Duyuru

Kapat
Henüz duyuru yok.

Türkiye Ticari Balıkçılığının Gelişimi Ve Katkısı Olan Kurumlar

Kapat
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj

  • Türkiye Ticari Balıkçılığının Gelişimi Ve Katkısı Olan Kurumlar

    Türkiye alamanalardan modern balıkçılığa Marşal yardımlarıyla geliştirilen Etbalık kurumu sayesinde geçti. Şimdi çoğu paslanmış buzhaneler, modern balıkçı tekneleri ve onun Norveç gibi ülkelerde eğitilmiş kaptanları, bu günki trolcülüğün temelini oluşturur.
    O modern teknelerden sonuncusu hala İstanul Üniversitesine araştırma gemisi olarak hizmet eden ARAR gemisidir.
    Yaşı 50 yi aşanlar, sazan, kalkan gibi balık isimlerine sahip o tekneleri hatırlarlar.
    Diğer yandan buzhaneler sayesinde kıyı balıkçıları ve gırgırcıların avladığı balıklar da para eder hale geldiği için onların gelişiminde de bu kurum etkili olmuştur.
    Yine İstanbul Üniversitesinin Balta Limanında yer alan Enstitüsü ve onun kurucusu rahmetli Kurt Koswig hoca balıkçılığın gelişimine çok katkı sağladı. Kurt hoca'nın ülkemizde genelde hidrobiyoloji bilmine, özelde de balıkçılığa katkısı yadsınamaz.
    Bu dönemde yıllık bir iki bin ton olan balık avı miktarı 100-200 bin tona çıkartıldı.

    Daha sonraki dönemde bir uyku moduna girildi. Ta ki 1978 de Su Ürünleri Genel Müdürlüğü kuruluncaya kadar... Su ürünleri kanununun çıkması da bu yıllara dayanır. Genel müdürlük hızlı başladı ama tez kayboldu.

    1982 yılnda su ürünleri fakülteleri kurulurken su ürünleri genel müdürlüğünün kapısına kilit vuruldu. O zamandan beri Tarım bakanlığında çeşitli şubelere dağılmış bir yönetim var.

    Ömer Faruk Kara... İstanbul Üniversitesi, Norveç ve Japonya'da eğitim, Su Ürünleri Genel Müdürlüğünde görev.... En son Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinde Öğretim Üyesi olarak görev yapıp emekli oldu...
    Türkiye'de modern trolcülüğün babasıdır. Bu gün kullandığımız çoğu modern çihaz ve ağları balıkçılara ilk o tanıttı.

    Arada balık unu yağı sanayinin gelişim süreci de bu dönem sonrasına rastlar. Beşinci beş yıllık kalkınma planı ile teşvikler getirildi. Bu gün çiftlik yumurtası, tavuğu, et-süt üretimi, besi yemi, balık yetiştiriciliği v.s. besin sektörü tamamen buna bağlı olarak gelişti.

    10 milyon nüfustan 70 milyonu geçince haliyle köy tavuğu, yayla besisi yetmez oldu. Burada balıkçılığın Türkiyenin doyurulmasındaki önemi daha net ortaya çıkar. Zira balık olmasa, tavuk, yumurta, et ve süt üretimi de olmazdı.

    Bu gün Ömer Faruk hocanın yetiştirdiği hocalardan Prof. Dr. Adnan Tokaç doktora tezini tüm trol modellerinin gemi test havuzunda açılım hesapları üzerine yapmıştı. Sonra bu konudaki çalışmaları diğer arkadaşlarına bıraktı. Bir de Yrd. Doç Dr. Yakup Erdem var. Tayfalık geçmişi nedeniyle Ömer Faruk hocadan aldığı modern bilgileri kaynaştırarak 1986 yıılından itibaren doğrudan balıkçıya ağ yapmaya başladı.
    Samsun'da pek çok tekneye önce yüksek ağız dip trolleri, sonra İtalyan dip trolleri ve ortasu trolleri yaptı. Kapılı kullanılan ortasu trollerini ilk o tanıttı. Uçak kanadı şeklindeki trol kapılarını (süberkrüp kapı) imal ettirdi, hamsi ve çinekop ortasu trollerinde kullanımını balıkçılara öğretti. Samandağdan Hopa'ya her yerde balıkçı teknelerine ağ donattı.

    Balık Yetiştiriciliğine gelince;
    Ege üniversitesi ekolü balık yetiştiriciliği konusunda da önemli hizmetler yaptı. İstanbul, Elazığ, Eğridir su ürünleri fakülteleri de genelde devlete memur, balık çiftliklerine mühendis yetiştirdi.
    O mühendislerin sayesinde bu gün 140 bin ton balık yetiştiriciliği yapmaktayız. Her ne kadar oradan oraya sürgün edilse de bu çiftlikler, vatandaşa kilosu 8-10 liraya çupra, levrek, somon, alabalık yedirdikleri bir hakikattir
    ---*------
    Şimdilerde ne balıkçı bilim adamları ve mühendisleri dinler, ne de bilimciler gelip balıkçıyla işe yarar bir diyalog içine girer...
    Zaten ağlar tekneler o kadar büyük ki, denizde balık olsa balıkçı ben onu nasıl olsa yakalarım deyip teknik bilgi peşinde koşmaz.
    Bilim adamları da denizdeki durumu çok iyi analiz edemediğinden hayali projelerle gününü doldurur.

    Son yıllarda bu kadar çok su ürünleri fakültesi olmasına rağmen, yayınlanan araştırmalar ve devlet tarafından desteklenen projelerden görülen o ki balıkçılıktaki verimi artırma yönünde olanı nerdedeyse yoktur. Çoğu güya sürdürülebilir balıkçılık üzerinedir.
    Ama ne süren vardır, ne de bu sürümden kazanan.

    İnternette benzer konularda çok bilgi kirliliği var, bu konuları bir de ilk elden okuyun dedik...
    Trololog Dursun Kalafat
    Samsun

    Yoklukla boşluk doldurulmaz.
    Y. Erdem
    SİNOP

  • #2
    Öncelikle aramıza hoş geldin ..
    Aşağıdaki linkten imza ayarlarınızı yaparsanız sizi daha iyi tanımış oluruz..
    http://www.balikcilar.net/showthread.php?t=2247

    Paylaşım için teşekkürler...
    Suat
    Kıyı balıkçısı
    Maltepe-İstanbul
    Av yerlerimizi temiz tutalım.Yedek malzemesiz ava çıkarken düşünelim?
    Sonra avımız sıkıntılı olabilir.Avınız ve yedeğiniz bol olsun... RASTGELE...

    Yorum yap


    • #3
      Yazınızı bir solukta okudum. Abartmasız ve yalın. Katkın için teşekkürler.

      Eskiler konusunda haklısın. Katılıyorum.

      Ama yeni nesil reisler şu an çoğu okullu ve biliyorlar ki
      yabancı lisanları olmzasa kullanabilecekleri hiç bir alet yok.
      Sanırım denize ve sürdürülebilir balıkçılığa daha sıcaklar.

      Ama ülkemiz koşullarında yaptırım zekadan değil yasadan geçiyor.
      Zor olmayınca ne Rize'lisi ne de Trabzon'lusu laf dinler.

      Saygılarımla,

      Rastgele.
      .



      "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

      Kenan Haydan
      (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
      YENİKÖY-İSTANBUL

      http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif

      Yorum yap


      • #4
        paylaşım için teşekkürler

        Ali TEZER

        KOCAELİ / İZMİT

        Yorum yap


        • #5
          bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkurler
          H.Hüseyin Külek
          1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
          Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




          Söz veriyorum
          Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X