gibi, hâlâ tutarlı bir davranış örneği sergilemektedirler.

    Savlarının tutarlılığı Marmara’nın bu günkü durumundan bellidir!

    Üçüncü defa fatura birilerine kesilecektir. Daha önce olduğu gibi, aynı senaryo uyarınca aynı aktörlerce, fare ısırığı misali üfleye üfleye…

    Politika satrancı, geçmişi bilmeyenlere, ders almayanlara…

    Bilim ile aldatarak…

    Ya ben!

    Ben ne yazık ki bu günlerde tarifsiz bir üzüntüyle ve hayretle Marmara’nın “sırma saçlı, badem gözlü” methiyelerini izliyorum! Sonunu bildiğim bir film gibi…

    Ya siz, sizler?



    M. Levent Artüz

    İstanbul, 13. 01. 2020
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  5. #5
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yas
    54
    Mesajlar
    2.697
    Tecrübe Puani
    0

    Standart Cevap: Kanal İstanbul izleyin.

    Çok enteresan bir süreç yaşıyoruz !!? KANAL İSTANBUL PROJESİ yapılırsa BALIK ve AVCILIĞI = BALIKÇI nasıl etkilenir !?

    Balıkçılık adına olumlu olumsuz her türlü yapılaşmanın altında olan ELİT ve SEÇİLMİŞ BİLİM İNSANLARIMIZ NEREDELER !? Hani AKİL DANIŞMANLAR ve DANIŞMA KURULU var diyorlardı ya : bu konuda hiç sesleri çıkmıyor !? hertaşın altından çıkan kutupları bile gezen sözde bilim adamımız BAYRAM ÖZTÜRK kanal istanbul için neler diyor acaba !?

    Birde balıkçının sözde BİRLİK dediği STK sı var SÜRKOOP - DEMBİR hiçbir fikrinizi duymadık ve okuyamadık !? İSTANBUL - TEKİRDAĞ - Ç.KALE - İZMİT - BANDIRMA marmara denizinde olan birliklerinix değilmi !? neden susuyorsunuz !
    ?

    BİR KONUDA SUSMAK da KABUL ETMEK ANLAMINA GELİYOR. YOKSA SİZLER SUSMA HAKKINIZIMI KULLANIYORSUNUZ


    Sn cemal SAYDAM hocayı dinleyiniz.
    RESİME TIKLAYIN VİDOYU İZLEYİNİZ
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  6. #6
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    51
    Tecrübe Puani
    21

    Standart Cevap: Kanal İstanbul izleyin.

    Kanal İstanbul balık göçünü çoğaltacak

    Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Seyhan, Karadeniz ile Marmara arasında yapılması öngörülen ''Kanal İstanbul''un her iki deniz arasındaki balık göçlerini kolaylaştıracağını söyledi.
    Kanal İstanbul balık göçlerini kolaylaştıracak

    Kadir Seyhan, yaptığı açıklamada, İstanbul'da, Karadeniz ile Marmara arasında açılması öngörülen 45-50 kilometre uzunluğunda, 25 metre derinliğinde, 150 metre genişliğindeki ''Kanal İstanbul'' projesini bir deniz bilimci olarak özellikle balık göçleri açısından olumlu bulduğunu belirtti.

    İki deniz arasındaki balık göçlerin başka yol olmaması nedeniyle İstanbul Boğazı'ndan gerçekleştiğini, boğazdaki başta yoğun deniz trafiği olmak üzere çeşitli etkenlerin balık göçlerini olumsuz etkilediğini ifade eden Seyhan, ''Kanal İstanbul ile Marmara'dan Karadeniz'e ikinci bir yol açılacak, böylece İstanbul Boğazı'ndaki deniz trafiği de hafifleyecek, böylece balık göçleri de kolaylaşacak'' dedi.

    -HAMSİ DE ''KEYİFLİ YOLCULUK'' YAPABİLECEK-

    İklim değişikliğinin de balık göçlerini etkilediğini, özellikle hamsinin Karadeniz'e, Anadolu kıyılarına kışlamak için geldiğini belirten Seyhan, ''Kanal İstanbul tabii ki hamsi göçü açısından da olumlu bir gelişme. Çünkü kanal, hamsiye de diğer balıklar gibi ikinci bir yol olacak. İklimsel etkilerle su sıcaklıkları ve diğer etkenler değişmediği müddetçe balıkların bu göçü sürecek'' şeklinde konuştu.

    İstanbul Boğazı'nda çift yönlü su akıntısı olduğunu anımsatan Seyhan, ''Kanal İstanbul''daki akıntı rejiminin ise tek yönlü olacağını düşündüğünü söyledi.

    -HAMSİ DE ''KEYİFLİ YOLCULUK'' YAPABİLECEK-

    İklim değişikliğinin de balık göçlerini etkilediğini, özellikle hamsinin Karadeniz'e, Anadolu kıyılarına kışlamak için geldiğini belirten Seyhan, ''Kanal İstanbul tabii ki hamsi göçü açısından da olumlu bir gelişme. Çünkü kanal, hamsiye de diğer balıklar gibi ikinci bir yol olacak. İklimsel etkilerle su sıcaklıkları ve diğer etkenler değişmediği müddetçe balıkların bu göçü sürecek'' şeklinde konuştu.

    İstanbul Boğazı'nda çift yönlü su akıntısı olduğunu anımsatan Seyhan, ''Kanal İstanbul''daki akıntı rejiminin ise tek yönlü olacağını düşündüğünü söyledi.

    -''BALIKLAR KANALDAN GEÇMESE BİLE BOĞAZDAN RAHAT GEÇER''-

    Bu nedenle gemilerin geçeceği 25 metre derinlikteki Kanal İstanbul'u, göç eden balıkların kullanmayabileceğini ifade eden Mutlu, ''Tanker ve gemiler kanaldan geçeceği için balıkların daha az geminin seyir ettiği İstanbul Boğazı'ndan geçişi rahat olur. Böylece Karadeniz'e daha fazla balık göç edebilir. Belki de göçler daha çabuk olur ya da boğazda azalan gemi trafiği sayesinde balıklar Karadeniz'e göç yolunda başka yönlere sapmaz, hatta geriye dönmez'' dedi.

    www.DenizHaber.Com.tr

  7. #7
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanici Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yas
    54
    Mesajlar
    2.697
    Tecrübe Puani
    0

    Standart Cevap: Kanal İstanbul izleyin.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Seyhan,

    Aklımızla dalgamı geçiyorsunuz !!

    -HAMSİ DE ''KEYİFLİ YOLCULUK'' YAPABİLECEK-

    İklim değişikliğinin de balık göçlerini etkilediğini, özellikle hamsinin Karadeniz'e, Anadolu kıyılarına kışlamak için geldiğini belirten Seyhan, ''Kanal İstanbul tabii ki hamsi göçü açısından da olumlu bir gelişme. Çünkü kanal, hamsiye de diğer balıklar gibi ikinci bir yol olacak. İklimsel etkilerle su sıcaklıkları ve diğer etkenler değişmediği müddetçe balıkların bu göçü sürecek'' şeklinde konuştu.
    İstanbul Boğazı'nda çift yönlü su akıntısı olduğunu anımsatan Seyhan, ''Kanal İstanbul''daki akıntı rejiminin ise tek yönlü olacağını düşündüğünü söyledi.
    -''BALIKLAR KANALDAN GEÇMESE BİLE BOĞAZDAN RAHAT GEÇER''-

    Bu nedenle gemilerin geçeceği 25 metre derinlikteki Kanal İstanbul'u, göç eden balıkların kullanmayabileceğini ifade eden Mutlu, ''Tanker ve gemiler kanaldan geçeceği için balıkların daha az geminin seyir ettiği İstanbul Boğazı'ndan geçişi rahat olur. Böylece Karadeniz'e daha fazla balık göç edebilir. Belki de göçler daha çabuk olur ya da boğazda azalan gemi trafiği sayesinde balıklar Karadeniz'e göç yolunda başka yönlere sapmaz, hatta geriye dönmez'' dedi.
    İstanbul Boğazı'nda çift yönlü su akıntısı olduğunu anımsatan Seyhan, ''Kanal İstanbul''daki akıntı rejiminin ise tek yönlü olacağını düşündüğünü söyledi.

    Kanalda tek yön akıntı olacaksa Boğazda ki çift yön akıntı devam edecekmi ?
    Akıntı tek yöne dönecek !? Bu bile tüm balık göçünü bitirecek unsur değilmidir '_? Kanala girmeyecek ; ..........................

    Hoca bu sözlerin MECBURİYETTEN SÖYLENMİŞ GİBİ !!_? birileri emir verdi sende ortaya karışık lafları dizdin gibi ...!?
    Konu cumhur gezen tarafindan (09.02.20 Saat 02:18 ) degistirilmistir.
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  8. #8
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    51
    Tecrübe Puani
    21

    Standart Cevap: Kanal İstanbul izleyin.

    Prof. Dr. Cemal Saydam: Kanal
    İstanbul 'erkekliği' öldürür


    Kanal İstanbul Çalıştayı'nda konuşan Prof. Dr. Cemal Saydam, Kanal İstanbul etkileriyle Marmara denizinde biriken hidrojen süllfürün çürük yumurta kokusu ortaya çıkaracağını gerekçesiyle erkek üreme sistemine kalıtımsal bir şekilde %25-30 oranında olumsuz olarak etkileyeceğini belirtti.
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) düzenlediği 'Kanal İstanbul Çalıştayı'nda, farklı disiplinlerden bilim insanları, hukukçular ve finans uzmanlar Kanal İstanbul'un yaratacağı etkileri anlattı.
    Kanal İstanbul'un getirisiyle Marmara Denizi'ne 2 kilometrekarelik ilave akıntı birikeceğini belirten Cemal Saydam, "Marmara hali hazırda 2,2 kilometrekare İstanbul yükü ile 'öldüm, öleceğim' diyor. Bir de Ergene Nehri yükünü buraya akıtacaklar. Marmara Denizi bu ilave 2 kilometrekare yükü kaldıramaz" dedi.
    Saydam, bu etkinin sonuçlarıyla deniz tabanında organik maddenin yine oksijen kullanarak parçalanmaya devam edeceğini ama bu sefer oksijeni sülfattan alacağını ve geriye de Hidrojen sülfür (H²S) kalacağını, çürük yumurta kokusunun ortaya çıkacağını söyledi.
    Saydam, "Bu bir kere oluşur ise bir daha geri dönmez. İzmit Körfezi derin çukurunda olduğu. Karışımın olduğu her yerde bu su yüzeye çıkar ve milyonda bir bile olsa bu kokuyu hissederiz. Boğaz boyunca, Bebek Hisarlar ve Kuleli önlerinde Ahırkapı açıklarında ve jet akımının o gün oluğu bölge ve civarında, Lodos esince İstanbul’da, Poyraz esinde güney Marmara’da çürük yumurta kokusu alır" dedi.
    Panelde bir araştırma metni paylaşan Saydam, H²S'nin erkek üreme sistemini kalıtımsal bir şekilde %25-30 oranında olumsuz şekilde etkilediğine dikkati çekti.

    Ali Şeker: Kanal İstanbul hadım edecek

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekili Ali Şeker de, Saydam'ın konuşmalarına dikkat çekerek, Kanal İstanbul sonucu ortaya çıkacak çürük yumurta kokusunun nedeni Sülfür Dioksit’in erkeklerde kısırlığa yol açtığı ortaya konulmuş durumda. Kanal İstanbul sadece Marmara Denizi’ni öldürmeyecek İstanbul’un erkeklerini de kimyasal olarak hadım edecek! Hidrojen sülfür ve sülfür dioksit’in ayrı ayrı erkeklerde kısırlığa neden olduğu ortaya konulmuş durumda" dedi.
    CHP İstanbul milletvekili Ali Şeker de bu konuya dikkat çekerek, "Kanal İstanbul sadece Marmara Denizi’ni öldürmeyecek İstanbul’un erkeklerini de kimyasal olarak hadım edecek" dedi.

    https://t24.com.tr/video/prof-dr-cem...-oldurur,25685

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

su an 1 kullanici var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Kanal İstanbul Muamması
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 11.02.16, 09:43
  2. Kanal İstanbul iptal edilmeli
    By aFaLa in forum Forum genel konuları ile alaklı olmayan konular
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 21.05.13, 22:16
  3. Başbakan'dan Kanal İstanbul Açıklaması
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17.05.13, 13:09
  4. Kanal İstanbul Projesi Başlıyor
    By Teco in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 09.06.12, 01:02
  5. Kanal İstanbul balık göçlerini kolaylaştıracak
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 06.05.11, 13:44

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM