Duyuru

Kapat
Henüz duyuru yok.

En ilginç canlılar

Kapat
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj

  • En ilginç canlılar

    İNSAN YÜZLÜ BALIK

    Burada gördüklerimiz, aslında normal bir süs balığıyla, gene normal ve eti yenebilir birer balıktırlar.
    Ne var ki, diğer balıklardan farklı olarak yüzleri insanı andırmakla hayli ilgi çekmektedirler.

    ORANGUTAN AVLANIYOR

    Mâlûm... Beden yapıları, zekâ düzeyleri ve sosyal davranışlarıyla insana en yakın hayvanlar maymunlar oluyorlar. Tabiat bilginleri, bunları da; orangutan, şempanze (ve bonobo), babun olarak sıralıyorlar. Bonobolar şempanzeye çok benzeyip onun biraz küçük modelidirler.

    Fotoğrafta, bir akarsuda balık avlayan maymunumuz ise bir orangutandır Yer, Borneo'nun Kaja adasıymış. Bu hayvanın insanlar tarafından rehabilite edilip, yeniden doğaya bırakıldığı düşünülmekteymiş.
    Her ne olur ve nasıl olursa... Orangutanın gösterdiği zekâ ve bunun uygulaması, doğrusu hayli şaşırtıcı bir durum.

    DEV YENGEÇ

    Buraya bir kaç dev resmi koyduk. İşte bu da yengeçin devi oluyor! ne kadar büyük boyutta olduğu bir insanın elinde daha iyi anlaşılmakta.

    BU DA DEV BİR "KALAMAR"

    Kalamar, bildiğimiz gibi ahtapotun akrabâsı bir deniz hayvanıdır.
    Bizim Ege ve Akdeniz sularında da yaşamaktadır.
    Ne var ki, bizim kalamarlar yâni mürekkep balıkları bir el boyundalarken, buradaki bir insandan daha büyüktür ve okyanusların deriliklerinde bundan da büyüklerinin olduğu bilinmektedir.

    BİR DENİZANASI

    Fotoğrafta bir derin deniz hayvanı görmekteyiz. Bunlar daha çok soğuk sularda yaşamaktalar. Yakınındaki kameralı insan ise, biraz geride bile olsa boyutu hakkında bir fikir veriyor. Deniz anası da dediğimiz medüsalar gibi yumuşak ve şeffaf bir şey olduğu belli. Hayvanı tanımak adına daha başka bir bilgimiz ise bulunmuyor. Meselâ... Zararlı mı, yoksa zehirli mi? gibi.

    BUNLAR BALIK AĞZIDIR

    Bu hayvanların hangi sularda yaşadığını bilmediğimiz gibi, cinsini de bilmiyoruz. Ama bu ağızlarının çok orjinal olduğunu görüyoruz. Balıklarımız, dünyânın garipliklerinden birileri oluyorlar. Birinin alt çenesi bayağı köpek balığına benziyorsa da, üste bakınca kafalar karışmakta. Diğeriyse başka bir âlem: O, büyük ve küçük olarak iki ağızlıdır!

    ŞU GENİŞ YAPRAKLI ŞEY

    Yanda geniş yapraklı bir bitki görmekteyiz. Bir su (deniz olabilir) bitkisi, yâni bir yosun.
    Değil denizin başka bir hayvanı, biz insanların bile ilk bakışta bunu böyle göreceğimiz şüphesizdir. Oysa, bu bir hayvandır. Evet, bir hayvan! Bildiğimiz deniz atının bir çeşidi olabilecektir. Şu da var; tabiat onu korumak için öyle bir saklanmak yeteneği vermiş ki... İşte buradaki gibi, biz insanlar bile böyle yanılabilmekteyiz.

    ÜÇ BEDENLİ KURBAĞA!


    Daha önce, normalden fazla uzvu olan insan ve hayvan örneklerine rastlamıştık. İki hattâ üç kafalı olanı bile görmüştük. Nitekim, bunlardan bu sayfada dahi vardır.
    Yukarıki fotoğrafımız ise, İngiltere'de ele geçmiş üç bedenli bir kurbağayı gösteriyor. Üstteki asıl fotoğraf iken, altta da şematik olarak durum açıklanmak istenmiştir. Her nasıl olmuşsa, ana kurbağanın üç yumurtası ayrılamayıp birbiriyle kaynaşmışlar. Doğumları da bu hâlleriyle gerçekleşmiş. Hemen de ekleyelim. Bunların ortak olarak sâdece altı ayakları bulunuyor. Fakat iki ayakları da sırtlarındadır!
    Evet, birbirleriyle yapışık değil, tam anlamıyla kaynaşık olarak hayâtı paylaşan üç kurbağa kardeşler!

    TİMSAH-PİTON SAVAŞI

    Burası, ABD'nin Florida eyâletindeki "Everglades" millî parkı. Buranın başlıca yerel hayvanı timsahlar oluyorlar. Ancak, bu timsah onlardan biri midir? Bunu bilemiyoruz.
    Çünkü... ABD'liler evlerinde hayvan beslemeye pek meraklılar. Üstelik de, büyüdüğü zaman insan için tehlikeli olabilecek yılan ve timsah gibi hayvanları da besliyorlar. Pek çoğu da, bu hayvanlar büyüyüp tehlike arz edince, tutup bunları Florida bataklıklarına, yâni bu parka atıyorlar. Orada daha da büyüyen pitonlar, kendilerine boyları uygun timsahları av seçip yiyorlar. Buna "yemek" değil, "yutmak" denir ya, neyse...
    İşte burada da öyle olmuş, bir piton timsahı kendine av seçmiş. Ne var ki bu defâ yanılmış! Timsahın boyu ve gücünü hesap edememiş! Bu bizimki bir tahmin, belki de doğrudan timsah saldırıya geçmiştir. Öğrendiğimize göre timsah yılandan üstün çıkıp bu savaşı kazanmış. Burada da öyle görünüyor zâten; piton orta sahayı timsaha kaptırmış, bel bölgesi onun ağzında. Timsahın ödülü de, rakip pitonu iştah ve damak zevkiyle fakat çiğnemeden yemek olmuş!
    Normal, yâni eşit şartlarda... Bu her iki hayvanın da yetişkin olmaları durumunda, pitonun hattâ Amerika'nın anakondalarının zâten hiç şansı olmayacaktır. Bu büyük yılanlar, ancak timsahların yavrularıyla, timsahların cüsse olarak küçük diğer çeşitlerine diş geçirebilmektedirler.
    Burada pitona ne olursa olsun da... Doğrusu, o güzelim derisine yazık olmuş!

    Not: Yeryüzünde, timsah ve akrabâlarının boy-boy tam yirmisekiz çeşidi bulunmaktadır. En büyük türleriyse Nil nehri ve Avustralya'da yaşamaktadırlar.

    TİMSAH YOLU ŞAŞIRMIŞ!

    Su aygırı ve timsah... Bu ikisi, hayvanlar âleminin iki ünlü üyesi oluyorlar. Su aygırlarının vatanı Afrika... Timsahlar ise, Avrupa dışındaki her dört kıtada yaşıyorlar ve yirmisekiz de çeşitleri var. Burada, su aygırlarıyla birlikte görülen çeşit ise tabiatıyla bir Afrika timsahı.
    Timsahlar, dünyânın belli-başlı canavarlarından biri; menülerinde hep et vardır! Su aygırlarıysa otçul hayvanlar, bitkilerle besleniyorlar. Yaratıcı güç tarafından böyle düzenlenmişler. (Gerçi, arada bir insan bile yedikleri bilinmektedir! O a başka...) Su aygırı ve timsahlar amfibik hayvanlardır; yâni hem karada, hem suda yaşarlar. Tabiat bu açıdan, ikisi için aynı ortam ve şartları uygun görmüş. Ne var ki, su aygırları dâimâ temiz suları seçerken, timsahlar bu konuda pek de seçici değiller. Hangi suyu bulurlarsa oraya dalıyorlar.
    Bu iki çeşidin timsahına canavar dedik ama, insanlara zarar vermekte aygırlar çok daha ön sıradadırlar! Öncelikle asabî hayvanlar; kafaları kızdı mı önüne durulamıyor. Birkaç tonluk gövdeleriyle timsahları bile öldürmeleri işten değil.
    İşte burada böyle takıştıkları bir sahneyi görmekteyiz. Aynı suları paylaşan aygırların bir istirahat ânında, şaşkın bir timsah her nasılsa suya girerken onların üstüne çıkmış. Eee, aygır bu; Şu duruma katlanabilir mi hiç! Nitekim dişlerini geçirmiş bile. Sonuç mu? Yâni, timsah bu saldırıdan sağ kurtulabilmiş mi? Bakın, onu bilemiyoruz!

    DEVÂSÂ BİR KEREVİT

    Buraya, sıra dışı ve genellikle de büyük boyutta hayvanları alıp koymaktayız.
    Şimdi de bir kereviti görüyoruz. Bu, Ülkemiz dışından bir fotoğraftır. Tropikal bir yerden olabilecektir. Ülkemizin İskenderun körfezinde, küçük bir muz büyüklüğündeki kerevitlerin çıktığını bilmekteyiz. Enez sâhillerindeyse, baş parmak kalınlığında ve on santime yakın boyda olanlarını bizzat görmüşüzdür.
    Buradakiyse, inanılacak gibi değil. Oradaki bir çift ayakla mukâyese edildiğinde ne kadar iri bir şey olduğu anlaşılıyor.

    UÇAN BİR BALIK: VATOZ

    Meksika'nın doğusu, Cortez Denizi... Burada, yarasa benzeri kanatları olan bir tür vatoz balığı yaşıyor. Bu balık cinsi, zaman-zaman sudan fırlıyor ve bir süre kuş gibi süzülüyorlar.
    Uçanın bir balık olduğu bilinince, ilginç ve şaşırtıcı oluyor tabiî. Şaşırtıcı ama gerçek.
    Mobulidae âilesine mensup uçan vatozların bazı türleriyse hayli tehlikeli. İğneleri ve öldürücü zehirleri var. Üreme döneminde su yüzeyine yakın bulunup, havada takla atarken doğuran bu türlerin kuyrukları da çok uzun

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  • #2
    Çok ilginç görüntüler bizlerin alışamadığı bir şey paylaşıma teşekkürler.

    Yorum yap


    • #3
      paylaşım için teşekkürler..
      Suat
      Kıyı balıkçısı
      Maltepe-İstanbul
      Av yerlerimizi temiz tutalım.Yedek malzemesiz ava çıkarken düşünelim?
      Sonra avımız sıkıntılı olabilir.Avınız ve yedeğiniz bol olsun... RASTGELE...

      Yorum yap


      • #4
        teşekkürler paylaşimlar için ....
        BüleNt
        İSTANBUL

        Yorum yap


        • #5
          Ali teşekkürler daha ne bilmediğimiz tanımadığımız canlılar var dünyada Bakalım daha neler göreceğiz.Ellerine ve emeğine sağlık
          H.Hüseyin Külek
          1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
          Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




          Söz veriyorum
          Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X